felsefecilerin ve ateistlerin kendilerini üstün görmeleri
başlık "rosadolujoe" tarafından 12.03.2021 07:05 tarihinde açılmıştır.
1.
bu durumun temel sebebi ateistlerin ve felsefecilerin inançlı insanları bir köle olarak, kendilerini ise özgür biri olarak görmeleridir.
onlara göre inançlı insanlar bir iple sahiplerine bağlıdır ve o ipi inanan kişilerin asla çıkaramayacaklarını düşünürler.
agnostikler, ateistler ve felsefeciler basit bir mantık kurarlar ve kendilerinde ip yoktur, inananlar ise bir ipe bağlıdır. kendileri istedikleri yere gidebilir, istediklerini yapabilirler ama ipe bağlı olan yapabilir mi bunları? asla yapamaz.
ve bu yüzden kendilerinin üstün olduklarına karar verirler.
onlara göre inançlı insanlar bir iple sahiplerine bağlıdır ve o ipi inanan kişilerin asla çıkaramayacaklarını düşünürler.
agnostikler, ateistler ve felsefeciler basit bir mantık kurarlar ve kendilerinde ip yoktur, inananlar ise bir ipe bağlıdır. kendileri istedikleri yere gidebilir, istediklerini yapabilirler ama ipe bağlı olan yapabilir mi bunları? asla yapamaz.
ve bu yüzden kendilerinin üstün olduklarına karar verirler.
devamını gör...
2.
en azından maklube yiyip kendilerini abilerine/hocalarına badeletmedikleri açısından bile üstündürler.
devamını gör...
3.
başlıktaki tanımda felsefecilerin inançlı olmadığı anlamı çıkmaktadır. ancak inanan hatta son derece dindar olan ve felsefesinin temeline inancı yerleştiren pek çok felsefeci vardır. din felsefesi alanında adını duyuran din adamı filozoflar vardır.
hem felsefecilerin hem de atesitlerin inanç konusunda bir ortak noktası vardır: inancı sorgulamak.
inancı sorgulamak kendini üstün görmek değildir. bu noktada yazarın tespiti yanlıştır.
inancı davranışları ve düşünmeyi sınırlayan bir ip olarak burada algılayan ve ateistlerin , agnostiklerin kısacası dindar olmayan kişilerin ve felsefecilerin, diğer insanların davranışlarını sınırlayan ipe bağlı olmama tezi yine içinde yanlışlık barındırır.
her birey içinde geldiği sosyal kültürün normlarına, kendi ahlaki değerlerine, içinde yaşadığı ülkenin kurallarına bağlıdır. ipin dini kurallardan ya da sosyal kurallardan, kişisel moral değerlerden örülmüş olması ipin varolduğu gerçeğini değiştirmez.
inanç yine sosyal kültürel yapıdadır ve her bireyin bunu algılaması farklıdır. sonuçta herkesin ipi farklıdır.
sorgulama ve mantıklı düşünme yeteneği bireysel ve toplumsal anlamda üstünlük sağlayıcı faktördür. dindar, dinsiz, felsefeci ya da muslukçu yeteceğe sahip olabilir. meslekle ve inançla ilgisi yoktur. bu bireysel üstünlük zaten kişinin kendisini başkalarından üstün görmesini engeller.
hem felsefecilerin hem de atesitlerin inanç konusunda bir ortak noktası vardır: inancı sorgulamak.
inancı sorgulamak kendini üstün görmek değildir. bu noktada yazarın tespiti yanlıştır.
inancı davranışları ve düşünmeyi sınırlayan bir ip olarak burada algılayan ve ateistlerin , agnostiklerin kısacası dindar olmayan kişilerin ve felsefecilerin, diğer insanların davranışlarını sınırlayan ipe bağlı olmama tezi yine içinde yanlışlık barındırır.
her birey içinde geldiği sosyal kültürün normlarına, kendi ahlaki değerlerine, içinde yaşadığı ülkenin kurallarına bağlıdır. ipin dini kurallardan ya da sosyal kurallardan, kişisel moral değerlerden örülmüş olması ipin varolduğu gerçeğini değiştirmez.
inanç yine sosyal kültürel yapıdadır ve her bireyin bunu algılaması farklıdır. sonuçta herkesin ipi farklıdır.
sorgulama ve mantıklı düşünme yeteneği bireysel ve toplumsal anlamda üstünlük sağlayıcı faktördür. dindar, dinsiz, felsefeci ya da muslukçu yeteceğe sahip olabilir. meslekle ve inançla ilgisi yoktur. bu bireysel üstünlük zaten kişinin kendisini başkalarından üstün görmesini engeller.
devamını gör...
4.
buraya kesinlikle ateistleri övmeye gelmedim, ama bazılarına -bu noktaya değineceğim-saygı duyuyorum.
hatta yaratıcıya inanmanın, kısacası inancın, ne denli güçlü bir düşünce olduğunu gözümüzün önüne getirirsek, biraz daha ileri giderek herkesi saygı duymaya davet bile edebilirim. çünkü gelişmiş bir toplumda bence bu böyle olmalıdır.
atatürkün sözlerini paylaşıyorum, alıntıdır:
her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamazdin bir vicdan meselesidir. herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. biz dine saygı gösteririz. düşünce ve tefekküre karşı değiliz. isteyen istediği gibi ibadet edebilir. herkes kendi vicdanının sesini dinler. ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır. benim türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum.
inanmak kolaydır. çünkü insan inanmak ister. inanan bir insanı inancından, yaptığı ibadetlerden vazgeçirebilir misiniz? biz inancımızdan vazgeçer miyiz? bu imkansız denecek kadar zordur. fakat ateist, bu düşüncelere inanmamayı kendisi seçer.
ateist birey tüm zincirlerini kırmış, toplumsal dayatmaları tümüyle reddetmiş, araştırmış, sorgulamış ve mustafa kemal atatürk'ün de söylediği gibi, bunları yaparken kendi vicdanının sesini dinlemiştir. yine atatürk'ün dediği gibi, hal böyle olunca, düşünce ve tefekküre saygı göstermeliyiz.
yani diyorum ki: salın şu ateistleri. senin inancına göre o yanacak sonuçta, kaynar suları o içecek. onun inanmamasıysa senden hiçbir şey götürmüyor.
değinmek istediğim noktaysa şuydu:
özellikle bazılarına dedim, çünkü elbette her ateist kendisine saygı duyulmasını hak etmiyor.
bilgi birikimi olmayan bir ateisti zaten fark edersiniz. kur'anı, incili, tevrat'ı vesaire, okumamıştır bile.
oysa bu en çok güvendiğimiz bilimin bile henüz tamamıyla aydınlatamadığı bir konuyken, din üzerine, yaratılış üzerine böyle bir karar vermek hiç ama hiç kolay olmamalıdır.
okunmalıdır. araştırılmalıdır. emin olunmalıdır. benim saygım işte bu adamlara-kadınlara.
gördüğüm kadarıyla bu insanlar araştırıyor.
ve yine ben onların iyi birer insan olduklarına inanmak istiyorum.
böyle olduğunda bu birey haklı olarak kendisini sizden üstün görecektir, çünkü siz onun kadar araştırmamışsınızdır. en azından onun düşüncelerine göre bir yaratıcıyı reddetme cesaretini göstermemişsinizdir.
son olarak atatürk örneğini elbette beğenmeyenler oldu, biliyorum.
ama beğenmeyip, yine de buraya kadar okuyanlar varsa, bu adamın ne denli büyük bir düşünür olduğunu anlamaları için aşağıya şu sözlerini bırakmayı kendime görev bilirim:
biliriz ki allah, dünya üzerinde yarattığı bu kadar nîmeti, bu kadar güzellikleri insanlar istifade etsin, varlık içinde yaşasınlar diye yaratmıştır. ve âzamî derecede faydalanabilmek için de bugün, kâinat'tan esirgediği zekâyı, aklı insanlara vermiştir.
bizim dinimiz en tabii ve mâkul dindir. ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. bir dînin tabii olmasi için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lâzımdır. bizim dînimiz bunlara tamamen uygundur.
bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. allah’ın emrettiği şeyi, kadın ve erkek beraber olarak ilim ve kültür edinmeleridir. kadın ve erkek, bu ilim ve kültürü aramak ve nerede olursa oraya gitmek ve onunla dolu olma zorundadır. islam ve türk tarihi tetkik edilirse görülür ki bugün kendimizi bir türlü kayıtları bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. türk sosyal hayatında kadınlar ilim, kültür ve diğer hususlarda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. belki daha ileriye gitmişlerdir.
din lüzumlu bir müessesedir. dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. yalnız şurası var ki din, allah ile kul arasındaki bağlılıktır. softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir. dinden maddî menfaat temin edenler, iğrenç kimselerdir. işte biz, bu vaziyete muhalifiz ve buna müsaade etmiyoruz… dînimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayatta, hem fazilete uygundur. kadınlarımız, şeriatın tavsiyesi, dînin emri mûcibince tesettür etselerdi ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı.
efendiler; camiler mukaddes minberleri halkın rûhânî, ahlâkî gıdalarına en âlî, en feyyaz membâlarıdır. binâenaleyh camilerin, mescitlerin minberlerinden tenvîr ve irşat edecek kıymetli hutbelerin muhteviyatının halka ittilâ imkânını temin, şer'iye vekâlet-i celîlesi'nin mühim bir vazîfesidir.
minberlerden halkın anlayabileceği lisanla ruh ve dimağu hitap olunmakla ehl-i islâm'ın vücûdu canlanır, dimağı saflanır, îmânı kuvvetlenir; kalbi cesaret bulur.
evet, atatürk nutuğunda müslümanları ve islam'ı övmüştür.
bu arada, ben ateist değilim.
hatta yaratıcıya inanmanın, kısacası inancın, ne denli güçlü bir düşünce olduğunu gözümüzün önüne getirirsek, biraz daha ileri giderek herkesi saygı duymaya davet bile edebilirim. çünkü gelişmiş bir toplumda bence bu böyle olmalıdır.
atatürkün sözlerini paylaşıyorum, alıntıdır:
her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamazdin bir vicdan meselesidir. herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. biz dine saygı gösteririz. düşünce ve tefekküre karşı değiliz. isteyen istediği gibi ibadet edebilir. herkes kendi vicdanının sesini dinler. ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır. benim türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum.
inanmak kolaydır. çünkü insan inanmak ister. inanan bir insanı inancından, yaptığı ibadetlerden vazgeçirebilir misiniz? biz inancımızdan vazgeçer miyiz? bu imkansız denecek kadar zordur. fakat ateist, bu düşüncelere inanmamayı kendisi seçer.
ateist birey tüm zincirlerini kırmış, toplumsal dayatmaları tümüyle reddetmiş, araştırmış, sorgulamış ve mustafa kemal atatürk'ün de söylediği gibi, bunları yaparken kendi vicdanının sesini dinlemiştir. yine atatürk'ün dediği gibi, hal böyle olunca, düşünce ve tefekküre saygı göstermeliyiz.
yani diyorum ki: salın şu ateistleri. senin inancına göre o yanacak sonuçta, kaynar suları o içecek. onun inanmamasıysa senden hiçbir şey götürmüyor.
değinmek istediğim noktaysa şuydu:
özellikle bazılarına dedim, çünkü elbette her ateist kendisine saygı duyulmasını hak etmiyor.
bilgi birikimi olmayan bir ateisti zaten fark edersiniz. kur'anı, incili, tevrat'ı vesaire, okumamıştır bile.
oysa bu en çok güvendiğimiz bilimin bile henüz tamamıyla aydınlatamadığı bir konuyken, din üzerine, yaratılış üzerine böyle bir karar vermek hiç ama hiç kolay olmamalıdır.
okunmalıdır. araştırılmalıdır. emin olunmalıdır. benim saygım işte bu adamlara-kadınlara.
gördüğüm kadarıyla bu insanlar araştırıyor.
ve yine ben onların iyi birer insan olduklarına inanmak istiyorum.
böyle olduğunda bu birey haklı olarak kendisini sizden üstün görecektir, çünkü siz onun kadar araştırmamışsınızdır. en azından onun düşüncelerine göre bir yaratıcıyı reddetme cesaretini göstermemişsinizdir.
son olarak atatürk örneğini elbette beğenmeyenler oldu, biliyorum.
ama beğenmeyip, yine de buraya kadar okuyanlar varsa, bu adamın ne denli büyük bir düşünür olduğunu anlamaları için aşağıya şu sözlerini bırakmayı kendime görev bilirim:
biliriz ki allah, dünya üzerinde yarattığı bu kadar nîmeti, bu kadar güzellikleri insanlar istifade etsin, varlık içinde yaşasınlar diye yaratmıştır. ve âzamî derecede faydalanabilmek için de bugün, kâinat'tan esirgediği zekâyı, aklı insanlara vermiştir.
bizim dinimiz en tabii ve mâkul dindir. ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. bir dînin tabii olmasi için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lâzımdır. bizim dînimiz bunlara tamamen uygundur.
bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. allah’ın emrettiği şeyi, kadın ve erkek beraber olarak ilim ve kültür edinmeleridir. kadın ve erkek, bu ilim ve kültürü aramak ve nerede olursa oraya gitmek ve onunla dolu olma zorundadır. islam ve türk tarihi tetkik edilirse görülür ki bugün kendimizi bir türlü kayıtları bağlı zannettiğimiz şeyler yoktur. türk sosyal hayatında kadınlar ilim, kültür ve diğer hususlarda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. belki daha ileriye gitmişlerdir.
din lüzumlu bir müessesedir. dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. yalnız şurası var ki din, allah ile kul arasındaki bağlılıktır. softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir. dinden maddî menfaat temin edenler, iğrenç kimselerdir. işte biz, bu vaziyete muhalifiz ve buna müsaade etmiyoruz… dînimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayatta, hem fazilete uygundur. kadınlarımız, şeriatın tavsiyesi, dînin emri mûcibince tesettür etselerdi ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı.
efendiler; camiler mukaddes minberleri halkın rûhânî, ahlâkî gıdalarına en âlî, en feyyaz membâlarıdır. binâenaleyh camilerin, mescitlerin minberlerinden tenvîr ve irşat edecek kıymetli hutbelerin muhteviyatının halka ittilâ imkânını temin, şer'iye vekâlet-i celîlesi'nin mühim bir vazîfesidir.
minberlerden halkın anlayabileceği lisanla ruh ve dimağu hitap olunmakla ehl-i islâm'ın vücûdu canlanır, dimağı saflanır, îmânı kuvvetlenir; kalbi cesaret bulur.
evet, atatürk nutuğunda müslümanları ve islam'ı övmüştür.
bu arada, ben ateist değilim.
devamını gör...
5.
aslında aklı üstün görmeleridir fakat haddinden fazla. bir nevi şeytanlık. ateş toprak ilişkisi.
devamını gör...
6.
diojen bile merhaba ben köpek diyor, bizimkiler hava peşinde
devamını gör...
7.
inançlarını sorguladıkları için neden kendilerini üstün görsünler ki? eğer görüyorlarsa da böyle bir ülkede normaldir çünkü o kadar sorgulamayan insan var ki bunlar varken "biz böyle değiliz" diyip kendilerini üstün görmeleri de yanlış gelmiyor bana.
adam çıkıp "erdoğan'ın poposunun kılıyım" diyorsa felsefecilerin ve ateistlerin kendilerini üstün görmesine bir şey diyemem hatta iyi bile yapıyorlar. bu salaklardan üstün olmayan kim var?
adam çıkıp "erdoğan'ın poposunun kılıyım" diyorsa felsefecilerin ve ateistlerin kendilerini üstün görmesine bir şey diyemem hatta iyi bile yapıyorlar. bu salaklardan üstün olmayan kim var?
devamını gör...
8.
ateistlerin herhangi bir üstünlüğü olduğunu düşünmüyorum. "felsefeci" değil ama felsefeyle uğraşan herkesin felsefeyle uğraşmayanlara göre üstün olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
9.
hadi ateyizleri geçtim de felsefeciler size yazıyorum; her bo*u siz biliyorsunuz aq .
iyi ki çok kitap okumuşsunuz ha!
bir şekil ,bir entellik,bir havalar.topunuzu cebimden çıkarırım allahın görgüsüzleri.
iyi ki çok kitap okumuşsunuz ha!
bir şekil ,bir entellik,bir havalar.topunuzu cebimden çıkarırım allahın görgüsüzleri.
devamını gör...