yazar: furuğ ferruhzad
yayım yılı: 2016
şair furuğ ferruhzad'ın kenan karabulut tarafından çevirilen şiirlerinden oluşan derleme bir şiir kitabıdır.
yayım yılı: 2016
şair furuğ ferruhzad'ın kenan karabulut tarafından çevirilen şiirlerinden oluşan derleme bir şiir kitabıdır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 21.09.2025 14:12 tarihinde açılmıştır.
1.
1935/ 1967 yılları arasında yaşayan iranlı şair, yazar, ressam ve yönetmen füruğ ferruhzad imzalı eser; şairin diğer kitaplarından derlenen şiirlerini içermektedir.
farsça aslından kenan karabulut çevirmiştir.
füruğ ferruhzad döneminin en önemli iranlı sanatçılarından olsa da ülkesi tarafından belki de çok sevilmemiştir, ataerkil bir yaşam biçimini reddettiği için olabilir belki, sorgulayan, hayır diyebilen, kendi ayaklarının üzerinde durabilen biri olduğu için bazı kişilerin onu anlayamaması mümkündür.
şimdi ise kitabımıza geçelim;
kâh aşk şiirleriyle karşılaşıyoruz, kâh aşkın bitimi olan dipsiz ayrılık duygusunun sirâyet ettiği acı dolu şiirlerle bu kitabında, bir insanı sonsuzca sevmenin bazen yıpratıcı olduğunu gördüğümüz şiirler olduğunu söylemek mümkün olur belki.
ayrılığı, özlemi, bir başına olmayı, kopuşların verdiği acıyı, birini bir daha göremeyecek olmanın travmatik yanlarını, kederi, hüznü yansıtan şiirlerdi.
bazı şiirleri oldukça iyi buldum, bazıları bana hiçbir anlam ifade etmedi, ama genel olarak baktığımda sevdiğim bir kitap oldu.
hayattaki kırılma noktalarının şairin kendine özgü şiir tarzıyla yansıttığı, okunulası bir eserdi.
kıymık gibi batan bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

evet, gecenin sessizliği içinde
aşk mektuplarını parçalayan benim.
şarap kadehi devrilmiş ve yatağım boş
onun mektuplarının üstüne
başımı koydum
başımı koydum
ki bu mısralar arasında
onun vefasından bir iz arıyorum.
ben ki; olan olmayan her şeyi tekmeledim.
o gitti ama sevgisi yüreğimde gitmedi.
ey yıldızlar, ne oldu da beni istemedi?
günler geçti
ve ben artık hangisiyim bilmiyorum
o mağrur dik başlı olan mı
yoksa eski bir mağlup mu
sözümden geri dönersem eğer
bu keder yine öldürecek beni
oturuyorum, o gelir diye
belki birgün beni görmeye.
yazıklar olsun benden habersiz verdiğin
bu diyardan seni göçürecek nefese.
senden ayrılmamı söyledin...çok yazık
vefa bağı acaba kopabilen bir şey midir?
kendimden ayrılırım
ama senden ayrılmam.
ah ... yoksa rüyalarda mı göreceğim
artık seni?
kalbin benim, tenin onun.
son defa
son defa
son görüşmenin acı anında
tüm dünyayı anlamsız gördüm.
senden artık ne bir haber ne bir iz..
farsça aslından kenan karabulut çevirmiştir.
füruğ ferruhzad döneminin en önemli iranlı sanatçılarından olsa da ülkesi tarafından belki de çok sevilmemiştir, ataerkil bir yaşam biçimini reddettiği için olabilir belki, sorgulayan, hayır diyebilen, kendi ayaklarının üzerinde durabilen biri olduğu için bazı kişilerin onu anlayamaması mümkündür.
şimdi ise kitabımıza geçelim;
kâh aşk şiirleriyle karşılaşıyoruz, kâh aşkın bitimi olan dipsiz ayrılık duygusunun sirâyet ettiği acı dolu şiirlerle bu kitabında, bir insanı sonsuzca sevmenin bazen yıpratıcı olduğunu gördüğümüz şiirler olduğunu söylemek mümkün olur belki.
ayrılığı, özlemi, bir başına olmayı, kopuşların verdiği acıyı, birini bir daha göremeyecek olmanın travmatik yanlarını, kederi, hüznü yansıtan şiirlerdi.
bazı şiirleri oldukça iyi buldum, bazıları bana hiçbir anlam ifade etmedi, ama genel olarak baktığımda sevdiğim bir kitap oldu.
hayattaki kırılma noktalarının şairin kendine özgü şiir tarzıyla yansıttığı, okunulası bir eserdi.
kıymık gibi batan bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

evet, gecenin sessizliği içinde
aşk mektuplarını parçalayan benim.
şarap kadehi devrilmiş ve yatağım boş
onun mektuplarının üstüne
başımı koydum
başımı koydum
ki bu mısralar arasında
onun vefasından bir iz arıyorum.
ben ki; olan olmayan her şeyi tekmeledim.
o gitti ama sevgisi yüreğimde gitmedi.
ey yıldızlar, ne oldu da beni istemedi?
günler geçti
ve ben artık hangisiyim bilmiyorum
o mağrur dik başlı olan mı
yoksa eski bir mağlup mu
sözümden geri dönersem eğer
bu keder yine öldürecek beni
oturuyorum, o gelir diye
belki birgün beni görmeye.
yazıklar olsun benden habersiz verdiğin
bu diyardan seni göçürecek nefese.
senden ayrılmamı söyledin...çok yazık
vefa bağı acaba kopabilen bir şey midir?
kendimden ayrılırım
ama senden ayrılmam.
ah ... yoksa rüyalarda mı göreceğim
artık seni?
kalbin benim, tenin onun.
son defa
son defa
son görüşmenin acı anında
tüm dünyayı anlamsız gördüm.
senden artık ne bir haber ne bir iz..
devamını gör...
