1.
"mor cepken" evlilikte yeri, zamanı geldiğinde, darda kalan yörük kadınının erkeğine karşı kullandığı bir boşanma özgürlüğünün simgesidir. mor renk ihanete uğramış, aldatılmış, aşkın rengidir. “mor çatı” adı oradan gelir.
devamını gör...
2.
kadın platformlarında mor fular kullanımına feyz veren cepkendir. güçlü kadını temsil eder.
devamını gör...
3.
günümüzde muğla, antalya ve toroslar'da yaşayan yörüklerin yüzlerce yıl öncesine dayanan geleneği. yörük kızlarının çeyiz bohçasına mor cepken konuluyor. yelek şeklinde, mor renkli bir giysi.
şöyle ki ; mor renk, kötü muamelenin, ihanet ve aldatmanın rengidir. evli yörük kadını ihanete uğrayınca, kocası tarafından aşağılanıp dövülünce, mor cepkeni giyip herkesin görebileceği bir yere oturur. bu, yaşadığı sorunu tüm obaya ilan etmesi anlamına gelir. işte o zaman dananın kuyruğu kopar.
kocası için hayat zorlaşır, dışarı çıkamaz, kahveye gidemez, kimse yüzüne bakmaz. kadının mor cepkeni boşanma mesajıdır. eğer çıkartmazsa, erkek ömür boyu dul kalır. kimse ona kız vermez. yani, yöreye özgü körocak olarak kalır.
şöyle ki ; mor renk, kötü muamelenin, ihanet ve aldatmanın rengidir. evli yörük kadını ihanete uğrayınca, kocası tarafından aşağılanıp dövülünce, mor cepkeni giyip herkesin görebileceği bir yere oturur. bu, yaşadığı sorunu tüm obaya ilan etmesi anlamına gelir. işte o zaman dananın kuyruğu kopar.
kocası için hayat zorlaşır, dışarı çıkamaz, kahveye gidemez, kimse yüzüne bakmaz. kadının mor cepkeni boşanma mesajıdır. eğer çıkartmazsa, erkek ömür boyu dul kalır. kimse ona kız vermez. yani, yöreye özgü körocak olarak kalır.
devamını gör...
4.

anadolu’da yörük kültürüne dair anlatılan çok çarpıcı bir gelenek var; mor cepken.
anlatılana göre eskiden biz yörük kızlarının çeyizine konulan ilk parçalardan biri mor bir cepken olurmuş. cepken dediğimiz şey, efelerin giydiği kısa, kolları omuzdan açık, bir tür yelek. efelik sadece erkeklere ait sayılmazmış; yürek işiymiş. bu yüzden cepkeni kadın da giyermiş, erkek de...
ama yörük kadını için mor cepkenin anlamı çok daha farklıymış.
bu kıyafet süs olsun diye değil, bir hak ve onur simgesi olarak çeyize konurmuş. eğer kadın kocasından ağır bir haksızlık görürse, ihanete uğrarsa ya da kötü muameleyle karşılaşırsa bohçasındaki mor cepkeni çıkarır, sırtına giyer ve obanın herkesin görebileceği bir yerine gidip sessizce otururmuş.
tek kelime etmeden verilen bir mesaj,
“ben bu adamı boşadım.”
mor cepken giyildiği anda mesele artık iki kişi arasında kalmazmış. o andan sonra obanın kadınları mor cepkenli kadının yanında dururmuş. kocası için ise hayat bambaşka bir hâl alırmış; kimse selam vermez, konuşmaz, sofraya çağırmazmış. toplumun gözünde büyük bir utanç olurmuş. adamın tek yolu kalırmış: hatasını telafi etmek, kadının gönlünü almak ve onu mor cepkeni çıkarmaya razı etmek. başaramazsa toplum içinde itibarı kalmaz, yeniden evlenmesi bile zorlaşırmış.
zamanla yörükler çeşitli sürgünler ve göçlerle toroslar’a, balkanlar’a, adalara dağıtılmış. yaşam koşulları değişmiş, töreler de zayıflamış. torosların yoksul yamaçlarında mor cepkenin yerini kalın kumaştan yapılan “mor haba” almış.
ama anlatılanlara bakılırsa, o mor renk sadece bir kıyafet değilmiş. yörük kadınının onurunu ve hakkını koruyan sessiz bir ilanmış.
ben bu hikâyeyi her duyduğumda şunu düşünüyorum; belki de eskiden bir mor cepkenin verdiği toplumsal mesaj, bugün sayfalar dolusu kanunun yapamadığı etkiyi yaratıyordu.


devamını gör...
5.
on sene önce bunun bir romanı çıktı, o zamandan beri "kadın erkeği bununla boşardı, bütün köy de kadını tutardı erkeğe hayat zehir olurdu" diye o hikaye kopyalanıp duruyor.
yalan demiyorum ama hangi belgeden, ne kadar yaygın, hangi tarihte? yani köyün birinde, anlatılmış bir olay bütün yörüklere bin senelik tarihe maledilmiş olmasın?
ayrıca neden bunu giyince sorgusuz sualsiz adam linçlensin o iyice çocukça.
yalan demiyorum ama hangi belgeden, ne kadar yaygın, hangi tarihte? yani köyün birinde, anlatılmış bir olay bütün yörüklere bin senelik tarihe maledilmiş olmasın?
ayrıca neden bunu giyince sorgusuz sualsiz adam linçlensin o iyice çocukça.
devamını gör...