libido ve zeka ilişkisi
başlık "tutankamonun laneti" tarafından 23.01.2021 17:03 tarihinde açılmıştır.
1.
söz, fazla uzatmayacağım..*
sigmund freud'un ilk olarak cinsel dürtülerle ilişkilendirdiği ancak sonraki yazılarında insanın tüm içgüdüsel fizyolojik ve ruhsal enerjisini belirtmek için ortaya koyduğu bir kavram olan libido* ile zeka/entelektüellik seviyesinin ilişkisini ortaya koymaya çalıştığım bir tartışma başlığıdır. yeni fikirlere açığım.
yüksek libido ile yüksek zeka arasında pozitif korelasyon bulunduğuna dair veriler mevcutmuş ancak bu durum, bu kişilerin girdikleri ilişki sayıları ile alakalı değil, yanlış anlaşılmasın. bu da aslında zeka seviyesi arttıkça kişinin libidosunu başka işlere kanalize ettiğini düşündürüyor. örneğin; nicola tesla, isaac newton, henry cavendish... bilime yön vermiş bu manyak* insanlar adeta kaçmışlar kadınlardan.. hele leonardo da vinci kaçmış da kaçmış.. şöyle bir sözü var hatta: "üreme eylemi ve onunla alakalı herhangi bir şey çok iğrençtir.."
olay aslında cinsel isteksizlik değil bence. yüksek zeka ve entelektüellik seviyesi* ile meydana gelen kontrol gücündeki artmanın*, libido üzerindeki yönlendirici etkisi. bir de alınan karar sonrası sonunu hesap edebilme yeteneği gibi faktörler de bu karar mekanizmasını etkiliyor. yapılan bir çalışmada üniversite mezunlarının lise mezunlarına göre daha az sayıda partnere sahip oldukları gösterilmiş. çok partnerlilik sağlık ve toplum üzerinde yozlaşma yaratabildiğinden, bu kişiler bunu hesap edebiliyor.. yani; öyle ben çok partnere sahibim, coolum, açık ilişkiye açığım gibi cümleler pek de havalı gibi durmuyor..
neyse bu konu çok uzatılır. ben ana fikri verdiğime göre kaçabilirim.
sigmund freud'un ilk olarak cinsel dürtülerle ilişkilendirdiği ancak sonraki yazılarında insanın tüm içgüdüsel fizyolojik ve ruhsal enerjisini belirtmek için ortaya koyduğu bir kavram olan libido* ile zeka/entelektüellik seviyesinin ilişkisini ortaya koymaya çalıştığım bir tartışma başlığıdır. yeni fikirlere açığım.
yüksek libido ile yüksek zeka arasında pozitif korelasyon bulunduğuna dair veriler mevcutmuş ancak bu durum, bu kişilerin girdikleri ilişki sayıları ile alakalı değil, yanlış anlaşılmasın. bu da aslında zeka seviyesi arttıkça kişinin libidosunu başka işlere kanalize ettiğini düşündürüyor. örneğin; nicola tesla, isaac newton, henry cavendish... bilime yön vermiş bu manyak* insanlar adeta kaçmışlar kadınlardan.. hele leonardo da vinci kaçmış da kaçmış.. şöyle bir sözü var hatta: "üreme eylemi ve onunla alakalı herhangi bir şey çok iğrençtir.."
olay aslında cinsel isteksizlik değil bence. yüksek zeka ve entelektüellik seviyesi* ile meydana gelen kontrol gücündeki artmanın*, libido üzerindeki yönlendirici etkisi. bir de alınan karar sonrası sonunu hesap edebilme yeteneği gibi faktörler de bu karar mekanizmasını etkiliyor. yapılan bir çalışmada üniversite mezunlarının lise mezunlarına göre daha az sayıda partnere sahip oldukları gösterilmiş. çok partnerlilik sağlık ve toplum üzerinde yozlaşma yaratabildiğinden, bu kişiler bunu hesap edebiliyor.. yani; öyle ben çok partnere sahibim, coolum, açık ilişkiye açığım gibi cümleler pek de havalı gibi durmuyor..
neyse bu konu çok uzatılır. ben ana fikri verdiğime göre kaçabilirim.
devamını gör...
2.
mükemmeelll bir tespitler silsilesi. niyet ettim zekasız hatun kişilerden uzak durmaya uydum hazır olan imama. hadi bakalım.
devamını gör...
3.
çok doğru tespitler. fakat günümüz kapitalist şartlarında insanlara kanalize edilmiş libidonun çalışmaya ve başarılı olmaya teşviği de söz konusu olabiliyor. yani öyle olucaksa hiç olmasın denebilir haklı olarak ama oluyor.
devamını gör...
4.
bu korelasyonun negatif olduğu, da vinci, newton, tesla gibi bilim adamlarına albert einstein’ ını da ekleyebiliriz ki bunun için evlilik ilişkisine bir göz atmak kafi. hepsinin bu hususta da bir bildiğinin olduğu aşikar.
doğu dünyasına bakarsak burada da bu görüşün yeri var. fiziksel ve zihinsel yüksek verim için libido enerjisinin yönlendirilmesi uzak asya öğretilerinde mevcut.
doğu dünyasına bakarsak burada da bu görüşün yeri var. fiziksel ve zihinsel yüksek verim için libido enerjisinin yönlendirilmesi uzak asya öğretilerinde mevcut.
devamını gör...
5.
(bkz: beni tanıdılar, siz kaçın)
devamını gör...
6.
olmayan ilişkidir. hangi zeka bir libidoyu denetleyemez de bir damacanaya hallenebilir ki?
devamını gör...
7.
libido ile tutku arasında benzerlik olduğunu düşünüyorum. bir kadına yakıcı bir tutku duymakla bir leyon doğasını anlamaya yönelik tutku arasında teorik olarak bence bir fark yok.
diğer yandan yüksek zekaya sahip insanların bir şeye kanalize olma becerisi ve akış duygusu içinde olma imkanı daha fazla olduğu için tensel tutkulara o kadar da aç olmayabilirler.
bir kadını çok arzulamak ve sürekli onu düşünmek de yaratıcı güçlerin atış kalması veya boşa harcanması demek. onun yerine da vinci gibi top tasarlamak varken neden kadınlara yönelik ihtiraslı bir hayatı seçsin ki. bence o topun doğru açı ile patladığını ve gülllenin çizdiği kavisle insanları/ surları parçalarına ayırdığını izlemenin tatmini çok daha yüksek.
diğer yandan yüksek zekaya sahip insanların bir şeye kanalize olma becerisi ve akış duygusu içinde olma imkanı daha fazla olduğu için tensel tutkulara o kadar da aç olmayabilirler.
bir kadını çok arzulamak ve sürekli onu düşünmek de yaratıcı güçlerin atış kalması veya boşa harcanması demek. onun yerine da vinci gibi top tasarlamak varken neden kadınlara yönelik ihtiraslı bir hayatı seçsin ki. bence o topun doğru açı ile patladığını ve gülllenin çizdiği kavisle insanları/ surları parçalarına ayırdığını izlemenin tatmini çok daha yüksek.
devamını gör...
8.
bir kitap adı var harika cidden. "kışkırtılmış erkeklik bastırılmış kadınlık". bir yazar cinselliği geçin asıl iş zekada, hepiniz hep seks yahu falan diye sekse uzak bir bakış açısı ile bir şeyler yazıyorsa, içimden ister istemez bu kişi kadın sanırım diyorum. ve üzülüyorum. çünkü ortaya koyduğu o şey aslında gerçekten de "bastırılmış kadınlık"tan başka bir şey değil.
konuya kendi eklememi yapayım arkadaşlar. biz bazı kavramları bir şeyleri açıklamak için kullanırız. bu "bir şey" o şeyin var olduğu anlamına gelmez. ancak bilimsel olarak eksik parçalar dolana kadar o "şey"i bir dil oluşturmak için kullanırız. libido denen yaşam enerjisi de buna benzer bir şeydir. libido diye bir şey yoktur. o, insan stresini, hormanlarını, ve karmaşık yapısı neticesinde oluşan içsel eylemliliği açıklamaya yarayan bir "kelime"dir. eğer "libidosu çok olan insan zekidir" gibi bir şey diyecekseniz, öncelikle libido nedir onu açıklamanız gerekir. libido bir "şey" olsaydı onu arttırmanın ya da azaltmanın bir yolu olurdu. ancak anladığınız üzere o bir "şey" değildir. karmaşık bir örüntünün içinde ortak dil oluşturmak için kurduğumuz bir şeydir. bahsettiğiniz, freud'un libidosu, insanı kapalı bir devre olarak gören ekolden gelir. buna göre bu kapalı devrede bir miktar enerji vardır ve bu enerji sağa sola dağılarak insana eylemlilik katar ve bu enerji asla kaybolmaz, sabittir. ancak değerli dostlar, insan kapalı bir sistem değildir. esasında burada tartışma bitmiş olmalı ama yine de devam etmeliyim gibi hissediyorum. kısacası artık doğru kabul edilmeyen üstelik de ortak dil için oluşturulmuş bir şeyi önce "var" kabul edip sonra da onun üzerine bir teori oluşturmak hevesli, gaza getirici, hayal gücünü coşturucu ama kesinlikle bilimsel bir şey değildir. aynı şekilde bilim, kendi ahlaki yargılarımızı temellendirmek için kullanacağımız bir araç da değildir. örneğin eğer birisi "yani; öyle ben çok partnere sahibim, coolum, açık ilişkiye açığım gibi cümleler pek de havalı gibi durmuyor.." diye bir şey diyorsa bu bilimin gölgesine sığınıp kendi ahlaki yargılarının öne çıkmasını sağlamaya çalışıyordur, demektir ki bu da bir ahlaksızca bir girişimdir. insanlar açık ilişkiye sahip olabilir. insanlar karı koca değiş tokuş da yapabilir. kimileri de madem curie olabilir. bir libido ölçer olmadığı için, insana hala saygı duymak zorundayız. ve de onlara karışmamayı bir erdem kabul etmek durumundayız.
konuya kendi eklememi yapayım arkadaşlar. biz bazı kavramları bir şeyleri açıklamak için kullanırız. bu "bir şey" o şeyin var olduğu anlamına gelmez. ancak bilimsel olarak eksik parçalar dolana kadar o "şey"i bir dil oluşturmak için kullanırız. libido denen yaşam enerjisi de buna benzer bir şeydir. libido diye bir şey yoktur. o, insan stresini, hormanlarını, ve karmaşık yapısı neticesinde oluşan içsel eylemliliği açıklamaya yarayan bir "kelime"dir. eğer "libidosu çok olan insan zekidir" gibi bir şey diyecekseniz, öncelikle libido nedir onu açıklamanız gerekir. libido bir "şey" olsaydı onu arttırmanın ya da azaltmanın bir yolu olurdu. ancak anladığınız üzere o bir "şey" değildir. karmaşık bir örüntünün içinde ortak dil oluşturmak için kurduğumuz bir şeydir. bahsettiğiniz, freud'un libidosu, insanı kapalı bir devre olarak gören ekolden gelir. buna göre bu kapalı devrede bir miktar enerji vardır ve bu enerji sağa sola dağılarak insana eylemlilik katar ve bu enerji asla kaybolmaz, sabittir. ancak değerli dostlar, insan kapalı bir sistem değildir. esasında burada tartışma bitmiş olmalı ama yine de devam etmeliyim gibi hissediyorum. kısacası artık doğru kabul edilmeyen üstelik de ortak dil için oluşturulmuş bir şeyi önce "var" kabul edip sonra da onun üzerine bir teori oluşturmak hevesli, gaza getirici, hayal gücünü coşturucu ama kesinlikle bilimsel bir şey değildir. aynı şekilde bilim, kendi ahlaki yargılarımızı temellendirmek için kullanacağımız bir araç da değildir. örneğin eğer birisi "yani; öyle ben çok partnere sahibim, coolum, açık ilişkiye açığım gibi cümleler pek de havalı gibi durmuyor.." diye bir şey diyorsa bu bilimin gölgesine sığınıp kendi ahlaki yargılarının öne çıkmasını sağlamaya çalışıyordur, demektir ki bu da bir ahlaksızca bir girişimdir. insanlar açık ilişkiye sahip olabilir. insanlar karı koca değiş tokuş da yapabilir. kimileri de madem curie olabilir. bir libido ölçer olmadığı için, insana hala saygı duymak zorundayız. ve de onlara karışmamayı bir erdem kabul etmek durumundayız.
devamını gör...
9.
bu giri #362694 no'lu tanıma cevaben girilmektedir. aslında direkt mesaj atardım ilgili arkadaşa ama "bilimin gölgesine sığınıp kendi ahlaki yargılarımı etrafa saçmakla" itham edildiğim için buraya yazmaya karar verdim.
ben bir bilim insanı olarak, bilime sığınmak derken neyi kastediyorsunuz onu pek anlayamadım? biz bir şeyi bilimle açıklayamayacaksak neyle açıklayalım? bilimsel verileri paylaşarak ortada bir tartışma ortamı yaratmak isterken "bastırılmış kadınlık" ile itham olundum. #207358 no'lu bir tanımımda cinselliğin ne denli önem arz ettiğini kısaca anlatmıştım. burada kendimi anlatacak değilim. kimsenin libido ölçerliğini de yapmıyoruz burada.
tanımımı eleştirebilirsiniz ama kişisel olarak kadınlığıma laf söyleyemezsiniz efendim. teşekkürler.
ben bir bilim insanı olarak, bilime sığınmak derken neyi kastediyorsunuz onu pek anlayamadım? biz bir şeyi bilimle açıklayamayacaksak neyle açıklayalım? bilimsel verileri paylaşarak ortada bir tartışma ortamı yaratmak isterken "bastırılmış kadınlık" ile itham olundum. #207358 no'lu bir tanımımda cinselliğin ne denli önem arz ettiğini kısaca anlatmıştım. burada kendimi anlatacak değilim. kimsenin libido ölçerliğini de yapmıyoruz burada.
tanımımı eleştirebilirsiniz ama kişisel olarak kadınlığıma laf söyleyemezsiniz efendim. teşekkürler.
devamını gör...
10.
bu ikisi arasında bir korelasyon bulmak imkansız gibi.
ama buna rağmen eski insanlar ikisi arasında ters ilişki olduğunu düşünüyordu, bu yüzden de heykellerde penis boyları hep küçüktür. evet.
ama buna rağmen eski insanlar ikisi arasında ters ilişki olduğunu düşünüyordu, bu yüzden de heykellerde penis boyları hep küçüktür. evet.
devamını gör...
11.
libido tavanken beyin, sağlıklı düşünemez. ejekülasyonun hemen ardından ise birden fikir patlaması yaşatır er kişiye.
mesela cem yılmaz ne demiş?
"ayvalık'taki yazlığı satıcam."
ne alaka şimdi?
daha demin boncuk boncuk terleyen aşk çocuğu, birden ne de büyük kararlar alabiliyor.
içinde biriktirmiş çünkü, sürekli kafasını kurcalamış bu sorun. nihayetinde, tüm dikkatini tek noktaya toplayabilmiş ve kararını almış.
fakat şu da bir gerçek ki, ejekülasyon sonrası yaşanan bu arınmışlığa fazla güvenmemek gerek.
hanımın fikri de önemli.
mesela cem yılmaz ne demiş?
"ayvalık'taki yazlığı satıcam."
ne alaka şimdi?
daha demin boncuk boncuk terleyen aşk çocuğu, birden ne de büyük kararlar alabiliyor.
içinde biriktirmiş çünkü, sürekli kafasını kurcalamış bu sorun. nihayetinde, tüm dikkatini tek noktaya toplayabilmiş ve kararını almış.
fakat şu da bir gerçek ki, ejekülasyon sonrası yaşanan bu arınmışlığa fazla güvenmemek gerek.
hanımın fikri de önemli.
devamını gör...
12.
bana pompiş olarak geri dönüş sağlamayan libidoyu neyleyim? başlarım ilime de bilime de.
devamını gör...
13.
zeki insanın kafası hep birşeylerle meşgul olur, derin düşünür zannımca. bu yogun calısma arasında yok buna kerkinem yok şuna atlıyam düşüncelerine pekde vakti kalmasa gerek
devamını gör...
14.
birçok kişiye göre tartışmaya açık kabul edilebilecek ilişki.
canımın içi nikola tesla'cığım özetle der ki; bir bilim insanının tutkusu çok yüksektir ama bu tutkuyu mesela bir kadına yöneltirse, bilim adına yapabileceği pek bir şey kalmaz. tüm tutkusunu bilime yönlendirirse başarı kaçınılmazdır.
buna katılmayanlar illa ki olacaktır ama ben katılıyorum. şu yüzden: bütün insanların kendini kontrol etme mekanizması çok güçlü olmayabilir. bazı insanlar bir ilişkiyi "tadında bırakarak" yani karşısındakini hayatında tam da olması gereken yere koyarak yaşayabilir ama bazı insanlar aşırı duygusal olduğundan bunu kontrol edemeyebilir. en ufak tartışmada, en ufak ayrılıkta dağılabilir. bilim insanı da olsa bu değişmez çünkü sonuçta onlar da insan ve duyguları var. bu nedenle, tutkuyu nereye ve ne kadar yöneltebileceğiniz kişiden kişiye değişecek bir durum bence.
ikinci nokta şu; insan boş oturunca aklına genellikle boş işler gelir. "boş bir kafa şeytanın çalışma masasıdır" derler. ne kadar çok çalışırsanız, başınızı kaşıyacak vaktiniz ne kadar az olursa, başka işlere kafa yorma ihtimaliniz de o derece az olur. bu nedenle herhangi bir hedefe sıkı sıkıya bağlı olan, mesela bir icat ya da keşif yapma derdinde olan kişinin düşüneceği en son şey seks olabilir.
neyse uzatmıyorum konuyu. bunun bir şeyleri bastırmakla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. bu biraz, insanın zekâ seviyesi nedeniyle ona kendiliğinden yüklenen default bir özellik bence.
konu doğrudan bu değil belki ama bu da bonus
canımın içi nikola tesla'cığım özetle der ki; bir bilim insanının tutkusu çok yüksektir ama bu tutkuyu mesela bir kadına yöneltirse, bilim adına yapabileceği pek bir şey kalmaz. tüm tutkusunu bilime yönlendirirse başarı kaçınılmazdır.
buna katılmayanlar illa ki olacaktır ama ben katılıyorum. şu yüzden: bütün insanların kendini kontrol etme mekanizması çok güçlü olmayabilir. bazı insanlar bir ilişkiyi "tadında bırakarak" yani karşısındakini hayatında tam da olması gereken yere koyarak yaşayabilir ama bazı insanlar aşırı duygusal olduğundan bunu kontrol edemeyebilir. en ufak tartışmada, en ufak ayrılıkta dağılabilir. bilim insanı da olsa bu değişmez çünkü sonuçta onlar da insan ve duyguları var. bu nedenle, tutkuyu nereye ve ne kadar yöneltebileceğiniz kişiden kişiye değişecek bir durum bence.
ikinci nokta şu; insan boş oturunca aklına genellikle boş işler gelir. "boş bir kafa şeytanın çalışma masasıdır" derler. ne kadar çok çalışırsanız, başınızı kaşıyacak vaktiniz ne kadar az olursa, başka işlere kafa yorma ihtimaliniz de o derece az olur. bu nedenle herhangi bir hedefe sıkı sıkıya bağlı olan, mesela bir icat ya da keşif yapma derdinde olan kişinin düşüneceği en son şey seks olabilir.
neyse uzatmıyorum konuyu. bunun bir şeyleri bastırmakla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. bu biraz, insanın zekâ seviyesi nedeniyle ona kendiliğinden yüklenen default bir özellik bence.
konu doğrudan bu değil belki ama bu da bonus
devamını gör...
15.
zekanın libidoyla herhangi bir alakası yoktur. zekanın kontrol mekanizmasını kontrol edebilmeyle bi alakası olduğundan aşırı zeki insanların hiç üremek istemedikleri gibi bir algı oluşur sadece.
libido dediğimiz şeyi seks yapma isteği olarak algılarsak bu isteği kanalize edebilen dahiler sizi yanıltmasın. sizin seks isteğinizin yerine onlar başka şeyler koyarlar ve senin benim aradığım cinsel tatmini başka türlü gidermeye çalışırlar.
kısaca libido zekadan bağımsız, her iq seviyesinde gözlemlenebilen birşeydir. zeki olmak libidoyu doğrudan ya da dolaylı etkilemez. libido her zaman libidodur.
ayrıca;
(bkz: seksten daha çok keyif veren şeyler)
libido dediğimiz şeyi seks yapma isteği olarak algılarsak bu isteği kanalize edebilen dahiler sizi yanıltmasın. sizin seks isteğinizin yerine onlar başka şeyler koyarlar ve senin benim aradığım cinsel tatmini başka türlü gidermeye çalışırlar.
kısaca libido zekadan bağımsız, her iq seviyesinde gözlemlenebilen birşeydir. zeki olmak libidoyu doğrudan ya da dolaylı etkilemez. libido her zaman libidodur.
ayrıca;
(bkz: seksten daha çok keyif veren şeyler)
devamını gör...
16.
zekâ seviyesi yüksek birinin bir uretim, keşif yahut buluştan aldığı haz libidosunu tokat manyağı yapar.
devamını gör...
17.
katıldığım noktalar mevcut fakat çoğu yazarın bu alandan kendilerine pay çıkarabiliyor olması da toplumsal açıdan yeni bir başlık ekseninde işlenebilir.deha olayım derken dürtülerinizi bastırırsanız olacaklar hiç de verimli ilerlemeyecektir.kanalize edebilmek bir yetenektir,bir kez başarıp uzunca bir süre ilerletebileceğiniz bir sistem olmasını ummak, benzer doyumlar yaşayabileceğiniz yetenek ya da araçlarınızın oluş ihtimalinin yüksek olma ihtimaliyle ters orantılıdır diyebilirim.onlar da lazım.cinsellik tek renk değildir sonuçta :)örneğin x kişisinin libidosu her zaman yüksektir ama 1 sene cinsel ilişki kurmayabilir.bu onu deha yapmaz fakat uzak bir pencereden belki narsism üzerine düşünmemize sebebiyet verebilir.
x çok daha çekici bir olay örgüsü ya da yeni bir dünya yaratıp içine girebilir veya haftalarını cinselliğe ayırabilir.
x sadece insandır ve aslında milyon yıllık hayatta kalma içgüsü ve evrimiyle bilinçaltında keyifli bir rakı sofrası kurar.
totalde örnek gösterilen dahilerin çoğu mental hastalıklara sahiptir,aralarından bir tanesi şizotipal kişilik bozukluğundan muzdariptir mesela.
biraz psikoloji hakkında bilgisi olan bir birey zaten bu durumu kendisinde gözlemleyebilme isteğinin altındaki nedeni görüp ona yönelebilir onun dışında..geçmiş olsun dahi değilsiniz ve kanalize olmayı evriminizde gen hatalarınız yoksa başaramayacaksınız.
x çok daha çekici bir olay örgüsü ya da yeni bir dünya yaratıp içine girebilir veya haftalarını cinselliğe ayırabilir.
x sadece insandır ve aslında milyon yıllık hayatta kalma içgüsü ve evrimiyle bilinçaltında keyifli bir rakı sofrası kurar.
totalde örnek gösterilen dahilerin çoğu mental hastalıklara sahiptir,aralarından bir tanesi şizotipal kişilik bozukluğundan muzdariptir mesela.
biraz psikoloji hakkında bilgisi olan bir birey zaten bu durumu kendisinde gözlemleyebilme isteğinin altındaki nedeni görüp ona yönelebilir onun dışında..geçmiş olsun dahi değilsiniz ve kanalize olmayı evriminizde gen hatalarınız yoksa başaramayacaksınız.
devamını gör...
18.
doğru orantılıdır.
libido arttığı vakit zeka artar.
tabi bu libido enerjisinin nasıl bir zekaya çevrileceği kişinin elindedir.
libido arttığı vakit zeka artar.
tabi bu libido enerjisinin nasıl bir zekaya çevrileceği kişinin elindedir.
devamını gör...
19.
eskilerde doğsaydim da vinci olabilirmişim.
seks bana da iğrenç geliyor.
seks bana da iğrenç geliyor.
devamını gör...
20.
yüksek libido ile yüksek zeka arasında pozitif korelasyon bulunduğuna dair veriler mevcutmuşmuşmuşmuş. dur mealini yazayim bu dusuncenin:
- beraber oldugun her kadini aldatmak zorunda misin?
- evet. ama sor bir, niye?
- niye abi?
- zekam yuksek.
- ya iyi de her seferinde yakalaniyorsun abi. hafif gerizekalisin bence.
connection closed.
libidonun kanalize edilmesinden bahsetmis bazilari. illa ki kanalize mi edilmesi gerekiyor her seyin? adam bilimi sevemez mi? arastirmayi sevemez mi? `newton aslinda gecede 10 posta atardi ama garibim kendimi bilime verdi.` midir yaklasiminiz yani. cok teessuf ediyorum. simdi newton gecede bes posta atip ardindan yercekimi kanununun kitabini yazdiysa bu onu ne yapiyor?
newton'in seks hayati da bayagi kurcalanmis. bir kadinla, erkekle, hayvanla, bitkiyle ya da madenle iliskiye girip girmedigi konusu cok da net degil. evlenmis ama bakir olarak oldugu soylentisi de var ki bunu robert hooke da cikarmis olabilir. newton'in o'na yaptiklarini dusunursek az bile yapmis hooke.
- beraber oldugun her kadini aldatmak zorunda misin?
- evet. ama sor bir, niye?
- niye abi?
- zekam yuksek.
- ya iyi de her seferinde yakalaniyorsun abi. hafif gerizekalisin bence.
connection closed.
libidonun kanalize edilmesinden bahsetmis bazilari. illa ki kanalize mi edilmesi gerekiyor her seyin? adam bilimi sevemez mi? arastirmayi sevemez mi? `newton aslinda gecede 10 posta atardi ama garibim kendimi bilime verdi.` midir yaklasiminiz yani. cok teessuf ediyorum. simdi newton gecede bes posta atip ardindan yercekimi kanununun kitabini yazdiysa bu onu ne yapiyor?
newton'in seks hayati da bayagi kurcalanmis. bir kadinla, erkekle, hayvanla, bitkiyle ya da madenle iliskiye girip girmedigi konusu cok da net degil. evlenmis ama bakir olarak oldugu soylentisi de var ki bunu robert hooke da cikarmis olabilir. newton'in o'na yaptiklarini dusunursek az bile yapmis hooke.
devamını gör...