recep tayyip erdoğan
başlık "yok satan nihilist bakkal" tarafından 21.05.2020 03:05 tarihinde açılmıştır.
261.
başlığı görünce nihayet öldü diye düşündüm. ama ölmüyor bir türlü. ben olsam sıkılırdım onun yerinde olsam.
devamını gör...
262.
siyaseti bir kenara bırakırsak gerçek alfa. müthiş karizmatik lider. öyle kendinden emin ve bana bir şey olmaz tavrı var ki en baba muhalif bile yanına gelince etkisine kapılıyor.
devamını gör...
263.
“eyy, kimsiniz ya, bay kemal, bu cehape var ya bu cehape,sevgili kardeşlerim,fetöcü” kelimelerini sıklıkla kullanan ve eleştiri yapılınca hapise atan cumhurbaşkanıdır
devamını gör...
264.
konuşmalarıda kendisi gibi tatsız ve uzun olan develet insanı(ydı).
devamını gör...
265.
ne zaman tarihe karışcak diye beklemekteyim.
devamını gör...
266.
bi 50 yıl sonra fatih gibi çağ kapatıp çağ açan adam olarak tarih kitaplarında yerini alacak liderdir.
yaşarken tuz katmazlar aşına,
methiyeler düzerler mezar taşına...
yaşarken tuz katmazlar aşına,
methiyeler düzerler mezar taşına...
devamını gör...
267.
serveti 100 milyar dolardan fazla değilse bir şey bilmiyorum.
devamını gör...
268.
hangi çağı kapatıp, hangi çağı açtığını şiddetle merak ettiğim vasat siyasetçidir.
hele 50 yıl sonra hatırlanmayacağına da bahse girebilirim.
hele 50 yıl sonra hatırlanmayacağına da bahse girebilirim.
devamını gör...
269.
(bkz: gözlemlenebilir evren lideri)*
devamını gör...
270.
tarihe karışmasını bekleyenlere inat, tarih yazan efsane.
devamını gör...
271.
dombraya el koymuş devlet adamı.
devamını gör...
272.
türkiye'nin en iyi senaristi ve yönetmeniydi bir zamanlar.
artık yaşlandı. kalemi eskidi, rejisör sandalyesinin ayakları çatırdamaya başladı. eskisi kadar iyi yazamıyor ve oyunculara iyi direktifler veremiyor. ideolojik olarak tamamen birbirimize zıtız fakat reklamcılık ve tiyatro konusunda usta eserler ortaya dökmüş bu şahsın değerini bilmek gerekiyor diye düşünüyorum. tüm eserleri dikkatle incelenirse önümüzdeki yıllarda ipte cambaz oynarken, kağıttan kaplanlar kükrerken neler döndüğünü daha iyi anlarız ve ben bu filmi biliyorum kardeşim, deme gururunu yaşarız.
hadi eyvallah.
artık yaşlandı. kalemi eskidi, rejisör sandalyesinin ayakları çatırdamaya başladı. eskisi kadar iyi yazamıyor ve oyunculara iyi direktifler veremiyor. ideolojik olarak tamamen birbirimize zıtız fakat reklamcılık ve tiyatro konusunda usta eserler ortaya dökmüş bu şahsın değerini bilmek gerekiyor diye düşünüyorum. tüm eserleri dikkatle incelenirse önümüzdeki yıllarda ipte cambaz oynarken, kağıttan kaplanlar kükrerken neler döndüğünü daha iyi anlarız ve ben bu filmi biliyorum kardeşim, deme gururunu yaşarız.
hadi eyvallah.
devamını gör...
273.
farklılıklarını bir kenara bırakamayan insanlar, şahsi çıkarları ve ikballerini topumun tamamının çıkarına tercih edenlerdir.
malcolm x
ismi ecnebi diye hor görme diye söyleyim o da bir müslüman.
malcolm x
ismi ecnebi diye hor görme diye söyleyim o da bir müslüman.
devamını gör...
274.
tam kapanmayı açıklamış fakat bu süre içinde çalışamayacak olanlar için herhangi bir destek paketi açıklamamış partili cumhurbaşkanı.
devamını gör...
275.
bir yıldır dsö'ye one minute demesini beklediğim cb' miz.
devamını gör...
276.
prompter olmayınca o meşhur hitabet yeteneğini göremediğimiz orta dünya lideri. basın toplantılarında mesela hep çanak sorular soruluyor. gerçek bir gazeteci soru sorduğunda foyası ortaya çıkacak, ki böyle sorulara sinirlendiği malum. kısacası hitabet yeteneği hazırlanmış metinden ibaret.
devamını gör...
277.
bazıları demiş ki yabancılar sevmiyor, o zaman biz sevmeliyiz. lan anten sevilecek neresi var ki yabancılar sevsin. sen bile onlar sevmediği için sevmeye çalışıyosun baksana.
devamını gör...
278.
muazzam bir espri yeteneğine sahip cumhurbaşkanı.
twitter.com/sputnik_TR/stat...
ahaha. ulan ya ben yapsam espriyi 10 yıl yatarı var.
twitter.com/sputnik_TR/stat...
ahaha. ulan ya ben yapsam espriyi 10 yıl yatarı var.
devamını gör...
279.
bugün duyduğum geçim sıkıntısı sonucu intihar haberlerinden sonra nikolay çavuşesku aklıma gelmiştir. bu adamı niye sevmiyonuz yaa ekşi sözlük mü burası diyen oy verme yaşı henüz gelmiş ergenlere anlatmak gerekirse
romanya devlet başkanı (nicolae ceaușescu) nikolay çavuşesku: ülkenin sanayileşeceği gerekçesiyle (köylünün) eski evleri yıktırmış yerine beton yığınlarıyla dolu bir bükreş/romanya yaratmak için çalışmış (dersiniz aynı bizim tokiler, kentsel dönüşümler. bükreş olmuş aynı bizim istanbul). ona muhalif olanları daha yargılanmaları bitmeden hapse attırmakta, ona muhalif olanı ispiyonlayan kişiye ödül verilmektedir. (sanki aynı bizim gazeteciler) saraylar, beton yığınları almış başını gidiyor, o bir yandan amerikaya, sovyetlere nasıl posta koyduk diye geziniyor, (dersiniz ki aynı davos, yok israile posta koydu) stalin'e kafa tuttu diye batı almanya ile yakınlaşıyor, almanya ile yugoslavya ile iş birliği yaptık vs diye naralar atıyor (sanki dersiniz şangay beşlisine afrika ekonomik işbirliğine katılacak) halk 1 tane patates alabilmek için 3 gün kuyruk beklerken, o ise bükreş'e saray yaptırmakla meşgul oluyor. (aynı geçenlerde gördüğümüz karnabahar kuyruğu gibi tanzim satış kuyrukları gibi) ilkokul mezunu bile olmayan karısına bazı üniversitelerden fahri doktora alınıyor, diploma vermeyen üniversitelerle siyasal krizler çıkarılıyor. (aynı dersiniz bizdeki hermes çantaya verilen fahri doktora ünvanı gibi) romanya halk cumhuriyetinin adını, rejimini değiştirip, romanya sosyalist cumhuriyeti yapıyor... dersiniz ki başkanlık sistemi geldi.
halkın artık bıçak kemiğe dayanıyor ama bizim diktatör hâla gelişen büyüyen bir romanya olduğunu dile getiriyor, bakın sarayıma ne güzel altın kaplama mobilyalar aldım, sarayımın altına ne güzel yat limanı(marina) yaptırdım bu marinadan açılacak kanalla tuna nehrine gidebileceğim,(sanki dersiniz kanal istanbul) varşova paktına nasıl yanladık, imf batı almanya bizi tanıdı vs diye masallarla uyutma yoluna gidiyor. ancak halktaki çatlak sesleri duymaya başlayınca lebaleb dolu bir miting yapmaya çalışıyor, mitinge insanlar zorla getirilip dinlemek zorunda bırakılıyor adeta ki en sonunda eskiden onu alkışlar eşliğinde dinleyen partizanlarından biri yuhlamaya başlıyor. 1 kişi yuhladı derken 10 kişi oluyor 100-1000 bütün kalabalık onu ıslıklamaya ve yuhalamaya başlıyor ki çavuşesku'nun sonu gelmiştir.
bence de böyle bir şey olacak yani adamın haline bakıyorum açlıktan bitmek üzere ama ülke gelişiyor büyüyor galiba sabredelim diyor ki yarın öbür gün bu adamı lebaleb dolu bir kongreye götürmeye çalışırsanız, yeter artık bizi masallarla uyuttuğun deyip yuhlamaya başlarsa, cehaletin en tehlikeli de organize eyleme geçmiş hali oluyor yani. (aynı madımak gibi, maraş-çorum katliamları 6-7 eylül olayları gibi siz ergenler bilmezsiniz gerçi bunları bir dizi çekilirse belki öğrenirsiniz.
dipnot: ben küçük bir örnek verdim sevgili burası ekşi sözlük değil diyen ergen, diriliş ertuğrul izlemeyi bırakıp da yakın tarih okursan, saddam hüseyin'in josep broz tito'nun kaddafi'nin hüsnü mübarek'in, mobutu sese seko'nun vd diktatörün ülkelerini ilk başta nasıl yönettiğine bakabilirsin. bir de ek olarak; hani diyor ya en kötü ihtimal türkiye'de olurum, belki iyi ihtimalle kaçar ama sese soko , idi amin, slobodan milosevic gibilerin sürgünde nasıl öldüğünü okuyabilirsiniz.
romanya devlet başkanı (nicolae ceaușescu) nikolay çavuşesku: ülkenin sanayileşeceği gerekçesiyle (köylünün) eski evleri yıktırmış yerine beton yığınlarıyla dolu bir bükreş/romanya yaratmak için çalışmış (dersiniz aynı bizim tokiler, kentsel dönüşümler. bükreş olmuş aynı bizim istanbul). ona muhalif olanları daha yargılanmaları bitmeden hapse attırmakta, ona muhalif olanı ispiyonlayan kişiye ödül verilmektedir. (sanki aynı bizim gazeteciler) saraylar, beton yığınları almış başını gidiyor, o bir yandan amerikaya, sovyetlere nasıl posta koyduk diye geziniyor, (dersiniz ki aynı davos, yok israile posta koydu) stalin'e kafa tuttu diye batı almanya ile yakınlaşıyor, almanya ile yugoslavya ile iş birliği yaptık vs diye naralar atıyor (sanki dersiniz şangay beşlisine afrika ekonomik işbirliğine katılacak) halk 1 tane patates alabilmek için 3 gün kuyruk beklerken, o ise bükreş'e saray yaptırmakla meşgul oluyor. (aynı geçenlerde gördüğümüz karnabahar kuyruğu gibi tanzim satış kuyrukları gibi) ilkokul mezunu bile olmayan karısına bazı üniversitelerden fahri doktora alınıyor, diploma vermeyen üniversitelerle siyasal krizler çıkarılıyor. (aynı dersiniz bizdeki hermes çantaya verilen fahri doktora ünvanı gibi) romanya halk cumhuriyetinin adını, rejimini değiştirip, romanya sosyalist cumhuriyeti yapıyor... dersiniz ki başkanlık sistemi geldi.
halkın artık bıçak kemiğe dayanıyor ama bizim diktatör hâla gelişen büyüyen bir romanya olduğunu dile getiriyor, bakın sarayıma ne güzel altın kaplama mobilyalar aldım, sarayımın altına ne güzel yat limanı(marina) yaptırdım bu marinadan açılacak kanalla tuna nehrine gidebileceğim,(sanki dersiniz kanal istanbul) varşova paktına nasıl yanladık, imf batı almanya bizi tanıdı vs diye masallarla uyutma yoluna gidiyor. ancak halktaki çatlak sesleri duymaya başlayınca lebaleb dolu bir miting yapmaya çalışıyor, mitinge insanlar zorla getirilip dinlemek zorunda bırakılıyor adeta ki en sonunda eskiden onu alkışlar eşliğinde dinleyen partizanlarından biri yuhlamaya başlıyor. 1 kişi yuhladı derken 10 kişi oluyor 100-1000 bütün kalabalık onu ıslıklamaya ve yuhalamaya başlıyor ki çavuşesku'nun sonu gelmiştir.
bence de böyle bir şey olacak yani adamın haline bakıyorum açlıktan bitmek üzere ama ülke gelişiyor büyüyor galiba sabredelim diyor ki yarın öbür gün bu adamı lebaleb dolu bir kongreye götürmeye çalışırsanız, yeter artık bizi masallarla uyuttuğun deyip yuhlamaya başlarsa, cehaletin en tehlikeli de organize eyleme geçmiş hali oluyor yani. (aynı madımak gibi, maraş-çorum katliamları 6-7 eylül olayları gibi siz ergenler bilmezsiniz gerçi bunları bir dizi çekilirse belki öğrenirsiniz.
dipnot: ben küçük bir örnek verdim sevgili burası ekşi sözlük değil diyen ergen, diriliş ertuğrul izlemeyi bırakıp da yakın tarih okursan, saddam hüseyin'in josep broz tito'nun kaddafi'nin hüsnü mübarek'in, mobutu sese seko'nun vd diktatörün ülkelerini ilk başta nasıl yönettiğine bakabilirsin. bir de ek olarak; hani diyor ya en kötü ihtimal türkiye'de olurum, belki iyi ihtimalle kaçar ama sese soko , idi amin, slobodan milosevic gibilerin sürgünde nasıl öldüğünü okuyabilirsiniz.
devamını gör...
280.
kralımız (bkz: tek adam)
devamını gör...