2. tabak pudingi yedirir. şu regl diye bir şey olmasaydı ben aslında baya fit bir insan olurdum.
devamını gör...
en iyi çözüm(bkz: boşanmak)
devamını gör...
silah ismi gibi bi şey.
devamını gör...
kadınları hayattan soğutan dönem.
devamını gör...
(bkz: seri sıcak su torbası getirin)
devamını gör...
kadınlar olarak belamızı bulduğumuz dönem.
devamını gör...
(bkz: perpetual motion squad)
(bkz: the big bang theory)
devamını gör...
bu dönem düşman başına karın ağrısı gibi resmen çözümü yok.
eğer psikiyatri durumdan biraz çöküksen değme keyfine.
hareket etmek istememek ama yatmaktan sıkılmak. uyanmak ama uyumamak için savaş vermek.
biri dokunsa da ağlasam hissi.
dikkatini asla toplayamamak
tatlı deryasına atlamak.
hayatın anlamsızlaşması ve ölüm düşünceleri
devamını gör...
pms git bence.
devamını gör...
birkaç ay öncesine kadar beni çok da etkilemediğini düşündüğüm, sonrasında ise resmen dibine ekmek bandığımı fark ettiğim dönem. gerçekten hayatı çok zorlaştırıyor. kilo değişiklikleri, iştahta aşırı artış ve azalış, duygu-durum bozuklukları gibi şeyleri de promosyon olarak yanında getiriyor. kulağa gerçekten abartılıyormuş gibi geliyor ama böyle stresli bir dönemde dengeyi koruyabilmek çok zor bir iş. ister istemez etkileniyor insan. işin kötü tarafı başkalarını da etkilemek. buna dönüşmek kaçınılmaz:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
bana çok acayip duygular yaşatıyor.
aç mıyım değil miyim karar veremiyor, dünyanın en güzel yemekleri önümde olsa yüzüne bakmak istemiyorum. eşime sarılıp onu çok sevdiğimi söyleyerek ağlıyorum. şu anda benden uzakta ve bu kez sahiden hem özlemden hem de regl öncesi dönem yüzünden çok hasret içindeyim.
öff anlatırken bile bunaldım. bazen de böyle oluyor. sayfalarca anlatmak, dakikalarca konuşmak istiyorum ancak fırsat bulunca da iki kelime bile konuşmak istemiyorum.


özet: güzel ve lezzetli görünen bir yemeğe tuz atmamışlar da sende buna aldırmadan onu yiyormuşsun gibi bir his yaşatıyor işte.
devamını gör...
ay mahvetti beni mahv.
yeni uyandım. ağlıyorum. neye? belli değil.
yeni uyandım, ağlanası bir şey yaşanmadı henüz çünkü...
devamını gör...
her ay düzenli olarak kendimi ve çevremdekileri sorguladığım,
kafamda türlü cinayetler işlediğim,
kendimi titizlikle astığım,
en ufak bir sese dahi tahammülümün sıfırlandığı,
“şurdan atlasam sakat kalır mıyım yoksa işim kesin biter mi” diye düşündüğüm,
doğru kararlar mı veriyorum yoksa ben sürekli yanlış kararlar veren bir salak mıyım düşüncesinin bünyeme zuhur ettiği,
her şeyin üstüme üstüme geldiğini düşündüğüm,
boşa geçmiş bir ömür sürüyormuşum gibi gelen,
marketteki teyze bana biraz garip mi baktı neden öyle baktı diye üzüldüğüm,
sinir bozucu bir dönem.

tüm bunlar hiç yok da sadece bu dönemde mi ortaya çıkıyor diye düşündüm, hayır tabii ki. ama evet, bu dönemde el ele tutuşup adeta fadimenin düğünündeymişlercesine halay çekiyorlar. hep birlikte. eksiksiz.
devamını gör...
o kadar lanet ki bir iki ilişkim pms döneminde bitmişti, sonradan fark ettim ulan biz ne yaşadık diye.
devamını gör...
beşinci kuşak insan hakları evrenselleştiğinde bu dönemde icra edilen suç oluşturan eylemler ceza soruşturması/kovuşturmasına konu olamaz diye hükme bağlanabilir, benim esas korkum o!
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"pms" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim