düzensiz yaşamaya alışmış ve kadınlarla tek gecelik ilişkiler tercih eden karakter alper ile mütavazi bir yaşam süren ada'nın bir kitapçıda yolları kesişir. aralarında başlayan aşk onlarda çok şeyi değiştirecektir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "strikeapose" tarafından 13.01.2021 21:10 tarihinde açılmıştır.
1.
birçok erkeği tarçınlı kekten soğutmuş filmdir.. neredeyse çocukluğumdan beri en sevdiğim kek; ancak herhangi bir arkadaşımdan, bana havuçlu tarçınlı kek yapar mısın diye rica ettiğimde; hep aynı espriye maruz kalmaktan yoruldum.
- hayırdır; ıssız adam mı oldun ?
- hayırdır; ıssız adam mı oldun ?
devamını gör...
2.
2008'de vizyona girdiğinde tüm türkiye'nin akın akın gittiği filmdir. o vakitler hakkında "çok duygusal bir filmmiş, herkes izlerken ağlıyormuş" deniyordu. daha sonra izleyince insanların bu filmin neresine ağladıklarını anlayamadım. tek artısı güzel film müzikleri olmuştur ve türkiye'de ölmüş olan plak işinin yeniden canlanması olmuştur.
--! spoiler !--
filmi kısaca özetlemek gerekirse ana karakterimiz alper tek gecelik ilişkilerle hayatını sürdüren, bağlanma problemi yaşayan bir erkek bireydir. hatta filmin en başında msn'den grup seks ayarlarken görürüz kendisini. bir gün ada isimli hoş bir hanımkızla tanışır (ıssız "adam" ya hani filmin adı) ve ilişkileri hafiften ciddileşmeye başlar. ana karakterimiz ise bu durumdan korkar ve hiçbir neden yokken ilişkiyi bitirmek ister ve bitirir. (filmin en meşhur repliği "ada, ben ayrılmak istiyorum." burada sarf edilir.) en sonda ise yıllar sonra ada ile karşılaşır. ada evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmıştır fakat kahramanımız serseriliğe devam etmektedir.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
filmi kısaca özetlemek gerekirse ana karakterimiz alper tek gecelik ilişkilerle hayatını sürdüren, bağlanma problemi yaşayan bir erkek bireydir. hatta filmin en başında msn'den grup seks ayarlarken görürüz kendisini. bir gün ada isimli hoş bir hanımkızla tanışır (ıssız "adam" ya hani filmin adı) ve ilişkileri hafiften ciddileşmeye başlar. ana karakterimiz ise bu durumdan korkar ve hiçbir neden yokken ilişkiyi bitirmek ister ve bitirir. (filmin en meşhur repliği "ada, ben ayrılmak istiyorum." burada sarf edilir.) en sonda ise yıllar sonra ada ile karşılaşır. ada evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmıştır fakat kahramanımız serseriliğe devam etmektedir.
--! spoiler !--
devamını gör...
3.
çağan ırmak'ın genelde filmlerini severim ama nedense bunu sevemedim. ilk yayınlandığı gün filmin konusu hakkında hiçbir fikrim olmadan girmiştim sinemaya konusu sarmadığı için ara ara dışarı çıkmıştım. salona döndüğümde arkadaşım hüngür hüngür ağlıyordu bir anlam verememiştim. film bayağı ses getirince dur bir daha izleyeyim kaçırdığım bir şey vardır belki dedim ama yok ben bir türlü sevemedim.
devamını gör...
4.
cemal hünal’ı (neden bilmiyorum) sevmediğim için geçen seneye kadar izlemediğim film. haliyle bahsi geçtiğinde uzaylı gibi bakıyordum. en son dayanamadım, izledim, melis birkan hayranı olup çıktım.
devamını gör...
5.
sevmenin verdiği acıyı, nefreti, kıskançlığı, özlemi kendinin farkına vardığından beri hiçbir şekilde tatmamış bir adamın öğrenme sürecini anlatmaya doğru giden bir filmdi. daha sonrasında hayatının sadece acı mutsuzluk ve duygusal olarak tatmin olmayacağına artık yemin ettiği bir döneme giriyor ve adasını kaybediyor. her şeyi mahvederek hayatını mutsuzluğa adıyor. son sahnesini izlerken tarif edilemez bir his kapladı içimi. üzüldüm alper ve ada ilişkisi için üzüldüm
devamını gör...
6.
her izlediğimde beni ağlatan filmdir. kimisi için belki de öylesine bir film olabilir ama ben her izlediğimde sevmeye dair pişmanlığa dair çok şey görüyorum sizin de bu film hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum
devamını gör...
7.
abartıldığını düşündüğüm film. her yerde o sarılma sahnesini görüyordum, dedim herhalde filmi izlemediğim için duygusal gelmiyor. gittim filmi izledim, hala duygusal gelmiyor. gram etkilemiyor beni, ben mi duygusuzum diye düşündürtüyor. ortalama bir film bence, izle geç türünden.
devamını gör...
8.
bana göre erkeklerin uçarsa ne kadar bencil ,amaçsız olabileceğini ve kadınların da ne kadar kırılırsa kırılırsın sevmeye karşı umutlarının bitmediğini anlatmaya çalışan ama bunu yaparken de bir o kadar bar entelektüeli havasını içimize işleyen, anlamlı cümlelerden ve bohem havadan insanı bıktıran gereksiz manalı ve romantik olmaya çalışan film.
buna rağmen müzikleri gayet güzel (bkz: anlamazdın)
buna rağmen müzikleri gayet güzel (bkz: anlamazdın)
devamını gör...
9.
o filmden sonra plak alamadım. çünkü fiyatları çok arttı filmden önce kimse plağın yüzüne bakmazdı. dinleseler içim yanmaz alıp kız tavlıcaklar güya havuçlu tarçınlı kek de yapın bütün kızlar sıraya girsin.
devamını gör...
10.
filmde hiç de ıssız değildi yani,ıslı ıslı geziniyordu.grup sekse bile gidiyordu mutsuz adam.illa mutsuz edecek birşey bulacak.ulan grup sekse çağırılan adamsın ,daha ne istiyorsun bilader?
fıstık gibi kız da vurulmuş .her türlü pisliğine katlanıyor.dam buldun da kıllısını mı arıyorsun ?
üstelik bu herife tilt oluyorum.niye bu sosyetik şaban oynamış ki bu rolü.hiç de rol yapamıyor torpilli hıyar.
güzelim kızı öpme şerefine de nail oldu bu film aracılığı ile.
şanslı cemo.
şanslı adam.
fıstık gibi kız da vurulmuş .her türlü pisliğine katlanıyor.dam buldun da kıllısını mı arıyorsun ?
üstelik bu herife tilt oluyorum.niye bu sosyetik şaban oynamış ki bu rolü.hiç de rol yapamıyor torpilli hıyar.
güzelim kızı öpme şerefine de nail oldu bu film aracılığı ile.
şanslı cemo.
şanslı adam.
devamını gör...
11.
yayınlandığı zamanda oldukça abartılan filmlerden biri.
bağlanma korkusu olan bir erkek duygusal o adamı düzeltebilecegine inan bir kadın .adam düzelmedi kadın gitti.
yaşanan ilişki günümüzde de sıkça gördüğümüz türden olduğu için bir çok insan kendini onların yerine koyarak filmi ağlaya ağlaya izledi.bana göre tek duygusal olan yer ada'nın alper'in çocukluğunun geçtiği tarsus'ta ki evinde geçirdiği zaman.
duygusal anlamda bi çöküş varsa ve bir erkeğe kızıp sövmek istiyor ve yapamıyorsanız bu filmi seyrederek içinizi boşaltabilirsiniz.
bağlanma korkusu olan bir erkek duygusal o adamı düzeltebilecegine inan bir kadın .adam düzelmedi kadın gitti.
yaşanan ilişki günümüzde de sıkça gördüğümüz türden olduğu için bir çok insan kendini onların yerine koyarak filmi ağlaya ağlaya izledi.bana göre tek duygusal olan yer ada'nın alper'in çocukluğunun geçtiği tarsus'ta ki evinde geçirdiği zaman.
duygusal anlamda bi çöküş varsa ve bir erkeğe kızıp sövmek istiyor ve yapamıyorsanız bu filmi seyrederek içinizi boşaltabilirsiniz.
devamını gör...
12.
insanın ona tatlı gelen ve vazgeçmek istemediği bir günahı olabileceğini anlatan film.
filmi zamanında malum sahneleri yüzünden sinemada izlemedim.
sonra da izleyesim gelmedi.
geçenlerde kısa bir videosuna denk geldim ve izlemeye karar verdim.
kılık kıyafetlere şaştım, ne kadar bol giyiyormuş kadınlar.
ada'nın kot pantolonlarından üç tane pantolon çıkar.
alper'in vucüdunu bugünkü kızlara göster bir tanesi yüzüne bakmaz.
proteinsiz alper.
çekimi biraz amatörce geldi, muhtemelen az parayla çekilen bir filmdi.belki ondan o kadar açık sahnesi oldu. yönetmen elinde ne varsa ondan kullanmış olabilir.
ada ben ayrılmak istiyorumlu sahne, beni filmi izlemeye yönelten sahneydi.
bence amacı ada'yı kendinden korumak değildi amacı sevdiği günahına devam etmekti.
sevdiği günahı sayesinde, filmin sonunda yaşadığı duruma tüm kadınlar gibi hiç üzülmedim.
sevdiği günahının affedilmesi ile ilgilenseydi keşke.
günahlara tövbe edilebilir alper, ne sandın.
filmi zamanında malum sahneleri yüzünden sinemada izlemedim.
sonra da izleyesim gelmedi.
geçenlerde kısa bir videosuna denk geldim ve izlemeye karar verdim.
kılık kıyafetlere şaştım, ne kadar bol giyiyormuş kadınlar.
ada'nın kot pantolonlarından üç tane pantolon çıkar.
alper'in vucüdunu bugünkü kızlara göster bir tanesi yüzüne bakmaz.
proteinsiz alper.
çekimi biraz amatörce geldi, muhtemelen az parayla çekilen bir filmdi.belki ondan o kadar açık sahnesi oldu. yönetmen elinde ne varsa ondan kullanmış olabilir.
ada ben ayrılmak istiyorumlu sahne, beni filmi izlemeye yönelten sahneydi.
bence amacı ada'yı kendinden korumak değildi amacı sevdiği günahına devam etmekti.
sevdiği günahı sayesinde, filmin sonunda yaşadığı duruma tüm kadınlar gibi hiç üzülmedim.
sevdiği günahının affedilmesi ile ilgilenseydi keşke.
günahlara tövbe edilebilir alper, ne sandın.
devamını gör...
13.
aski tatmamis iki kişinin, bir birlerini tanidiktan sonra yaşadıkları ve yıllardır arayipta bulamadıkları ruh eslerini buluyorlar aslinda.filmin ismini duyduğum anda aklima ilk şarkısı geliyor.ayla dikmen"
sevilirken bilmedin mi?
ben söylerken gülmedin mi?
falımızda hasret var
ayrılık var, demedim mi?
anlamazdın, anlamazdın
kadere de inanmazdın
hani sen acı veren
kalpsizlerden, olamazdın
sevilirken bilmedin mi?
ben söylerken gülmedin mi?
falımızda hasret var
ayrılık var, demedim mi?
anlamazdın, anlamazdın
kadere de inanmazdın
hani sen acı veren
kalpsizlerden, olamazdın
devamını gör...
14.
bir şef olan alper ve çocuk kıyafetleri diken ada'nın tesadüden tanışması ile aşık olup yaşadıklarını konu edinen 2008 yapımlı türk filmi. çağan ırmak yönetiyor.
ıssız ada olan kişi alper
yalnız ıssız bir adam olmaya alışmış ve ne kadar aşık olursa olsun hayatında kimse uzun süre barınamıyor. terk etme lüksünü yönetmen erkek olana vermiş, oysa kadın da terk edebilirdi.
yalnızlık bağımlısı birinin yalnızlık uğruna her şeyden vazgeçebilmesini konu ediniyor.



afiyet olsun ayrılak mı?^^
ıssız ada olan kişi alper
yalnız ıssız bir adam olmaya alışmış ve ne kadar aşık olursa olsun hayatında kimse uzun süre barınamıyor. terk etme lüksünü yönetmen erkek olana vermiş, oysa kadın da terk edebilirdi.
yalnızlık bağımlısı birinin yalnızlık uğruna her şeyden vazgeçebilmesini konu ediniyor.



afiyet olsun ayrılak mı?^^
devamını gör...
15.
melis birkan ve cemal hünal iyi bir ikili olmamıştı aslında. yıldız kültür ise bir diva gibi göründüğü her sahneyi değerli kılmayı başarmıştı.
çağan ırmak filmlerine zaafım olduğundan vizyona girer girmez sinemaya koşmuştum. evli, iki çocuklu halimle gittiğimden olsa gerek ada ve alper'in arasında yaşanan aşk bana geçmedi.
meşhur havuçlu-tarçınlı keki, bu filmi izleyen herkes gibi aklımın bir köşesine not ettim, ilk fırsatta da yaptım. yani kek işte.
ada nahif, tatlı, nazik bir kızdı ama bir kusuru vardı, hödükleri sevme konusunda ustaydı. alper gibi karaktersiz, beş para etmez bir adama yani lafın gelişi adam dedim, serseriye aşık olarak kendisine duyduğum saygıyı yerle bir etmişti.
alper için yazacak tek bir satırım bile olmayacak. kendisi değil bir satır, bir kelime ile anılmayı bile hak etmeyecek kadar berbat bir karakter zira.
iyi anneler de bazen iyi çocuklar yetiştiremiyor.
filmin son 11 dakikasını ise tüm filmden ayrı tutarım.
alper'i affetmem de o son dakikaların hatrınadır zaten.
filme beraber gittiğim o zamanki canım arkadaşımı hatırlatması açısından da bir yanıyla üzücüdür benim için. beni hayatta en iyi anlayan biricik arkadaşımla bir hiç uğruna biten arkadaşlığımızdan çağan ırmak'ın haberi olsaydı belki bize de aynı ıssız adam'daki gibi bir son yazardı.
cemal hünal yerine başka biri olmalıydı. yıllardır bu konuda ısrarcıyım.
melis birkan'dan başka biri ise ada olamazdı.
çağan ırmak'ın bir süredir film çekmediğini hatırlayıp bizi yeniden lezzetli filmleri ile buluşturmasını çok istiyorum.
çağan ırmak filmlerine zaafım olduğundan vizyona girer girmez sinemaya koşmuştum. evli, iki çocuklu halimle gittiğimden olsa gerek ada ve alper'in arasında yaşanan aşk bana geçmedi.
meşhur havuçlu-tarçınlı keki, bu filmi izleyen herkes gibi aklımın bir köşesine not ettim, ilk fırsatta da yaptım. yani kek işte.
ada nahif, tatlı, nazik bir kızdı ama bir kusuru vardı, hödükleri sevme konusunda ustaydı. alper gibi karaktersiz, beş para etmez bir adama yani lafın gelişi adam dedim, serseriye aşık olarak kendisine duyduğum saygıyı yerle bir etmişti.
alper için yazacak tek bir satırım bile olmayacak. kendisi değil bir satır, bir kelime ile anılmayı bile hak etmeyecek kadar berbat bir karakter zira.
iyi anneler de bazen iyi çocuklar yetiştiremiyor.
filmin son 11 dakikasını ise tüm filmden ayrı tutarım.
alper'i affetmem de o son dakikaların hatrınadır zaten.
filme beraber gittiğim o zamanki canım arkadaşımı hatırlatması açısından da bir yanıyla üzücüdür benim için. beni hayatta en iyi anlayan biricik arkadaşımla bir hiç uğruna biten arkadaşlığımızdan çağan ırmak'ın haberi olsaydı belki bize de aynı ıssız adam'daki gibi bir son yazardı.
cemal hünal yerine başka biri olmalıydı. yıllardır bu konuda ısrarcıyım.
melis birkan'dan başka biri ise ada olamazdı.
çağan ırmak'ın bir süredir film çekmediğini hatırlayıp bizi yeniden lezzetli filmleri ile buluşturmasını çok istiyorum.
devamını gör...
16.
sinemalara çıktığı dönem türk sinemasının üretim zorluğu çektiği dönemdi. kim ne derse desin türk sinemasında bir farkındalık yaratmış, yeni bir eşik atlatmış yapımdır. ses getirmiş, replikleri dile dolanmıştı fena da gişe yapmamıştı. bu açıdan türk sinemasının 2000 lerdeki uyanış döneminin bir kaç yapımından biridir.
modern şehir hayatında, yalnızlığında sıkışmış bir erkeğin aşk, iş ve aile sarmalındaki yaşamını anlatan bir dramadır. puanım 8/10.
modern şehir hayatında, yalnızlığında sıkışmış bir erkeğin aşk, iş ve aile sarmalındaki yaşamını anlatan bir dramadır. puanım 8/10.
devamını gör...
17.
filmi henüz biraz evvel bitirdim, 26 yıldan azıcık fazla olan hayatıma bir de ıssız adam filmini de sığdırmış oldum. filmi izlemeden evvel youtube'da sadece "ada ben ayrılmak istiyorum" sahnesine denk gelmiş ve birkaç kez o sahneyi izlemiştim. melis birkan'ın oyunculuğu o sahnede hoşuma gittiği için filmi izleme arzum de hep vardı fakat aşk filmlerine olan ön yargım sebebiyle izlememiştim ki bu ön yargımı en azından bu film yönünden bugün itibariyle kırdım. baştan belirtmiş olayım ki bu filme yönelik sadece. aşk filmlerine dair ön yargım devamlılığının sürdürmektedir.
alper(cemal hünal) ve ada(melis birkan) dizinin esas karakterleri malum. alper karakteri de oyunculuk anlamında bence gayet iyiydi, filmin gayet iyi bir kısmı bir şekilde kadınların koynunda geçiyor. sonra da ada karakteriyle neyse. filme dair tat kaçıran ayrıntı vermek istemiyorum ama özetlemek gerekir aşk kavramı bence bu filmde gayet tadında işlenmiş. abartılardan uzak hoş bir aşk kavramı. ikilinin beraber olan sahnelerini sevdim. final sahnesi bence gayet iyi. birbirlerine karşı her şeyin iyi olduğunu söyleyip de içten içe farklı şeyler söylemeleri falan.
final sahnesinin evvelinde alper'in ada ile tanışma çabası da gayet iyi bence. yani çok da zorlama bir tanışma durumu değil bence gayet hayatta insanın başına gelebilecek bir tanışma durumu. ayrıntıya girmek istemiyorum zira dediğim gibi dilme dair tat kaçıran detay sunmak istemiyorum kimseye.
aşk türünde filmi hiç hiç sevmiyorsanız hani tavsiye etmem, ancak benim gibi yalnızca ön yargınız var ise tavsiye ederim, şahsen beğendim, güzel oldu benim için.
sevgilimle beraber izlemek isterdim, bir başka film incelenmesinde görüşmek üzere.
alper(cemal hünal) ve ada(melis birkan) dizinin esas karakterleri malum. alper karakteri de oyunculuk anlamında bence gayet iyiydi, filmin gayet iyi bir kısmı bir şekilde kadınların koynunda geçiyor. sonra da ada karakteriyle neyse. filme dair tat kaçıran ayrıntı vermek istemiyorum ama özetlemek gerekir aşk kavramı bence bu filmde gayet tadında işlenmiş. abartılardan uzak hoş bir aşk kavramı. ikilinin beraber olan sahnelerini sevdim. final sahnesi bence gayet iyi. birbirlerine karşı her şeyin iyi olduğunu söyleyip de içten içe farklı şeyler söylemeleri falan.
final sahnesinin evvelinde alper'in ada ile tanışma çabası da gayet iyi bence. yani çok da zorlama bir tanışma durumu değil bence gayet hayatta insanın başına gelebilecek bir tanışma durumu. ayrıntıya girmek istemiyorum zira dediğim gibi dilme dair tat kaçıran detay sunmak istemiyorum kimseye.
aşk türünde filmi hiç hiç sevmiyorsanız hani tavsiye etmem, ancak benim gibi yalnızca ön yargınız var ise tavsiye ederim, şahsen beğendim, güzel oldu benim için.
sevgilimle beraber izlemek isterdim, bir başka film incelenmesinde görüşmek üzere.
devamını gör...
18.
bu filmden sonra türkiye'de kızlar başına geleceklerin fragmanını tüm çıplaklığıyla hissetmiş olacak ki azcık ıssız adam tribine gireni hissettiğinde de s**tir lo çekmeye başlamıştı. hatta ıssız adam tribi tabiri türkiye literatürüne girdi. demek ki deyimler ifadeler böyle çıkıyor.
çağan ırmak'ın türk erkeklerine attığı en büyük kazıktır ıssız adam filmi. onun yüzünden bir dönem erkekler ağzıyla kuş tutsa yaranamadı kızlara.
melis birkan'ın güzelliği bu filmde allah allah seviyesindedir. cemal hünal'ı da kızlar değerlendirsin.
çağan ırmak'ın türk erkeklerine attığı en büyük kazıktır ıssız adam filmi. onun yüzünden bir dönem erkekler ağzıyla kuş tutsa yaranamadı kızlara.
melis birkan'ın güzelliği bu filmde allah allah seviyesindedir. cemal hünal'ı da kızlar değerlendirsin.
devamını gör...
19.
---- sonuna kadar spoiler ----
bu filmde erkeğe ilişkiler hakkında sessizce verilen çok sayıda ders var.
insan yaş aldıkça gördüğü, aldığı mesajlar da artıyormuş.
yıllar geçtikçe bir erkek olarak alper'i daha iyi anlıyorum.
ada'nın daha önce göremediğim
ve buram buram sallanan kırmızı bayraklarını,
erkek ve kadın arasındaki cinsel isteklilik uyumunun önemini,
ada'nın alper'in kulağının dibinde
"evlenmelisin, doğurmalısın" mesajıyla çalan biyolojik çanlarını
alper'in sessiz tepkilerini,
ada'nın bunları hiç fark etmemesini...
alper
-doğru kişiyi bulduğunda bana teşekkür edeceksin derken
klişe bir ayrılık konuşması yapmıyordu,
ada ile olmazdı,
alper söylediğinde samimiydi.
ne demiştik,
bu filmde erkeğe ilişkilere yönelik olarak sessizce verilen çok sayıda ders var,
onlardan birisi
ilişkide kadının tecrübeli olması,
kadın doğası
ve evlilik üzerine.
alper'in
-valla yemiş gibi duruyorsun zamanında şeklinde özetlediği,
ayrılık konuşması yapılırken
-nedense hiç şaşırmadım diyecek kadar,
-size bu lafları kızılayda mı dağıtıyorlar diyecek kadar
"tecrübeli" bir kadının
yıllar sonra karşılaştığı eski sevgilisi karşısında
mental olarak nasıl zorlandığını hepiniz izlediniz.
ada artık evli ve çocuklu bir kadın,
ada'nın kocasına (hakan) üzülmeyen oldu mu?
hakan'a üzülmenin farklı bir sebebi daha var,
ada tarafından kullanılmış olması.
filmin son sahnesinde ada'nın cüzdanından çıkarıp gösterdiği bir kız çocuğu var.
söylediğine göre 3 yaşında.
ayrılığın ertesinde doğacağı haberini aldığımız şenol'un çocuğu aynı dönemde yaklaşık olarak 4 bilemedin 5 yaşında,
bu demektir ki ada alper'den ayrıldıktan "6 ay içinde"
1- evleneceği adamı bulmuş/evlenmiş,
2- çocuk yapımına girişmiş.
sizce hakan ada'nın hayallerindeki beyaz atlı prens miydi yoksa onun için bir araç mıydı?
eskiden olsa "bu tıynette bir kadınla hangi erkek evlenmek ister? yorumu size bırakıyorum." derdim.
fakat kadın doğası bu... onlar doğalarının gereğini yapıyorlar.
yalan söylemek, gizlemek, gizlenmek, rol yapmak, mış gibi yapmak, amacını gizlemek
yani kısacası sinsilik...
onlara doğanın bahşettiği bir güç.
diyebilirsiniz ki
o halde filmin sonunda alper'in pişmanlığını neden dinledik?
aslında film boyunca alper'in suratına sürekli vurulan bir gerçek var.
- diskodaki kadının genç birini tercih etmesi
- ada'nın alper'i demode bulması, kız tavlama sanatı isimli eski bir kitabı çevirip mesaj vermesi
- eskortun işler kesat galiba demesi
- eskortun yaşlanıyor musun sen demesi
- ada'nın alper'in esprisine "ben ortaokuldaydım" yanıtı vermesi
- ada'nın annen gelmeden bekarlık günlerinden kalma dergi varsa kaldır demesi (alper'in dergi mi kaldı demesi)
- ve filmin sonunda sinem'in alper'in selamını almayıp kafasını çevirmesi
film boyunca tek gecelik ilişkilerle ve cinsellikle özdeşleşen alper filmin sonuna doğru
yukarıdaki gerçekliği kabul etmek zorunda kalıyor. öyle ki önümüze çıkan karakter
şenol'un çocuğuna amcalık yapan, onunla oynayan, akşam çocuk filmine giden bir karakter.
filmin başındaki alper değil ıssız adam.
filmin sonundaki alper asıl ıssız adam.
bu filmde erkeğe ilişkiler hakkında sessizce verilen çok sayıda ders var.
insan yaş aldıkça gördüğü, aldığı mesajlar da artıyormuş.
yıllar geçtikçe bir erkek olarak alper'i daha iyi anlıyorum.
ada'nın daha önce göremediğim
ve buram buram sallanan kırmızı bayraklarını,
erkek ve kadın arasındaki cinsel isteklilik uyumunun önemini,
ada'nın alper'in kulağının dibinde
"evlenmelisin, doğurmalısın" mesajıyla çalan biyolojik çanlarını
alper'in sessiz tepkilerini,
ada'nın bunları hiç fark etmemesini...
alper
-doğru kişiyi bulduğunda bana teşekkür edeceksin derken
klişe bir ayrılık konuşması yapmıyordu,
ada ile olmazdı,
alper söylediğinde samimiydi.
ne demiştik,
bu filmde erkeğe ilişkilere yönelik olarak sessizce verilen çok sayıda ders var,
onlardan birisi
ilişkide kadının tecrübeli olması,
kadın doğası
ve evlilik üzerine.
alper'in
-valla yemiş gibi duruyorsun zamanında şeklinde özetlediği,
ayrılık konuşması yapılırken
-nedense hiç şaşırmadım diyecek kadar,
-size bu lafları kızılayda mı dağıtıyorlar diyecek kadar
"tecrübeli" bir kadının
yıllar sonra karşılaştığı eski sevgilisi karşısında
mental olarak nasıl zorlandığını hepiniz izlediniz.
ada artık evli ve çocuklu bir kadın,
ada'nın kocasına (hakan) üzülmeyen oldu mu?
hakan'a üzülmenin farklı bir sebebi daha var,
ada tarafından kullanılmış olması.
filmin son sahnesinde ada'nın cüzdanından çıkarıp gösterdiği bir kız çocuğu var.
söylediğine göre 3 yaşında.
ayrılığın ertesinde doğacağı haberini aldığımız şenol'un çocuğu aynı dönemde yaklaşık olarak 4 bilemedin 5 yaşında,
bu demektir ki ada alper'den ayrıldıktan "6 ay içinde"
1- evleneceği adamı bulmuş/evlenmiş,
2- çocuk yapımına girişmiş.
sizce hakan ada'nın hayallerindeki beyaz atlı prens miydi yoksa onun için bir araç mıydı?
eskiden olsa "bu tıynette bir kadınla hangi erkek evlenmek ister? yorumu size bırakıyorum." derdim.
fakat kadın doğası bu... onlar doğalarının gereğini yapıyorlar.
yalan söylemek, gizlemek, gizlenmek, rol yapmak, mış gibi yapmak, amacını gizlemek
yani kısacası sinsilik...
onlara doğanın bahşettiği bir güç.
diyebilirsiniz ki
o halde filmin sonunda alper'in pişmanlığını neden dinledik?
aslında film boyunca alper'in suratına sürekli vurulan bir gerçek var.
- diskodaki kadının genç birini tercih etmesi
- ada'nın alper'i demode bulması, kız tavlama sanatı isimli eski bir kitabı çevirip mesaj vermesi
- eskortun işler kesat galiba demesi
- eskortun yaşlanıyor musun sen demesi
- ada'nın alper'in esprisine "ben ortaokuldaydım" yanıtı vermesi
- ada'nın annen gelmeden bekarlık günlerinden kalma dergi varsa kaldır demesi (alper'in dergi mi kaldı demesi)
- ve filmin sonunda sinem'in alper'in selamını almayıp kafasını çevirmesi
film boyunca tek gecelik ilişkilerle ve cinsellikle özdeşleşen alper filmin sonuna doğru
yukarıdaki gerçekliği kabul etmek zorunda kalıyor. öyle ki önümüze çıkan karakter
şenol'un çocuğuna amcalık yapan, onunla oynayan, akşam çocuk filmine giden bir karakter.
filmin başındaki alper değil ıssız adam.
filmin sonundaki alper asıl ıssız adam.
devamını gör...
20.
başrolde melis birkan ve cemal hünal gibi oyuncuların yer aldığı 2008 yapımlı türk filmi; senaryosunu da kendisi yazmış olan çağan ırmak tarafından yönetilmiştir.

kadınlara bağlanma sorunu yaşayan ve belki de aidiyet duygusu olmayan şef alper ve çocuk kostümü satan bir dükkan işleten ada karakterinin kitapçıda tanışıp aşık olması sonucu hayatlarında yaşanan değişimleri ve kaçınılmaz ayrılığı konu ediniyor.
alper belki de birçok erkeğin özeti gibidir, tek gecelik ilişkiler yaşamayı seven, birine aidiyet duyamayan, ıssız adamdır.
alper'in bir kitap gibi derin olan ada'yı anlamaya belki de cesareti yoktur, bir gün ada mutfakta sarma yerken ada ben ayrılmak istiyorum der, çünkü o ıssız adamdır, ömür boyu birini sevmeye belki de zamanı ya da cesareti yoktur.
en sonunda ise ada başka biriyle evlenir, çocuğu olur, bir gün karşılaşırlar...
film ıssız olduğu için her şeyi mahveden bir adamın yok ettiği geleceği anlatır.
film hakkında fikrim ise; senaryosu sıradan gibi olsa da hayatın acı bir gerçeğini konu edindiği için ilgi çekici geliyor ve oyuncuların samimi oyunculukları da filmi izlenilir kılıyor.
ayla dikmen şarkısı olan anlamazdın şarkısı da bu film ile popülerlik kazanmış ve şarkının sözleri filmi anlatır gibidir.
dilerim ki mutlu ol sevgilim
ben olmasam bile, hayat gülsün sana
günahım boynunda
ağlayan bir çift göz, bıraktın arkanda..

kadınlara bağlanma sorunu yaşayan ve belki de aidiyet duygusu olmayan şef alper ve çocuk kostümü satan bir dükkan işleten ada karakterinin kitapçıda tanışıp aşık olması sonucu hayatlarında yaşanan değişimleri ve kaçınılmaz ayrılığı konu ediniyor.
alper belki de birçok erkeğin özeti gibidir, tek gecelik ilişkiler yaşamayı seven, birine aidiyet duyamayan, ıssız adamdır.
alper'in bir kitap gibi derin olan ada'yı anlamaya belki de cesareti yoktur, bir gün ada mutfakta sarma yerken ada ben ayrılmak istiyorum der, çünkü o ıssız adamdır, ömür boyu birini sevmeye belki de zamanı ya da cesareti yoktur.
en sonunda ise ada başka biriyle evlenir, çocuğu olur, bir gün karşılaşırlar...
film ıssız olduğu için her şeyi mahveden bir adamın yok ettiği geleceği anlatır.
film hakkında fikrim ise; senaryosu sıradan gibi olsa da hayatın acı bir gerçeğini konu edindiği için ilgi çekici geliyor ve oyuncuların samimi oyunculukları da filmi izlenilir kılıyor.
ayla dikmen şarkısı olan anlamazdın şarkısı da bu film ile popülerlik kazanmış ve şarkının sözleri filmi anlatır gibidir.
dilerim ki mutlu ol sevgilim
ben olmasam bile, hayat gülsün sana
günahım boynunda
ağlayan bir çift göz, bıraktın arkanda..
devamını gör...
