1.
lolita, solgun ateş, ada ya da arzu, pnin, konuş, hafıza gibi muazzam edebiyat eserlerinin yazarı olan rus asıllı amerikan yazar. kitaplarını okurken insan kelimeleri kullanışının güzelliğine hayran kalırken nasıl bu kadar küçük detayları bu kadar güzel anlatabiliyor hayret etmekten kendini alamaz.
devamını gör...
2.
lolita adında romanı vardır. iki ayrı yönetmen tarafından film haline getirilmiştir. bi süre baş kahraman üzerinden öyle mi, yoksa böyle mi çelişkisini yaşatır. illa katagorize edecez yani.
devamını gör...
3.
sık ağaçlıklı bir yolda size yönünüzü gösterecek bir pusula ya da harita olmadan gecenin kör karanlığında yürüyebilirsiniz isterseniz. daha önce hiç gitmediğiniz, sokaklarına aşina olmadığınız, konuşulan dili dahi bilmediğiniz devasa bir şehirde başıboş, amaçsızca dolaşabilirsiniz. tipinin gözleri kör ettiği, kar soğuğunun insanın hevesini yerle yeksan ettiği, aklınızdan geçen düşüncelerin bile donayazdığı bir mevsimde gezip tozabilirsiniz. ya da bunları yapmaya üşenerek elinize bir nabokov kitabı alır ve aşağı yukarı aynı hisleri oturduğunuz yerden deneyimleyebilirsiniz.
devamını gör...
4.
abi adam lolita'yı önce ingilizce yazmış lan helal olsun valla anadili değil adamın.. bi de kendi rusçaya çevirmiş kral tam..
devamını gör...
5.
rus yazar.
gün gelecek beni hatırlayan son insan da ölecek.
gün gelecek beni hatırlayan son insan da ölecek.
devamını gör...
6.
1899/ 1977 yılları arasında yaşayan rus asıllı amerikalı roman yazarı olarak tanınır.
donanımlı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, ilk kitabını 27 yaşında yayınlamıştır.
şiir, oyun ve hikayeler de yazmıştır.

eviniz kişiliğinizin aynasıdır.
dinliyordu, bu kesin. beni dinlemesini dinledim. benim onun beni dinlemesini dinlememi dinledi. bir şey koptu.
hiç de düşündüğümü zannettiğim şeyi düşünmediğimi fark ettim; bilincimin tökezleyişini yakalamaya çalıştım, ama yolumu şaşırıverdim.
donanımlı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, ilk kitabını 27 yaşında yayınlamıştır.
şiir, oyun ve hikayeler de yazmıştır.

eviniz kişiliğinizin aynasıdır.
dinliyordu, bu kesin. beni dinlemesini dinledim. benim onun beni dinlemesini dinlememi dinledi. bir şey koptu.
hiç de düşündüğümü zannettiğim şeyi düşünmediğimi fark ettim; bilincimin tökezleyişini yakalamaya çalıştım, ama yolumu şaşırıverdim.
devamını gör...
7.
tam adı vladimir vladimiroviç nabokov olan rus asıllı amerikalı yazar olarak bilinir;
1899/ 1977 yılları arasında yaşamış ve stanley kubrick tarafından sinemaya uyarlanan lolita kitabı ile tanınmıştır.
yazarlık kariyeri roman ile sınırlı değildir,
şiir ve öykü de yazdığı bilinir.
kendisi bir yazar olmasının yanı sıra kelebek toplayıcısı gibi uğraşlar da edinmiştir. (bkz: lepidopteroloji)

bazı kitapları
arlekenlere bak!
pnin
lolita (kitap)
solgun ateş
göz (kitap)
maşenka
seni sevdim. beş kollu bir canavarım ben, ama seni sevdim.
1899/ 1977 yılları arasında yaşamış ve stanley kubrick tarafından sinemaya uyarlanan lolita kitabı ile tanınmıştır.
yazarlık kariyeri roman ile sınırlı değildir,
şiir ve öykü de yazdığı bilinir.
kendisi bir yazar olmasının yanı sıra kelebek toplayıcısı gibi uğraşlar da edinmiştir. (bkz: lepidopteroloji)

bazı kitapları
arlekenlere bak!
pnin
lolita (kitap)
solgun ateş
göz (kitap)
maşenka
seni sevdim. beş kollu bir canavarım ben, ama seni sevdim.
devamını gör...
8.
kendisinin her romanı başyapıttır. okuyamadığıma yanarım şu adamı.
bir satranç dehasını anlattığı luzhin savunması ve meşhur lolita hariç kitabını okumadım.
meteforlarındaki bu harikalık, sinestezisi olduğu içinmiş. yani bir şeyi kokladığında, mesela hüzünlü ya da sert gibi çağrışımlar yapabiliyormuş. doğuştan da şekil bir insan olduğu belli. ego paçalardan akıyor. albümlerimde yer bulmuştur kendine.

kelebekleri sever.
lolita olayında acı gerçek şu: yazarda "pedofili eğilimi" mevcutmuş şimdi yani. yalan yok. övdük diye o kısmı geçemem. babası gibi davranarak küçük bir kızı amerika'ya getiren bir adamdan esinlenmiş bu romanı yazarken. gerçek bir olaya dayanıyor lolita. bir başka sevdiğim sanatçı olan charlie chaplin'den 2 tık geride bir pedo eğilim mevcut bence kendisinde, anlatacağım.
sapık servisci dayılar gibi küçüklerle konuşmuş o dönem. onların davranışlarını, konuşmalarını dinlemiş. 11-12 yaş kızlara eserlerinde yer vermiş, sadece lolita değil. lolita çıktığında, 50'lerin yobaz amerikası bunu istememiş. fransız erotik bir yayınevi basmış kitabı. tesadüfen tanınmış bir kaç referans ile. millet şok olmuş. 60 küsür yıldır da, şok olma halinde millet. yalnız burada humbert humbert, sapık bir piç olmasına rağmen, lolita gerçek adı dolores dahil herkesi bunun tersine ikna etme çabası içinde ve masum bir aşk kurbanı olduğunu empoze etme telaşı içinde bir karakter. nabokov'un eşsiz dehası, okuyucuyu bu noktada çelişkilere sürüklemesi ve kahramanı idealize etmesine neden olması (bu benim fikrim). adamı incelediğimde görmüştüm ki, eserleri başyapıt, kendisi rus edebiyatını acımasızca eleştiren, mantıklı şeyler söyleyen, dersler veren bir şahıs.
"ay pedö o yeaa" diyerek geçilecek bir yazar değil asla. popülist ve saçma o bakış.
karakterin yazardan ayrılması meselesini, yazar olmayan akp'li amerikan halkımız ve diğer halklarımız kanıksayamadı henüz. bu satırların, soğukkanlılıkla, sadece karakteri izah etme amacı ile yazılamayacağınnı düşünüyor herkes. çünkü dante'nin cehenneminden girip eski ahit'ten çıkan o aşk yakarışları milletin kanına işliyor. "bunu normal adam yazmaz lan" diyor millet. bence de öyle. eserleri hakkında araştırma yaparken, bir fenomen olarak ilgi duymuş olma olasılığı çok yüksek. lakin bu durum sadece yazarın eserlerinde görülen ve gerçek hayatında karşılaşmadığımız bir şey. chaplin örneğini ondan vermiştim. sanırım 13 yaşında sevgilisi vardı.
karakteri yazardan ayrı düşünmek kısmına, sanatçıyı özel hayatından ayrı, eserleri ile değerlendirmek şeysini de ekleyelim. ne olduğu bu noktada beni bağlamıyor. adamın sadece dostoyevski eleştirisi bile kaleminin gücünün ispatı. 2 kitabında da adama aşık oldum. belliymiş zaten şu nörolojik şeyi işte. yoksa bu duygular bu kadar güzel verilmez. diğer kitaplarına da bomba diyorlar. ismail y.k mı abicim bu adam? koca yazar. koca postmodernist. hatta ve hatta, amerikanın sahte ahlak anlayışının da içinden geçmiş. ben bardağın dolu tarafına baktım. dolu tarafı aşırı çok.
bir satranç dehasını anlattığı luzhin savunması ve meşhur lolita hariç kitabını okumadım.
meteforlarındaki bu harikalık, sinestezisi olduğu içinmiş. yani bir şeyi kokladığında, mesela hüzünlü ya da sert gibi çağrışımlar yapabiliyormuş. doğuştan da şekil bir insan olduğu belli. ego paçalardan akıyor. albümlerimde yer bulmuştur kendine.

kelebekleri sever.
lolita olayında acı gerçek şu: yazarda "pedofili eğilimi" mevcutmuş şimdi yani. yalan yok. övdük diye o kısmı geçemem. babası gibi davranarak küçük bir kızı amerika'ya getiren bir adamdan esinlenmiş bu romanı yazarken. gerçek bir olaya dayanıyor lolita. bir başka sevdiğim sanatçı olan charlie chaplin'den 2 tık geride bir pedo eğilim mevcut bence kendisinde, anlatacağım.
sapık servisci dayılar gibi küçüklerle konuşmuş o dönem. onların davranışlarını, konuşmalarını dinlemiş. 11-12 yaş kızlara eserlerinde yer vermiş, sadece lolita değil. lolita çıktığında, 50'lerin yobaz amerikası bunu istememiş. fransız erotik bir yayınevi basmış kitabı. tesadüfen tanınmış bir kaç referans ile. millet şok olmuş. 60 küsür yıldır da, şok olma halinde millet. yalnız burada humbert humbert, sapık bir piç olmasına rağmen, lolita gerçek adı dolores dahil herkesi bunun tersine ikna etme çabası içinde ve masum bir aşk kurbanı olduğunu empoze etme telaşı içinde bir karakter. nabokov'un eşsiz dehası, okuyucuyu bu noktada çelişkilere sürüklemesi ve kahramanı idealize etmesine neden olması (bu benim fikrim). adamı incelediğimde görmüştüm ki, eserleri başyapıt, kendisi rus edebiyatını acımasızca eleştiren, mantıklı şeyler söyleyen, dersler veren bir şahıs.
"ay pedö o yeaa" diyerek geçilecek bir yazar değil asla. popülist ve saçma o bakış.
karakterin yazardan ayrılması meselesini, yazar olmayan akp'li amerikan halkımız ve diğer halklarımız kanıksayamadı henüz. bu satırların, soğukkanlılıkla, sadece karakteri izah etme amacı ile yazılamayacağınnı düşünüyor herkes. çünkü dante'nin cehenneminden girip eski ahit'ten çıkan o aşk yakarışları milletin kanına işliyor. "bunu normal adam yazmaz lan" diyor millet. bence de öyle. eserleri hakkında araştırma yaparken, bir fenomen olarak ilgi duymuş olma olasılığı çok yüksek. lakin bu durum sadece yazarın eserlerinde görülen ve gerçek hayatında karşılaşmadığımız bir şey. chaplin örneğini ondan vermiştim. sanırım 13 yaşında sevgilisi vardı.
karakteri yazardan ayrı düşünmek kısmına, sanatçıyı özel hayatından ayrı, eserleri ile değerlendirmek şeysini de ekleyelim. ne olduğu bu noktada beni bağlamıyor. adamın sadece dostoyevski eleştirisi bile kaleminin gücünün ispatı. 2 kitabında da adama aşık oldum. belliymiş zaten şu nörolojik şeyi işte. yoksa bu duygular bu kadar güzel verilmez. diğer kitaplarına da bomba diyorlar. ismail y.k mı abicim bu adam? koca yazar. koca postmodernist. hatta ve hatta, amerikanın sahte ahlak anlayışının da içinden geçmiş. ben bardağın dolu tarafına baktım. dolu tarafı aşırı çok.
devamını gör...
9.
'lolita' ile tanınması en büyük şanssızlığıdır..
devamını gör...
10.
lolita 'yı okumuştum ben, fi tarihinde. " analı kızlı" ilişkiyi güzelleyen bir kitaptır. amerika da yazılmış olmasına rağmen amerikan publizistleri bu kitabı basmayı reddetmiş, kitap fransa da basılmıştır.
devamını gör...
"vladimir nabokov" ile benzer başlıklar
vladimir putin
150