çok sevdiğimiz, yokluğunun katlanılmaz olduğuna inandığımız, birinden önce olmak anlamına gelen sözcük, yazarın da dediği gibi arapçadır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tribündeki 150 kadar operasyon çocuğuna rağmen galatasarayımızın söke söke aldığı karşılaşma.

maç öncesinde bağırıyorlardı hepsi bir taraflarına böylece girmiş oldu.

gerçek bir striker golü izlemiş olduk, iyi bakın fenerliler her zaman göremezsiniz böylesini.

saksıya fesleğen gibi veyahut bilezzziiiiiik gibi.*
devamını gör...

markus zusak' en iyi kitaplarından biridir. kitapta liesel'in evlatlık verilmesi için çıktığı yolculuktan-evlatlık verilmesi ve ondan sonra yaşadığı olaylar anlatılır. kardeşini yolculukta kaybetmesi ve mezarı kazmak için gelen adamların cebinden düşen siyah kitabı çaktırmadan alması ilk kitap hırsızlığıdır ve bu kitap hırsızlığı devam edecektir. daha sonra yeni ailesine alışma serüveni anlatılır kitapta. zamanla üvey annesine ve babasına alışır. hatta arkadaş bile edinir (rudy) . okula başlayacağı zaman yaşıtlarından çok çok geridedir. üvey babası sayesinde kitap okumayı öğrenir. babası her gece liesel'ın çaldığı kitabı ona okur. 2. kitap hırsızlığı yakılmak için toplanan ve yakılan kitaplarının arasından kimseye çaktırmadan çaldığı "omuz silkiş" kitabıdır. 3. çaldığı kitap ise çamaşır toplamak için gittiği valinin karısına aittir. okumayı günden güne ilerletir. hitler döneminde toplanıp öldürülen,işkenceler edilen yahudi max ile tanışması ,münih'in bombalanması ve daha birçok olay anlatılır kitapta. kitabın aynı zamanda filmi de bulunmaktadır ama filmi yerine kitabı okumanızı tavsiye ederim. çünkü filmde bazı kısımlar üstünkörü geçilmişken, kitapta konulara daha ayrıntılı yer verilmiştir.tavsiye edilir.

--- alıntı ---

caddenin her yerinde insanlar vardı ama boş olsa, yabancı bundan daha yalnız olamazdı.

--- alıntı ---
devamını gör...

bir kişinin arkasından konuşmak kadar basit bir açıklamadan ziyade hucurat suresinde de anlatıldığı gibi "ölü kardeşinin etini yemek" olarak belirtmenin daha uygun olacağı sözcük.
devamını gör...

doğru şekli şudur; aşçıda sokak, askerde mutfak, beyefendide yatak.
devamını gör...

tam benlik etkinlik. her hafta kilit ekranı ve ana ekranına yeni ve birbiriyle uyumlu iki tane wallpaper koyan ben bu etkinliğe en sevdiklerimden iki tanesini bırakıyorum*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ay ben arada gelir paylaşırım başkalarını da çok sevdim bu başlığı.
devamını gör...

vicdan azabı çektirmek.
devamını gör...

"telefonla olmaz, yüzyüzeyken konuşuruz."

konuşamadık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şöyle tatlı bir şey bırakayım
devamını gör...

tadı her zamanki kahvelerden daha tatlı gelen kahvedir.
o temizlik kokusunu burundan alır yerine mis gibi bir koku bırakır. yorgunluğu da götürmesi cabası. ufak bir terapi yöntemidir.
devamını gör...

ömer hayyam‘ın yirmi yedi numaralı rubaisinde yer alan bir dörlükte geçmektedir.
tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek
o sümbülü koklamak, saçın ellemek
sonra da ona bakma, dersen, anlamı
dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
grubun adı buradan geliyormuş.
devamını gör...

•anneannemi kaybettim. o gidince kimsesiz kaldım.
•onlarca arkadaş değil birkaç dostumun sahiciliğini gördüm.
•ailemin saygıya değer olduğunu sanarken; şiddetin her türlüsünü bana yaşatan barbarlar olduklarını aslında en baştan beni hiçe sayıp sadece kendi keyiflerince hayatımı alt üst ettiklerini gördüm.
•anne babaya 'üff' demeyen biriyken; haykıra haykıra hakkını savunan biri oldum.
•hoca hanımken; dinsiz oldum.
•kayıtsız şartsız herkesi severken; sevdiğim herkes beni buna pişman etti.
•şimdi sadece sokak hayvanları var. eskiden mama su verirken sayısını hatırlamadığım kadar hayvan tedavi ettirdim. insanlar benim sevgime layık degil. bunu artık anladım. daha da canımı yakmalarına izin vermeyeceğim.
devamını gör...

izlediğim her saniyesinde boğazıma büyük bir yumru bırakan bir film. dünya üzerinde gördüğüm en mükemmel film. geçmişte ailesinin ona abilik yapması için kullandığı bir insanın ona tecavüz etmesi yüzünden en büyük ve en korkutucu travmaya sahip olan şirin'in hikayesi. ailesi çok yoğun olduğu için hiçbir zaman onu dinleyemiyordu ve yaşadıklarını öğrenemiyorlardı. şirin'e tecavüz eden ve onu her zaman ölüm ile tehdit eden insan müsveddesi her benzer olayda bu cümleyi söylüyordu. şirin'in aklında ve kulağında "şşş kızlar bağırmaz" cümlesi yankılanıyordu her zaman. yıllar geçti. şirin hala travma yaşıyordu. o olmamasına rağmen. gerçekten aşık olduğu bir insanla hayatını birleştireceği gün gene aynı cümleyi duydu. şşş kızlar bağırmaz. ama bu sefer şirin'in bir iç sesi değildi. bu başka bir insana söyleniyordu. şirin bir şeylerin yolunda gitmediğini anladı ve sesin geldiği yöne gitti. kendisinin çeyreği kadar olan kız çocuğu sürükleyen bir adam gördü. eline bulduğu ilk şeyi aldı ve o adamı öldürdü. sadece başka bir küçük kızın hayatına mal olmaması içindi bu eylem. dediğim gibi izlerken ne kadar ağladığımı hatırlamıyorum...
devamını gör...

serdar ortaç. *
devamını gör...

en sevdiğim çiçek türü. çayını içtiğimde sakinleşip her şeye gülüyorum, dışardayken içmeme kararı aldım fakat bir buket papatyaya hayır demem.
devamını gör...

banyo..
devamını gör...

bu konuda islamcıların biz cenneti anaların ayağına serdikten başka argümanları yoktur.
devamını gör...

fatih erkoç-ellerim bomboş.
devamını gör...

adamı şimdiye kadar çok eziklediler, boş falan dediler. cidden de yersiz gibi ama onda benden bir şeyler var. charles bukowski... ikimiz de isfp ve 6w5'iz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim