malum artık kabristanlar şehirlerin içinde kalıyor ve yol üzerinde olabiliyor haliyle. 3 ihlas 1 fatiha okunup yola devam edilebilir. tabi mezarlıkta ip atlayan bir kız çocuğu görmezseniz...
devamını gör...
bir de ışıklar yanmıyorsa sokakta hayatının en uzun yolculuğu olabilir. dua bilmeyen ilahi söylemeye başlar şaşkınlıktan.
devamını gör...
üstüne birde beyazlar içinde bir dayı görürseniz tüm dualar okunarak adımlar hızlandırılarak topuklama yapılır.
devamını gör...
balkon manzaram, normallesti benim icin o yuzden.
devamını gör...
evim ile anacadde arasındaki yolu mezarlık böldüğü için sıkça yaptığım eylem.
ancak önünden değil de içinden geçmek gerekiyor yolu kısaltmak için. ki gündüzleri selam verip geçtiğim mezarlar geceleri küçük birer fantastik yapıya dönüşüyor. ben de yalnızsam uzun yolu tercih ediyorum. tamamen yürüyüş sağlıklı bir aktivite(!) diye.
geçenlerde acelem vardı. aman ya ne olacak, dedim. elimde poşetler. tam girdim kulaklığım cızırdayarak sustu. tövbe derken arkamdan bir ses. tıkırt tıkırt... aynı anda kalbimden gelen bir gümbürdeme. neydi ki o ses ?
bilmiyorum tabii ki, mistisizmi test etmeye değecek kadar zor bir yaşantım yok. hayatımın en hızlı deparı ile çıkışta buldum kendimi.
devamını gör...
karacaahmet civarında yürüyüş yaptığım zamanlar gerçekleşen durum. içimde tanımlamakta zorlandığım bir his oluşurdu hep. korku, hüzün gibi bir durum değildi, ölüme bu kadar yakın olduğunu hissetmekten kaynaklı bir mahcubiyet gibi. mezarlıkların insana ölümü hatırlatması ve hayatlarının her anının kıymetini bilmeleri güzel bir şey.
devamını gör...
mezarlıklar, bir sevdiğini kaybetmemiş insanları korkutur. benim mezarlıkta uyumuşluğum var.
devamını gör...
odam mezarlığa bakıyordu, hava kararınca o alana bir de yeşil bir aydınlatma yapılıyordu, oradaki ağaçların arasından bir de ay doğardı ki..ürkütücü mü, seyredilesi mi karar veremezdim. bir ara işe gitmek için mezarlığın önünde vasıta beklediğim yetmiyormuş gibi çalıştığım yer de köyde olduğundan pencerem yine bi mezarlığa bakıyordu lan. içim hep ürperirdi ama ne zaman ki babamı defnettim. ürperti falan kalmadı.. yine de uzak olsun, geç olsun..
devamını gör...
sekiz yıl büyükçe bir mezarlığın hemen bitişiğinde yaşamış biri olarak uzun yıllar boyunca yaptığım eylem. manzaram bile mezarlık manzarasıydı. hatta geceleri kestirme olsun diye mezarlığı kullandığım bile oluyordu. bildiğin aktarma merkezi yapmıştım koskoca mezarlığı. hem ne demişler? ölüden değil diriden korkacaksın.

(bkz: buca eski mezarlık)
devamını gör...
2 yıl boyunca sabah ve akşam -ikisinde de hava karanlık oluyordu- her gün yaptığım eylem. ayrıca sadece önünden geçmekle kalmıyordum. odamın penceresi tam bu mezarlığa bakıyordu. yani her sabah uyanıp camdan baktığımda rahmetliler ile bakışıyormuş gibi oluyorduk.

bir zaman sonra mezarlığın giriş kapısı tarafına gecekondu gibi bir şey yaptılar. ışıklandırdılar falan. içine büyük bir sanduka. kapıya bir bekçi. albenisi olan bir de tabela. bizim mezarlığın girişi oldu bilmem ne türbesi. mübarek bir zat yatıyormuş orada.

tabii hal böyle olunca mahallede ve özellikle mezarlığa en yakın olan kaldığım binada dedikodular dönmeye, garip efsaneler anlatılmaya başlandı. şimdi oralara girip daha fazla uzatmayacağım ama o dedikodular arasında yine her sabah ve akşam karanlıkta yanından geçip, her sabah ve akşam odamın penceresinden rahmetlilerle kesiştik.

velhasıl bir zararları olmadığına kanaat getirdim. o bakımdan yapılmasında sakınca olmayan bir hadisedir.
devamını gör...
ölülerden korkacağınıza dirilerden korkun dediğim başlık.
devamını gör...
selam vermeyi ihmal etmemesi gereken insandır. ölüler dirilerden daha hassastır böyle konularda, aman diyim.
devamını gör...
dine döndüren eylem lol.
devamını gör...
değil gece gündüz saatlerinde bile kara toprağa en sevdiği insanı vermiş olan beni korkutan eylemdir.

annemi 24 haziran 2018 yengemi de tam üç ay sonra yani 24 eylül 2018 de kaybettim. ve o gün bugündür kızkardeşim, kuzenim ve benim en sık ve severek yaptığımız aktivitedir annemin ve yengemin mezarını ziyaret etmek.

yengem istanbul maslak yeni ayazağa mezarlığında ama annem sarıgöl karlıtepe mezarlığında. ki sarıgöl' ü bilen bilir. istanbul'un en tehlikeli semtlerinden biridir.

neyse annelerimizin ölümlerinin ardından kasım ayı gibi kuzenim kızkardeşim ve ben mezarlıklara çiçek ekmeye karar verdik. on kasa çiçek, yüz kilo toprak alıp sabahın köründe mezarlıkların yolunu tuttuk. hiçbir sorun çıkmadan önce yengemin mezarına çiçek ektik. öğle saatlerinde de işimizi bitirip annemin mezarına geçtik. bu arada hala kahvaltı etmemişiz üçümüzde. neyse işimize başladık. birimiz ot yoluyor birimiz toprak döküyor birimiz arkasından yer açıyor falan. kendimizi de kaybetmişiz bu arada, açlık ve yorgunluğun etkisiyle. afedersiniz *ötü başı dağıtmışız. ne zamandan haberimiz var ne de çevremizden. bir anda tepemizde biri yardım lazım mı dedi. bi kafayı kaldırdım elinde orak gibi birşeyle adamın biri. güneş de arkasından vurmuş böyle. yüzü gözü seçilmiyor. korkuyla ama yiğitliğe de bok sürmeyerek ne dikiliyorsun başımızda azrail gibi, kimsin sen diye çıkıştım adama. ben mezarlık görevlisiyim abla, yardım lazımsa edeyim dedi. yok sağol, hallederiz biz dedim başımdan savdım ama geri bi döndüm ki üçümüzün de paçalarından gübrelikler akıyo resmen. kızlar hadi hadi çabuk diyerek olayı hızlandırmaya çalıştım ama nafile. öyle bir korkmuşuz ki taş kesilmişiz. güya belli bir sırayla peyzajla çiçek dikmeye karar veren biz, nereye ne ektiğimizi bile bilmeden apar topar onu oraya bunu buraya ekip çıktık mezarlıktan.

o gün bugündür biber gazımız cebimizde gidiyoruz mezarlığa. mezarlıktaki ölülerden korktuğumuzdan değil mezarlıktaki dirilerden korktuğumuzdan.
devamını gör...
bazen kişiye, varlığına inanılmayan bir şeyden korkma gibi bir paradoksu yaşatan gayrı resmi geçit töreni.
devamını gör...
bir tarafınızda şehrin ses ve ışık kirliliği varken diğer tarafınızda sükuneti bulacağınız eylemdir.
devamını gör...
geçerken selam vermeyi ihmal etmemeli bence.
hani internet aleminde sürekli dile getirilir ya. sizi son tanıyan kişi de öldüğünde hiç yaşamamış olacaksınız diye. kimsesi kalmamış insanlar var oralarda.
esirgemeyin.
devamını gör...
aslında mezarlıkta köpekler olmasa sabahlayabilirim. o derece severim mezarlıkları. hem ne demişler ölüden değil diriden kork.

tanım: çoğu insanın korktuğu eylemdir.
devamını gör...
korkmam. oradakilerden tek farkım nefes almaksa eğer.
devamını gör...
küçükken çoğu insan gibi çevrenin ve anlatılanların etkisiyle korkardım,korkmadım dersem yalan olur.fakat ne zaman ki aklım biraz ermeye başladı ve belki de büyüdüm bilmiyorum,yaşamaya devam eden ve pek zararlı insanlar tanıdıkça bu korkunun yersiz olduğunu fark ettim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"gece vakti mezarlık önünden geçmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim