61.
küçükken çok fazla yediğim için lakabım olarak ailemin koyduğu sulu sulu bal gibi tatlı meyvedir.
cildi güzelleştirir. hafızaya iyi geldiğini duymuştum
cildi güzelleştirir. hafızaya iyi geldiğini duymuştum
devamını gör...
62.
meyvenin hasıdır.
çocukluğumuz, bostan (kavun-karpuz tarlası) beklemekle geçti. hormon, ilaç bilinmezdi. köylerin doğal olduğu zamanlardı. herkes birer ikişer cızı (tarlada sıra, çizgi anlamında kullanılır) yiyebileceği kadar ekerdi. fazlası tarlası, ekecek yeri olmayan komşulara dağıtılırdı.
işte o doğal kavunlar eskiden damların tavanında bulunan çamlara asılır, bağlanır kışa kadar yenirdi. ne çürür ne de tadı bozulurdu.
şimdi çürümeyen, bozulmayan tek bir şey kaldı mı?
çocukluğumuz, bostan (kavun-karpuz tarlası) beklemekle geçti. hormon, ilaç bilinmezdi. köylerin doğal olduğu zamanlardı. herkes birer ikişer cızı (tarlada sıra, çizgi anlamında kullanılır) yiyebileceği kadar ekerdi. fazlası tarlası, ekecek yeri olmayan komşulara dağıtılırdı.
işte o doğal kavunlar eskiden damların tavanında bulunan çamlara asılır, bağlanır kışa kadar yenirdi. ne çürür ne de tadı bozulurdu.
şimdi çürümeyen, bozulmayan tek bir şey kaldı mı?
devamını gör...
63.
bugün pazarda adamın "bal bunlar abi bal" diyerek beni kazıkladığı meyve. bir tane seçtim, elim ikinciyi seçmeye gitti sonra onu bıraktım başkasına bakayım derken adam "fark etmez hepsi aynı abi" tarzı bir şey demiş olmalı diye hatırlıyorum, bende iyi o zaman diyip ikisini aldım eve geldim baktım ikisi de tatsız, fiyasko çıkınca hafiften hüzünlenerek düşüncelere daldım, adam bir yandan haklıydı aslında "fark etmez" derken.. demekki hepsi tatsız tuzsuz bir şey.
devamını gör...
64.
tıpkı karpuz gibi lezzet ve gençlik kaynaklarındandır.
devamını gör...
65.
karpuzun golgesinde kalmaya mahkumdur. bu yaz nerdeyse hic yemedim.
devamını gör...
66.
her şeyiyle güzel bir meyve.
kavun (cucumis melo), kabakgillerden sürüngen gövdeli bitki türü ve bu bitkinin iri meyvesidir. olgunlaşmamış hali de meyve olarak tüketilir ve bu haldeki meyvesine kelek denir. bir yıllık otsu bir bitkidir. sürüngen gövdesi metrelerce uzayabilir. yaprakları yürek biçiminde iridir. bir eşeyli ve bir evcikli çiçekleri yaprakların koltuk altından çıkar. türüne ve çeşidine göre kalın kabuklu iri meyvesinin içi etli, sulu ve bol çekirdeklidir. anayurdu, orta asya, iran ve anadolu'dur. türkiye'de yetişen başlıca türleri topatan, hasanbey, van kavunu, altınbaş kızılırmak, ankara kavunu, kırkağaç (manisa) kavunu olmakla birlikte pek çok yerli ve yabancı hibrit çeşitleri de bulunmaktadır.
kavun (cucumis melo), kabakgillerden sürüngen gövdeli bitki türü ve bu bitkinin iri meyvesidir. olgunlaşmamış hali de meyve olarak tüketilir ve bu haldeki meyvesine kelek denir. bir yıllık otsu bir bitkidir. sürüngen gövdesi metrelerce uzayabilir. yaprakları yürek biçiminde iridir. bir eşeyli ve bir evcikli çiçekleri yaprakların koltuk altından çıkar. türüne ve çeşidine göre kalın kabuklu iri meyvesinin içi etli, sulu ve bol çekirdeklidir. anayurdu, orta asya, iran ve anadolu'dur. türkiye'de yetişen başlıca türleri topatan, hasanbey, van kavunu, altınbaş kızılırmak, ankara kavunu, kırkağaç (manisa) kavunu olmakla birlikte pek çok yerli ve yabancı hibrit çeşitleri de bulunmaktadır.

devamını gör...
67.
farsçasının xarpuze olması biraz tuhaf geliyor, onun dışında bizim kullandığımız kavun ise eski türkçe kagundan geliyor, kökü olan kag- bir şeyin içini boşaltmak demek; isim hâlinde ise kag bir şeyin içinin boş olması durumunu belirtiyor, harbiden de mantık olarak kabuğuna bağlı kısmı yendiği için içi boştur.
devamını gör...