güne pratik bir yemek tarifi bırak
başlık "ucemak" tarafından 02.01.2021 13:09 tarihinde açılmıştır.
1.
evet sayın yazarlar hepinizden pratik bir yemek tarifi bekliyorum. ben başlıyorum (bkz: çılbır) ile:
çılbır tarifi malzemeleri:
6 bardak su
3 yumurta
1 kaşık üzüm sirkesi
3 kaşık yoğurt
1 diş sarımsak
2 tatlı kaşığı tereyağ
pulbiber - kekik - tuz
1. suyu derin bir kaba ekleyin ve fokurdamaya başlar başlamaz altını kısın.
2. kaynayan suya sirke ekleyin ve kaşık yardımıyla bir girdap. oluşturarak içine yumurtaları kırın.
3. yumurtaların eşit bir şekilde pişmesi için ara ara karıştırarak beyazları yumurtanın etrafına toplayın.
4. yumurta sarıları sulu beyazlar tam pişmiş olmalıdır. 3-4 dakika pişirmeniz yeterli olacaktır.
5. yumurtaları servis tabağına alın.
6. bir kasede yoğurdu karıştırın ve sarımsakları rendeleyerek içine ekleyin.
7. küçük bir tavada tereyağını ekleyin ve içine nane ve pulbiberi ekleyin.
8. pişmiş olan poşe yumurtaların üzerine önce yoğurdu sonra da tereyağı ekleyin
9. işte hazır.
kaynak.
çılbır tarifi malzemeleri:
6 bardak su
3 yumurta
1 kaşık üzüm sirkesi
3 kaşık yoğurt
1 diş sarımsak
2 tatlı kaşığı tereyağ
pulbiber - kekik - tuz
1. suyu derin bir kaba ekleyin ve fokurdamaya başlar başlamaz altını kısın.
2. kaynayan suya sirke ekleyin ve kaşık yardımıyla bir girdap. oluşturarak içine yumurtaları kırın.
3. yumurtaların eşit bir şekilde pişmesi için ara ara karıştırarak beyazları yumurtanın etrafına toplayın.
4. yumurta sarıları sulu beyazlar tam pişmiş olmalıdır. 3-4 dakika pişirmeniz yeterli olacaktır.
5. yumurtaları servis tabağına alın.
6. bir kasede yoğurdu karıştırın ve sarımsakları rendeleyerek içine ekleyin.
7. küçük bir tavada tereyağını ekleyin ve içine nane ve pulbiberi ekleyin.
8. pişmiş olan poşe yumurtaların üzerine önce yoğurdu sonra da tereyağı ekleyin
9. işte hazır.
kaynak.
devamını gör...
2.
soğanları karamelize et üzerine yumurta kır. afiyet olsun.
devamını gör...
3.
2 yumurta kır. afiyet olsun.
devamını gör...
4.
makarna ve sos
makarnayı pişiriyoruz. sosumuz için tavaya yağ ve salça ekliyoruz. salça kavrulunca nane ve limon suyu ekliyoruz. biraz tıkırdayınca yarım çay bardağı su ekliyoruz 1 dk kaynadıktan sonra sosumuzu makarnayla buluşturuyoruz.
afiyet olsun.
ps: isteğe göre sarımsak da eklenebilir.
makarnayı pişiriyoruz. sosumuz için tavaya yağ ve salça ekliyoruz. salça kavrulunca nane ve limon suyu ekliyoruz. biraz tıkırdayınca yarım çay bardağı su ekliyoruz 1 dk kaynadıktan sonra sosumuzu makarnayla buluşturuyoruz.
afiyet olsun.
ps: isteğe göre sarımsak da eklenebilir.
devamını gör...
5.
patatesin her şeklinin pratik olmasıyla birlikte, haşlayıp ezdikten sonra un ve baharatlarla karıştırdığınız patatesi yuvarlaklar haline getirip 180 derecede 15 dk fırınlarsanız üstüne yoğurt dökerek afiyetle yiyebilirsiniz.
devamını gör...
6.
cevriye lokması;
haşlanmış fasulye
soğan
maydanoz
antep fıstık tozu
kimyon
tuz
patates püresi
haşlanmış fasulye
soğan
maydanoz
antep fıstık tozu
kimyon
tuz
patates püresi
devamını gör...
7.
soğan , yeşil biber , kırmızı biber , kekik , krema , makarna. hepsini karıştır mis gibi yemek oluyor.
devamını gör...
8.
tost. böyle baya sıradan tost. bunun da tarifi verilmez ayıp artık.
devamını gör...
9.
yumurta, patates ve pancarı haşla. doğra. üstüne kuru sarmısak, maydonoz ve nane, limon, az hardal bir de zeytinyağı ve tuz dök. yeşil siyah ve turşu da ekle. otur ye.
devamını gör...
10.
patatesi kısık ateşte üstünü kapatıp biraz buharda pişirin üzerine sırayla patlıcan, biber koyun. aynı mantıkla pişirin. ocaktan almaya yakın üzerine küp küp doğranmış domates koyun.
devamını gör...
11.
nohutlu haşla. daha sonra el blenderından geçir ama çok değil. taneleri parçalanacak kadar. içine istediğin baharatları koy. lavaşa sar ye. mis gibi nohut dürüm.
devamını gör...
12.
şimdi bir patatesi alıyoruz, kabuğunu soyuyoruz güzelce ondan sonra ince ince dilimliyoruz ardından onları tost makinesine diziyoruz ve bırakıyoruz ki pişsin. sonra bir kenarda kaşar peynir dilimliyoruz patatesler piştikten sonra patates kaşar peynir patates üçlüsünü tekrar bastırıyoruz ve müthiş patates tost hazırr. eğer yapıp yerseniz benim yerime de yiyin lütfen :(
not: ben patatesleri hafif çiğ bırakıyorum müthiş oluyor.
not: ben patatesleri hafif çiğ bırakıyorum müthiş oluyor.
devamını gör...
13.
hafif yağda önce soğan kavrulur, sonra kapya/charliston biber eklenir, bunlar güzelce kavrulup kokusu mükemmel olduktan sonra küçük küçük doğranmış domatesler eklenir, tuzu damak tadınıza göre ilave edildikten sonra domatesler ölene kadar pişirilir. fırından yeni alınmış ve dumanı üstünde ekmek banarak afiyetle yenir.
devamını gör...
14.
haşlanmış patates, tereyağı, tuz, ezip harmanlayıp lavaşa sür, üstüne de peynir durum yap ye ohh mis.
devamını gör...
15.
yemeklik doğranmış tavuk ızgara tava ( bazı marketler aldığınız paketi doğruyor) iki diş sarımsakla birlikte tencereye atılır, harlı ateşte bırakılır. suyunu iyice saldığında biraz kimyon pul biber ve karabiber atılıp altı kısılır. suyunu tekrar çekmeye başladığında tuz ve kekik atılarak pişirilir. tencereye atıldıktan max 15 dk sonra kendi yağı ve suyuyla pişen baharatlı tavuğunuz hazır.
devamını gör...
16.
hadi size çok sevdiğim cokta kolay bir makarna tarifi vercem (kendi tarifim) önce tereyağını güzelce eritip içine sarımsak ve ince ince doğranmış kırmızı biberleri atıp kavuruyoruz sonra salça ekleyip biraz kavurduktan sonra rendelenmiş domatesleri ekliyoruz üstüne de iki yemek kaşığı şeker (hafif tatlı bir sos oluyor) pul biber karabiber tuzu ekliyoruz sonra ince kıyılmış maydanozları ekliyoruz (maydonoz bol olcak) biraz su ekleyince maydanozlar ölüp sosta kıvam alınca sosumuz hazır önceden haşlanmış makarnanın üstüne döküp birazda kaşar rendeliyerek tüketin gerçekten efsane oluyor
devamını gör...
17.
bir tencereye bir yemek kaşığı tereyağ bir yemek kaşığı sıvı yağ döküyor sonra içine sosis atıyoruz. sosisler pişmeye başlayınca bir yemek kaşığı soya sosu bir yemek kaşığı salça noodle baharatlarını atıyor yarım su bardağı sıcak su ekleyip iki paket noodle koyuyoruz. pişmeye bırakıyoruz olmaya yakın üzerine kaşar koyuyor tencerenin kapağını kapatıyoruz. azıcık ağır ama çok lezzetli karın doyuran bir tarif.
devamını gör...
18.
makarnayı yapamayan yoktur sanırım. dolayısıyla makarnayı yaptıktan sonra; bir tavaya göz kararı krema dökün. krema biraz fokurdadıktan sonra, yiyeceğiniz kadar makarnayı içine atın ve iyice karıştırın. evde kaşar peyniri varsa; üzerine rendeleyebilirsiniz.
bu kadar basittir efendim. ancak aynısını restoranda yerseniz, fettucini ayağına 50 liranızı alırlar.
bu kadar basittir efendim. ancak aynısını restoranda yerseniz, fettucini ayağına 50 liranızı alırlar.
devamını gör...
19.
20.
özellikle yaz akşamları için oldukça ferahlatıcı ve güzel olan bir kaç yemek ve tatlı tarifi bırakacağım. dilediğinizce eşleştirebilirsiniz. aşçılık ve gastronomi hakkında özel bir eğitimim olmadığı için kusurlarım muhakkak olacaktır. daha çok balkonda veya terasta -eğer şanslıysanız denize karşı- eşinizle, kız/erkek arkadaşınızla veya kendinizle baş başa özel bir akşam için gerçekten güzel tercihler olduğunu düşünüyorum.
deniz mahsülü ve beyaz şarap ile eşsiz bir tat yakalamayı başardığımız bir makarna tarifi ile başlayalım. maliyetli görünse bile aslında oldukça uygun fiyata hazırlanabilen ve 25-30 dakika arasında hazır olan pratik bir tarif. buna bütçe veya zaman ayıramayacak olanlar, deniz mahsülünden hoşlanmayanlar veya alkol tercih etmeyenler -aslında soslarda kullanılan şaraplar alkol uçtuğu için kısmen zararsızdır- için 4 malzemeli daha basit bir versiyonunu da altına ekleyeceğim.
malzeme listesi şu şekilde:
250 gr. makarna (capelli d'angelo önerilir ancak ben fettuccine ile daha çok yakıştırıyorum yine de dilerseniz standart spagetti kullanın elbette)
250 gr. karides
1/4 limon
20 gr. maydanoz
1 diş sarımsak -tercihe göre 2 diş kullanabilirsiniz ama ağırlaştırıyor-
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı zeytinyağı
50 ml. beyaz şarap (viogner, chardonnay gibi gövdeli, yoğun beyazlar karidese daha çok yakışıyor bence)
baharata yönelik hassasiyetinize göre bir miktar tuz ve pul biber. dilerseniz yeni öğütülmüş karabiber de hoş bir reha katmakta.
gelelim tarife. makarnayı mümkünse bol tuzlu suda 6-7 dakika gibi bir süreçte haşlıyoruz. eğer fettuccine tercih ettiyseniz süreyi 8-9 dakika olarak almanız daha uygun olacaktır molto al dente değil al dente istiyoruz. makarna haşlandıktan sonra suyunu süzmeden önce bir çay bardağı kenara muhakkak ayırmayı unutmayın. daha sonra sarımsağı ve maydanozu doğrayıp kenara ayırın ve kızartma tavasına zeytinyağı ekleyin. yağ biraz ısındıktan sonra temizlenmiş olan karidesleri 3-4 dakika kadar kızartın. daha sonrasında sarımsakları da ekleyerek fazladan 2-3 dakika daha sarımsağın kokusu çıkana kadar kızartmaya devam edin.
burada yemeğin tadının güzel olup olmamasında en etkin olacak bölüme geliyoruz. deglaze benim basitçe anlatabileceğim bir pişirme tekniği değil, bu işin ustasından öğrenilmesi gereken bir şey ancak bir acemi olarak bildiğimi düşündüğüm kadarını aktarayım. kızartma sırasında -eğer yapışmaz tava kullanma hatasına düşmediyseniz- zeminde karamelize olmuş karides parçaları kalacak. amacımız, bu parçaların üzerine beyaz şarap ekleyerek deglaze etmek ve harika bir sos ortaya çıkarmak. beyaz şarap ekledikten sonra biraz tuz, biber ve tereyağı da ekleyerek yağ eriyene kadar pişirmeye devam ediyoruz. daha sonra makarnayı ayrıdığımız makarna suyu ile beraber pişirme tavasına ekleyerek suyu çekilene kadar karıştırıyoruz ve altını kapattıktan sonra limon ve doğranmış maydanozu ekleyerek karıştırıyoruz... ve tamamen hazır durumda.
peki neyle servis etmek güzel oluyor? bu açıkçası uzmanı olmadığım bir konu olduğu için şununla harika gider diyemem ama kendi damak zevkime göre öneride bulunayım. ben bazen tadını biraz daha hafifletmek için içine biraz fesleğen doğrayarak hafif krema ile çırpılmış iki kaşık yoğurt ile basit bir sos hazırlıyorum üstüne. yemeğin kendine has tadını biraz öldürüyor ama bence çok yakışıyor ve yeni bir tat ortaya çıkarıyor ama eğer bu sosu kullanacaksanız yanında kesinlikle şarap tüketmeyin çünkü yoğurt ne yazık ki şarabın tadını öldürüyor. sos değil de salata türevi bir şey istiyorsanız eğer marul, limon, esmer şeker, sirke, tuz, avakado, tavada sotelenmiş ceviz, kırmızı soğan ve böğürtlen ile hazırlanmış bir salata tercih edilebilir ama salatada sirke olduğu için yine yanında şarap önermiyorum. onun dışında bence içinde sirke olmayan her türlü yeşillik ile yapılan salata ve yanına narince şarap ile üst düzey bir tat yakalayabilirsiniz. inanın karidese narince kadar yakışan hiçbir şey yok. ben daha napolitan seviyorum diyenlerdenseniz işi biraz daha külfetli bir duruma getirebilirsiniz. spaghetti alle vongole seviyorsanız ek olarak kabuklu istiridyeleri bol sarımsaklı zeytinyağında güzelce pişirip makarnanın üstüne ilave edebilirsiniz veya mantar ilavesinde de bulunabilirsiniz. elde edeceğiniz tabak aşağı yukarı şu oluyor:

şey... eğer ortaya çıkan şey buna benzemiyorsa bir yerlerde ciddi bir problem var demektir. sizinle konuşup merhamet dilenmesine aldırmadan sakince arkanızı dönüp mutfaktan uzaklaşın. giderken kolunuzun yanlışlıkla tabağa çarparak onu yandaki çöpe dökmesi durumu daha da kolaylaştırabilir. oh, those italians...
kardeşim biz türkiye'de yaşıyoruz buna bütçe mi dayanır diyenler ya da ben deniz mahsülü sevmiyorumcular için de aynı olmasa da benzer bir tarif vereyim. oranlar yine verdiğim gibi. makarnayı haşladıktan ve kenara 1 çay bardağı su ayırdıktan sonra tencereye biraz zeytinyağı ekleyin ve oldukça ince doğranmış 6 diş sarımsağı kokusu çıkana kadar kavurun. sonrasında üzerine makarnayı ve ayırıdığınız suyu ilave ederek bir iki dakika daha pişirin ve ocağın altını kapatın. yarım demet oldukça ince doğranmış fesleğen -zorunlu değil- ve maydanozu üzerine ekleyerek karıştırın. servis tabağına aldıktan sonra krema kıvamına gelene kadar pul biber, nane ve tuz ile çırpılmış yoğurdu üzerinde gezdirin. yoğurt tadını hafifleterek ferah bir lezzet yakalamanızı sağlar eğer yoğurt kullanmazsanız tadı biraz ağır oluyor. mümkün mertebe bekletmeden tüketmeniz ve o gece sevişme işini rafa kaldırmanız önerilir.
yapmak için 1 saate ve çok az el becerisine ihtiyaç duyan; adaçayı ve nane ile tatlandırılmış ravioli ile devam edelim. bir saatte yapılan yemek mi pratik diyebilirsiniz ancak unutmayın bunlar özel zamanlar için ve ben bir yemeğin yapımına 6 saat verdiğimi biliyorum. simya hiç bu kadar lezzetli olmamıştı.
öncelikle malzeme listemize bir bakalım.
300 gr. unumsu patates ( aslında ismi floury potatoes ama sıklıkla nişasta veya patates unu ile karıştırılıyor ona dikkat etmek lazım. nişasta oranı daha yüksek olan bildiğimiz sarı patates bu. rosamunda, linzer, russets işte. tabi ben gidip manav hüseyin abiye russets istiyorum dersem küfür mü ediyorsun diyerek beni merdane ile kovalar demeniz olası. o yüzden kızartmalık patates diyin, hüseyin abi derdinizi anlar.)
23 gr nane. ( 20 gr. yapımı 3 gr. ise servis için)
10 adet adaçayı yaprağı
100 gr. tuzsuz tereyağı
150 gr. irmik
150 gr. un
3 yumurta
40 gr. parmesan
damak tadınıza ve toleransınıza göre tuz ve karabiber.
güzelce temizlenmiş mutfak tezgahının üzerine buğday ununu ve irmiği küçük bir dağ oluşturacak şekilde döküyoruz ve elimizle ortasını çukurlaştırıyoruz. bu çukurun içine 3 yumurta kırdıktan sonra yumurtaları çırpıcı tel veya çatal yardımı ile çırparak iyice karıştırıyoruz. sonrasında yavaş yavaş 10 dakika boyunca yoğurmaya başlıyoruz. hamurun dokusu cıvık olmamalı ama çok katı bir hamur da olmasını istemiyoruz. dokusunu shortcrust'a benzetebiliriz aslında. bildiğimiz tart hamurunun biraz daha yoğun hali olarak düşünebilirsiniz. bu kıvamı yakalayamadıysanız -yumurtanın boyutu etki edebiliyor- biraz su eklemenizde bir sakınca bulunmuyor. hamuru yoğurduktan sonra jelatin ile sıkıca sararak kenara ayırabilirsiniz.
hamur dinlenirken biz de gidip güzelce yıkadığımız patatesleri bol tuzlu suda ortalama 20 dakika kadar haşlıyoruz. çatal ile ezdiğimizde püre haline gelecek kadar haşlayıverin canım işte, tek tek gelip kullandığınız patateslerin boyuna göre nasıl oran vereyim şimdi size. bu arada tereyağımızın yarısını da çok hafif kahverengileşecek kadar eritip sonra kenara alıyoruz ılıması için. 20 gr naneyi de ince bir biçimde doğruyoruz ama çok bıçak vurmayın, tadı kaçmasın. eliniz değmişken o parmesanları da rendeleyin bir güzel. kendi kendilerine incecik olmuyorlar. bu arada patateslerimiz de haşlandığı için onları süzüp bir güzel eziyoruz -isteyen kabuklarını soyabilir ben tercih etmiyorum- ve henüz soğumadan üzerine tereyağı, rendelenmiş parmesan, tuz, karabiber ve nane ekliyoruz. karıştırmanız gerektiğini de ben söyleyeceksem bu iş gerçekten çirkinleşmeye başlayacak.*
geliyoruz en ama en eğlenceli kısma. burada 10 yaşındaki bir çocuğun el göz koordinasyonuna sahip olmanız yeterli, o kadar zahmetli sayılmaz yani kolları sıvarsanız eğer bence halledebilirsiniz. ben makarna makinesi tercih ediyorum ama her evde bulunması elzem bir malzeme olmadığı için daha geleneksel bir şekilde hamuru açacağız. hamuru 4 parçaya bölerek ayrı ayrı incecik -çok da abartmayın, yırtılmasın hamur- açıyoruz. dört hamuru da yan yana serin, sonra da kalıp yardımıyla küçük yuvarlaklar elde edin. evinizde küçük yuvarlak kurabiye kalıpları yoksa eğer su bardağını ters çevirip öyle kalıp çıkarabilirsiniz. bir sürü güzel yuvarlak elde ettikten sonra kalan hamuru tekrardan toparlayıp açarak daha fazla yuvarlak hamur parçaları elde edebilirsiniz. bu yuvarlaklardan birinin içine kaşıkla hazırladığımız patates püresinden biraz ekleyerek üzerine yeni bir yuvarlak kapatmamız gerekiyor. sonrasında parmağınızın kenarıyla küçük küçük bastırarak açılmasın diye sağlama alabilirsiniz. tam olarak bundan söz ediyorum:

tüm ravioliler hazırsa eğer büyük bir tencereye tuz ve su ekleyerek kaynayana kadar bekliyoruz ve raviolileri kaynayan suda 5 dakika haşlıyoruz. onlar haşlanırken kalan 50 gr. tereyağını, adaçayı yapraklarıyla beraber bir kızartma tenceresinde güzelce eritiyoruz ve eridikten sonra içine haşlama suyundan bir kepçe döküyoruz. süzdüğümüz raviolileri bu hazırladığımız sosun içine döküp tavanın üstünü kapatık biraz sallıyoruz ve servis tabaklarına döküyoruz. kalan 3 gr. naneyi de üzerine gezdirebilirsiniz. elimize ise böyle basit ama içindekinin tadı harika bir tabak geçiyor.
peki yanına ne iyi gider? şahsi deneyimlerimden yola çıkarak mantarlı kuzu marulu salatasını önerebilirim. güzelce doğranmış arpacık soğanı, kuzu marulu -yoksa normal marul da olur- elma sirkesi, tuz, hardal, zeytinyağında kavrulmuş 100 gr mantar ve yarım dilim limon iş görür. orijinal tarif daha karışık ve zahmetlidir ve hem mumlu hem unumsu patates barındırır ama hem salata hem yemekte patatesi çok ağır buluyorum ben. bence benim tarifimi deneyin daha hafif ve güzel oluyor. ayrıca bu ravioli ile de epey yakışıyor. normalde sirke bulunan salatalar ve ravioli yanına şarap önermem çünkü sirke ve şarap iyi gitmez, yağ ise şarabı öldürür ama sanılanın aksine aromalı, tatlı şaraplar yağı damaktan temizlediği için ve sirkeyi de salataya çok koymazsanız bu hazırladığımız ikiliye çok yakışacaktır. ki yine az tanenli şarap tercih eden olacaktır ama biraz kuralları esneterek tanenli hafif buruk şaraplardan biri de bence epey yakışıyor. tercihi size bırakıyorum.
biraz da tatlılara geçiş yapalım. bu biraz emek istiyor, yani bulaşmak istemezseniz alttaki basit tarife geçin. evet kalanlar için bu iş git gide çirkinleşiyor. sadece dalga geçiyorum. yapması oldukça basit ve tam 30 dakikada hazır olan bol çilekli bir alman şaheseri var sırada.
500 gr. çilek
200 gr. un
60 gr. şeker
2 çay kaşığı kabartma tozu
1 yemek kaşığı vanilya (ben ev yapımı tercih ediyorum, tarifini not düşeceğim yapmak isteyen olursa diye.)
125 gr. tereyağı
1 yumurta
25 gr. dilimlenmiş badem
250 gr. mascarpone (bulamazsanız veya fiyatı gereksiz tuzlu gelirse sorun etmeyin, tarif vereceğim)
2 yemek kaşığı süt
ilk işimiz fırını 180 dereceye getirmek. daha sonra un, şeker, kabartma tozu ve vanilayanın yarısını derin bir kabın içinde karıştıracağız. daha sonra doğranmış olan tereyağı ve yumurtayı da ekleyip 2-3 dakika daha çırpmaya devam edeceğiz. hemen kek kalıbının içine dökmeyin, biraz beklemekte fayda var. bu sırada çilekleri yıkayıp saplarını temizledikten sonra dilimlenmiş bademleri 2-3 dakika boyunca kokusu çıkana kadar kavurup soğuması için kenara koyuyoruz. daha sonra yağlanmış kek kalıbının içine -tart kalıpları bence daha güzel oluyor- hamuru döküp 20 dakika boyunca pişmesini bekleyin ve piştikten sonra soğuması için kenara alın. kek kenarda soğurken mascarpone peyniri, süt ve vanilyayı 2 dakika kadar birlikte çırpmak gerekiyor. kek soğuduktan sonra kalıptan çıkarıp üstteki çukur kısma hazırladığımız mascarpone karışımını döküp çilek ve bademle süsleyerek hazır duruma getiriyoruz.
dört adet vanilya çubuğu ve 200 gr. şekeri birlikte çekip şekerli vanilya elde edebilirsiniz. mascarpone için de 200 ml 3 paket kremayı tencereye ekleyin, kaynamadan hemen önce ocaktan almanız gerekiyor, kaynarsa boşa gider tamamen. 4-5 yemek kaşığı limon ekleyip karıştırdıktan sonra soğumaya bırakın. soğuduktan sonra derin bir kabın üzerine süzgeç koyun ve süzgecin üzerine oldukça ince bir bez serin. daha sonra soğumuş karışımı üzerine ekleyin ve üstünü jelatin ile kapatıp 2 saat kadar buzdolabında bekletin. tarifi denemediğim için yorum yapamam ancak mevcut tarif bu şekilde ve sonuç olumlu görünüyor. ben sterilgarda tercih ediyorum ki yanlış hatırlamıyorsam fiyatı şu aralar 200 bandında ama daha uygun fiyata da muadillerini bulabilirsiniz. bunu yapmaktansa gidip satın almak daha mantıklı bence.
daha basit ve zahmetsiz bir şey arıyorsanız eğer milföy hayat kurtarır. aslında karpatka derdim ama orijinal tarife sadık kalarak yapmayı tercih edenlerdenim. sadece pâte à choux olsa neyse ama zemini için shortcrust pastry'nin ayarını tutturmak yorucu bir eylem. yine de bir ara tarifini edit geçerim. gelelim milföyden yapılan tatlıya. tarife bakarken kolestrolüm çıktı ve en az 4 kilo aldım. telafi etmek için daha soft bir tatlı da eklerim.
6 yaprak hazır milföy (kendiniz yapmayı deneyebilirsiniz ama ben deneyip çuvalladığım için hazır tercih ediyorum.)
3 su bardağı süt
100 gr. orman meyveli dondurma
4 yemek kaşığı un
4 yemek kaşığı şeker
1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı tuzsuz tereyağı
3 çorba kaşığı nişasta.
pudra şekeri
milföyleri uzun dikdörtgenler oluşturacak şekilde dikey bir biçimde ortadan ikiye keserek yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye dizip önceden ısıtılmış 170 derecelik fırına atıyoruz ve üstleri kızarana kadar bekliyoruz. bu sırada bir tencerenin içine süt, un, şeker, yumurta sarısı ve nişastayı ekleyerek koyulaşana kadar pişiriyoruz ve kaynamaya başladıktan sonra ocağın üstünden alarak tereyağı ve vanilya ile beraber çırpıyoruz. eğer dilerseniz kremayı şekeri 3 kaşık daha az koyarak pişirin ve krema piştikten sonra bir paket krem şanti ekleyerek çırpın. öyle de hoş oluyor. kremanın üzerini streç film ile kapladıktan sonra buzdolabında 1 saat kadar bekletiyoruz. daha sonra milföyleri fırından çıkarıp, biraz ılıdıktan sonra bir bıçakla parçaları tam ortadan olacak şekilde açıp hazırladığımız kremayı cream squeezer ile alt parçanın üzerine sıkıp tamamen dolduruyoruz ve diğer parçayı üstüne kapatıyoruz. en son olarak üzerine biraz pudra şekeri gezdirip tek bir kenarına bir kaç böğürtlen, nane ve küçük bir çilek koyarak süsleyip tabağın yanına da dondurma ilave edebilirsiniz. bendeki maksimum yaratıcılık bu ne yazık ki.
eğer üşenmezsem bir kaç gün sonra bu yaz curcunasından uzaklaşıp biraz daha bol baharatlı kış yemekleri ve bol zencefilli çay ile tüketebileceğimiz kış tatlıları için de minik bir iki tarif bırakırım. gerçekten üşenmezsem harika bir cobbler, graten ve çilekli pasta tarifi vereceğim. belki chicken marbella ve brötchenkranz tarifi de olabilir. birbirlerine korkunç güzel bir şekilde yakışıyorlar.
deniz mahsülü ve beyaz şarap ile eşsiz bir tat yakalamayı başardığımız bir makarna tarifi ile başlayalım. maliyetli görünse bile aslında oldukça uygun fiyata hazırlanabilen ve 25-30 dakika arasında hazır olan pratik bir tarif. buna bütçe veya zaman ayıramayacak olanlar, deniz mahsülünden hoşlanmayanlar veya alkol tercih etmeyenler -aslında soslarda kullanılan şaraplar alkol uçtuğu için kısmen zararsızdır- için 4 malzemeli daha basit bir versiyonunu da altına ekleyeceğim.
malzeme listesi şu şekilde:
250 gr. makarna (capelli d'angelo önerilir ancak ben fettuccine ile daha çok yakıştırıyorum yine de dilerseniz standart spagetti kullanın elbette)
250 gr. karides
1/4 limon
20 gr. maydanoz
1 diş sarımsak -tercihe göre 2 diş kullanabilirsiniz ama ağırlaştırıyor-
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı zeytinyağı
50 ml. beyaz şarap (viogner, chardonnay gibi gövdeli, yoğun beyazlar karidese daha çok yakışıyor bence)
baharata yönelik hassasiyetinize göre bir miktar tuz ve pul biber. dilerseniz yeni öğütülmüş karabiber de hoş bir reha katmakta.
gelelim tarife. makarnayı mümkünse bol tuzlu suda 6-7 dakika gibi bir süreçte haşlıyoruz. eğer fettuccine tercih ettiyseniz süreyi 8-9 dakika olarak almanız daha uygun olacaktır molto al dente değil al dente istiyoruz. makarna haşlandıktan sonra suyunu süzmeden önce bir çay bardağı kenara muhakkak ayırmayı unutmayın. daha sonra sarımsağı ve maydanozu doğrayıp kenara ayırın ve kızartma tavasına zeytinyağı ekleyin. yağ biraz ısındıktan sonra temizlenmiş olan karidesleri 3-4 dakika kadar kızartın. daha sonrasında sarımsakları da ekleyerek fazladan 2-3 dakika daha sarımsağın kokusu çıkana kadar kızartmaya devam edin.
burada yemeğin tadının güzel olup olmamasında en etkin olacak bölüme geliyoruz. deglaze benim basitçe anlatabileceğim bir pişirme tekniği değil, bu işin ustasından öğrenilmesi gereken bir şey ancak bir acemi olarak bildiğimi düşündüğüm kadarını aktarayım. kızartma sırasında -eğer yapışmaz tava kullanma hatasına düşmediyseniz- zeminde karamelize olmuş karides parçaları kalacak. amacımız, bu parçaların üzerine beyaz şarap ekleyerek deglaze etmek ve harika bir sos ortaya çıkarmak. beyaz şarap ekledikten sonra biraz tuz, biber ve tereyağı da ekleyerek yağ eriyene kadar pişirmeye devam ediyoruz. daha sonra makarnayı ayrıdığımız makarna suyu ile beraber pişirme tavasına ekleyerek suyu çekilene kadar karıştırıyoruz ve altını kapattıktan sonra limon ve doğranmış maydanozu ekleyerek karıştırıyoruz... ve tamamen hazır durumda.
peki neyle servis etmek güzel oluyor? bu açıkçası uzmanı olmadığım bir konu olduğu için şununla harika gider diyemem ama kendi damak zevkime göre öneride bulunayım. ben bazen tadını biraz daha hafifletmek için içine biraz fesleğen doğrayarak hafif krema ile çırpılmış iki kaşık yoğurt ile basit bir sos hazırlıyorum üstüne. yemeğin kendine has tadını biraz öldürüyor ama bence çok yakışıyor ve yeni bir tat ortaya çıkarıyor ama eğer bu sosu kullanacaksanız yanında kesinlikle şarap tüketmeyin çünkü yoğurt ne yazık ki şarabın tadını öldürüyor. sos değil de salata türevi bir şey istiyorsanız eğer marul, limon, esmer şeker, sirke, tuz, avakado, tavada sotelenmiş ceviz, kırmızı soğan ve böğürtlen ile hazırlanmış bir salata tercih edilebilir ama salatada sirke olduğu için yine yanında şarap önermiyorum. onun dışında bence içinde sirke olmayan her türlü yeşillik ile yapılan salata ve yanına narince şarap ile üst düzey bir tat yakalayabilirsiniz. inanın karidese narince kadar yakışan hiçbir şey yok. ben daha napolitan seviyorum diyenlerdenseniz işi biraz daha külfetli bir duruma getirebilirsiniz. spaghetti alle vongole seviyorsanız ek olarak kabuklu istiridyeleri bol sarımsaklı zeytinyağında güzelce pişirip makarnanın üstüne ilave edebilirsiniz veya mantar ilavesinde de bulunabilirsiniz. elde edeceğiniz tabak aşağı yukarı şu oluyor:

şey... eğer ortaya çıkan şey buna benzemiyorsa bir yerlerde ciddi bir problem var demektir. sizinle konuşup merhamet dilenmesine aldırmadan sakince arkanızı dönüp mutfaktan uzaklaşın. giderken kolunuzun yanlışlıkla tabağa çarparak onu yandaki çöpe dökmesi durumu daha da kolaylaştırabilir. oh, those italians...
kardeşim biz türkiye'de yaşıyoruz buna bütçe mi dayanır diyenler ya da ben deniz mahsülü sevmiyorumcular için de aynı olmasa da benzer bir tarif vereyim. oranlar yine verdiğim gibi. makarnayı haşladıktan ve kenara 1 çay bardağı su ayırdıktan sonra tencereye biraz zeytinyağı ekleyin ve oldukça ince doğranmış 6 diş sarımsağı kokusu çıkana kadar kavurun. sonrasında üzerine makarnayı ve ayırıdığınız suyu ilave ederek bir iki dakika daha pişirin ve ocağın altını kapatın. yarım demet oldukça ince doğranmış fesleğen -zorunlu değil- ve maydanozu üzerine ekleyerek karıştırın. servis tabağına aldıktan sonra krema kıvamına gelene kadar pul biber, nane ve tuz ile çırpılmış yoğurdu üzerinde gezdirin. yoğurt tadını hafifleterek ferah bir lezzet yakalamanızı sağlar eğer yoğurt kullanmazsanız tadı biraz ağır oluyor. mümkün mertebe bekletmeden tüketmeniz ve o gece sevişme işini rafa kaldırmanız önerilir.
yapmak için 1 saate ve çok az el becerisine ihtiyaç duyan; adaçayı ve nane ile tatlandırılmış ravioli ile devam edelim. bir saatte yapılan yemek mi pratik diyebilirsiniz ancak unutmayın bunlar özel zamanlar için ve ben bir yemeğin yapımına 6 saat verdiğimi biliyorum. simya hiç bu kadar lezzetli olmamıştı.
öncelikle malzeme listemize bir bakalım.
300 gr. unumsu patates ( aslında ismi floury potatoes ama sıklıkla nişasta veya patates unu ile karıştırılıyor ona dikkat etmek lazım. nişasta oranı daha yüksek olan bildiğimiz sarı patates bu. rosamunda, linzer, russets işte. tabi ben gidip manav hüseyin abiye russets istiyorum dersem küfür mü ediyorsun diyerek beni merdane ile kovalar demeniz olası. o yüzden kızartmalık patates diyin, hüseyin abi derdinizi anlar.)
23 gr nane. ( 20 gr. yapımı 3 gr. ise servis için)
10 adet adaçayı yaprağı
100 gr. tuzsuz tereyağı
150 gr. irmik
150 gr. un
3 yumurta
40 gr. parmesan
damak tadınıza ve toleransınıza göre tuz ve karabiber.
güzelce temizlenmiş mutfak tezgahının üzerine buğday ununu ve irmiği küçük bir dağ oluşturacak şekilde döküyoruz ve elimizle ortasını çukurlaştırıyoruz. bu çukurun içine 3 yumurta kırdıktan sonra yumurtaları çırpıcı tel veya çatal yardımı ile çırparak iyice karıştırıyoruz. sonrasında yavaş yavaş 10 dakika boyunca yoğurmaya başlıyoruz. hamurun dokusu cıvık olmamalı ama çok katı bir hamur da olmasını istemiyoruz. dokusunu shortcrust'a benzetebiliriz aslında. bildiğimiz tart hamurunun biraz daha yoğun hali olarak düşünebilirsiniz. bu kıvamı yakalayamadıysanız -yumurtanın boyutu etki edebiliyor- biraz su eklemenizde bir sakınca bulunmuyor. hamuru yoğurduktan sonra jelatin ile sıkıca sararak kenara ayırabilirsiniz.
hamur dinlenirken biz de gidip güzelce yıkadığımız patatesleri bol tuzlu suda ortalama 20 dakika kadar haşlıyoruz. çatal ile ezdiğimizde püre haline gelecek kadar haşlayıverin canım işte, tek tek gelip kullandığınız patateslerin boyuna göre nasıl oran vereyim şimdi size. bu arada tereyağımızın yarısını da çok hafif kahverengileşecek kadar eritip sonra kenara alıyoruz ılıması için. 20 gr naneyi de ince bir biçimde doğruyoruz ama çok bıçak vurmayın, tadı kaçmasın. eliniz değmişken o parmesanları da rendeleyin bir güzel. kendi kendilerine incecik olmuyorlar. bu arada patateslerimiz de haşlandığı için onları süzüp bir güzel eziyoruz -isteyen kabuklarını soyabilir ben tercih etmiyorum- ve henüz soğumadan üzerine tereyağı, rendelenmiş parmesan, tuz, karabiber ve nane ekliyoruz. karıştırmanız gerektiğini de ben söyleyeceksem bu iş gerçekten çirkinleşmeye başlayacak.*
geliyoruz en ama en eğlenceli kısma. burada 10 yaşındaki bir çocuğun el göz koordinasyonuna sahip olmanız yeterli, o kadar zahmetli sayılmaz yani kolları sıvarsanız eğer bence halledebilirsiniz. ben makarna makinesi tercih ediyorum ama her evde bulunması elzem bir malzeme olmadığı için daha geleneksel bir şekilde hamuru açacağız. hamuru 4 parçaya bölerek ayrı ayrı incecik -çok da abartmayın, yırtılmasın hamur- açıyoruz. dört hamuru da yan yana serin, sonra da kalıp yardımıyla küçük yuvarlaklar elde edin. evinizde küçük yuvarlak kurabiye kalıpları yoksa eğer su bardağını ters çevirip öyle kalıp çıkarabilirsiniz. bir sürü güzel yuvarlak elde ettikten sonra kalan hamuru tekrardan toparlayıp açarak daha fazla yuvarlak hamur parçaları elde edebilirsiniz. bu yuvarlaklardan birinin içine kaşıkla hazırladığımız patates püresinden biraz ekleyerek üzerine yeni bir yuvarlak kapatmamız gerekiyor. sonrasında parmağınızın kenarıyla küçük küçük bastırarak açılmasın diye sağlama alabilirsiniz. tam olarak bundan söz ediyorum:

tüm ravioliler hazırsa eğer büyük bir tencereye tuz ve su ekleyerek kaynayana kadar bekliyoruz ve raviolileri kaynayan suda 5 dakika haşlıyoruz. onlar haşlanırken kalan 50 gr. tereyağını, adaçayı yapraklarıyla beraber bir kızartma tenceresinde güzelce eritiyoruz ve eridikten sonra içine haşlama suyundan bir kepçe döküyoruz. süzdüğümüz raviolileri bu hazırladığımız sosun içine döküp tavanın üstünü kapatık biraz sallıyoruz ve servis tabaklarına döküyoruz. kalan 3 gr. naneyi de üzerine gezdirebilirsiniz. elimize ise böyle basit ama içindekinin tadı harika bir tabak geçiyor.

peki yanına ne iyi gider? şahsi deneyimlerimden yola çıkarak mantarlı kuzu marulu salatasını önerebilirim. güzelce doğranmış arpacık soğanı, kuzu marulu -yoksa normal marul da olur- elma sirkesi, tuz, hardal, zeytinyağında kavrulmuş 100 gr mantar ve yarım dilim limon iş görür. orijinal tarif daha karışık ve zahmetlidir ve hem mumlu hem unumsu patates barındırır ama hem salata hem yemekte patatesi çok ağır buluyorum ben. bence benim tarifimi deneyin daha hafif ve güzel oluyor. ayrıca bu ravioli ile de epey yakışıyor. normalde sirke bulunan salatalar ve ravioli yanına şarap önermem çünkü sirke ve şarap iyi gitmez, yağ ise şarabı öldürür ama sanılanın aksine aromalı, tatlı şaraplar yağı damaktan temizlediği için ve sirkeyi de salataya çok koymazsanız bu hazırladığımız ikiliye çok yakışacaktır. ki yine az tanenli şarap tercih eden olacaktır ama biraz kuralları esneterek tanenli hafif buruk şaraplardan biri de bence epey yakışıyor. tercihi size bırakıyorum.
biraz da tatlılara geçiş yapalım. bu biraz emek istiyor, yani bulaşmak istemezseniz alttaki basit tarife geçin. evet kalanlar için bu iş git gide çirkinleşiyor. sadece dalga geçiyorum. yapması oldukça basit ve tam 30 dakikada hazır olan bol çilekli bir alman şaheseri var sırada.
500 gr. çilek
200 gr. un
60 gr. şeker
2 çay kaşığı kabartma tozu
1 yemek kaşığı vanilya (ben ev yapımı tercih ediyorum, tarifini not düşeceğim yapmak isteyen olursa diye.)
125 gr. tereyağı
1 yumurta
25 gr. dilimlenmiş badem
250 gr. mascarpone (bulamazsanız veya fiyatı gereksiz tuzlu gelirse sorun etmeyin, tarif vereceğim)
2 yemek kaşığı süt
ilk işimiz fırını 180 dereceye getirmek. daha sonra un, şeker, kabartma tozu ve vanilayanın yarısını derin bir kabın içinde karıştıracağız. daha sonra doğranmış olan tereyağı ve yumurtayı da ekleyip 2-3 dakika daha çırpmaya devam edeceğiz. hemen kek kalıbının içine dökmeyin, biraz beklemekte fayda var. bu sırada çilekleri yıkayıp saplarını temizledikten sonra dilimlenmiş bademleri 2-3 dakika boyunca kokusu çıkana kadar kavurup soğuması için kenara koyuyoruz. daha sonra yağlanmış kek kalıbının içine -tart kalıpları bence daha güzel oluyor- hamuru döküp 20 dakika boyunca pişmesini bekleyin ve piştikten sonra soğuması için kenara alın. kek kenarda soğurken mascarpone peyniri, süt ve vanilyayı 2 dakika kadar birlikte çırpmak gerekiyor. kek soğuduktan sonra kalıptan çıkarıp üstteki çukur kısma hazırladığımız mascarpone karışımını döküp çilek ve bademle süsleyerek hazır duruma getiriyoruz.
dört adet vanilya çubuğu ve 200 gr. şekeri birlikte çekip şekerli vanilya elde edebilirsiniz. mascarpone için de 200 ml 3 paket kremayı tencereye ekleyin, kaynamadan hemen önce ocaktan almanız gerekiyor, kaynarsa boşa gider tamamen. 4-5 yemek kaşığı limon ekleyip karıştırdıktan sonra soğumaya bırakın. soğuduktan sonra derin bir kabın üzerine süzgeç koyun ve süzgecin üzerine oldukça ince bir bez serin. daha sonra soğumuş karışımı üzerine ekleyin ve üstünü jelatin ile kapatıp 2 saat kadar buzdolabında bekletin. tarifi denemediğim için yorum yapamam ancak mevcut tarif bu şekilde ve sonuç olumlu görünüyor. ben sterilgarda tercih ediyorum ki yanlış hatırlamıyorsam fiyatı şu aralar 200 bandında ama daha uygun fiyata da muadillerini bulabilirsiniz. bunu yapmaktansa gidip satın almak daha mantıklı bence.
daha basit ve zahmetsiz bir şey arıyorsanız eğer milföy hayat kurtarır. aslında karpatka derdim ama orijinal tarife sadık kalarak yapmayı tercih edenlerdenim. sadece pâte à choux olsa neyse ama zemini için shortcrust pastry'nin ayarını tutturmak yorucu bir eylem. yine de bir ara tarifini edit geçerim. gelelim milföyden yapılan tatlıya. tarife bakarken kolestrolüm çıktı ve en az 4 kilo aldım. telafi etmek için daha soft bir tatlı da eklerim.
6 yaprak hazır milföy (kendiniz yapmayı deneyebilirsiniz ama ben deneyip çuvalladığım için hazır tercih ediyorum.)
3 su bardağı süt
100 gr. orman meyveli dondurma
4 yemek kaşığı un
4 yemek kaşığı şeker
1 yumurta sarısı
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı tuzsuz tereyağı
3 çorba kaşığı nişasta.
pudra şekeri
milföyleri uzun dikdörtgenler oluşturacak şekilde dikey bir biçimde ortadan ikiye keserek yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye dizip önceden ısıtılmış 170 derecelik fırına atıyoruz ve üstleri kızarana kadar bekliyoruz. bu sırada bir tencerenin içine süt, un, şeker, yumurta sarısı ve nişastayı ekleyerek koyulaşana kadar pişiriyoruz ve kaynamaya başladıktan sonra ocağın üstünden alarak tereyağı ve vanilya ile beraber çırpıyoruz. eğer dilerseniz kremayı şekeri 3 kaşık daha az koyarak pişirin ve krema piştikten sonra bir paket krem şanti ekleyerek çırpın. öyle de hoş oluyor. kremanın üzerini streç film ile kapladıktan sonra buzdolabında 1 saat kadar bekletiyoruz. daha sonra milföyleri fırından çıkarıp, biraz ılıdıktan sonra bir bıçakla parçaları tam ortadan olacak şekilde açıp hazırladığımız kremayı cream squeezer ile alt parçanın üzerine sıkıp tamamen dolduruyoruz ve diğer parçayı üstüne kapatıyoruz. en son olarak üzerine biraz pudra şekeri gezdirip tek bir kenarına bir kaç böğürtlen, nane ve küçük bir çilek koyarak süsleyip tabağın yanına da dondurma ilave edebilirsiniz. bendeki maksimum yaratıcılık bu ne yazık ki.
eğer üşenmezsem bir kaç gün sonra bu yaz curcunasından uzaklaşıp biraz daha bol baharatlı kış yemekleri ve bol zencefilli çay ile tüketebileceğimiz kış tatlıları için de minik bir iki tarif bırakırım. gerçekten üşenmezsem harika bir cobbler, graten ve çilekli pasta tarifi vereceğim. belki chicken marbella ve brötchenkranz tarifi de olabilir. birbirlerine korkunç güzel bir şekilde yakışıyorlar.
devamını gör...
