herkesin yaşama kilitlenmiş biçimde duygusuzca yaşaması
başlık "toshiro" tarafından 25.03.2026 21:06 tarihinde açılmıştır.
1.
aslında kimse yaşama kitlenmedi. çalışmaya,daha doğrusu paraya ve daha çok paraya kilitlendi. son yıllarda belki paradan daha değerli olan kendini değerli hissetme duygusuna başka bir deyişle egosuna kilitlendi.
çünkü yaşamak duygu işidir biraz tutku işidir. kimse sanırım ne istediğini bilmiyor veya istediği şeyleri ne için istediğini bilmiyor. huzuru yaptığı işte değil, kendine bile itiraf edemediği o alttan vurdukça üstten bastırılan onaylanma duygusunda arıyor. mahrem duygusunun ne kadar da minimize edildiği ve pısırıklaştırılığına bakarsak çok da anlaşılmayacak bir durum değil sanki.
çünkü yaşamak duygu işidir biraz tutku işidir. kimse sanırım ne istediğini bilmiyor veya istediği şeyleri ne için istediğini bilmiyor. huzuru yaptığı işte değil, kendine bile itiraf edemediği o alttan vurdukça üstten bastırılan onaylanma duygusunda arıyor. mahrem duygusunun ne kadar da minimize edildiği ve pısırıklaştırılığına bakarsak çok da anlaşılmayacak bir durum değil sanki.
devamını gör...
2.
iyi bir insan olmanın bile bir iticiliği oluyor ya sanki. iyi biriyse bir şeyi gizlemek istiyor belkide gibi. ya da kötüler iyilerden rahatsız olur. haram yiyenler yemeyenlerden rahatsız olur ya. o neden yemiyor neden böyle yapmıyor diye.
duygularıda böyle görüyor sanki insanlar. gerçek değil bu sevgisi. yeterli değil.
yaşamak dediğinde yemek yemek cinsellik gezmek falan işte.
yaşam dediğin işte insanın haz duygusu zevk peşinde koşması. sürekli mutlu olmak başarılı olmak özel olmak istemesi gibi. tatmin edilmek her anlamda her konuda. evet onaylanmak. hatta herkes birbirine ne kadar zeki olduğunu kanıtlamak istiyor gibi. acayip müzikler dinliyorum kitaplar okuyorum gibi.
benim mallarım var hepsi özel gibi.
insanın bu duygusuna yetişen işte markalar var ya. mekanlar var pahalı ürünler var.
basit yaşamak yaşamak değil sanki. sıradan basit bir yaşam.
hiçbir takviye kullanmadan hormon almadan hiç yaşamamış gibi bir otuz yıl sonra unutulacağını bilip yaşamak.
dünyada en azından bir ağaç bir anı hatta bir şey bırakmamış olmadan sade bir yaşam.
bu bile kimseyi umursamadan zevkine yaşamak gibi oluyor değil mi. başkalarını umursamadan yaşamak bile yaşama fazla odaklanmak gibi oluyor.
çünkü insanın beyni aynı değil ruhu düşüncesi kişiliği kültürü vb.
insan bir süre yaşamak için var. bir süre sonra yok olacağını tek bilen canlı acaba sadece insan mı.
normal doğa şartlarında böyle olmalı.
yoksa hayvanlarda bitkilerde ağaçlarda çok intihar ederdi.
dünyada belli bir süre geçirince yaşamış oluyorsun.
ama nasıl yaşamış oluyorsun. kime göre neye göre yaşamış.
duygularıda böyle görüyor sanki insanlar. gerçek değil bu sevgisi. yeterli değil.
yaşamak dediğinde yemek yemek cinsellik gezmek falan işte.
yaşam dediğin işte insanın haz duygusu zevk peşinde koşması. sürekli mutlu olmak başarılı olmak özel olmak istemesi gibi. tatmin edilmek her anlamda her konuda. evet onaylanmak. hatta herkes birbirine ne kadar zeki olduğunu kanıtlamak istiyor gibi. acayip müzikler dinliyorum kitaplar okuyorum gibi.
benim mallarım var hepsi özel gibi.
insanın bu duygusuna yetişen işte markalar var ya. mekanlar var pahalı ürünler var.
basit yaşamak yaşamak değil sanki. sıradan basit bir yaşam.
hiçbir takviye kullanmadan hormon almadan hiç yaşamamış gibi bir otuz yıl sonra unutulacağını bilip yaşamak.
dünyada en azından bir ağaç bir anı hatta bir şey bırakmamış olmadan sade bir yaşam.
bu bile kimseyi umursamadan zevkine yaşamak gibi oluyor değil mi. başkalarını umursamadan yaşamak bile yaşama fazla odaklanmak gibi oluyor.
çünkü insanın beyni aynı değil ruhu düşüncesi kişiliği kültürü vb.
insan bir süre yaşamak için var. bir süre sonra yok olacağını tek bilen canlı acaba sadece insan mı.
normal doğa şartlarında böyle olmalı.
yoksa hayvanlarda bitkilerde ağaçlarda çok intihar ederdi.
dünyada belli bir süre geçirince yaşamış oluyorsun.
ama nasıl yaşamış oluyorsun. kime göre neye göre yaşamış.
devamını gör...
3.
aslında bence durum biraz farklı. insanlar sadece paraya ya da egoya kilitlenmiş değil. bazıları gerçekten küçük şeylerden, basit zevklerden ve günlük hayatta yaşanan anlardan keyif alıyor yani yaşamak hala duygusal ve tutkulu bir şekil alabiliyor, egoya veya paraya indirgenemez. ancak görüş açımızda hep aynı tarz insanlar varsa başkalarının varlığını inkar durumuna gelebiliyoruz.
devamını gör...
4.
insanların hiç ölmeyecekmiş gibi bazı başarılara dolu dizgin odaklanması ve bu uğurda yakıp yıkmaktan geri durmaması, aşırı doz duygusallıktan ileri geliyorken duygusuz demenin makul gelmediği mevzu.
oysa ben neye kilitlensem başka bir yer eksik kalıyor gibi,
bu tekdüzelikten çıkmak için çırpınıp iki nefes aldıktan sonra aynı konfor alanına kavuşmak için geri vitese takıp gazlamak gibi ya da.
insanoğlu aşırı tuhaf bir varlık.
oysa ben neye kilitlensem başka bir yer eksik kalıyor gibi,
bu tekdüzelikten çıkmak için çırpınıp iki nefes aldıktan sonra aynı konfor alanına kavuşmak için geri vitese takıp gazlamak gibi ya da.
insanoğlu aşırı tuhaf bir varlık.
devamını gör...
5.
yaşama kilitlenmiş olmanın insanı yaşamdan koparması da ayrı bir trajedi.
böyle bir düzen içinde yaşamdan söz edilemez.
böyle bir düzen içinde yaşamdan söz edilemez.
devamını gör...