tek kelimeyle, efsane
devamını gör...
bir nesile basketbol aşkını hissettiren nba tarihinin en iyi oyuncularından biri.
yeteneğinin yanısıra başarma azmi galiba onu zirveye taşımıştır.
gençliğimizin basketbol efsanesi. 23 numarayı herhangi bir sayı olmaktan çıkarıp zirveye taşıyandır.
devamını gör...
zamanında nike ile yaptığı anlaşma, 2 taraf adına da tarihin en karlı anlaşmalarından biri olmuştur. bu anlaşma ile nike, pek çok ürününde jordan ismini kullanmıştır. üzerinde meşhur "smaç basan jordan figürü" olan bu ürünler dünya çapında milyonlarca satmıştır ve hala satmaktadır.

(bkz: air jordan)
devamını gör...
seyretmekten özel bir zevk aldığım yegane sporcu. pippen'ı da çok beğenirim. pek çok spor dalı ile ilgilendim. oyuncu ya da seyirci olarak. gelmiş geçmiş en büyük yıldızlar ve benim zamanımın en büyükleri. sergen saçımı başımı yoldurmuş bir yetenektir mesela ama ben yetenekli sporculara tutku ile bakmak işine fazla takılabilen biri değilim.
geceleri uyanıp nba maçlarını seyrettiğim dönemlerde yaşadığım hisleri hiç unutmam. jordan efsanesinin belgesellerini o hala harikalar yaratabiliyorken seyrediyordum nba sezonları geldiğinde. jordan hiçbir zaman zirveden inmedi. her zaman iyiydi. her zaman etkili. *
devamını gör...
(bkz: air) filminde henüz parlamamış halinden kesitler veriliyor. nike firmasının -ailesine satış payı verme pahasına- kendine özel ayakkabı üretme macerası anlatılıyor.
devamını gör...
fanları kızmasın ama umrumda olmayan bireylerdendir.
bana ve benim yaşadığım ülkeye zerre hayrı olmamış insanların hayatlarını ve hakkında geliştrilmiş şehir efsanesi duymaktan bıktım.
yok şöyleymiş yok böyleymiş , yok afedersiniz gece aramış ta odasına bilmem kaç xlllllllll prezevatif sipariş etmiş hayat kadınlarıyla yatmış.
akrabası değilim, mirasçısı değilim, bursuyla okumadım, ne astarından ne yüzünden bi hayır görmedim varsa bi fayda gören onlar yağlasın.
devamını gör...
canlı olarak izlediğim en büyük basketbolcuydu.
geceleri uyanıp maçlarını izlerdim. sadece saf yetenek değil, büyük bir lider oyuncuydu, winnerdı.
majestelerini izlemiş olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
devamını gör...
öz güvenin vücut bulmuş hali. mimikleri, postürü vs. bile yeterdi bunu anlamak için. rakiplerini delirtebilecek kadar soğukkanlıydı. kendini tamamen oyuna verirdi. hırslıydı ancak büyük keyif alarak oynadığı da belliydi. en beğendiğim sporculardan biridir. biz, onu izleyebilenler çok şanslıydık gerçekten. majesteleri'ne hürmetler.
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

vargas'ın bu fotosunun bana kendisini hatırlattığı gelmiş geçmiş en estetik ve atlet basketbolcudur.
devamını gör...
50 yaşındayım. geçenlerde tahminen 2011 doğumlu çocuklarla basketbol oynuyordum ve bir tanesi potaya giderken sürekli michael jordan diyordu. lebron james veya jokic yahut donçiç demedi. futbol oynarken de maradona veya pele diyerek kendisini gaza getiren bir çocuk senelerdir görmedim. gençlerin ayaklarında çoğu sahte bir kısmı orijinal air jordan ayakkabıları var. amerika'ya uçakla 11 saat uzaklıktaki bir orta doğu ülkesinden bahsediyorum. demek ki bu adam gelmiş ve gelecek en büyük sporcu.

jordan'la alakalı iki boyut var. birincisi basketbolcu michael jordan. 1984'te lige girdi ve 7 sene hiçbir şey kazanamadığı halde ikinci sezonundan itibaren en iyinin o olduğunu tüm abd ve dünya biliyordu. play off'larda boston'dan ve bad boys detroit pistons'tan dayaklar yedi. her şey onu durdurmak üzerineydi. terinin son damlasına kadar mücadele edip, rakiplerinin elini sıkmasını bilerek onuruyla parkeyi terketti. 1991'den 1998'e kadar ise kimse onu durduramadı. meydan okuyanları oyunuyla, karizmasıyla, hırsıyla ezip geçti. bunda parçaların yerine tam oturduğu bir bulls takımının olması büyük etkendi. yani arkadaşlarının da emeği yadsınamaz. scottie pippen bence batman'ın robin'iydi. yerini kabullendi ve kabullenerek bir süper yıldız oldu.

gelelim insani boyutuyla michael jordan'a. jordan sadece kendi başarısını din edinmiş, özel hayatında da çok yakınında olmasını istemeyeceğiniz zorba bir karakterdi. orta sınıf bir aileden gelmesine rağmen fakir ve gettoda büyümüşlere has bir öfkesi vardı. kuralların dışına çıkmadı ama zirveye oturmak için çok kişiyi kırıp döktü. kendi ırkının sorunlarına karşı da duyarlı değildi. eyaleti olan north carolina'dan aday olan siyahi politikacıyı desteklemesi istendiğinde ''ayakkabımı cumhuriyetçiler de satın alıyor. '' diyerek duruşunun sadece kendi çıkarı olduğunu gösterdi. rakiplerine hakaretler etti, aşağıladı. hala basketbolu bırakalı seneler olmasına rağmen yeni çıkan yıldızlar hakkında teke tekte onu mahfederdim kabilinden beyanatlar vererek kendisini antipatik duruma düşürmeye devam ediyor. aslında ona bu konuyla ilgili en güzel cevabı saygıda asla kusur etmeyen müteveffa kobe bryant beraber oldukları bir yemekte vermişti. kobe'nin aktardığına göre, yemekte en formda dönemimde senin en iyi halini teke tekte şöyle yapardım diye kafa ütülemeye başlayan jordan'a şöyle cevap vermiş: ''adamım salatanın keyfini çıkar. öyle bir maç olmayacak.''
devamını gör...
hey george versene borc sarkisinda adi gecendir.

yes michael jordan
devamını gör...
an itibariyle monaco-barcelona maçını tribünden izleyen efsane. kumara gelmişken maçada gideyim demiş zahar majesteleri.
devamını gör...
yapay zekaya aşağıdaki soruyu sordum. cevap tahmin ettiğim gibi çıktı.

michael jordan bugünün uzaktan şut ağırlıklı ve daha bireysel oynanan nba formatında aynı derecede etkili olur muydu ? bugünün hangi nba ekibi jordan için en uygun takım olabilir ?
chatgpt:

çok yerinde bir soru — aslında basketbol tarihçileri arasında da sürekli tartışılan bir konu bu: michael jordan bugünün nba’inde nasıl oynardı?

1. oyunun evrimi

jordan’ın dönemi (1980’ler – 90’lar):

fiziksel temas çok daha yoğundu.

alan savunması yasaktı, birebir savunma daha belirgindi.

üçlük kullanımı bugüne kıyasla çok sınırlıydı.

bugün:

pace & space (hızlı oyun + sahayı açma) ön planda.

üçlük atışlar çok daha kritik (takımlar maç başına 35–45 üçlük deneyebiliyor).

temas daha sınırlı, faul kuralları hücum oyuncusu lehine.

2. jordan’ın adaptasyonu

jordan zaten nba’e girdiğinde oyununu sürekli geliştirebilmiş, çalışkanlığı ve “öldürücü rekabetçi” yapısıyla bilinen bir oyuncuydu.

kariyerinde üçlüğü çok kullanmasa da 1990’ların sonunda üçlük yüzdesini %35 civarına çıkardı. modern antrenman, şut koçluğu ve tempoyla, muhtemelen sezon başına 5–7 üçlük denemesi olan bir guard/forward haline gelirdi.

orta mesafe şut ustalığı bugünün oyununun “ölmüş sanılan” ama aslında süperstarlar (durant, kawhi, booker, derozan) tarafından hâlâ kullanılan yönüyle birebir uyumlu olurdu.

savunmada, atletizmi ve fundamental’ı sayesinde bugünün çok yönlü kanatlarına karşı elit seviyede kalabilirdi.

3. ne kadar etkili olurdu?

bugünkü kurallarda jordan: penetresine faul yapılması çok daha zor olacağı için serbest atış çizgisine çok daha fazla giderdi. bu, onun 30 sayı ortalamasını muhtemelen 33–35 sayı bandına çıkarırdı.

takımlar spacing ile jordan’a sürekli “drive lane” açardı.

şutunu modern standartlara uyarladığı varsayıldığında, şimdiki nba’de giannis + booker + jimmy butler’ın birleşimi gibi bir oyuncu olurdu: hem topu domine eden hem de clutch momentlarda kimseye şans bırakmayan.

4. hangi takım jordan için en uygun?

jordan’ın oyununa uygun takımlar genelde: güçlü savunma kurabilen, ama aynı zamanda ona “floor spacing” sağlayan kadrolar.

en uygun senaryolar:

miami heat: disiplinli kültür, sert savunma, jordan’ın “killer instinct”ine çok uyumlu.

golden state warriors: curry’nin gravity’si sayesinde jordan birebir oynayabileceği alanı çok daha rahat bulurdu.

milwaukee bucks: giannis’in yanına jordan konduğunda sahada kimseyi tutmak imkânsız hale gelir.

los angeles lakers (prime lebron yerine jordan): spacing ve yıldız etrafında kurulu sistem açısından çok uyumlu.

özet:
jordan, bugünkü nba’de de en az aynı derecede etkili olurdu, hatta faul kuralları ve spacing sayesinde sayıları artabilirdi. muhtemelen modern çağda da “tartışmasız en iyi oyuncu” konumunu korurdu.
en uygun takımlar ise heat (kültür), warriors (spacing) ve bucks (fizik gücü dengesi) olurdu.
devamını gör...
seneler sonra ilk kez topa el sürüp basket atmış. atamam diye heyecanlanmış.

x.com/bpthaber/status/19813...

bence biraz fazla heyecanlanmış. zira, kendisinin de pek saygı duyduğu müteveffa bay logo
(bkz: jerry west) aynı işi, kalabalık bir öğrenci topluluğu izlerken, 75 yaşında defalarca yapmıştır. eee bay logo bu, boru değil.

devamını gör...
kazanma mentali ve dominasyon.
basketbol denince akla gelen ilk isim olan jordan, 6 nba şampiyonluğu ve bu finallerin hiçbirini kaybetmemesiyle "mutlak kazanan" profilini çizer. sporu küresel bir pazarlama fenomenine dönüştürmesi ve rakipleri üzerindeki psikolojik hakimiyeti, onu modern spor tarihinin en büyükleri arasına sokar. spor tarihinin en büyük 2. ismidir aynı zamanda spor tarihinin en iyi 2. ismidir.
en büyükler: ali, jordan, messi, federer.
en iyiler: messi, jordan, ali, djokovic.
devamını gör...
basketbolu küresel bir marka ve yaşam tarzı haline getiren kişidir.

vücut koordinasyonu, havada karar verme hızı ve imkansız açılardan şut çıkarma becerisiyle basketbolun teknik limitlerini belirleyen sporcudur. savunma ve hücumdaki kusursuzluğu, onu basketbolun ötesinde bir mükemmeliyet sembolü yapar.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"michael jordan" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim