1.
gitmekten nefret ettiğim yerlerin başında gelir,hastane kokusu,hastane koridorları,hasta yakınları,hastaların kendileri çok kötü hissetmeme sebep olur.
devamını gör...
2.
hiçbir zaman sevmediğim, sevmeyeceğim yer.
devamını gör...
3.
orda bi anısı olanların tekrar hastaneye gittiğindeki kalp kırıklığı der susarım
devamını gör...
dezenfektan ve hastalık kokan bir yer. uzun zaman orada geçirdiğinde ise alışabileceğin bir yerdir.
devamını gör...
sağlık çalışanlarının zorbalığa uğradığı yer.
devamını gör...
hastane (eski adı: darüşşifa), sağlık hizmeti verilen ve bu amaçla gerektiğinde hastaların yatarak tedavi oldukları kurum. hastanelerde hastalar, paralı veya parasız olarak tedavi edilirler. hastaneler, devlet hastaneleri, özel üniversiteler, dernekler, sigorta şirketleri tarafından ücretli veya ücretsiz olarak işletilirler. geçmişte dinî organizasyon ve gönüllüler tarafından verilen hastane hizmetleri günümüzde doktor, cerrah, hemşire, ebe, eczacı gibi sağlık profesyonelleri tarafından verilmektedir. alıntı
devamını gör...
gitmekten ne kadar nefret ettiysem o kadar kendimi içinde bulduğum yer.
devamını gör...
az önce pcr testi yaptırdığım devlet binası.
devamını gör...
istemem yan cebime koy tesislerindendir. varlığı güven verse de, hiç kimse uğramak istemez. hastalık hastası kadayıf kıllı amıca ve teyzeler hariç elbette.
devamını gör...
hastaneleri,o vitamin kokusunu,ilaç içmeyi çok sever, parmağım kanasa hastaneye gidebilecek potansiyele sahibim*
devamını gör...
yaşlılar kadar bazen gençlerin de uğrak yeri olabilen ve sağlık tedariği yapan binalardır. misal benim son beş yılım için bir "avm" niteliği kazanmıştır izmir ege üniversitesi hastanesi. hele bi kafeteryası vardır ki orda içtiğim çaylar ve hüplettiğim kurabiyeler hastanede geçirdiğim vakitlerin en renkli kısımları haline gelmiştir. mekânları kendi ihtivalarından azade, kafamın içinde tasarlama alışkanlığı edindiğim için şahsıma münhasır olarak hastaneler de bazen eğlenceli hale gelebilmektedir. yine de sağlıklı ve meşru dairede eğlenceleri nasip etsin mevlâmız. amin.
devamını gör...
zamanında okadar cok vakit geçirdim ki şimdi yolumun üstüne olması bile rahatsız ediyor mecbur kalmadıkça asla uğeamayacağım bir yer
devamını gör...
en sevmediğim yer.
senede bir kere bile gitmediğim olur.
sağlık ocağı artı tanış doktor ile iş görüyorum.
tahlil, bakım, kontrol, test ile hiç işim olmadı, olmasın inşallah.
devamını gör...
alışkın olduğum yerlerden. çok yorucu, belki de dünya üzerinde beni en çok yoran yerlerden biri. hem psikolojik hem fiziken.

kokusunu ezbere bildiğim hastaneler var, muhtemelen ömrümün sonuna kadar unutamayacağım. bir şekilde hatırlamaya mahkum olduğum.

iyi ki sayısalcı değilim o yüzden, olsaydım da asla sağlık sektöründe, hastanede çalışan biri olamazdım.

hem, bu yerlerin doğumlar haricinde pek güzel haberler, hisler getirdiğini düşünmüyorum. öyleli bir şeyler işte.
devamını gör...
stajyer olarak çalışıldığında çok ilginç bir mekana dönüşebilen ortam.

(bkz: çok fena mallık döndüğü düşünülen yerler)
devamını gör...
bazıları için en iğrenilen ve sevilmeyen yerlerden biridir.
bazıları için de en eğlenceli ve mutlu olunan yer.

hiç hastalığı olmasa da bütün branşları tek tek dolaşan tipleri anlayamam.
zaten hastaneye gidenlerin en az yüzde sekseni boş yere meşguliyet yapan kişilerdir.
bizim memlekette hastane hastane, doktor doktor gezmeyi kendine iş edinmiş ev ablaları çoktur.
özellikle de devlet hastaneleri gerçekten çok acil bir probleminiz yoksa uğranılası yerler değildir.
buraların korkunç olmasının en önemli nedeni de, boş yere ordan oraya dolaşan koca popolu ev ablaları ve ömrünü sağlıksız yaşayarak geçiren ve şimdi cezalarını çeken neneler dedelerdir.

hiçbirini görmek istemezsiniz. ne hastalık sahibi neneleri, dedeleri,
ne de yağlı tulum gibi ortalıkta dolaşarak insanın asabını bozan, en büyük hobileri doktor doktor gezmek olan ev teyzelerini.

astım hastası gibi fenalaştığım bir ortamdır. nefret ederim!
devamını gör...
cebine para koyuyosun araya adam koyuyosun yok abi yemin etmişler serum takmamaya her bok mu biter bi memlekette ya.
devamını gör...
allah kimseyi düşürmesin yokluğunu da vermesin der eskiler. insan içine girer girmez bir tuhaf oluyor. hastanelerde doğum dışında bir mutluluk yok galiba.
aklıma peyami safa nın 9. hariciye koğuşu kitabı geldi. ne diyordu. hastane içinde ağır bir koku güçsüz hastalar çaresizlik. hastane bahçesinde gür güçlü kuvvetli nispet yaparcasına ağaçlar. bir yerin içi ve dışı arasında ancak bu kadar fark olur.

ha bence sağlık çalışanlarına ta hastane güvenliğinden bankoda çalışandan temizlikçisine, hemşiresine, doktoruna kadar yüzde yüz zam yapılmalı. hatta taşradaki hastanelerde hadi az daha rahatlar. büyük şehirlerdekine zam verilmeli, prim, kıdem hakkı, emeklilik hakkı yıpranma payı.
cidden zor iş. ama hangi sağlık çalışanıyla konuşsam seviyorlar işlerini.
demek ki vicdani huzurlu bir iş gönül rahatlığı mı.
devamını gör...
bir hayatın başladığı ve bittiği yer.
devamını gör...
hasta halinde gitmek zorunda olduğun gittiğinde daha çok hasta olduğun yokluğu da dert olan tedavi merkezi.
çalışanı olmak için senelerce uğraşıp sadece sık sık ziyaretçisi olmak zorunda kaldığım kurum. sağ olsunlar ikramlarında hiç bir şeyi esirgemiyorlar. serumudur, iğnesidir, oksijeni falan ohhh kafa güzel gönderiyorlar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hastane" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim