821.
“uçmanın ağırlaşmayla, sürünmeyle başladığını unutmamalı: ağırlığının ağırlığını yaşayabilen uçmayı hak ediyor! zerdüşt bunu söylüyor. çağımız zerdüşt'ün çağı değil! belki hâlâ gelmedi zerdüşt'ün çağı. belki hiç gelmeyecek. insan uçamadığı için ancak teknolojiyle uçabiliyor. insan uçamadığı için ilaçlarla, cinsellikle, esriklikle uçabiliyor. insan uçamadığı için, düşlerinde uçuyor. yine, insan uçamadığı için şamanca, mistik yönelimlerle gözlerini kapatıp, düşüncelerinde uçuyor!”
- ahmet inam
devamını gör...
822.
ta en başından beri biliyordum bu hayalin gerçek olmayacağını. o kadar çok anlattırdı ki bana , ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye umut etmeye başladım…
fareler ve insanlar - john steinbeck
devamını gör...
823.
ağla
doya doya ağla bu gece
sonra dur, bir düşün
gitti mi?
yar rüzgarlara binip gitti mi?
yari götüren rüzgar
sana yalnızlığı getirdi mi?
yalnızlığın peşine takılan acı
damarlarındaki kana girdi mi?
hasret atıyor mu damarlarında?
aşk kokuyormu sokaklarında?
günahlar.
isyanlara binip yükseliyor mu semaya
o zaman hiç durma.
sende bin o rüzgara
önce çık bulutlara
sonra yağmur ol
düş yarın toprağına
doya doya ağla bu gece
sonra dur, bir düşün
gitti mi?
yar rüzgarlara binip gitti mi?
yari götüren rüzgar
sana yalnızlığı getirdi mi?
yalnızlığın peşine takılan acı
damarlarındaki kana girdi mi?
hasret atıyor mu damarlarında?
aşk kokuyormu sokaklarında?
günahlar.
isyanlara binip yükseliyor mu semaya
o zaman hiç durma.
sende bin o rüzgara
önce çık bulutlara
sonra yağmur ol
düş yarın toprağına
devamını gör...
824.
yâr yabancı oldu yabancılar yâr gibi.
yâr beyi azrail olan diyar gibi
yâr görmez, yâr duymaz, yâr bilmez
yâr sırtını feleğin ordusuna dayar gibi
yâr sevmeyi bilmez, yâr buz gibi
tel tel döker saçlarımı yâr güz gibi
yâr ağlatır yâr kanatır yâr acıtır
yâr yaralarıma bastığım tuz gibi
yâr beyi azrail olan diyar gibi
yâr görmez, yâr duymaz, yâr bilmez
yâr sırtını feleğin ordusuna dayar gibi
yâr sevmeyi bilmez, yâr buz gibi
tel tel döker saçlarımı yâr güz gibi
yâr ağlatır yâr kanatır yâr acıtır
yâr yaralarıma bastığım tuz gibi
devamını gör...
825.
ne kimseye yakınım,ne de kimsede uzak herkes görmek istediğim mesafede
devamını gör...
826.
*
"...iyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir..."
-sabahattin ali, içimizdeki şeytan, ikinci bölüm, sayfa 256.
*
"...dünyada her şeyin bir ölçüsü vardır ama ruhun büyüklüğünün veya küçüklüğünün ölçüsü yoktur..."
-lev tolstoy, anna karenina, sekizinci kısım, sayfa 812.
*
"...sevmek, bir başkasının hayatını kendi hayatından daha önemli hale getirmektir; ama bu, kendi hayatından vazgeçmek değil, onu bir başkasının varlığıyla büyütmektir..."
-antoine de saint-exupery, küçük prens, 21. bölüm, sayfa 74.
*
"insan, kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemedikçe yeni okyanuslar keşfedemez."
-andre gide, kalpazanlar, ikinci bölüm, sayfa 194.
*
"gözler kördür. insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçekleri görebilir."
-antoine de saint exupery, küçük prens, 21. bölüm, sayfa 72.
"...iyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir..."
-sabahattin ali, içimizdeki şeytan, ikinci bölüm, sayfa 256.
*
"...dünyada her şeyin bir ölçüsü vardır ama ruhun büyüklüğünün veya küçüklüğünün ölçüsü yoktur..."
-lev tolstoy, anna karenina, sekizinci kısım, sayfa 812.
*
"...sevmek, bir başkasının hayatını kendi hayatından daha önemli hale getirmektir; ama bu, kendi hayatından vazgeçmek değil, onu bir başkasının varlığıyla büyütmektir..."
-antoine de saint-exupery, küçük prens, 21. bölüm, sayfa 74.
*
"insan, kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemedikçe yeni okyanuslar keşfedemez."
-andre gide, kalpazanlar, ikinci bölüm, sayfa 194.
*
"gözler kördür. insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçekleri görebilir."
-antoine de saint exupery, küçük prens, 21. bölüm, sayfa 72.
devamını gör...
827.
bu yüzden düşünmüştüm, senin ile benim "beyinlerimizle sevişebilme" olanağını
-olanaklı olmalıydı bu.
devamını gör...