sevilen dune sözleri
başlık "sunjay kapurun ağzına giren wu tang arısı" tarafından 05.03.2021 02:54 tarihinde açılmıştır.
1.
dune romanlarında geçmiş efsane sözlerdir.
''bazıları benim vicdanımın olmadığını söylüyor. ama onlar hem başkalarını hem de kendilerini kandırıyorlar. şu an kadar var olmuş tek vicdan benim. nasıl ki şarap, fıçısında kokusunu bırakırsa; ben de en kadim yaratılış günlerimin özüne sahibim, ki bu benim vicdanımın tohumunu oluşturur. beni kutsal yapan şey de bu. ben tanrıyım, çünkü ben kalıtımını gerçekten bilen tek kişiyim.''
''bazıları benim vicdanımın olmadığını söylüyor. ama onlar hem başkalarını hem de kendilerini kandırıyorlar. şu an kadar var olmuş tek vicdan benim. nasıl ki şarap, fıçısında kokusunu bırakırsa; ben de en kadim yaratılış günlerimin özüne sahibim, ki bu benim vicdanımın tohumunu oluşturur. beni kutsal yapan şey de bu. ben tanrıyım, çünkü ben kalıtımını gerçekten bilen tek kişiyim.''
devamını gör...
2.
bene gesserit cezaları unutulmaz. cezalarımızda kaçınılmaz bir ders vardır. acıdan çok daha öte bir şeydir. cezalandırırken en büyük acıyı vermeyiz. ama büyük cezalarda acı vardır yine de. bunlar duygusal yönden acı verir aynı zamanda. cezanın uyandırdığı duygu daima, bizim o tövbekarın en büyük zayıflığı olduğuna hükmettiğimiz duygudur ve böylece biz, cezalandırılanı güçlendiririz.
ceza daima tatlıyla biter. bu gerçek bir ziyafet değil, ziyafet düşüncesidir. tatlı gelince, bu hiç beklenmedik bir şeydir. tövbekar, 'ahh, sonunda bağışlandım nihayet!' diye düşünür.
bu, o anın tatlılığıdır. ısdırap verici bir ziyafetin tüm aşamalarını geçmişsin ve sonunda lezzet alacağın bir şeyle karşılaşıyorsun. fakat! bunun lezzetini alırken, işte o zaman en acılı an gelir; görürsün ve anlarsın ki bu son zevk değildir. gerçekten de değil. bu, büyük cezanın en son ve en büyük acısıdır. bene gesserit dersinin kapısını kapatan budur.
ceza daima tatlıyla biter. bu gerçek bir ziyafet değil, ziyafet düşüncesidir. tatlı gelince, bu hiç beklenmedik bir şeydir. tövbekar, 'ahh, sonunda bağışlandım nihayet!' diye düşünür.
bu, o anın tatlılığıdır. ısdırap verici bir ziyafetin tüm aşamalarını geçmişsin ve sonunda lezzet alacağın bir şeyle karşılaşıyorsun. fakat! bunun lezzetini alırken, işte o zaman en acılı an gelir; görürsün ve anlarsın ki bu son zevk değildir. gerçekten de değil. bu, büyük cezanın en son ve en büyük acısıdır. bene gesserit dersinin kapısını kapatan budur.
devamını gör...
3.
bazı tür savaşlardaki sorun (ve emin olun ki tiran bunu biliyordu, çünkü onun dersinden anlaşılan budur) bunların bazı zayıf tiplerin tüm ahlaksal değerlerini yıkmasıdır. bu tür savaşlar, sağ kalan yıkılmış insanları, geri dönen askerlerin neler yapabileceğini düşünmekten bile aciz, cahil bir kitle durumuna düşürür.
devamını gör...
4.
-ufalanmış tekilliklere inancınla sen, evrimsel ya da aktarımsal her tür hareketi reddedersin. inanç, ufalanmış bir evreni sabitleştirir ve değişime direnmesine yol açar. hiçbir şeyin değişmesine izin verilmez, yoksa hareketsiz evrenin yok olur. ama sen hareket etmesen de o kendiliğinden hareket eder. senden ötede evrimleşir ve artık senin için erişilmez olur.
devamını gör...
5.
- zulmün zulüm olduğu hem kurbanının kendisi hem de zulmeden kişi tarafından, yapılanlardan az çok haberdar olan herkes tarafından bilinir. zulmün bahanesi veya hafifletici sebepleri olmaz. zulüm asla geçmişi dengelemez, geçmişte yapılmış hataları telafi etmez. zulüm gelecekteki zulmün yolunu açar, o kadar. zulmeden herkes, bunun yol açacağı zulümlerin sorumlusudur.
- havva ile elmanın öyküsünü bilirsin. o öykü hakkında ilginç bir bilgi vereyim sana: elmayı koparıp yiyen ilk insan havva değildi. adem elmayı yediğinde suçu havva'ya atmayı öğrendi.
- kaba kuvvet kullanmak, kendini senden güçlü olanların insafına terk etmektir.
- havva ile elmanın öyküsünü bilirsin. o öykü hakkında ilginç bir bilgi vereyim sana: elmayı koparıp yiyen ilk insan havva değildi. adem elmayı yediğinde suçu havva'ya atmayı öğrendi.
- kaba kuvvet kullanmak, kendini senden güçlü olanların insafına terk etmektir.
devamını gör...
6.
çoğu medeniyet korkaklık üzerine kurulmuştur. korkak olmayı öğreterek medenileştirmek epey kolaydır. cesaretin sınırlarını düşürürsün, istekleri sınırlarsın, iştahları denetim altına alırsın, ufkun etrafını çitlerle çevirirsin, her faaliyet için bir kanun yaparsın, kaosun varlığını inkar edersin. çocuklara bile yavaş yavaş nefes almalarını öğretirsin. evcilleştirirsin.
devamını gör...
7.
ayrıcalık kibre sebep olur. kibir ise adaletsizliği teşvik eder. mahvoluş çiçeğinin ilk tohumları.
devamını gör...
8.
"varlığınız hakkında hüküm verirken akıl sağlığınızı bile riske atmıyorsanız ne düşünüyorsunuzdur ne de varsınızdır."
vaiz, dune çocukları.
vaiz, dune çocukları.
devamını gör...
9.
"korkmamalıyım. korku aklın katilidir. korku tam bir yok oluş getiren küçük bir ölümdür. korkumla yüzleşeceğim. üzerimden ve benden geçmesine izin vereceğim. ve geçip gittiğinde yolunu görmek için iç gözümü çevireceğim. korkunun gittiği yerde hiçbir şey olmayacak. sadece ben kalacağım."
(bkz: korkuya karşı dua)
(bkz: korkuya karşı dua)
devamını gör...
10.
taş ağırdır, keza kum da. lakin bir aptalın gazabı ikisinden de ağırdır.
devamını gör...
11.
dune dune'dur bugün ise bugün.
devamını gör...
12.
fikirler eyleme dönüşünce çok daha korkutucudur. -dune mesihi.
1000. girdim dune üzerine olmalıydı çünkü. *
1000. girdim dune üzerine olmalıydı çünkü. *
devamını gör...
13.
hhaklı olduklarına inanan insanları asla konuşarak ikna etmeye çalışma!
(bkz: dune tanrı imparatoru)
devamını gör...
14.
muad’dib için anlatılır ki; bir keresinde iki kaya arasında büyümeye çalışan bir ot gördüğünde, kayalardan birini kenara çekmiş. daha sonra otun serpilip geliştiği görüldüğünde ise, kalan diğer kayayla üzerini örtüvermiş ve “onun kaderi buydu” demiş.
devamını gör...
15.
efendiler yarın baharat fiyatlarına zam yapıyoruz.
devamını gör...