21.
günde en az sekiz saat iş yerinde olm zorunluluğu.
devamını gör...
22.
genellikle işim dışarıda olduğu için işyerinde her gün mesai doldurmak zorunda değilim. o nedenle orada neler dönüyor, nasıl dengeler var, hiç bilmiyorum, merak da etmiyorum. ancak şehir dışında olduğumda her kültür ve sosyoekonomik sınıftan bin çeşit insanla muhatabım. bunlarla ilişkim süreğen değil, her seferinde yeni kişilerle tanışmam ve laf anlatmam gerekiyor.
yıllar içinde işe dair kafamda 7-8 kategori oluştu. bunların en mide bulandırıcı olanı yalan söylemekten hiçbir şekilde imtina etmeyen manipülatif profil. bunlarla yürütülen her diyalog psikolojik savaş unsuru gibidir.
daha ilk tanışma anından itibaren sizi tartmaya başlar. bu açılış da 3 olası şekilde olur; fazla sıcak, fazla soğuk/mesafeli ve yapay gerilimli.
fazla sıcak; aşırı ihtimam, saygı, ikram ve övgü içerir. böylelikle sizi yavaş yavaş muhatap lehine gereksiz empati ve minnet duygusuna itmeyi amaçlar. pasif bir yöntemdir ama ayık olmazsan etkilidir. ikram reddedene ve ısrarlı ihtimamı önemsemediğini belli edene kadar sürer.
fazla soğuk; sorulara zorla cevap verilir, suratlar asık olur, diyalog akışı yavaş olur. talep ettiğiniz işlerde sürekli bir aksaklık çıkar, yapılamaz iddiası çok dillendirilir ve sizden alternatif sunmanız veya onlar adına karar almanız beklenir. maksat çözüm değildir; yetkinliğinizi sınamak, karar alırken veya talep ederken tereddüt edip etmediğinizi görmektir. sizi bilmediğiniz alakasız konular içine çekmeye çalışırlar ki, özgüveniniz sarsılsın. bunlara karşı en iyi yöntem, bildiğiniz ve zaten gerekli olan çerçevede kalıp muhatabı ayrıntıya boğmaktır. bunlar çoğunlukla kendi yöntemlerinin aleyhlerine dönmesine karşı hazırlıklı olmazlar ve hızlı bir şekilde tabi olma eğilimi geliştirirler. ikincisi, nihai sorumluluğu onlara bırakacak şekilde bağlam değiştirmektir. böylelikle sebep oldukları her türlü yapay sorunu çözme sorumluluğu karşıya transfer edilir. ve işler birden hızlanmaya, tavırlar değişmeye başlar.
yapay gerilim; öfkeli profil, ‘sizinle ilgili olmayan dış sebepler nedeniyle’ duygu patlamasının eşiğinde gibi davranır. muhatapta belirsiz bir tehlike ve her an kendine yönelebilecek dolaylı bir tehdit algısı işlemeye çalışır ki, psikolojik olarak baskı altına alabilsin. zira korkan insan sağlıklı karar alamaz ve taleplerinin arkasında durmakta tereddüt eder. en sıkıntılısı bunlar gibi gözükse de, baş etmesi en kolay ve hatta eğlenceli grup budur. hiçbir şekilde ilgilenmemek, anlatıyı dinlememek ve hatta hafif alaycılık bunların apışıp kalmasına sebep olur. hiçbir tepki vermeden tiyatro izler gibi izleyip sonra direkt konuya girince şaşkınlıkları yüzlerinden okunur. bunların en salak versiyonu da gayrimeşruluktan saygı umanlardır. şiddet içerikli gayrimeşru hikayelerini anlatmayı pek severler. hapis yatmış da, bilmem ne yapmış da… sanki benim için yattı! o kadar gayrimeşruya hevesliysen git mahallenin önünde çömelip tespih salla, olmadı torba tut y.rr..m, burada ne işin var! bunlar umursamayınca çok hızlı sönümlenir.
hepsinin ortak manipülasyon tekniği ise sorduğunuz sorulara cevap vermemek için sanki başka bir şey sorulmuş gibi alakasız şeyler anlatmalarıdır. küçük müdahalelerle konuya döndürülmeleri gerekir, yoksa hem muhabbet uzar, hem de uzayan muhabbette anlatılan alakasız şeyler gerekçe olarak önünüze konulmaya başlar.
birbirlerine çok benzerler, küçüktürler ama mide bulandırırlar.
yıllar içinde işe dair kafamda 7-8 kategori oluştu. bunların en mide bulandırıcı olanı yalan söylemekten hiçbir şekilde imtina etmeyen manipülatif profil. bunlarla yürütülen her diyalog psikolojik savaş unsuru gibidir.
daha ilk tanışma anından itibaren sizi tartmaya başlar. bu açılış da 3 olası şekilde olur; fazla sıcak, fazla soğuk/mesafeli ve yapay gerilimli.
fazla sıcak; aşırı ihtimam, saygı, ikram ve övgü içerir. böylelikle sizi yavaş yavaş muhatap lehine gereksiz empati ve minnet duygusuna itmeyi amaçlar. pasif bir yöntemdir ama ayık olmazsan etkilidir. ikram reddedene ve ısrarlı ihtimamı önemsemediğini belli edene kadar sürer.
fazla soğuk; sorulara zorla cevap verilir, suratlar asık olur, diyalog akışı yavaş olur. talep ettiğiniz işlerde sürekli bir aksaklık çıkar, yapılamaz iddiası çok dillendirilir ve sizden alternatif sunmanız veya onlar adına karar almanız beklenir. maksat çözüm değildir; yetkinliğinizi sınamak, karar alırken veya talep ederken tereddüt edip etmediğinizi görmektir. sizi bilmediğiniz alakasız konular içine çekmeye çalışırlar ki, özgüveniniz sarsılsın. bunlara karşı en iyi yöntem, bildiğiniz ve zaten gerekli olan çerçevede kalıp muhatabı ayrıntıya boğmaktır. bunlar çoğunlukla kendi yöntemlerinin aleyhlerine dönmesine karşı hazırlıklı olmazlar ve hızlı bir şekilde tabi olma eğilimi geliştirirler. ikincisi, nihai sorumluluğu onlara bırakacak şekilde bağlam değiştirmektir. böylelikle sebep oldukları her türlü yapay sorunu çözme sorumluluğu karşıya transfer edilir. ve işler birden hızlanmaya, tavırlar değişmeye başlar.
yapay gerilim; öfkeli profil, ‘sizinle ilgili olmayan dış sebepler nedeniyle’ duygu patlamasının eşiğinde gibi davranır. muhatapta belirsiz bir tehlike ve her an kendine yönelebilecek dolaylı bir tehdit algısı işlemeye çalışır ki, psikolojik olarak baskı altına alabilsin. zira korkan insan sağlıklı karar alamaz ve taleplerinin arkasında durmakta tereddüt eder. en sıkıntılısı bunlar gibi gözükse de, baş etmesi en kolay ve hatta eğlenceli grup budur. hiçbir şekilde ilgilenmemek, anlatıyı dinlememek ve hatta hafif alaycılık bunların apışıp kalmasına sebep olur. hiçbir tepki vermeden tiyatro izler gibi izleyip sonra direkt konuya girince şaşkınlıkları yüzlerinden okunur. bunların en salak versiyonu da gayrimeşruluktan saygı umanlardır. şiddet içerikli gayrimeşru hikayelerini anlatmayı pek severler. hapis yatmış da, bilmem ne yapmış da… sanki benim için yattı! o kadar gayrimeşruya hevesliysen git mahallenin önünde çömelip tespih salla, olmadı torba tut y.rr..m, burada ne işin var! bunlar umursamayınca çok hızlı sönümlenir.
hepsinin ortak manipülasyon tekniği ise sorduğunuz sorulara cevap vermemek için sanki başka bir şey sorulmuş gibi alakasız şeyler anlatmalarıdır. küçük müdahalelerle konuya döndürülmeleri gerekir, yoksa hem muhabbet uzar, hem de uzayan muhabbette anlatılan alakasız şeyler gerekçe olarak önünüze konulmaya başlar.
birbirlerine çok benzerler, küçüktürler ama mide bulandırırlar.
devamını gör...
23.
dedikodu.
bir de basit bir iş yapmalarına rağmen kendilerini önemli bir iş yapıyormuş gibi göstermeleri.
bir de basit bir iş yapmalarına rağmen kendilerini önemli bir iş yapıyormuş gibi göstermeleri.
devamını gör...
24.
iş yerini sahiplenip sürekli fazlasını yapmaya çalışan kişinin değerinin bilinmemesi ve bunun üstüne yüz vermeyen, işten kaçan, soğuk davranan çalışana aşırı saygı duyulması.
devamını gör...