10 yaşımda annemin ve babamın desteğiyle su satmıştım evin önünde.hatta tabela bile yapmıştım ''buz gibi soğuk su' diye. kardeşim de ortağım olmuştu. ama inanır mısınız sayın yazarlar, o parayı bir türlü harcayamamıştım. e tabii, insan kendi kazanınca harcaması çok zor oluyor.
devamını gör...
apartmanımızın çoğunluğu yaşlılardan oluştuğu için onların yerine markete, bakkala, fırına gidiyor ve karşılığında onlardan onlar için küçük ama benim için büyük bahşişler alıyordum.

şimdi getir'i çıkmış, yemeği sepeti çıkmış...

hepsi beni örnek aldı*.
devamını gör...
orta ikinin yazıydı sanırım. cebimde 2.5 lira vardı, şimdinin 25 kuruşu. o zamanlar tang diye bir toz meyve suyu vardı, hala var mı bilmiyorum. 4 arkadaş onlardan alıp 1-2 sürahi meyve suyu satmıştık mahalle pazarında. oradan kazandığımız paranın yarısıyla daha çok tang almış bu sefer büyük bir termos hazırlayıp sahile gidip satmıştık. sonra daha çok alıp tekrar sahile gidip satamayıp denize dökmek zorunda kalmıştık. paramızın kalanıyla da gün boyu dondurma alıp bitirmiştik...
devamını gör...
bir dönem babamın işleri nedeniyle para sıkıntısı çekmiştik. okul ihtiyaçlarımı karşılamak için o çok sevdiğim romanlarımı (yaklaşık 50-60 tane) herkesin muhakkak geçtiği bir caddede satmıştım. iki günde hepsi satılmıştı. baktım iyi gidiyor bir şeyler yapabiliyorum.. bıraktım. başarılı olmak iyi gelmiyor sürünmenin kuluyum.
devamını gör...
ben biraz geç kalmışım sanırım. daha geçen sene yks kitaplarımı sattım.
devamını gör...
samsunda yaşayan bütün çocuklar atomculuğu deneyimlemiştir. mahalle kültürü ya da her ne derseniz. babam çok karşıydı bu duruma ama yine de her ramazan attttom vaaaaar attooooom attooooooooomcuuuuuu diye bağırmaktan ve kazandığımız paradan keyif alıyorduk.
devamını gör...
çocukken yazlığımızdayken kermes için limonata yapıp satmıştık site sakinleriyle. baya iyi para almış olmamız lazım o zamanlar ki lunaparklara gidiyorduk sürekli.
devamını gör...
bu anlamda çok anım var. sanki girişimcilik için yaratılmış gibiyim. bir de bazı şeyler heves gibi kalmasa iyi olacak. şu aralar mesela yepyeni bişeyler yapasım var. belki de yeltenmeyeceğim buna vakit ayırmayacağım ama düşünmüyor da değilim. hediye paketleme üzerine ya da defter tasarlama üzerine bir dükkan açmak gibi.
devamını gör...
okulda cep telefonumu 1 dersligine satardım. o zamanlar çoğu öğrencinin telefonu yoktu, olan da yasak diye getirmezdi bende telefonumu her ders bir kişiye satardım onlar derste msjlasır ben ders dinler ve para kazanırdım.
not(tenefüsler yarı fiyat)
devamını gör...
ilkokul 2.sınıf öğrencisi olduğum zamanlarda bulduğum çiçeklerle bilelik taç vs yapıp kapı kapı satmıştım. ufak bi arkadaş grubu ile
devamını gör...
atari salonunda oyunda seviye geçme karşılığında tost ısmarlatırdım.
devamını gör...
kitap ayracı satmaya çalışıyordum ama bu konuda zerre yeteneğim olmadığını farketmem uzun sürmedi neyse ki.okumak zorunda olduğumu ve işletme sahibi olamayacağımı, çalışan olarak kalacağımı o zamandan anlamıştım.hala aynı kanaatteyim.
devamını gör...
yaklaşık 2 yaz bileklik, kitap, oyun kartı evde artık ne bulduysam mahallede arkadaşlarımla satıyorduk. onları da ben teşvik ediyordum. herkes evden getirdiklerini ya da yaptıklarımızı satıyordu.yoldan geçen insanlar da sevimliliğimize aldanıp birkaç lira bırakıyordu. hatta öyle ki zorla sattığımız da olmuştur.aldığımız paraları bakkala gidip harcıyorduk. güzel günlerdi.
devamını gör...
matematik öğretmenimiz ceza olarak belli öğrencilere test ödevi vermişti para karşılığı onlarınkini yapmıstım. win win
devamını gör...
lisede sınıfça marteniçka yapıp satıyorduk tanesi 1 liraya. ilk sattıklarımız iki arkadaşa gitmişti. bahşiş de olsun diye 2 lira yerine nestle’nin 1927 çikolatalarından vermişlerdi. altına kazandığımız ilk parayla aldığımız çikolata (teknik olarak öyleydi..) yazıp kağıdı duvara yapıştırmıştık.*
devamını gör...
7 yaşında pazarda su satmayla başlayıp, 8-9 yaşında toptan boncuk alıp takı yapmaya başlamıştım. pazarda, ana caddelerde satış yapıyordum. kartonları kesip, yanlarda ip takıp kendime astığım bir tezgah yapmıştım.
takılarımı komşular bedava ver hediye olsun diyordu. ne olacak sanki 1-2 lira versende sen çocuk sevindirsen. sürekli takılarımın hediye istenmesinden bıkıp, bırakmıştım. daha 9 yaşında isyan edip, bina içine pankart asmışlığım var. üniversite zamanı toptan gıda satmaya başladım. şimdi de işimden istifa ettim. e-ticaretten devam etmeyi planlıyorum. satış olayından kopamadım.
devamını gör...
henüz 5 yaşımda iken, sümüklü böcek toplayıp satmıştım. avrupa'ya ihracata gidiyordu. malumunuz orada sümüklü böcek yemeği yapıldığı için. ben de yağmurlu bir günde 3-4 kg toplayıp satmıştım.
devamını gör...
ilkokul birinci sınıftayken gıda çarşısından bir kutu yumiyum alıp okulda, kantin fiyatının yarı fiyatına satmıştım. üçüncü teneffüse kadar kapış kapış satılmıştı.
devamını gör...
üniversitedeyken evdeki gereksiz eşyaları letgo'ya koyup para kazanmaya çalışıyorduk.
devamını gör...
ilk okulda futbolcu kartlarını oynayarak kazanıp, kazandığım kişilere satmak..
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların ilk girişimcilik denemeleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim