cinnet geçirten yazım yanlışları
ya hu...
bunun doğru yazılışı yahu şeklinde, yani bitişik. teyit için link burada.
"bunu yapmak içten bile değil."
bunun doğrusu da işten değil şeklinde çünkü bu "çok kolay, işten bile sayılmaz" gibi anlamlara geliyor. içtenlikle, samimiyetle bir ilgisi yok. teyit için yine yukarıdaki linki kullanabilirsiniz.
bunun doğru yazılışı yahu şeklinde, yani bitişik. teyit için link burada.
"bunu yapmak içten bile değil."
bunun doğrusu da işten değil şeklinde çünkü bu "çok kolay, işten bile sayılmaz" gibi anlamlara geliyor. içtenlikle, samimiyetle bir ilgisi yok. teyit için yine yukarıdaki linki kullanabilirsiniz.
devamını gör...
aşk
"ama benim için aşk, kapısı önünde çekingen bir özlemle beklediğim kilitli bir bahçeydi henüz."
devamını gör...
kafa sözlük
canımın içidir içi.
böyle kimileri, bu başlığa sinirli sinirli yazıp sonra da gidiyor ya çok seviniyorum.
anlıyorum ki sözlüğü kendisine benzetememiş, sonunda kendisi gitmiş.
böyle kimileri, bu başlığa sinirli sinirli yazıp sonra da gidiyor ya çok seviniyorum.
anlıyorum ki sözlüğü kendisine benzetememiş, sonunda kendisi gitmiş.
devamını gör...
şile bezi
yıkanabilir bir tür ince ve pamuklu kumaş.
nazım'ın şiirinde de geçer:
'demek ki şile bezi
bir de memedin yüzü
bir de saman sarısı
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı'
(bkz: haziranda ölmek zor)
nazım'ın şiirinde de geçer:
'demek ki şile bezi
bir de memedin yüzü
bir de saman sarısı
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta
kaldı yürek sızısı'
(bkz: haziranda ölmek zor)
devamını gör...
normal sözlük’te kızların teklif etmesi
peki kızların bundan haberi var mı?
devamını gör...
köylü çocuk vs şehirli çocuk
köylü çocuk şehirli çocuk gibi konuşmak ister, kendi köy kelimelerinden utanır. üniversiteye kadar köylü olduğumu söyleyemezdim, çok güzel konuşmaya özen gösterirdim. benimle yeni tanışan insan, trabzonlu olduğumu duyunca konuşmamın güzelliğine şaşar. o güzel konuşma, aslında köylü ezikliğinden gelen bir çaba. zamanla şehirli olmanın kıt kültürlü, köylü olmanın zengin kültürlü olduğunu anlayan çoğu köylü çocuk, bundan istifade etmeye, bunun keyfini sürmeye başlar.
devamını gör...
odamda yolculuk
xavier de maistre kitabıdır.
ilkokul yıllarımda romatizmal bir hastalıktan ötürü birkaç ay yatağa mahkum kalmıştım. yürümekte çok zorlanıyordum ve doktor en az üç ay sadece iğne olmak dışında yataktan çıkmamam gerektiğini söyleyince saçma bir mahkumiyet başlamıştı benim için.
o dönemde hayatımı kurtaran şeyin edebiyat olduğunu söyleyebilirim çünkü günlerce kitap okuyup hayal kurdum bir odanın içinde. odamdaki bu yolculuklar esnasında birçok insanla tanıştım. jules verne bunlardan biriydi ve beni dünyanın her yerine götürdü. ve ben o hastalık esnasında ilk öykümü yazdım. bir bilimkurgu öyküsü idi, dönüşüm geçirmiş örümceklerle savaşan sıradan bir kahramanın öyküsü. odada yapılabilecek yolculukların doğrudan etkisini hep hissettim hayatım boyunca.
içinde bulunduğumuz bu saçma ve gerçeküstü dönemde karantina ve sokak kısıtlamalarına girip girip çıkarken, odalarda ışıksız kalmaya alışırken ve dahi bu dönemi fakirsek cinnet zenginsek cennet tadında geçirirken okunması gereken bir kitap.
evlerde kalıp kendi kendimizi sorgulamak için bolca zaman bulmamız kendimizi tanıyıp yeni bir arkadaşlık edinmek için ideal bir fırsat olabilir ve biz de maistre’nin yaptığı gibi düşsel bir yolculuğa çıkabiliriz kendi odamızda. bence okuyun, delirmeden önce yapacağınız en iyi şey olabilir.
ilkokul yıllarımda romatizmal bir hastalıktan ötürü birkaç ay yatağa mahkum kalmıştım. yürümekte çok zorlanıyordum ve doktor en az üç ay sadece iğne olmak dışında yataktan çıkmamam gerektiğini söyleyince saçma bir mahkumiyet başlamıştı benim için.
o dönemde hayatımı kurtaran şeyin edebiyat olduğunu söyleyebilirim çünkü günlerce kitap okuyup hayal kurdum bir odanın içinde. odamdaki bu yolculuklar esnasında birçok insanla tanıştım. jules verne bunlardan biriydi ve beni dünyanın her yerine götürdü. ve ben o hastalık esnasında ilk öykümü yazdım. bir bilimkurgu öyküsü idi, dönüşüm geçirmiş örümceklerle savaşan sıradan bir kahramanın öyküsü. odada yapılabilecek yolculukların doğrudan etkisini hep hissettim hayatım boyunca.
içinde bulunduğumuz bu saçma ve gerçeküstü dönemde karantina ve sokak kısıtlamalarına girip girip çıkarken, odalarda ışıksız kalmaya alışırken ve dahi bu dönemi fakirsek cinnet zenginsek cennet tadında geçirirken okunması gereken bir kitap.
evlerde kalıp kendi kendimizi sorgulamak için bolca zaman bulmamız kendimizi tanıyıp yeni bir arkadaşlık edinmek için ideal bir fırsat olabilir ve biz de maistre’nin yaptığı gibi düşsel bir yolculuğa çıkabiliriz kendi odamızda. bence okuyun, delirmeden önce yapacağınız en iyi şey olabilir.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
pezevenk kelimesi eski farsça'da pejvend'den gelir. klasik farsça sözlüğünde pejvend " kapı sürgüsü ve çırpıcı tokmağı" na deniyor. yani, zevcesi olacak kadın yabancıyla içeri kapanıp zevk ile safa ile meşgul olurken kapı tokmağı gibi arkasında dikilen adam oluyor. arapça karşılığı deyyus, eski türkçe karşılığı da kurumsak oluyor.
devamını gör...
efsane kitapların ilk cümleleri
babamın beni unutulmuş kitaplar mezarlığı’na ilk götürüşü hiç aklımdan çıkmaz.
(bkz: rüzgarın gölgesi)
(bkz: rüzgarın gölgesi)
devamını gör...
kafa vadisi
dizideki mehmet fikret hazarbeyoğlu karakteri lucifer arkadaşımıza verilebilir.
devamını gör...
ukulele
öğrenmeye hevesli olduğum ama 1 senede bir arpa boyu yol katedemediğim müzik aleti. bir şeyler çalıyorum ama yeterince öğrenemedim gibi. tembel olduğum gerçeğini solak olmam bahanesiyle gizliyorum.
devamını gör...
24 yaşında olmak
maalasef, hayatta ki bazı değişimler için geç olan yaştır. bundan önceki yaşlarınızda yaptığınız yanlış eylemlerin maddi veya manevi olarak cezasını çekmeye başladığınız yaştır. benim yaşımdır.
ne ara 24 oldum ben? 6 sene öncesini dün gibi hatırlıyorum, 18 olur olmaz ehliyet alacaktım. fakat 6 sene sonra 30 olacağım. hayat galiba hızlanıyor.
elde ne var? bana göre hiçbir şey, çevreme göre birkaç şey.
ne ara 24 oldum ben? 6 sene öncesini dün gibi hatırlıyorum, 18 olur olmaz ehliyet alacaktım. fakat 6 sene sonra 30 olacağım. hayat galiba hızlanıyor.
elde ne var? bana göre hiçbir şey, çevreme göre birkaç şey.
devamını gör...
imam baildi
bugün tesadüfen keşfettiğim, isimlerine ve yaptıkları müziğe bayıldığım bu grubu tam yazmaya geldim baktım daha önce birisi ukde bırakmış.
belirtmeden olmaz elbette;
bu, artık kendisi aramızda olmayan bir urlalı ukdesidir.
imam baildi, lysandros falireas ve orestis falireas kardeşler tarafından 2005 yılında kurulmuş 7 kişilik bir yunan müzik grubudur. yaptıkları müziği tıpkı bol malzemeli, lezzetli bir imam bayıldı yemeğine benzetmeleri ve grubun adını da imam baildi yapmaları iyi müzik yapmaları dışında esprili bir grup olduklarının da kanıtıdır benim gözümde.
grup ile ilgili daha fazla bilgi ve/veya tüm albümlerini dinlemek için; sizi şöyle alalım efenim...
bu kadar kısa sürede elbette çok az şarkılarını dinleyebildim ama benim şu ana kadar en sevdiğim şarkıları;
de thelo pia na xanarthis
e o zaman bana müsaade, size rast gelsin, καληνύχτα *....
belirtmeden olmaz elbette;
bu, artık kendisi aramızda olmayan bir urlalı ukdesidir.
imam baildi, lysandros falireas ve orestis falireas kardeşler tarafından 2005 yılında kurulmuş 7 kişilik bir yunan müzik grubudur. yaptıkları müziği tıpkı bol malzemeli, lezzetli bir imam bayıldı yemeğine benzetmeleri ve grubun adını da imam baildi yapmaları iyi müzik yapmaları dışında esprili bir grup olduklarının da kanıtıdır benim gözümde.
grup ile ilgili daha fazla bilgi ve/veya tüm albümlerini dinlemek için; sizi şöyle alalım efenim...
bu kadar kısa sürede elbette çok az şarkılarını dinleyebildim ama benim şu ana kadar en sevdiğim şarkıları;
de thelo pia na xanarthis
e o zaman bana müsaade, size rast gelsin, καληνύχτα *....
devamını gör...
başlangıç
“her başlangıç bir sondur, her son ise bir başlangıç.”
“aller anfang ist schwer.” alm. bir deyim.
her başlangıç zordur.
siz yine de başlayın, gerisi gelir.
devamını gör...
kısa boylu ve tatlı kişilerin sinirlenince çok komik olması
aynısı bana da deniliyor ve hoş değil. ayrıca bu tip şeyleri karşıdaki hali hazırda sinirliyken demek aranızı fena bozulabilir. empati kurun yani; siz orada bir şeye sinirlisiniz ve ciddiye alınmıyorsunuz bile. bu ne şimdi?
devamını gör...
hangi durumlarda hayallerden vazgeçilir sorunsalı
suya düştüyse ve kurutmak imkansız ise.
devamını gör...
yazarların iyi ki okudum dediği kitaplar
gurur ve önyargı (aşk ve gurur) - jane austen
devamını gör...
insan ilişkilerinin öğrettikleri
kaba bir deyişle "soba" benzetmesine konu olan tecrübelerdir.
sebebi de yaydığı ısıya göre* belli bir mesafede durmak gerektiğidir.
yoksa insanı fazlasıyla yakabilir ya da soğuktan titretebilir.
sebebi de yaydığı ısıya göre* belli bir mesafede durmak gerektiğidir.
yoksa insanı fazlasıyla yakabilir ya da soğuktan titretebilir.
devamını gör...
balkonda çamaşır asarken hayatı sorgulamak
genelde ev işi yapıldığında insanın aklına böyle şeyler gelir.
devamını gör...
