1.
neyin, ne zaman ve nasıl yapıldığına bağlı olarak faydalı da olabilir zararlı da.
sadece istemek, istediğiniz şeye layık olduğunuzu göstermez. bu bencilce ve sonu hüsranla sonuçlanabilecek bir durumdur. bu sebeple ne istediğinizi iyi bilmeniz, ne zaman zarfında istediğiniz ve nasıl istediğinizden bağımsız değildir.
bir kraldan tacını ve tahtını istemek ile işvereninizden emeğizin karşılığını istemek bir değildir. veya saplantılı duygular beslediğiniz ve sizi sevmeyen bir kişinin sizinle birlikte olmasını istemeniz, o kişiye layık olduğunuzu göstermez.
sadece istemeyle yaşamızı sağlıklı olarak şekillendiremezsiniz. istemek kadar, vermek de önemli bana kalırsa. bu yüzden neyi istediğinize ve karşılığında neleri vermeyi göze aldığınıza dikkat edin.
sadece istemek, istediğiniz şeye layık olduğunuzu göstermez. bu bencilce ve sonu hüsranla sonuçlanabilecek bir durumdur. bu sebeple ne istediğinizi iyi bilmeniz, ne zaman zarfında istediğiniz ve nasıl istediğinizden bağımsız değildir.
bir kraldan tacını ve tahtını istemek ile işvereninizden emeğizin karşılığını istemek bir değildir. veya saplantılı duygular beslediğiniz ve sizi sevmeyen bir kişinin sizinle birlikte olmasını istemeniz, o kişiye layık olduğunuzu göstermez.
sadece istemeyle yaşamızı sağlıklı olarak şekillendiremezsiniz. istemek kadar, vermek de önemli bana kalırsa. bu yüzden neyi istediğinize ve karşılığında neleri vermeyi göze aldığınıza dikkat edin.
devamını gör...
2.
başarmanın yarısı olduğu söylenen eylem.
devamını gör...
3.
çok istemek gerçekleşmemeye sebebiyet verir.
devamını gör...
4.
istemek enteresan bir sözcüktür. yoksunluğu anlatır.
devamını gör...
5.
ihtiyaç duyulan şeyi elde etmek için verilen çaba ya da sözlü talep.
devamını gör...
6.
"insan istediğini yapabilir ama neyi isteyeceğini isteyemez'' arthur schopenhauer
"ve isteyemezsiniz, alemlerin rabbi allah istemedikçe" tekvir 29
"ve isteyemezsiniz, alemlerin rabbi allah istemedikçe" tekvir 29
devamını gör...
7.
veremli bir insanın havası kuru bir yerde yaşamak istemesi gibi istemek ama neyi istemek? istediğim şeyi bulmayı istemek mi? belki.
devamını gör...
8.
neyi istemediğimizi biliriz, neyi istediğimizden emin olamayız
devamını gör...
9.
ne istiyorsun peki sen kimsenin sormadigi bi sual.
cevabim bi sey degistirecekse cevaplayabilirim:))
cevabim bi sey degistirecekse cevaplayabilirim:))
devamını gör...
10.
durmadan su paylasimi goruyorum:
-istediklerinde bi sey yok. yanlis tanridan istiyorsun.
ben daha farkli bakiyorum. benim tum iyi niyetimle el acacagim, cok sevdigim tanrim tektir. veriyorsa da vermiyorsa da bir bildigi. vardir.
cikarim icin tanri degistirmem.
ha butun tanrilariniza cok buyuk saygi duyuyorum, ayri mesele...
-istediklerinde bi sey yok. yanlis tanridan istiyorsun.
ben daha farkli bakiyorum. benim tum iyi niyetimle el acacagim, cok sevdigim tanrim tektir. veriyorsa da vermiyorsa da bir bildigi. vardir.
cikarim icin tanri degistirmem.
ha butun tanrilariniza cok buyuk saygi duyuyorum, ayri mesele...
devamını gör...
11.
işte üç aylara girdiğimiz gün,
utandı eyyub, ne istedimse verdi" dedi. tekrar bir şey istemeye utandı. kurtlar içerisindeydi eyyub.
utandı eyyub, ne istedimse verdi" dedi. tekrar bir şey istemeye utandı. kurtlar içerisindeydi eyyub.
devamını gör...
12.
garip bir durum. bazı şeyleri nedensizce isterim. inatçısın derler, başımı eğer gülerim.
çok şey şey beklemedim istemedim ki ben yahu şu hayattan istediğim için çaba harcamayayım. şükrü erbaş benden iyi ifade etmiş; öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim,
özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı,
bu misal.
ben geçen yaz sürekli rüyalarımda mor menekşeler gördüm. gözlerimi kapattığımda yerde minik minik menekşeler, rüyalarımda pencerenin önünde menekşe.
ben ömrümde menekşe bilen biri de değilim ne bu diye girip bakınca menekşe olduğunu anladım.
efendim ağustos, eylül biz menekşe aradık; şöyle bir hal arkadaşlarım arıyor, abimle geziyoruz çiçekçileri. abim en son hayal arattırıyorsun kızım bize var mı yok mu belli değil leyla ile mecnundaki masal çiçeği mi bu? diyerek isyan bayrağını çekmişti.
bulduk sonra şu kocaman yapımarketlerden birinde ama benimki gibi mosmor değil eflatun ama dedik ki heralde böylesi makbul ben sakinledim yedekleyip 2 tane aldım. tabi unuttum zamanla zaten zehir veriyorum sanki ben su yerine bitkilere hiçbiri elimde büyümez solar gider. bunların da akıbeti öyle oldu.
dün ben ağlayacak kadar sinirlenip çıktım okuldan. beni belli bir yere kadar bırakan arkadaşın araba okulda kendisi yok, aradım ben gidiyorum haberin olsun yine bir savaştan çıktım. durumlar nanay biliyor o da gel böyle gitme, biz pazardayız dedi. gittim. bütün pazarı dolaşırken küfür ettim. ağzım bozuktur biraz* güldüler, güldüm.
çiçekler vardı; abi dedim menekşe var mı? var dedi. gitti minnacık bir yere girdi. gelirken elinde benim rüyalarımdaki çiçeklerle renkle geliverdi. ben masal diyarlarındaki prensesler gibi karşılayıverdim menekşeyi.
hayat süprizlerle kaim. benim isteklerim de zaten hiç ben istediğim zamanda olmaz. aynı hevesle almadım fakat var olduğunu bilmek delirmediğime işaretti.
çok şey şey beklemedim istemedim ki ben yahu şu hayattan istediğim için çaba harcamayayım. şükrü erbaş benden iyi ifade etmiş; öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim,
özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı,
bu misal.
ben geçen yaz sürekli rüyalarımda mor menekşeler gördüm. gözlerimi kapattığımda yerde minik minik menekşeler, rüyalarımda pencerenin önünde menekşe.
ben ömrümde menekşe bilen biri de değilim ne bu diye girip bakınca menekşe olduğunu anladım.
efendim ağustos, eylül biz menekşe aradık; şöyle bir hal arkadaşlarım arıyor, abimle geziyoruz çiçekçileri. abim en son hayal arattırıyorsun kızım bize var mı yok mu belli değil leyla ile mecnundaki masal çiçeği mi bu? diyerek isyan bayrağını çekmişti.
bulduk sonra şu kocaman yapımarketlerden birinde ama benimki gibi mosmor değil eflatun ama dedik ki heralde böylesi makbul ben sakinledim yedekleyip 2 tane aldım. tabi unuttum zamanla zaten zehir veriyorum sanki ben su yerine bitkilere hiçbiri elimde büyümez solar gider. bunların da akıbeti öyle oldu.
dün ben ağlayacak kadar sinirlenip çıktım okuldan. beni belli bir yere kadar bırakan arkadaşın araba okulda kendisi yok, aradım ben gidiyorum haberin olsun yine bir savaştan çıktım. durumlar nanay biliyor o da gel böyle gitme, biz pazardayız dedi. gittim. bütün pazarı dolaşırken küfür ettim. ağzım bozuktur biraz* güldüler, güldüm.
çiçekler vardı; abi dedim menekşe var mı? var dedi. gitti minnacık bir yere girdi. gelirken elinde benim rüyalarımdaki çiçeklerle renkle geliverdi. ben masal diyarlarındaki prensesler gibi karşılayıverdim menekşeyi.
hayat süprizlerle kaim. benim isteklerim de zaten hiç ben istediğim zamanda olmaz. aynı hevesle almadım fakat var olduğunu bilmek delirmediğime işaretti.
devamını gör...
13.
istemek yetmez…
istersin, olmaz.
istersin, olur.
istersin, yaşarsın;
istersin, bir yanın sessizce ölür.
istersin, başarırsın bazen;
ellerin dolu dolu döner hayata.
istersin, kaybedersin…
avuçlarında kalan sadece “keşke”nin sızısı olur.
ama yine de insan vazgeçmez istemekten.
çünkü istemek, yaşadığını hatırlatır insana.
her “isterim” dediğinde, içindeki o küçük kıvılcım
“ben hala buradayım” der.
belki yetmez istemek…
ama hiçbir şey de onunla başlamadan var olmaz. hayatımızdaki en önemli eylemdir.
istersin, olmaz.
istersin, olur.
istersin, yaşarsın;
istersin, bir yanın sessizce ölür.
istersin, başarırsın bazen;
ellerin dolu dolu döner hayata.
istersin, kaybedersin…
avuçlarında kalan sadece “keşke”nin sızısı olur.
ama yine de insan vazgeçmez istemekten.
çünkü istemek, yaşadığını hatırlatır insana.
her “isterim” dediğinde, içindeki o küçük kıvılcım
“ben hala buradayım” der.
belki yetmez istemek…
ama hiçbir şey de onunla başlamadan var olmaz. hayatımızdaki en önemli eylemdir.
devamını gör...