21.
1864/ 1944 yılları arasında yaşayan türk yazar olarak bilinir; yazar olmasının yanı sıra gazeteci kimliği de bulunmakta iken, edebiyatımızın üretken yazarlarından biri olarak yaşamını sürdürmüş ve 79 yaşında hayatını kaybetmiştir.
en bilinen eserleri arasında ise kuyruklu yıldız altında bir izdivaç, şıpsevdi, gulyabani, mürebbiye (kitap)'larının yer aldığını söylemek mümkün olacaktır.

en bilinen eserleri arasında ise kuyruklu yıldız altında bir izdivaç, şıpsevdi, gulyabani, mürebbiye (kitap)'larının yer aldığını söylemek mümkün olacaktır.

devamını gör...
22.
queer olduğunu yeni öğrendiğim türk yazar. miralay hulusi bey ismindeki zat ile 50 senelik bir birliktelik yaşamışlar ve hayatlarının son 22 yılı hüseyin rahmi bey'in heybeliada'da yaptırdığı köşkte geçmiş. üstelik üstad bu köşkü kendi kitaplarından kazandığı teliflerle yaptırmış ki bu durum onun bir dönem türk edebiyatı'nda bir yıldız olduğunu gösteriyor. miralay hulusi beyle yaşadıkları köşk, zaten ada oluşu hasebiyle izole bir bölgenin en müstahkem yapısıymış. buna mukabil çok da merdümgiriz birisi değilmiş. yalnız aşırı temizlik hastası ve ikamet ettiği yerden mümkün mertebe ayrılmayan bir yapısı varmış.
üstadın ilgimi çeken bir diğer özelliği ise, 1865 gibi erken bir tarihte doğmasına rağmen ne istibdad, ne ittihadçı, ne kemalizm dönemlerindeki siyasi hadiselere karışmaması. evet, romanları ve öykülerindeki halkın cehaletinin fırsatçı din adamlarında istismar edilmesi, dedikodu kültürü, kadınların zaafları üzerinden kandırılmaları, maço ve heteroseksüel osmanlı erkeği prototipi eleştirileri, belki onu cumhuriyet ideolojisinini seküler bakış açısıyla yakın pozisyona itiyordu ama gürpınar'da siyaset yok. o, dönemini, dönem insanı, mahalle kültürü ve küçük hayatlar üzerinden okumuş. her yönüyle okunmaya değer bir yazar.
üstadın ilgimi çeken bir diğer özelliği ise, 1865 gibi erken bir tarihte doğmasına rağmen ne istibdad, ne ittihadçı, ne kemalizm dönemlerindeki siyasi hadiselere karışmaması. evet, romanları ve öykülerindeki halkın cehaletinin fırsatçı din adamlarında istismar edilmesi, dedikodu kültürü, kadınların zaafları üzerinden kandırılmaları, maço ve heteroseksüel osmanlı erkeği prototipi eleştirileri, belki onu cumhuriyet ideolojisinini seküler bakış açısıyla yakın pozisyona itiyordu ama gürpınar'da siyaset yok. o, dönemini, dönem insanı, mahalle kültürü ve küçük hayatlar üzerinden okumuş. her yönüyle okunmaya değer bir yazar.
devamını gör...
23.
romanlarında siyasetten bol bol bahseden yazar.
örneğin cadı isimli romanındaki ziyaret-i kabir isimli koca bir bölümü viktor hugo gibi romandan bağımsız olarak geç osmanlı dönemine ait politika üzerine yakınmalarla geçirir. boğazdaki yapılaşmalar üzerinden verilen tasvirler, dönemin yarı-sömürgeleşme endişesini yansıtır. ingilizlerin adı doğrudan geçerken, mesele aslında genel olarak avrupa sermayesinin istanbul üzerindeki hakimiyetidir. bölümde nafiz nefi efendi ile birlikte boğazı dolaşırken 2.meşrutiyet dönemine ait gözüne batan detayları sıralamasını dinlersiniz. şehrin tarihi dokusunun ve değerli manzaralarının halk ve belediyeler tarafından çöplüğe çevrilmesinden veya zenginlere hibe edilmesinden başlar, inşaat malzemelerinin pahalanması yüzünden türklerin derme çatma uyduruk yapılar yapmaya başlamasından devam eder,
ingilizlerin istanbuldaki giderek artan nüfuz alanı hakkında veryansın eder, "mülkümüzde alman, fransız, ingiliz ve rus nüfuzu her gün bizi biraz daha kaplayarak boğuyor" diyerek söylene söylene yürür.
örneğin cadı isimli romanındaki ziyaret-i kabir isimli koca bir bölümü viktor hugo gibi romandan bağımsız olarak geç osmanlı dönemine ait politika üzerine yakınmalarla geçirir. boğazdaki yapılaşmalar üzerinden verilen tasvirler, dönemin yarı-sömürgeleşme endişesini yansıtır. ingilizlerin adı doğrudan geçerken, mesele aslında genel olarak avrupa sermayesinin istanbul üzerindeki hakimiyetidir. bölümde nafiz nefi efendi ile birlikte boğazı dolaşırken 2.meşrutiyet dönemine ait gözüne batan detayları sıralamasını dinlersiniz. şehrin tarihi dokusunun ve değerli manzaralarının halk ve belediyeler tarafından çöplüğe çevrilmesinden veya zenginlere hibe edilmesinden başlar, inşaat malzemelerinin pahalanması yüzünden türklerin derme çatma uyduruk yapılar yapmaya başlamasından devam eder,
ingilizlerin istanbuldaki giderek artan nüfuz alanı hakkında veryansın eder, "mülkümüzde alman, fransız, ingiliz ve rus nüfuzu her gün bizi biraz daha kaplayarak boğuyor" diyerek söylene söylene yürür.
devamını gör...
24.
kalemi kadar tığıyla meşhur yazar. heybeli'de kadınlar dantel örneği almaya gelirmiş rahmetliye.
devamını gör...