bilimi ele ayağa düşüren, pek çok kişi fark etmese de facialara sebep olan ak parti kampanyası.

1983'te hepi topu 19 üniversitemiz vardı. bu sayı 1992'de 52'ye yükseltildi. turgut özal döneminde gerçekleşen bu olayın sebebi, şehirlerarasına yayılmış üniversitelerin il sınırları içinde tutulmasıydı. örneğin gazi üniversitesinin 1992'ye dek ankara, kırşehir, çorum, kastamonu ve nevşehir'de kampüsleri vardı; iç anadolu'ya yayılan bir üniversite olmuştu. 1992'de verilen kararla gazi'nin ankara içinde kalması, geri kalan dört şehirde ayrı üniversiteler kurulması kararlaştırıldı.

verilen bu karar saçmalıktan ibaret sinyorlar. bu kararla kurulan balıkesir üniversitesini ele alalım, çağış kampüsü ve cumhuriyetten eski olan necatibey eğitim fakültesi 1992'ye dek uludağ üniversitesine bağlıydı. yani necatibey mezunu bir öğretmen "uludağ mezunuyum" diyordu. aynı şekilde uludağ da desteğini bu fakülteye veriyordu. bir balıkesirli olarak 120'inci yılını kutlayan, memlekete fevkalede öğretmenler yetiştirmiş necatibey eğitim fakültesinin son halini size söyleyeyim sinyorlar: fizik neti -1 olan adam fizik öğretmenliğine girdi geçen sene.

hadi turgut özal'ı bir yere kadar anladık, şehirlerarası olmasın falan filan dedi. lakin bu ülkede iki devletin ortaklığıyla kurulan üniversiteler var ulan. akademisyeni ta allah'ın almanya'sından gelen türk-alman üniversitesi, berlin'e 2200 km olan istanbul'da mermi gibi öğrenci yetiştiriyor, kırgızistan ile ortak kurulan ahmet yesevi üniversitesi de kendi çapında bir şeyler üretiyor. ne oldu da şehirlerarası üniversite mantığı rahmetli özal'ın zoruna gitti, anlamıyorum.

ak parti dönemi ise dümdüz yokuştan frensiz indiğimiz dönem: 209 üniversite! ak parti kendinden önceki üniversite sayısının iki katı kadar üniversite açtı 20 yılda. hadi bilim üretsin falan diyeceğim de üretmiyor ulan bu üniversiteler bilim falan. öğrenciler içler acısı, akademisyenler ondan da beter. her fakültenin çok sevdiği üç beş kitap olur ya hani (ör. mühendislikte serway fizik ve thomas' calculus çok sevilir), akademisyen bu kitaplardaki soruların verilerini falan değiştirerek bazen onu bile yapmadan öğrencinin önüne koyarak bilim öğrettiğini iddia eder. ulan çocukların eline deney tüpü versen heyecanlanıyorlar, sen nasıl bilim öğrettiğini iddia ediyorsun? öğrenciler desen, onlar da ayrı bir güldürü. matematikte 6 net yapıp mühendislik okuyanı mı ararsın, üniversiteyi anca ortam görmek için okuyanı mı ararsın, fizikte -1 net yapıp fizik öğretmenliğı okuyanı mı ararsın... valla kimse kusura bakmasın, bu devirde kaşarları s..menin, ortamlara akmanın adı okumak olmuş. memleketin dört köşesinden rastgele 1000 tane öğrenci getirelim, 100 tanesinin amacı gerçekten okumak olsun dişimi kırarım.

puan sistemi de çok acayip. 2 milyon kişinin girdiği sınavda 750 bin kişinin toplama işlemini dahi yapamaması var. 30 net yapıp 300 bininci olmak, mühendisliğe/eğitim fakültesine gitmek gibi absürd olaylar var. öğrenmemiş adamı öğretmen diye devlet okullarına diken sistemimiz var.

mantar gibi türeyen üniversitelerin sadece memleketime değil, işini doğru düzgün yapan üniversitelere de zararı dokundu. tıp dışında bir mesleğin itibarı kalmadı. daha geçen balıkesir'de okuyan bir tanıdığın benim için "o gazi'de makina okuyorsa ne olmuş, ben de burada okuyorum." dediğini duydum. düşünün, meslekler ve üniversiteler ne kadar değersiz hale getirildi, düşünün.
devamını gör...
zaten debeleyen fakat en azından bir şeyler üretmeye çalışan türk akademisini kökten sarsan akp kampanyası. zannımca muhafazakar sebeplere dayanmaktadır. muhafazakar cenahın çocuklarını (özellikle de kız çocuklarını) şehir dışında okutmak istememesi üzerine gerçekleştirilebilmiştir. esas yapılması gereken sayıyı olabildiğince düşük tutarak olabildiğince çok kaliteli insanı yetiştirmek iken, sayı olabildiğince yüksek tutularak (ve utanmadan bununla övünülerek) kalite iyiden iyiye ayaklar altına alınmıştır. nitelik değil, nicelik ön planda tutulmuş ve böylelikle üniversite diplomasını nasıl aldığı belli olmayan bir yığın yaratılmıştır. bugün henüz daha etkilerini tam görmemiş olmamıza rağmen tartışılmaya başlanan "işsiz üniversite mezunu" konusunun asıl sebebidir. üzerine, büyük şehirlerde onlarca açılan özel üniversiteler de cabası.
devamını gör...
is imkanı ve alanı sağlamadan açılan her bölüm hayalleri yarım kalmış gençler ortaya çıkarır sadece. ve bu durum özellikle şu dönemde kendini oldukça belli etmekte. her konuda olduğu gibi bu konuda da nicelik ile övünüyoruz. üniversitelerimiz dünyadaki en iyi 500 üniversite sıralamasında kalıcı oldular ile övünmek yerine ne kadar çok üniversitemiz var demekle yetiniyoruz. akademik kadrosu yetersiz, binası yetersiz, laboratuvarları yetersiz binlerce üniversite açsak ne olur? çoğu da boş kalıyor. akademisyen dediğimiz kişilere bakıyorum o ünvan ile uzaktan yakından alakası yok. çünkü liyakat yok. niteliksiz, amaçsız binalar diktik sadece.
devamını gör...
ekonomi düzelsin diye para basmaya benzer. değerini kaybeder.
devamını gör...
hayatımda gördüğüm en avanak proje. ulan allah belanızı versin, tüm genç işsizlerin sorumlusu siz üniversiteleri bilim değil lağım yerine çevirenlersiniz. bir tane iyi işiniz yok bir tane.
devamını gör...
bazı şehirler var ki üniversite öğrencisi sayesinde ayakta kalıyor. akp işi piyasa canlandırma planı denebilir. avrupada fabrika açıp piyasayı canlandırırlar, bizde üniversite.
devamını gör...
her ile seksen bir üniversite olsun bence çözüm bu.
devamını gör...
yetmez ama evet.
devamını gör...
excuse me wtf?
devamını gör...
oldu mu sana üniversite mezunu işsiz bir gençlik helal süper, durmak yok yola devam.
devamını gör...
bir sürü boş bölüm. el birliğiyle yok edilen gelecek nesil. işsiz ne yapacağını bile bilmeyen bir sürü okumuş parlak genç topluğuna sebep olan durum.
devamını gör...
her ile bir üniversite açarak işsiz sayisini az gösterirsin ama sonunda üniversiteli işsiz sayisini artirirsin. nerden tutsan elinde kalıyor.
devamını gör...
şu anki üniversiteli işsiz ordusunun en büyük sebebi. tek tek tüm bölümleri değersizleştiyorlar. hangi ülkede mühendis, avukat, hemşire, öğretmen, diş hekimi işsiz kalır? şaka gibi. komik olan da hala açmaya devam ediyorlar. artık her ilde 1 değil 5-10 üniversite olacak yakında.
devamını gör...
fikrim pek çok konuda olduğu gibi bunda da sorulmuyor. o yüzden kendi kendime, kendi çapımda yanlış bulduğum bir durum.

şöyle ki üniversite sadece binalardan, kampüsten oluşmaz. oluşursa da üniversite olmaz, yüksek lise olur. kentin sosyo-kültürel yapısının üniversiteye hazır olması gerektiği gibi akademik alt yapının da hazır olması gerekir. 2 hocanın olduğu bölümde yetişecek insanların yetersizliğini düşünmek bile istemiyorum. daha da kötü olanı aslında bu durum akademinin de ne kadar içler acısı olduğunu gösteriyor. eleman çok ama kadro yok. kadro yok diye insanlar kurbanlığa girer gibi bölüm açmaya giriyorlar.
devamını gör...
çok kötü bir politikaydı burger king de bim de vs. çalışan gençler ya öğretmen ya bankacı ya sağlıkçı şaka gibi ülke işte
devamını gör...
dört işlem bile bilemeyenlerin, üniversite mezunu olmasını sağlayan sistem...o umut ektikleri gençler, bim,a101 vs. de ya kasiyer ya depocu şuan... bunun tutmayacağını zor yoldan öğrendi bu genç kardeşlerim
devamını gör...
okuyorum, anlamaya çalışıyorum, anlayamıyorum. insanların karşı olduğu şey işsiz gençler mi, üniversite mezunu işsiz gençler mi, üniversite mezunu gençlerin üniversite okumamışlarla aynı işleri yapması mı, eğitimin kalitesi mi? şöyle bir dikkatle düşününce bu soru işaretleri arasında çok büyük tezatlıklar var zira. kimse neyi yerdiğini bilmiyor gibi.
devamını gör...
istihdam alanı olmadığı,türk yatırımcıların korkak,yabancı yatırımcının çekingen olması nedeniyle istihdam yok ve her sene milyonlarca mezun,durduralamayan nüfus
eğitim özelleştirilsin hakedenler parası olmayan burslu okusun
özeller de çok ateş pahası olan tabela üniversiteleri herkesin bütçesine ve başarısına göre eğitim özelleştirilmeli reçete budur.
devamını gör...
sonucu olarak, sözlükte de görebileceğiniz üzere okuduğunu anlayamayan insanlar meydana geliyor.

tanım: karşı olunan şeyin, eğitimin kalitesizliğinden ötürü berbat bir eğitim almak zorunda kalıp, akranlarından çok daha düşük profile sahip olup iş bulamayan üniversiteli işsizler olduğunu anlayamayan insanların meydana çıkmasını sağlayan durum.
devamını gör...
olması gereken şeydir. her vatandaşın kendi il sınırları içerisinde eğitim alma hakkı vardır. 2021 yılında yaşıyoruz. kimse kalkıp bir başka ile gitmek zorunda kalmamalı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"her ile bir üniversite" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim