yazar : ahmet ümit
yayım yılı : 2018
başkomiser nevzat, bu kez pedofili suçlularını öldüren bir seri katilin peşine düşer. kendi adalet anlayışının peşinden koşan birini cezalandırmak mı lazımdır, hak vermek mi yoksa ?
yayım yılı : 2018
başkomiser nevzat, bu kez pedofili suçlularını öldüren bir seri katilin peşine düşer. kendi adalet anlayışının peşinden koşan birini cezalandırmak mı lazımdır, hak vermek mi yoksa ?
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "evernevergreen" tarafından 12.03.2021 23:58 tarihinde açılmıştır.
1.
*ilk tanım evernevergreen tarafından girilmiştir.
ahmet ümit tarafından yazılmış 436 sayfalık polisiye gerilim türünde romandır, 2018 yılında basılmıştır.
körebe isimli seri katilin işlediği cinayetler sonrası başkomser nevzat ve ekibinin radarına takılması ile yaşananlar konu edinir.
başkomser nevzat'ın iç dünyası, olay mahallinde gördüğü oyuncak bebeğin kaybettiği kızı aysun'u hatırlatması, nevzatakimu lafı dilinden düşmeyen, nevzat'ın büyük aşkı evgenia... kitap sade bir polisiye değil, karakterlerin iç dünyasına ayna tutan bir ışık da adeta.
kitap ahmet ümit'in yakın arkadaşı küçük iskender'e ithaf edilmiştir.

aziz dostum küçük iskender'in hatırasına...
hiç unutmam, unutamam dememe rağmen ağır ağır silindi bazı hatıralar, renkler soldu, sesler sönükleşti, kokular kaybolmaya başladı..
ahmet ümit tarafından yazılmış 436 sayfalık polisiye gerilim türünde romandır, 2018 yılında basılmıştır.
körebe isimli seri katilin işlediği cinayetler sonrası başkomser nevzat ve ekibinin radarına takılması ile yaşananlar konu edinir.
başkomser nevzat'ın iç dünyası, olay mahallinde gördüğü oyuncak bebeğin kaybettiği kızı aysun'u hatırlatması, nevzatakimu lafı dilinden düşmeyen, nevzat'ın büyük aşkı evgenia... kitap sade bir polisiye değil, karakterlerin iç dünyasına ayna tutan bir ışık da adeta.
kitap ahmet ümit'in yakın arkadaşı küçük iskender'e ithaf edilmiştir.

aziz dostum küçük iskender'in hatırasına...
hiç unutmam, unutamam dememe rağmen ağır ağır silindi bazı hatıralar, renkler soldu, sesler sönükleşti, kokular kaybolmaya başladı..
devamını gör...
2.
polisiye roman yazarı ahmet ümit'in favorilerimden olan bir diğer kitabı. yine bir cinayet ve olaylar silsilesi. bu sefer değişik bir seri katilimiz var ve kurbanları ise pedofili suçluları.*
uzun zaman sonra nevzat'ı ve ali'yi görmek beni çok mutlu etti. kitapta nevzat'ın iç dünyası oldukça iyi anlatılıyor. katili bulmak kolay olacak mı, kim bu oldukça merak ediyorum.
uzun zaman sonra nevzat'ı ve ali'yi görmek beni çok mutlu etti. kitapta nevzat'ın iç dünyası oldukça iyi anlatılıyor. katili bulmak kolay olacak mı, kim bu oldukça merak ediyorum.
devamını gör...
3.
bir polisiye okuduğumu sanarak başladım.. toplumsal suç tutanağı çıktı kitap.. katil arayanlar için değil, “bunu kim görmedi?” diye soranlar için yazılmış.. 12 cinayet* işleyen bir seri katili yakalama üzerine..
kırlangıç çığlığı..
çocukların susmak zorunda bırakıldığı bir ülkede yetişkinlerin hâlâ rahat uyuyabilmesini anlatıyor.. rahatsız edici, çünkü tanıdık.. ağır, çünkü gerçek.. bu çocuklar ölmeden önce defalarca öldürülmüş zaten.. kimlikleri, sesleri, oyunları, güvenleri tek tek sökülmüş..
suç ortada.. her yerde..
duvarlarda, aile albümlerinde, devlet dairelerinin loş koridorlarında..
ahmet ümit okuru rahat bırakmamış.. her sayfada sistemdeki ve toplumdaki vurdumduymazlığın altını çizmiş sürekli..
“bak, sen de buradaydın.. "gördün" "sustun”
çocuk istismarı meselesini öyle bir yere koyuyor ki, kimse kahraman olamıyor..
ne polis, ne yargı, ne aile, ne mahalle..
herkes biraz eksik, biraz korkak, biraz işine geldiği kadar insan..
nevzat başkomiser, alıştığımız “iyi polis” figürünün biraz daha yorgun, biraz daha kırılmış hali. nevzat’ın meselesi katil değil.. geç kalmışlık..
komiser ali, bu romanın en “normal” görünen ama en kritik figürlerinden biri.. nevzat’ın yanında duran, emir alan, sahaya çıkan polis.. ama ali’yi asıl önemli kılan şey, susan çocuklardan biri olması.. kitabın ilerleyen bölümlerinde cinayet şüphelisi olarak oklar ona çevrilmişken patlama anını nefes tutarak okuyorsunuz..
kriminolog zeynep ise kitabın zihinsel omurgasıdır.. o sezgiyle değil, bilgiyle konuşuyor.. duyguyla değil, veriyle yaklaşıyor..
bu onu soğuk bir karakter yapmadığı gibi aksine, duygusallığın körleştirdiği yerde net görmesini sağlıyor..
kırlangıç çığlığı..
çocukların susmak zorunda bırakıldığı bir ülkede yetişkinlerin hâlâ rahat uyuyabilmesini anlatıyor.. rahatsız edici, çünkü tanıdık.. ağır, çünkü gerçek.. bu çocuklar ölmeden önce defalarca öldürülmüş zaten.. kimlikleri, sesleri, oyunları, güvenleri tek tek sökülmüş..
suç ortada.. her yerde..
duvarlarda, aile albümlerinde, devlet dairelerinin loş koridorlarında..
ahmet ümit okuru rahat bırakmamış.. her sayfada sistemdeki ve toplumdaki vurdumduymazlığın altını çizmiş sürekli..
“bak, sen de buradaydın.. "gördün" "sustun”
çocuk istismarı meselesini öyle bir yere koyuyor ki, kimse kahraman olamıyor..
ne polis, ne yargı, ne aile, ne mahalle..
herkes biraz eksik, biraz korkak, biraz işine geldiği kadar insan..
nevzat başkomiser, alıştığımız “iyi polis” figürünün biraz daha yorgun, biraz daha kırılmış hali. nevzat’ın meselesi katil değil.. geç kalmışlık..
komiser ali, bu romanın en “normal” görünen ama en kritik figürlerinden biri.. nevzat’ın yanında duran, emir alan, sahaya çıkan polis.. ama ali’yi asıl önemli kılan şey, susan çocuklardan biri olması.. kitabın ilerleyen bölümlerinde cinayet şüphelisi olarak oklar ona çevrilmişken patlama anını nefes tutarak okuyorsunuz..
kriminolog zeynep ise kitabın zihinsel omurgasıdır.. o sezgiyle değil, bilgiyle konuşuyor.. duyguyla değil, veriyle yaklaşıyor..
bu onu soğuk bir karakter yapmadığı gibi aksine, duygusallığın körleştirdiği yerde net görmesini sağlıyor..
devamını gör...
