1.
progressive rock demektir. merriam-webster ve oed gibi çok mühimsenesi sözlüklerde de bu şekliyke [prog rock] yer alır. sözlükte progresif rock olarak da açılmış başlığı. ben de bir zamanlar progresif diyordum da artık prog veya progressive demeyi tercih ediyorum.
progressive metal ve prog metal ikilisi de aynı şekilde... ben açmıştım ikincisinin başlığını. yani sözlükte aratırken bence kabul edilen iki başlığın da olması iyi bir şey.
prog rock türüyle 90'ların ilk yarısında jethro tull ve pink floyd gibi gruplarla tanışsam da bu türe tam eğilmem 2005 gibi falan olmuştu. hala aslında prog metalciyim ama prog rock kültürü babında da kalburüstü biri olmaktan uzak olsam da fena değilimdir.
2004-2005'ten beri takıldığım prog archives sitesi mesela bu bağlamda bilgilenmemde ve kültürlenmemde epey büyük bir rol oynamıştır, hala da oynamaktadır. orada prog rock, sayısız alt türe bölünmüştür. işte siteyi inceleyip görebilir, ilgilenen biri çıkarsa.
birkaç tane de sevdiğim prog rock parçası paylaşayım ve bu yazımı noktalayayım.
gryphon - second spasm
yes - close to the edge (bunun başlığının açılmaması çok absürtmüş ya. başkası açmazsa ben bir ara açayım.)
renaissance - trip to the fair
genesis - firth of fifth
pink floyd - high hopes
van der graaf generator - a plague of lighthouse keepers
mia - cornonstipicum
return to forever - the romantic warrior
pallas - the bringer of dreams
saens - babel lights
ozric tentacles - feng shui
the gourishankar - moon7
iq - life support
pandora - dramma di un poeta ubriaco
l'ombra della sera - ho incontrato un'ombra (a blue shadow)
vrajitor’s tenebrarium - e.n.l.d. (plak şirketi albümü komple youtube'a koymuş.) [grubun başlığında * tanıtıp kritik etmiştim.]
daha da bir sürü çok sevdiğim prog şarkısı sayabilirim elbette.
progressive metal ve prog metal ikilisi de aynı şekilde... ben açmıştım ikincisinin başlığını. yani sözlükte aratırken bence kabul edilen iki başlığın da olması iyi bir şey.
prog rock türüyle 90'ların ilk yarısında jethro tull ve pink floyd gibi gruplarla tanışsam da bu türe tam eğilmem 2005 gibi falan olmuştu. hala aslında prog metalciyim ama prog rock kültürü babında da kalburüstü biri olmaktan uzak olsam da fena değilimdir.
2004-2005'ten beri takıldığım prog archives sitesi mesela bu bağlamda bilgilenmemde ve kültürlenmemde epey büyük bir rol oynamıştır, hala da oynamaktadır. orada prog rock, sayısız alt türe bölünmüştür. işte siteyi inceleyip görebilir, ilgilenen biri çıkarsa.
birkaç tane de sevdiğim prog rock parçası paylaşayım ve bu yazımı noktalayayım.
gryphon - second spasm
yes - close to the edge (bunun başlığının açılmaması çok absürtmüş ya. başkası açmazsa ben bir ara açayım.)
renaissance - trip to the fair
genesis - firth of fifth
pink floyd - high hopes
van der graaf generator - a plague of lighthouse keepers
mia - cornonstipicum
return to forever - the romantic warrior
pallas - the bringer of dreams
saens - babel lights
ozric tentacles - feng shui
the gourishankar - moon7
iq - life support
pandora - dramma di un poeta ubriaco
l'ombra della sera - ho incontrato un'ombra (a blue shadow)
vrajitor’s tenebrarium - e.n.l.d. (plak şirketi albümü komple youtube'a koymuş.) [grubun başlığında * tanıtıp kritik etmiştim.]
daha da bir sürü çok sevdiğim prog şarkısı sayabilirim elbette.
devamını gör...
2.
rock müziğin doruk noktası, çoğu zaman söze bile ihtiyaç duymayacak derecede yoğun melodiler ve enstrüman kullanımı barındıran müzik türü. ingilizler başlattı iskandinavlar allahüekber dağlarına çıkardır.
devamını gör...
3.
'deneysel enstrümental rock' denmemesinin gerekçesini bulamadığım güzel tarz dır.
devamını gör...
4.
the alan parson's project'ten ötürü bu türde epey oyalandım ama bir süredir post rock'a geçtim. progresif rock ile ilgili en önemli saptamam, bu tarzın temsilcilerin klasik ve barok müziğe olan yakınlıkları. müzikal temellerinin çok sağlam olduğu açık. dream theater de bu tarzın bir temsilcisidir diye biliyordum ama dahlvier listeye almamış.
devamını gör...