karma puanı kasan yazarın zeka seviyesi
bu başlık birilerinin hayatına dokunacak ve sonsuza kadar değiştirecek.. hissediyorum..
devamını gör...
fotorealizm
fotogerçekçilik, süperrealizm, hiperrealizm, hipergerçekçilik ve keskin odak gerçekçiliği olarak da isimlendirilmektedir.
1960 yıllarında amerika’da ortaya çıkan bu akım prensip olarak klasik realizm ressamlarının amaçlarına çok benzemektedir. fakat üretilecek olan temsillerde hedeflenen gerçeklik ve benzerlik düzeyi burada oldukça yüksektir. klasik realizm akımında ki uygulamalardan farklı olarak resmedilecek kompozisyonda oran orantı vb. matematiksel hesaplar kullanılmadan kompozisyon birebir fotoğraftan icra edilir.
kısaca, sanatçının fotoğrafik görüntüyü gerçekten ayırt edilemeyecek şekilde, projeksiyon ile tuval üzerine yansıtarak boyaması ile ya da direk akrilik ve yağlı boya kullanarak tuvale işlemesidir.
fotorealizm çıtasını arşa çıkaran sanatçı, leng jun'un çalışması.
1960 yıllarında amerika’da ortaya çıkan bu akım prensip olarak klasik realizm ressamlarının amaçlarına çok benzemektedir. fakat üretilecek olan temsillerde hedeflenen gerçeklik ve benzerlik düzeyi burada oldukça yüksektir. klasik realizm akımında ki uygulamalardan farklı olarak resmedilecek kompozisyonda oran orantı vb. matematiksel hesaplar kullanılmadan kompozisyon birebir fotoğraftan icra edilir.
kısaca, sanatçının fotoğrafik görüntüyü gerçekten ayırt edilemeyecek şekilde, projeksiyon ile tuval üzerine yansıtarak boyaması ile ya da direk akrilik ve yağlı boya kullanarak tuvale işlemesidir.
fotorealizm çıtasını arşa çıkaran sanatçı, leng jun'un çalışması.
devamını gör...
otobüste çıkan kavga
uzun yolda çıkarsa, hele bir de şoförle çıkarsa insanı inanılmaz geren kavgadır. şoföre yaklaşıp "sen haklısın abi, boşver bunları önüne bak gözünü seveyim" demek gelir içinizden. muavin kahve getirsin, kavga çıkaran yolcular en arkaya gönderilsin, yerel radyoda şansınıza klasik müzik başlasın istersiniz. çok gergin durum çok.
devamını gör...
para her şeydir
para hem her şeydir hem de hiçbir şey değildir.
her şey olmasının nedeni, manevi şeyler hariç her şeyin para ile satılması ve zor kazanılmasıdır.
hiçbir şey olmamasının nedeni ise manevi şeyleri satın alamaması ve mezara götürülememesidir.
her şey olmasının nedeni, manevi şeyler hariç her şeyin para ile satılması ve zor kazanılmasıdır.
hiçbir şey olmamasının nedeni ise manevi şeyleri satın alamaması ve mezara götürülememesidir.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
aziz milletim. (bkz: recep tayyip erdoğan)
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
kellem uçarken gülümsedim.
devamını gör...
bandista
benim annem cumartesi parçasıyla kalbime taht kurmuş, birden fazla arpejlerle müziğini sade tutmamış emekçi müzik grubudur. ha bu arada berfo ana selam olsun..
devamını gör...
zeus altarı
hera, dosdoğru yürüdü gargaran doruğuna, ida’nın en yüksek tepesiydi bu. bulutları devşiren zeus, onu gördü. görür görmez aşk sardı düşünceli kafasını. ve hera, zeus’un dokuz eşinin birincisi oldu’ diye yazmış ünlü ozan homeros ilyada destanı’nda.
eski yunanlılar savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. gargaran tepesi de, eski yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan sunağa sahipliği yapar.zeus'un hera'ya aşık olduğu yer olarak geçer mitorolojide.
eski yunanlılar savaşlarda galip gelmek, kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi sebeplerle tanrılara kurban vermeyi adet haline getirmişlerdi. gargaran tepesi de, eski yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan sunağa sahipliği yapar.zeus'un hera'ya aşık olduğu yer olarak geçer mitorolojide.
devamını gör...
normal sözlük tanıtım videosu
insanın gidip kafa sözlük’te yazası geliyo gerçekten elim ayağım titredi muhteşem valla şehitler ölmez vatan bölünmez..
(bkz: allah bu sözlüğe bi daha tanıtım videosu yaptırmasın)
(bkz: allah bu sözlüğe bi daha tanıtım videosu yaptırmasın)
devamını gör...
yarım bırakılan kitabın taciz etmesi
büyük bir vicdan azabı meselesi bu dostlar. anlat anlat bitmez.
devamını gör...
kitap satın alma hastalığı
kitap kokusunu,kapağının güzelliğini seviyordur.kitaplığı görünce mutlu oluyordur.teknoloji bağımlısı bireyin anlayamayacağı güzel hastalık.
devamını gör...
diş fırçası ile dişlerini fırçalayan insan
ekşi sözlük'te bir yazar erzurum'da dişlerimi fırçaladığım için beni mason sanıyorlardı gibi bir şey yazmıştı. bu başlıklarda hep o aklıma geliyor ve gülüyorum.
devamını gör...
mesleğinizi söyleyince aldığınız tepkiler
aaa ne güzel sessiz sakin böyle, bütün gün kitap okuyosundur sen, masrafı da yok.
devamını gör...
varoluş sıkıntısı
bir cümleyle açıklamak gerekirse...
her kararımda alabileceğim başka kararları erteliyor ya da yok ediyor oluşum yeni kararlarımla ilgili az önce karar veriyor ya da verebiliyor olmanın hazzını elimden alıyor ve geride yalnız silik pişmanlık izleri bırakıyor küçük bir tebeşirle koca bir benlik yaratmak için çabalayan ben'e.
her kararımda alabileceğim başka kararları erteliyor ya da yok ediyor oluşum yeni kararlarımla ilgili az önce karar veriyor ya da verebiliyor olmanın hazzını elimden alıyor ve geride yalnız silik pişmanlık izleri bırakıyor küçük bir tebeşirle koca bir benlik yaratmak için çabalayan ben'e.
devamını gör...
empirizm
bir deneyci temsili locke’tur. esas olarak bilginin özelliği ve kaynağına ilişkin felsefe problemine ayırdığı ünlü insan zihni ürerine bir deneme adlı kitabında locke zihni ‘üzerinde hiçbir yazı bulunmayan, hiçbir tasarıma sahip olmayan beyaz bir kağıda’ benzetir. peki o, yani zihin bu tasarımları ve düşünceleri nereden elde eder?
insanın her zaman meşgul ve sınırsız hayal gücünün kendisine hemen hemen sonsuz değişik biçimler verdirdiği bu geniş yığın zihne nereden gelir? zihin, aklın ve bilginin bütün malzemesini nerden alır? buna tek kelime ile cevap veriyorum: "deneyden”. görüldüğü gibi locke zihni, deney öncesinde üzerinde veya içinde hiçbir şey bulunmayan beyaz bir kağıda veya “boş bir levhaya’ benzetmekte (bkz: tabula rasa) ve bilginin bütün kaynağını deneyde, gözlemde, duyuların kullanımı sonucu zihne gelen verilerde bulmaktadır. başka bir deyişle locke’a göre insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi mevcut değildir ve her türlü bilginin kaynağı deneydir.
felsefe dilinde kaynağı deney olan bu tür bilgilere, ‘deneyden sonra gelen, deneyle elde edilmiş’ bilgiler anlamında (bkz: a posteriori) bilgiler denir. o halde locke’a göre her türlü bilgi a posterioridir. bununla birlikte locke, ılımlı bir deneycidir; zihni duyumlara indirgemez. zihnin bir kez kendilerini aldıktan sonra deneyden gelen şeyler, deney malzemesi üzerinde çalışmasını, anlam işlemesini reddetmez. buna karşılık deneyciler içerisinde daha ileri giderek, duyumlardan ayrı veya onları aşan bir zihnin olduğunu kabul etmeyenler, böylece zihni veya aklı sadece duyumların toplamına indirgemeye çalışanlar da vardır ve bunların bu görüşüne duyumculuk (bkz: sensationalismi) adı verilir. ünlü bir fransız filozofu olan (bkz: condillac) bu görüşü savunanların başında gelir.
insanın her zaman meşgul ve sınırsız hayal gücünün kendisine hemen hemen sonsuz değişik biçimler verdirdiği bu geniş yığın zihne nereden gelir? zihin, aklın ve bilginin bütün malzemesini nerden alır? buna tek kelime ile cevap veriyorum: "deneyden”. görüldüğü gibi locke zihni, deney öncesinde üzerinde veya içinde hiçbir şey bulunmayan beyaz bir kağıda veya “boş bir levhaya’ benzetmekte (bkz: tabula rasa) ve bilginin bütün kaynağını deneyde, gözlemde, duyuların kullanımı sonucu zihne gelen verilerde bulmaktadır. başka bir deyişle locke’a göre insan zihninde doğuştan gelen hiçbir bilgi mevcut değildir ve her türlü bilginin kaynağı deneydir.
felsefe dilinde kaynağı deney olan bu tür bilgilere, ‘deneyden sonra gelen, deneyle elde edilmiş’ bilgiler anlamında (bkz: a posteriori) bilgiler denir. o halde locke’a göre her türlü bilgi a posterioridir. bununla birlikte locke, ılımlı bir deneycidir; zihni duyumlara indirgemez. zihnin bir kez kendilerini aldıktan sonra deneyden gelen şeyler, deney malzemesi üzerinde çalışmasını, anlam işlemesini reddetmez. buna karşılık deneyciler içerisinde daha ileri giderek, duyumlardan ayrı veya onları aşan bir zihnin olduğunu kabul etmeyenler, böylece zihni veya aklı sadece duyumların toplamına indirgemeye çalışanlar da vardır ve bunların bu görüşüne duyumculuk (bkz: sensationalismi) adı verilir. ünlü bir fransız filozofu olan (bkz: condillac) bu görüşü savunanların başında gelir.
devamını gör...
unutulamayan reklam sloganları
doktor bu ne? doktor bu ne! insan yiyecek bunları insan daha küçük yap. (bkz: cem yılmaz) (bkz: ersin korkut)
devamını gör...
cumbre vieja yanardağı
çoğu kişi tarafından bilinmese de dünyanın en büyük tehlike arz eden volkanlarından biri.
yıllar önce bununla ilgili bir belgesel izledim. volkan, kanarya adaları'ndan biri olan la palma üzerinde bulunuyor. ancak şöyle bir sıkıntısı var; adanın yarısı bu volkan nedeniyle suya gömülebilir. bu da yanlış hatırlamıyorsam * yaklaşık 550 kilometreküp malzemeyi bir anda denize boşaltmak anlamına geliyor. eğer böyle bir şey gerçekleşirse, başta ada sakinleri olmak üzere, amerika'nın doğu kıyılarında yaşayanlar dahil olmak üzere çok kişi hayata veda edecek. zira bir mega tsunamiye yol açacak.
eğer bu gerçekleşirse, ortaya çıkacak dalganın boyutunun 900-1000 metre arasında olacağı hesaplanıyor. üstelik hızı da saatte 1000 km kadar. yani afrika'nın batısında gerçekleşecek olan böyle bir felaket, 24 saat bile olmadan amerika kıyılarını vurabilir.
senaryo yıllar önce simülasyonlarla ölçülmüş biçilmiş ve şimdi dağın patlamasıyla birlikte bu işleri takip eden insanlar için yeniden gündeme geldi. 1 aya yakın bir süredir volkan püskürmeye devam ediyor. yeni bilgilere göre bölgede 2 adet yeni yarık açılmış durumda. lavlar, yerin üzerine çıkacak yeni noktalar açıyor. bölgede birçok ev tahliye edilse de, günlük yaşamını sürdüren çok fazla kişi hâlâ orada.
dalgalar amerika'yı vurursa, insanların kaçacak zamanı olmayabilir. doğal afet konulu filmleri bilirsiniz; herkes yollara dökülür, trafik kilitlenir vesaire... bu nedenle bölgede yaşayıp da iç kesimlere doğru kaçmaya fırsat bulamayanların yapabileceği tek şey, en yüksek gökdelenlerin tepesine çıkarak yardım beklemek gibi görünüyor.
şu anda aşağıdaki linkten canlı olarak görebilirsiniz olup bitenleri:
yıllar önce bununla ilgili bir belgesel izledim. volkan, kanarya adaları'ndan biri olan la palma üzerinde bulunuyor. ancak şöyle bir sıkıntısı var; adanın yarısı bu volkan nedeniyle suya gömülebilir. bu da yanlış hatırlamıyorsam * yaklaşık 550 kilometreküp malzemeyi bir anda denize boşaltmak anlamına geliyor. eğer böyle bir şey gerçekleşirse, başta ada sakinleri olmak üzere, amerika'nın doğu kıyılarında yaşayanlar dahil olmak üzere çok kişi hayata veda edecek. zira bir mega tsunamiye yol açacak.
eğer bu gerçekleşirse, ortaya çıkacak dalganın boyutunun 900-1000 metre arasında olacağı hesaplanıyor. üstelik hızı da saatte 1000 km kadar. yani afrika'nın batısında gerçekleşecek olan böyle bir felaket, 24 saat bile olmadan amerika kıyılarını vurabilir.
senaryo yıllar önce simülasyonlarla ölçülmüş biçilmiş ve şimdi dağın patlamasıyla birlikte bu işleri takip eden insanlar için yeniden gündeme geldi. 1 aya yakın bir süredir volkan püskürmeye devam ediyor. yeni bilgilere göre bölgede 2 adet yeni yarık açılmış durumda. lavlar, yerin üzerine çıkacak yeni noktalar açıyor. bölgede birçok ev tahliye edilse de, günlük yaşamını sürdüren çok fazla kişi hâlâ orada.
dalgalar amerika'yı vurursa, insanların kaçacak zamanı olmayabilir. doğal afet konulu filmleri bilirsiniz; herkes yollara dökülür, trafik kilitlenir vesaire... bu nedenle bölgede yaşayıp da iç kesimlere doğru kaçmaya fırsat bulamayanların yapabileceği tek şey, en yüksek gökdelenlerin tepesine çıkarak yardım beklemek gibi görünüyor.
şu anda aşağıdaki linkten canlı olarak görebilirsiniz olup bitenleri:
devamını gör...
türkiye'den umudunu kesmek
milliyetçi, atatürkçü ve vatansever biri olsanız dahi ekonomik şartların ve bir takım olumsuzlukların insanı getirdiği noktadır.
devamını gör...
menfez
mutfak, tuvalet, banyo gibi küçük ve kapalı alanlarda, havalandırmayı sağlamak amacıyla açılan küçük, kanallı pencere.
ayrıca kara ve demir yollarının altına döşenerek, yolların yağıştan zarar görmesini engellemek yahut yol altından kablo geçirilmesini sağlamak gibi amaçlarla inşa edilen yapı da aynı ismi taşır.

ayrıca kara ve demir yollarının altına döşenerek, yolların yağıştan zarar görmesini engellemek yahut yol altından kablo geçirilmesini sağlamak gibi amaçlarla inşa edilen yapı da aynı ismi taşır.

devamını gör...
