orijinal adı: vareopptelling
yazar: erlend loe
yayım yılı: 2013
eski günlerinin gölgesinde kalan şair nina faber, uzun bir aradan sonra yayımladığı yeni şiir kitabıyla edebiyat dünyasına geri dönmeye çalışır. fakat bu hayal kırıklığıyla sonuçlanınca, içinde biriken öfkeyi ve dışlanmışlık duygusunu, absürt ve ironik bir intikam yolculuğuna dönüştürür.
yazar: erlend loe
yayım yılı: 2013
eski günlerinin gölgesinde kalan şair nina faber, uzun bir aradan sonra yayımladığı yeni şiir kitabıyla edebiyat dünyasına geri dönmeye çalışır. fakat bu hayal kırıklığıyla sonuçlanınca, içinde biriken öfkeyi ve dışlanmışlık duygusunu, absürt ve ironik bir intikam yolculuğuna dönüştürür.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "scaremongering" tarafından 02.06.2025 17:05 tarihinde açılmıştır.
1.
bir erlend loe kitabıdır.
doppler , bildiğimiz dünyanın sonu ve naif süper'i okumuştum. naif süper benim çoook sevdiğim bir kitap olsa da doppler serisini sevmedim. mal sayımı ise benim çok arada kaldığım bir kitap oldu. yine de doppler serisinden daha iyi diye düşünüyorum.
kitabı okurken sık sık aklıma le daim denen film geldi nedense. bence çok benzer havalarda eserler.
kendisini edebiyata, özellikle de şiire adamış bir yazarın olgunluk yıllarında bir şiir kitabı basılır ve kitap eleştirmenlerden oldukça kötü yorumlar alır. yaşadığı hayal kırıklığı, bir üniversitedeki söyleşisinin de iptali ile bitimsiz bir öfkeye dönüşür ve yanlışlıkla bir cinayet işler.
akıl sağlığındaki bozulmaları, sanki bardak kırmış gibi bir bezginlikle cesede bakıp sigara içtiğini okuyunca fark ediyoruz zaten...
sonra da kitabıyla alakalı sert bir eleştiri yazısı kaleme alan, genç bir eleştirmenin peşine düşer. aslında niyeti nasıl birisi olduğunu görmek, onunla konuşmak, daha doğrusu hesaplaşmaktır. kimseyi öldürme niyeti yoktur. ama yine sinirlerine hakim olamayıp koca bir kitabı kafasına geçirmek suretiyle onu da öldürür. *
(bkz: terminal ereksiyon)
neye bakacaksınız kimsenin de yazdığını sanmıyorum :d yazılmadıysa yazcam ben, bakarsınız. bkz veriyoz bakcak bişe yok :d neyse...
hazır ne güzel erekte oldu, bari bir işe yarasın diyerek bir de adama tecavüz etmesi hiç hoş olmadı bu arada, bunu da belirtmek isterim. adamın öldüğünün farkında değildi, bu nedenle nekrofil diyemiyorum hanım yazarımıza ama çok rahat bir şekilde tecavüzcü ve psikopat diyebiliyorum.
kurguda bir şekilde, kimse de peşine düşmüyor bu arada hanımefendinin. en son bir okuma programına katılıp iyiden iyiye fıttırması ve tramvayların altında sürüklenmesi ama asla ölmemesi gibi hadiseler yaşanıyor.
bize aslında bu hanımefendinin gerçekte başarılı bir şair olduğu ancak değerinin bilinmediği sezdiriliyor. kitabın başında onu zavallı, saplantılı bir kadın gibi algılasak da, aslında mücadele verdiği kişilerin son derece yetersiz ve çapsız olduğunu görebiliyoruz. kadının bir türlü ölmeyişi ve haykırışları, iyi sanat delik deşik edilse de bir şekilde sağ kalır mesajı mı veriyor emin değilim ama öyle düşünmeyi tercih ediyorum.
doppler , bildiğimiz dünyanın sonu ve naif süper'i okumuştum. naif süper benim çoook sevdiğim bir kitap olsa da doppler serisini sevmedim. mal sayımı ise benim çok arada kaldığım bir kitap oldu. yine de doppler serisinden daha iyi diye düşünüyorum.
kitabı okurken sık sık aklıma le daim denen film geldi nedense. bence çok benzer havalarda eserler.
kendisini edebiyata, özellikle de şiire adamış bir yazarın olgunluk yıllarında bir şiir kitabı basılır ve kitap eleştirmenlerden oldukça kötü yorumlar alır. yaşadığı hayal kırıklığı, bir üniversitedeki söyleşisinin de iptali ile bitimsiz bir öfkeye dönüşür ve yanlışlıkla bir cinayet işler.
akıl sağlığındaki bozulmaları, sanki bardak kırmış gibi bir bezginlikle cesede bakıp sigara içtiğini okuyunca fark ediyoruz zaten...
sonra da kitabıyla alakalı sert bir eleştiri yazısı kaleme alan, genç bir eleştirmenin peşine düşer. aslında niyeti nasıl birisi olduğunu görmek, onunla konuşmak, daha doğrusu hesaplaşmaktır. kimseyi öldürme niyeti yoktur. ama yine sinirlerine hakim olamayıp koca bir kitabı kafasına geçirmek suretiyle onu da öldürür. *
(bkz: terminal ereksiyon)
neye bakacaksınız kimsenin de yazdığını sanmıyorum :d yazılmadıysa yazcam ben, bakarsınız. bkz veriyoz bakcak bişe yok :d neyse...
hazır ne güzel erekte oldu, bari bir işe yarasın diyerek bir de adama tecavüz etmesi hiç hoş olmadı bu arada, bunu da belirtmek isterim. adamın öldüğünün farkında değildi, bu nedenle nekrofil diyemiyorum hanım yazarımıza ama çok rahat bir şekilde tecavüzcü ve psikopat diyebiliyorum.
kurguda bir şekilde, kimse de peşine düşmüyor bu arada hanımefendinin. en son bir okuma programına katılıp iyiden iyiye fıttırması ve tramvayların altında sürüklenmesi ama asla ölmemesi gibi hadiseler yaşanıyor.
bize aslında bu hanımefendinin gerçekte başarılı bir şair olduğu ancak değerinin bilinmediği sezdiriliyor. kitabın başında onu zavallı, saplantılı bir kadın gibi algılasak da, aslında mücadele verdiği kişilerin son derece yetersiz ve çapsız olduğunu görebiliyoruz. kadının bir türlü ölmeyişi ve haykırışları, iyi sanat delik deşik edilse de bir şekilde sağ kalır mesajı mı veriyor emin değilim ama öyle düşünmeyi tercih ediyorum.
devamını gör...
