yazar: ayhan geçgin
yayım yılı: 2003
hayatını kenardan süren bir karakteri anlatan romanda hayata ve topluma dair çokça sorgulama bulunmaktadır.
yayım yılı: 2003
hayatını kenardan süren bir karakteri anlatan romanda hayata ve topluma dair çokça sorgulama bulunmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "emine pir zola" tarafından 06.12.2025 15:02 tarihinde açılmıştır.
1.
selam sana ya yazar! bu nasıl bir ilk roman? son adım kitabını okuduğumda anlamıştım nasıl bir cevher olduğunu ama böyle bir ilk kitap da beklemiyordum. 210 sayfaydı ama böyle devam etse ve bin sayfa daha olsa okurdum.
kitap ne mi anlatıyor? hiçbir şey. karakter sürekli bir hareket halinde. yanında birileri var ve bir yerlere gidiyor. kendini yaşamın akışına bırakmış. tek yaptığı bir yerde bulunmak. başkalarının yaşamlarına şahit olmak. onu bir an yürürken görüyoruz, bir an akrabasının yanında sohbet dinlerken, bir an çalışmaya çalışırken, kitapta sürekli bir şeyler oluyor. ama bunların hiçbir önemi yok. önemi olan tek şey hayat denen bu karmaşaya tahammül etmeye çalışan karakterin yalnız kaldığında kendiyle yaptığı konuşmalar. onun hayatı da bazen kafamın içi gibi. karman çorman. düzensiz ve savruluyor. düşüncelerimin hızına yetişemiyorum. onları düzene koymanın ya da çıldırmamanın tek yolu var. bildiğim tek yol, okumak. karakterimiz de ne yapıyor biliyor musunuz? yalnız kaldığı her an kendini bir odaya kapatıp çılgınlar gibi okuyor.
yalnızdı ama çevresinde insanların olmaması ya da okuduklarını kimseyle paylaşamaması anlamında değil, temel bir anlamda yalnızdı (belki de bu yüzden odaya kapanıp saatlerce okuyordu).
bir başlangıcı ve bir sonu olmayan, akıp giden gençliğimizden bir kesit gibi bize bir ruhun sıkıntılarını hissettiren ve var olmanın dayanılmaz ağırlığını iliklerimize kadar yaşatan bu kitabı yılın benim için en iyi kitabı seçiyorum.
kitap ne mi anlatıyor? hiçbir şey. karakter sürekli bir hareket halinde. yanında birileri var ve bir yerlere gidiyor. kendini yaşamın akışına bırakmış. tek yaptığı bir yerde bulunmak. başkalarının yaşamlarına şahit olmak. onu bir an yürürken görüyoruz, bir an akrabasının yanında sohbet dinlerken, bir an çalışmaya çalışırken, kitapta sürekli bir şeyler oluyor. ama bunların hiçbir önemi yok. önemi olan tek şey hayat denen bu karmaşaya tahammül etmeye çalışan karakterin yalnız kaldığında kendiyle yaptığı konuşmalar. onun hayatı da bazen kafamın içi gibi. karman çorman. düzensiz ve savruluyor. düşüncelerimin hızına yetişemiyorum. onları düzene koymanın ya da çıldırmamanın tek yolu var. bildiğim tek yol, okumak. karakterimiz de ne yapıyor biliyor musunuz? yalnız kaldığı her an kendini bir odaya kapatıp çılgınlar gibi okuyor.
yalnızdı ama çevresinde insanların olmaması ya da okuduklarını kimseyle paylaşamaması anlamında değil, temel bir anlamda yalnızdı (belki de bu yüzden odaya kapanıp saatlerce okuyordu).
bir başlangıcı ve bir sonu olmayan, akıp giden gençliğimizden bir kesit gibi bize bir ruhun sıkıntılarını hissettiren ve var olmanın dayanılmaz ağırlığını iliklerimize kadar yaşatan bu kitabı yılın benim için en iyi kitabı seçiyorum.
devamını gör...
