1.
bu sözcüğe tanım girmek her ne kadar öyle görüldüğü gibi kolay olmasada taşın altına elimi koymam gerektiğini düşündüm. rağmen genelde bütün olumsuzluklara karşı fedakarlık gösterildiğini söylerken kullanılır. arapça kökenli bir kelime olup türkçe anlamı karşın olarak kabul edilir.
devamını gör...
2.
bu yazının da dikkat çekmeyeceğine emin olsam da sanki bir görevi 'ifa' edercesine yazmak istiyorum. glayör başlığına yazdım: #1815952
elimde bir dergi var, derginin adı rağmen, ilk sayısının adı; ilkler. içinde 38 öykü var. yazarların çoğunu tanımıyorum. içinde hiçbir açıklama, önsöz vb yok. tek açıklama, derginin arka kapağının altındaki küçük puntolarla yazılmış; "bu kitabın telif geliri, tüm yazar ve çizerler tarafından kadın cinayetlerini durduracağız platformuna bağışlanmıştır." cümlesi.
dergiyi alırken 'ilk' sözcüğüydü dikkatimi çeken. öykü denemeleri olan ve sürekli çabalayan biri olarak bu öyküleri, dergide yer alan genç kadın yazarların yayımlanan ya da bir kitaba basılma kriterindeki ilk öyküleri olduğunu sanıyordum. öyle değilmiş. öykülerin ortak noktası 'ilkler'. yani bu kadın yazarlar, herhangi bir konuda yaşadıkları ilkleri konu edinmişler buradaki öykülerinde.
şu anda ikinci hikayedeyim; gaye boralıolu'nun çalıntı hikaye başlıklı hikayesinde. ilk hikaye figen şakacı isimli yazara aitti. öyküsünün adı da hep ilk. ilk öyküyü sevdim mi, beğendim mi? bu soruya hem evet hem de hayır cevabını verebilirim. öyküde bence en önemli şey, iskelet. bu öyküde sanki tam kurulamamıştı. belki de bir hezeyanın anlatıldığı öykü olduğu için bu bilinçliydi, tam kestiremiyorum. yine de bütünlüğün tam oturmadığı bütün öykülerdeki gibi kopukluklar vardı. öyküler kısa bağlamlı yazılar. bir yazar asla bir tek öyküsüyle değerlendirilemez. bende başka öykülerini de uyandırma isteği uyandı mı? evet. ve bu soruya evet cevabını veriyorsam, bu da öykünün ve yazarının başarısının kanıtıdır. dergideki öyküleri bitirdiğim zaman bu başlığa geri dönüp dergide yer alan yazarlar ve öyküleri hakkında toplu bir değerlendirme yapabilirim.
bu gecelik bu kadar yeter. ola ki okuyan eden olursa, kendisine en içten iyi geceler dileğimi yolluyorum.*
elimde bir dergi var, derginin adı rağmen, ilk sayısının adı; ilkler. içinde 38 öykü var. yazarların çoğunu tanımıyorum. içinde hiçbir açıklama, önsöz vb yok. tek açıklama, derginin arka kapağının altındaki küçük puntolarla yazılmış; "bu kitabın telif geliri, tüm yazar ve çizerler tarafından kadın cinayetlerini durduracağız platformuna bağışlanmıştır." cümlesi.
dergiyi alırken 'ilk' sözcüğüydü dikkatimi çeken. öykü denemeleri olan ve sürekli çabalayan biri olarak bu öyküleri, dergide yer alan genç kadın yazarların yayımlanan ya da bir kitaba basılma kriterindeki ilk öyküleri olduğunu sanıyordum. öyle değilmiş. öykülerin ortak noktası 'ilkler'. yani bu kadın yazarlar, herhangi bir konuda yaşadıkları ilkleri konu edinmişler buradaki öykülerinde.
şu anda ikinci hikayedeyim; gaye boralıolu'nun çalıntı hikaye başlıklı hikayesinde. ilk hikaye figen şakacı isimli yazara aitti. öyküsünün adı da hep ilk. ilk öyküyü sevdim mi, beğendim mi? bu soruya hem evet hem de hayır cevabını verebilirim. öyküde bence en önemli şey, iskelet. bu öyküde sanki tam kurulamamıştı. belki de bir hezeyanın anlatıldığı öykü olduğu için bu bilinçliydi, tam kestiremiyorum. yine de bütünlüğün tam oturmadığı bütün öykülerdeki gibi kopukluklar vardı. öyküler kısa bağlamlı yazılar. bir yazar asla bir tek öyküsüyle değerlendirilemez. bende başka öykülerini de uyandırma isteği uyandı mı? evet. ve bu soruya evet cevabını veriyorsam, bu da öykünün ve yazarının başarısının kanıtıdır. dergideki öyküleri bitirdiğim zaman bu başlığa geri dönüp dergide yer alan yazarlar ve öyküleri hakkında toplu bir değerlendirme yapabilirim.
bu gecelik bu kadar yeter. ola ki okuyan eden olursa, kendisine en içten iyi geceler dileğimi yolluyorum.*
devamını gör...
3.
başkaldırıdır. yorar. ona rağmen yaşıyorum, şuna rağmen yaşıyorum, buna rağmen yaşıyorum...her şeye rağmen yaşıyorum.
devamını gör...