1.
aslında bir varlık ilkesi olan yeter-sebep ilkesi leibniz(1646-1716) tarafından akıl(mantık) ilkesi olarak da kabul edilmektedir. leibniz'e göre aklımız iki büyük ilkeye dayanarak akıl yürütür: ''akıl ilkelerimiz iki büyük ilkeye dayanırlar: birincisi çelişmezlik ilkesidir. ikincisi yeter-sebep ilkesidir. bu ilke gereğince yeter bir sebep olmadıkça hiçbir vakıanın doğru ya da mevcut, ifade edilen hiçbir yargının hakiki olamayacağını, vakıanın niçin böyle olup da başka türlü olmadığını dikkate alırız. halbuki bu sebepler çoğu zaman bizce belli değildir.'' (leibniz-monadoloji)
bu ilke bir önermenin ya da bir şeyin yeterli sebebi yoksa ne önerme doğru ne de bir şey var olabilir, demektedir. her şeyin yeterli sebebi olması zorunludur. fakat bu ilkenin bir tür varlık nedenini ortaya koyması bakımından birçok mantıkçı tarafından aklın ilkesi olarak sayılamaz. bu konuda değerli hocamız necati öner düşüncelerini şöyle ifade eder: ''yeter-sebep ilkesinin önceden gördüğümüz diğer üç ilkeden(özdeşlik, çelişmezlik, üçüncü şıkkın olanaksızlığı ilkeleri) farklı bir durumu var, onlardan ayrı bir tabiata sahip. diğer üçü kendi aralarında birbirlerine bağlı oldukları halde yeter-sebep ilkesi ile diğerleri arasında, onların aralarında olduğu gibi sıkı bir ilişki mevcut değildir. yeter-sebep ilkesinde sebep ararken amaç hangisinin doğru olduğunu tespit etmektir. o halde bu ilke, doğrudan doğruya önermenin doğru ya da yanlışlığı ile ilgilidir. sebep ararken sonsuza kadar gidilmez, bir yerde durmak gerekir. sonunda durulan yer, ya aksiyomlar, postulalar veya doğrudan doğruya idraklardir. o halde yeter-sebep ilkesi bir başlangıç noktasının varlığını gerektirmektedir. yeter-sebep ilkesinin diğer ilkelerden farklı bir duruma sahip oluşu belirttiğimiz gibi bazı mantıkçılarca mantık ilkeleri dışında tutulmasına yol açmıştır.''(necati öner- mantığın ana ilkeleri ve bu ilkelerin varlıkla olan ilişkileri)
a.kadir çüçen-mantık
.
bu ilke bir önermenin ya da bir şeyin yeterli sebebi yoksa ne önerme doğru ne de bir şey var olabilir, demektedir. her şeyin yeterli sebebi olması zorunludur. fakat bu ilkenin bir tür varlık nedenini ortaya koyması bakımından birçok mantıkçı tarafından aklın ilkesi olarak sayılamaz. bu konuda değerli hocamız necati öner düşüncelerini şöyle ifade eder: ''yeter-sebep ilkesinin önceden gördüğümüz diğer üç ilkeden(özdeşlik, çelişmezlik, üçüncü şıkkın olanaksızlığı ilkeleri) farklı bir durumu var, onlardan ayrı bir tabiata sahip. diğer üçü kendi aralarında birbirlerine bağlı oldukları halde yeter-sebep ilkesi ile diğerleri arasında, onların aralarında olduğu gibi sıkı bir ilişki mevcut değildir. yeter-sebep ilkesinde sebep ararken amaç hangisinin doğru olduğunu tespit etmektir. o halde bu ilke, doğrudan doğruya önermenin doğru ya da yanlışlığı ile ilgilidir. sebep ararken sonsuza kadar gidilmez, bir yerde durmak gerekir. sonunda durulan yer, ya aksiyomlar, postulalar veya doğrudan doğruya idraklardir. o halde yeter-sebep ilkesi bir başlangıç noktasının varlığını gerektirmektedir. yeter-sebep ilkesinin diğer ilkelerden farklı bir duruma sahip oluşu belirttiğimiz gibi bazı mantıkçılarca mantık ilkeleri dışında tutulmasına yol açmıştır.''(necati öner- mantığın ana ilkeleri ve bu ilkelerin varlıkla olan ilişkileri)
a.kadir çüçen-mantık
devamını gör...