1.
bi rus ismi işte
devamını gör...
2.
yer yer verdiğimiz derslerde bazı çalışmalarını kullanmayı tercih ettiğim altyazı çevirmeni. sanırım çeviri projelerinin devamını sürdürmüyor. béla tarr'ın mühim filmlerini dahi tebessüm bırakıcı nitelikler ile çevirmeyi başarabilmiştir. çalışmalarının pek çoğu filmlerin "resmi" çevirilerinden çok daha kalitelidir. saygılarımız kendisiyle olsun.
bir çevirmenin kendi diline etraflıca hakim olmasının önemini barizce gözler önüne seriyor. vurgu ve tonlama geçişlerine rağmen kaynağı ve kaynağın ruhunu birebir karşılayabiliyor; işine saygı duyuyor. kendisinde durum öyle iken, şimdilerde çoğu çevirmen ise çalışmalarında "tanrı aşkına!" veya "seni o.....u ç....ğu!" gibi mantıksız ve aptalca tabirlere başvuruyor. "çeviri dili" tabirinin bir hakaret haline gelmiş olmasının pek çok sebebi var ve raskolnikov bu sebeplerden birisi değil.
bir çevirmenin kendi diline etraflıca hakim olmasının önemini barizce gözler önüne seriyor. vurgu ve tonlama geçişlerine rağmen kaynağı ve kaynağın ruhunu birebir karşılayabiliyor; işine saygı duyuyor. kendisinde durum öyle iken, şimdilerde çoğu çevirmen ise çalışmalarında "tanrı aşkına!" veya "seni o.....u ç....ğu!" gibi mantıksız ve aptalca tabirlere başvuruyor. "çeviri dili" tabirinin bir hakaret haline gelmiş olmasının pek çok sebebi var ve raskolnikov bu sebeplerden birisi değil.
devamını gör...
3.
kaşkolu olmadığı için bu sözlükte yazar olamayacak kişidir.
devamını gör...
4.
(bkz: axe alert)*
devamını gör...
5.
bu kışı tıpkı onun gibi geçireceğimiz berduş, rus roman karakteri. raskolnikov denilince aklıma bir katil değil de palto geliyor.
devamını gör...
6.
dostoyevski'nin (bkz: suç ve ceza) romanının ana karakteri.
tefeci kadını öldürmesi üzerinde çektiği vicdan azabını o kadar iyi betimler ki siz öldürmüş gibi hissedersiniz.
tefeci kadını öldürmesi üzerinde çektiği vicdan azabını o kadar iyi betimler ki siz öldürmüş gibi hissedersiniz.
devamını gör...
7.
fyodor mihayloviç dostoyevski'nin suç ve ceza romanındaki fakir ama gururlu ana karakterin soyadıdır.
hikaye, raskolnikov'un dünyaya bakışını, yaşadığı olaylar sonucunda bakış açısının nasıl değiştiğini ve kendi içindeki vicdan muhasebesini anlatır. kahramanımızın tam adı rodion romanoviç raskolnikov'dur.
isminin kökeni olan raskolniki, genellikle sibirya'da yerleşik bulunan, pagan ve hıristiyanlık inancını birleştirmiş bir tarikatın da adıdır. dolayısıyla raskolnikov'da bu tarikattan gelen anlamındadır.
hazır yeri gelmişken efsaneyi hatırlayalım.
raskolnikov'lu türk telekom reklamı
hikaye, raskolnikov'un dünyaya bakışını, yaşadığı olaylar sonucunda bakış açısının nasıl değiştiğini ve kendi içindeki vicdan muhasebesini anlatır. kahramanımızın tam adı rodion romanoviç raskolnikov'dur.
isminin kökeni olan raskolniki, genellikle sibirya'da yerleşik bulunan, pagan ve hıristiyanlık inancını birleştirmiş bir tarikatın da adıdır. dolayısıyla raskolnikov'da bu tarikattan gelen anlamındadır.
hazır yeri gelmişken efsaneyi hatırlayalım.
raskolnikov'lu türk telekom reklamı
devamını gör...
8.
lan oğlum ne manyak herifsin sen ya? fakirlikten anan mektup üstüne mektup yazıyor, bacın da kendini pazara çıkarmış seni okutayım diye. sen kalkıp tefeci karıyla onun kız kardeşini baltayla parçalıyorsun. sonra da acaba ben napolyon muyum lan diye odada volta atıp felsefe kırıyorsun. napolyon moskova'ya ordusuyla dalarken senin gibi iki hafta yatağa gömülüp sonya'ya kurtar beni abla diye zırlamadı ki.
kız sana deli gibi tutulmuş, sen ona ben katilim diye itiraf ediyorsun, polis kapıyı yumrukluyor hala fikir uğruna diye mırıldanıyorsun. tamam vurdun baltayı oldu bitti kardeşim. şimdi adam gibi sürgün torbasını kap, sibiryaya git madende kürek çek, belki orada aklına gelirsin. ya da zıpla istanbula. bizim burada da tefeci kaynıyor, en azından donmazsın, rakı da bulursun.
vicdanın varsa güzel aferin, ama niye bütün şehri, ananı, bacını, sonya'yı da peşinden sürükleyip götürüryorsun? anan taşrada oğlum niye susuyorsun, cevap vermiyorsun diye saçını başını yoluyor, bacın ben kurban oldum diye evde küfleniyor. sen hala ben üstünüm diye sokaklarda salınıyorsun.
oğlum razumihin senin peşinde pervane, dunya seni okutayım diye lujin denen it herifin önüne kendini atacak, sonya zaten kendi felaketini unutmuş sana incil açıyor, sen hala ben özel miyim lan diye petersburg kaldırımlarında volta tutuyorsun. sen napolyon falan değilsin oğlum, petersburg rutubetinde açlıktan, gururdan ve kötü fikirlerden ayarı kaymış bi öğrencisin. önce bunu kabul et!
hiç değilse şu petersburg'a bi bakaydın, kanal kenarı yeşermiş, millet gülüyor, içiyor, öpüşüyor, hayat akıyor. sen hala odanda suç mu ceza mı diye kıvranıyorsun. biz de senin yüzünden kitabı kapatınca ulan ben de baltayı bi yere mi vursam diye yatağa giriyoruz. sıçmışım sana da, o üstün insan zırvalığına da. resmen hayatımızı silkeledin ya! senin o boktan ben farklıyım triplerin yüzünden kaç senedir içimiz içimize sığmıyor.
sanki bu ülkede başka sıkıntımız yokmuş gibi seninle mi uğraşacağız? kalk siktir git lan karanlık odandan! o iğrenç fikirlerinle birlikte kaybol. kendi halimize bırak bizi. bırak da nefes alalım biraz it herif.
dostoyevski reis... kusura bakma, biraz gerildim de abi. gerçi sana da kırgınım valla. artık yazmıyorsun hiç. arada bi yeni şeyler mi karalasan? ama sakın bu herifle baltasını katma... yeterince yordu bizi. gerginlik çıkmasın yine.
kız sana deli gibi tutulmuş, sen ona ben katilim diye itiraf ediyorsun, polis kapıyı yumrukluyor hala fikir uğruna diye mırıldanıyorsun. tamam vurdun baltayı oldu bitti kardeşim. şimdi adam gibi sürgün torbasını kap, sibiryaya git madende kürek çek, belki orada aklına gelirsin. ya da zıpla istanbula. bizim burada da tefeci kaynıyor, en azından donmazsın, rakı da bulursun.
vicdanın varsa güzel aferin, ama niye bütün şehri, ananı, bacını, sonya'yı da peşinden sürükleyip götürüryorsun? anan taşrada oğlum niye susuyorsun, cevap vermiyorsun diye saçını başını yoluyor, bacın ben kurban oldum diye evde küfleniyor. sen hala ben üstünüm diye sokaklarda salınıyorsun.
oğlum razumihin senin peşinde pervane, dunya seni okutayım diye lujin denen it herifin önüne kendini atacak, sonya zaten kendi felaketini unutmuş sana incil açıyor, sen hala ben özel miyim lan diye petersburg kaldırımlarında volta tutuyorsun. sen napolyon falan değilsin oğlum, petersburg rutubetinde açlıktan, gururdan ve kötü fikirlerden ayarı kaymış bi öğrencisin. önce bunu kabul et!
hiç değilse şu petersburg'a bi bakaydın, kanal kenarı yeşermiş, millet gülüyor, içiyor, öpüşüyor, hayat akıyor. sen hala odanda suç mu ceza mı diye kıvranıyorsun. biz de senin yüzünden kitabı kapatınca ulan ben de baltayı bi yere mi vursam diye yatağa giriyoruz. sıçmışım sana da, o üstün insan zırvalığına da. resmen hayatımızı silkeledin ya! senin o boktan ben farklıyım triplerin yüzünden kaç senedir içimiz içimize sığmıyor.
sanki bu ülkede başka sıkıntımız yokmuş gibi seninle mi uğraşacağız? kalk siktir git lan karanlık odandan! o iğrenç fikirlerinle birlikte kaybol. kendi halimize bırak bizi. bırak da nefes alalım biraz it herif.
dostoyevski reis... kusura bakma, biraz gerildim de abi. gerçi sana da kırgınım valla. artık yazmıyorsun hiç. arada bi yeni şeyler mi karalasan? ama sakın bu herifle baltasını katma... yeterince yordu bizi. gerginlik çıkmasın yine.
devamını gör...