1.
mafya-devlet ilişkisinin patlak verdiği olay. türk yakın tarihinin en büyük olaylarından.
edit :çatlı'nın ölmeyip yurtdışına kaçırıldığı söyleniyor ancak bunu yakın çevresi kabul etmiyor. naaşı araçta bulunamadı.
edit :çatlı'nın ölmeyip yurtdışına kaçırıldığı söyleniyor ancak bunu yakın çevresi kabul etmiyor. naaşı araçta bulunamadı.
devamını gör...
2.
devamını gör...
3.
mercedes s600'ün "çatlı kasa" lakabını almasına neden olan kaza.
devamını gör...
4.
abdullah çatlı'nın ölümüyle son bulmuş birçok gizemle dolu kaza
ruhu şad olsun , bu millet seni unutmayacak .
ruhu şad olsun , bu millet seni unutmayacak .
devamını gör...
5.
susurluk' ta içindedönemin emniyet müdürü hüseyin kocadağ, milletvekilli sedat bucak ve mafya lideri aptullah çatı'nın olduğu bir mersedese kamyon çarpması sonucu mafya, devlet, siyaset birlikteliğini ortaya çıkaran kaza.
bu kazadan sonra insanlar balkonlarından ses çıkartarak, ışıkları yakıp söndürerek karanlığa karşı bir dakikalılık aydınlık eylemi yaptılar.
bu kazadan sonra insanlar balkonlarından ses çıkartarak, ışıkları yakıp söndürerek karanlığa karşı bir dakikalılık aydınlık eylemi yaptılar.
devamını gör...
6.
bir diğer adı ile "susurluk skandalı" 3 kasım 1996 yılında susurluk uçakyolu mevkinde mercedes marka bir lüks aracın öndeki seyir halindeki kamyona arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazasının aslında öyle sıradan bir trafik kazası olmadığını göstermiştir. devlet- mafya ilişkisini açığa çıkaran kazada çarpışma sonucu hayatını kaybeden üç isim tespit edilir: istanbul eski emniyet müdür yardımcısı hüseyin kocadağ, üstünde mehmet özbay adına düzenlenmiş bir kimlik bulunan abdullah çatlı ve sevgilisi gonca us. yaralanan ve hastaneye kaldırılan kişi ise dyp şanlıurfa milletvekili sedat edip bucak’tır. kaza da devlet-polis-mafya ilişkisinin ortaya çıkmasına rağmen üstü kapatılmıştır. siyasetin ne kadar kirli olduğunu, körü körüne siyasi düşüncelerin savunulamamasını gerektiğini bir kez daha anlayan anlamış oldu.
devamını gör...
7.
3 kasım 1996'da bir bok torbası yere düştü ve içindeki pislikler tüm bir ülke tarafından görüldü. susurluk yakınlarında bir mercedes bir kamyona çarptı ve içlerinde bahçelievler’de 7 genci hunharca katli dahil onlarca cinayetin planlayıcısı, örgütleyicisi, azmettirici, faili olan abdullah çatlı adlı faşist köpek dahil olmak üzere üç kişi öldü, bir kişi de ağır yaralandı.
ölenlerden birisi, üst düzey bir emniyet görevlisi olan hüseyin kocadağ, diğeri de gonca us adlı bir mankendi. sağ kurtulan kişi de güneydoğu’da devletle işbirliği yapan (bilin bakalım ne karşılığında) bir aşiretin meclise soktuğu bir milletvekili, sedat bucak’tı.
devlet hiç bu böyle faka basmamıştı. bir kaza olmuş ve devletin bağırsaklarının ne kadar pis, ne kadar rezil, ne kadar leş olduğu bir çırpıda ortaya çıkmıştı.
büyük bir kamuoyu tepkisi başladı bu olaydan sonra. devletin, emniyetin cinayet suçuyla aradığı bir katil köpeğin üzerinde, bizzat devletçe verilmiş, sahte olmayan bir pasaportun bulunması, aynı katilin yanında, adı gazi mahallesi katliamıyla da anılan üst düzey emniyet yetkilisinin bulunması, bunlara, 70’li yılların sonunda yakaladıkları solcu, devrimci gençleri canlı canlı patoz makinesine atarak parçalayan bir aşiret liderinin kardeşi milletvekilinin eşlik etmesi, henüz bugünkü kadar bastırılmamış toplumsal muhalefeti ayağa kaldırdı. günlerce tencere tava eylemleri yapıldı.
sonra, devlet, katillerine görkemli birer cenaze töreni düzenledi. ustaca manipülasyonlarla protesto eylemlerini, o günlerde “yükselen” irticayı protesto eylemlerine çevirdi. her gün, ülkenin hemen her şehrinde, akşam aynı saatte balkonlara pencerelere çıkıp tencere tava çalanlar birden kendilerini o zaman iktidarda olan erbakan hükumetine muhalefet eder buldular. sonra tüm defterler yavaş yavaş kapatıldı. ortaya saçılan bok ve kusmukların üstüne kum serpilip süpürüldü.
olası bir demokratik iktidarın açması gereken ilk dosyalardandır susurluk dosyası. o dosya açılırsa, 1970’lerde bizzat devlet tarafından yaratılan on beş bin insanın ölmesine yol açan iç savaş ortamının örtüleri de aralanabilecek, bunu diğerleri izleyecektir
ölenlerden birisi, üst düzey bir emniyet görevlisi olan hüseyin kocadağ, diğeri de gonca us adlı bir mankendi. sağ kurtulan kişi de güneydoğu’da devletle işbirliği yapan (bilin bakalım ne karşılığında) bir aşiretin meclise soktuğu bir milletvekili, sedat bucak’tı.
devlet hiç bu böyle faka basmamıştı. bir kaza olmuş ve devletin bağırsaklarının ne kadar pis, ne kadar rezil, ne kadar leş olduğu bir çırpıda ortaya çıkmıştı.
büyük bir kamuoyu tepkisi başladı bu olaydan sonra. devletin, emniyetin cinayet suçuyla aradığı bir katil köpeğin üzerinde, bizzat devletçe verilmiş, sahte olmayan bir pasaportun bulunması, aynı katilin yanında, adı gazi mahallesi katliamıyla da anılan üst düzey emniyet yetkilisinin bulunması, bunlara, 70’li yılların sonunda yakaladıkları solcu, devrimci gençleri canlı canlı patoz makinesine atarak parçalayan bir aşiret liderinin kardeşi milletvekilinin eşlik etmesi, henüz bugünkü kadar bastırılmamış toplumsal muhalefeti ayağa kaldırdı. günlerce tencere tava eylemleri yapıldı.
sonra, devlet, katillerine görkemli birer cenaze töreni düzenledi. ustaca manipülasyonlarla protesto eylemlerini, o günlerde “yükselen” irticayı protesto eylemlerine çevirdi. her gün, ülkenin hemen her şehrinde, akşam aynı saatte balkonlara pencerelere çıkıp tencere tava çalanlar birden kendilerini o zaman iktidarda olan erbakan hükumetine muhalefet eder buldular. sonra tüm defterler yavaş yavaş kapatıldı. ortaya saçılan bok ve kusmukların üstüne kum serpilip süpürüldü.
olası bir demokratik iktidarın açması gereken ilk dosyalardandır susurluk dosyası. o dosya açılırsa, 1970’lerde bizzat devlet tarafından yaratılan on beş bin insanın ölmesine yol açan iç savaş ortamının örtüleri de aralanabilecek, bunu diğerleri izleyecektir
devamını gör...
8.


