zaman tüneli
kupa bardağı kırılınca hayata küsmek
birkaç yıl önce kedim en sevdiğim bardağımı poposuyla yere düşürmüş ve kırmıştı. kahve içtiğim kupa bardakların hepsi makinede olduğu için aklıma geldi yine o en sevdiğim kupa bardağım. o küçük prensli bardağım olsaydı kahvemi onunla içer ve herkesin evinde olan mahmood yazılı kahve bardağını şu an kullanmak zorunda kalmazdım.
her seferinde en sona mahmood yazılı bardak kalıyor ve su bardağında kahve içmek istemediğim için onu kullanmak zorunda kalıyorum.
gece gece uyumadığım zaman böyle şeyleri dert ediyorum işte. 3 yıl önce bardağımın kırılmış olması aklıma nereden geldi, onu geçtim mahmood bardağının suçu ne, hadi onu da geçtim bu tanımı yazarken kahvem de soğudu zaten.
*
her seferinde en sona mahmood yazılı bardak kalıyor ve su bardağında kahve içmek istemediğim için onu kullanmak zorunda kalıyorum.
gece gece uyumadığım zaman böyle şeyleri dert ediyorum işte. 3 yıl önce bardağımın kırılmış olması aklıma nereden geldi, onu geçtim mahmood bardağının suçu ne, hadi onu da geçtim bu tanımı yazarken kahvem de soğudu zaten.
*
devamını gör...
erkek yazarların son yaptığı yemek
what!?
az önce bu başlık altına atılmış bir fotoğraf sayesinde kadın zannettiğim bir yazarın erkek olduğunu öğrendim.
lan ? harbi şaşkınım. o kadar muhabbet ettik bir de he.
erkek zannettiğim halde kadın çıkacak yazarlar falan da var mıdır acaba?
var mı bu başlığın diğer versiyonu?*
az önce bu başlık altına atılmış bir fotoğraf sayesinde kadın zannettiğim bir yazarın erkek olduğunu öğrendim.
lan ? harbi şaşkınım. o kadar muhabbet ettik bir de he.
erkek zannettiğim halde kadın çıkacak yazarlar falan da var mıdır acaba?
var mı bu başlığın diğer versiyonu?*
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
teker teker gelin lan.
devamını gör...
erkek yazarların son yaptığı yemek
tost sayılıyorsa eğer yıllar önce yapmıştık bi çılgınlık
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bir araba alacağım, ben favoriye ekledikçe fiyat arttırıyorlar. bu piyasanın bu kadar oynak olması beni çıldırtıyor. sebepsiz yere fiyat yükseltenlere boydan küfrediyorum. söyleyeceklerim bu kadar sözlük ahalisi. hayırlı ramazanlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
terapi. ama ben değil terapist konuşsun. uykumu getirsin. uzun uzun konuşsun. ben de dalayım uykuya.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
insanları kendinize ne kadar yakın tutarsanız sizi kırmasına o kadar izin verirsiniz.
devamını gör...
neylüfer
osmanlının son zamanlarında kullanılan istanbula da taşıma yapan bir deniz taşıtı
devamını gör...
tokyoya gidelim iki sake icelim
muhittin abiye laf söyletmem. kendi halinde adam, ne diye uğraşırsınız? ideolojiler için birbirinizi üzmeyin oglim, o şu şeqil giyinir bu şu şeqil giyinir. kimse kimse karışamaz taaam mı?
devamını gör...
geceye enstrümantal bir parça bırak
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
senin tabancanda mermin ters dönmüş evlat, dikkat et kendini vurmayasın.
devamını gör...
eminönü'nde balık ekmek yemek
karadenizliyim ve yedi ceddim denizle uğraşıyor, balık tutuyor yani tüm hayatlarını denize adamış durumdalar ve bu durum benim aileme de yansıyor. balık tutup akşamına yiyen biri olarak size yemin ediyorum ki eminönünde yediğiniz şey balık değil, o balık bayat. biz balığın yanına yoğurt yiyoruz, ayran içiyoruz ve bu yaptığımız şeyi eminönü'nde yapsaydım gıda zehirlenmesinden ölmüş olurdum.
balığı koklarsanız ve balıktan denizle yosun kokusu arasında bir koku alırsanız o balık tazedir ama ekşi gibi kokuyorsa kaçın. taze balığın yüzeyi parlak oluyor, gözleri falan da parlıyor o yüzden çok net anlarsınız alırken. taze balık zaten ağızda dağılır, iki saat gevelemezsiniz ağzınızda. bir de balık alırken küçük olmadığına dikkat etmeniz gerekiyor çünkü biliyorsunuz ki küçük balıkları tutmak yasak. küçücük şeylere de o kadar para ödemeyin. karadeniz balığı iri olur hem. tadı varsa karadeniz'dir, tadı yoksa ege'dir. ege'nin balıkları tatsız olur.
neyse işte. genel olarak o balıklar bayat. kediye at yemez. yemin ediyorum zehirlenirsiniz. eminönü leş gibi bayat balık kokuyor. paranıza yazık olur, sakın almayın.
balığı koklarsanız ve balıktan denizle yosun kokusu arasında bir koku alırsanız o balık tazedir ama ekşi gibi kokuyorsa kaçın. taze balığın yüzeyi parlak oluyor, gözleri falan da parlıyor o yüzden çok net anlarsınız alırken. taze balık zaten ağızda dağılır, iki saat gevelemezsiniz ağzınızda. bir de balık alırken küçük olmadığına dikkat etmeniz gerekiyor çünkü biliyorsunuz ki küçük balıkları tutmak yasak. küçücük şeylere de o kadar para ödemeyin. karadeniz balığı iri olur hem. tadı varsa karadeniz'dir, tadı yoksa ege'dir. ege'nin balıkları tatsız olur.
neyse işte. genel olarak o balıklar bayat. kediye at yemez. yemin ediyorum zehirlenirsiniz. eminönü leş gibi bayat balık kokuyor. paranıza yazık olur, sakın almayın.
devamını gör...
enantiyomer
yunanca parça veya kısım anlamına gelen kimya terimi.
enantiyomerler, molekülleri birbirinin ayna görüntüsü olan izomerlerdir.
enantiyomer'e örnek olarak bir insanın sağ ve sol eli gösterilebilir.
sol el ve sağ el birbirinin aynısıdır fakat zıttırlar. sol el, sağ elin ayna görüntüsüdür, ya da tam tersi.
iki eli uzay boşluğunda düşünürseniz ikisini birbirine çakıştırmanız olanaksızdır.
enantiyomerler, molekülleri birbirinin ayna görüntüsü olan izomerlerdir.
enantiyomer'e örnek olarak bir insanın sağ ve sol eli gösterilebilir.
sol el ve sağ el birbirinin aynısıdır fakat zıttırlar. sol el, sağ elin ayna görüntüsüdür, ya da tam tersi.
iki eli uzay boşluğunda düşünürseniz ikisini birbirine çakıştırmanız olanaksızdır.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
ilk defa görünce onu, anladım. yolun sonuna geldik. sona gelince bir eyvallah ile gideriz demiştim. yoook, bir buruk hoş geldinle edilirmiş veda. hoş geldin evlat, hoş geldin...
devamını gör...
eşekle sevişmek
eşşogleşekler tarafından yapılan eylem.
ulan dünyada milyarlarca kadın var. her körün bir topal alıcısı da vardır. kimi maço seviyor kimi kibar kimi komik kimi parasına bakıyor. kendinizden hiç mi ümidiniz yok. git iki kitap oku iki cümle ezberle kültür sat, olmadı mı kendine bak bakımlı temiz falan ol, o da yoksa ağır başlı takıl, hiçbiri olmuyorsa git iki gün çalış al parasını git bir geneleve. insan hayvan düzer mi lan.
ulan dünyada milyarlarca kadın var. her körün bir topal alıcısı da vardır. kimi maço seviyor kimi kibar kimi komik kimi parasına bakıyor. kendinizden hiç mi ümidiniz yok. git iki kitap oku iki cümle ezberle kültür sat, olmadı mı kendine bak bakımlı temiz falan ol, o da yoksa ağır başlı takıl, hiçbiri olmuyorsa git iki gün çalış al parasını git bir geneleve. insan hayvan düzer mi lan.
devamını gör...
yazarların şu an istedikleri şey
balık ekmek
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
yeni bir istisna keşfetmek.
aklını kullanan herkesin bildiği ama kalbinin saflığına yenilenlerde ortaya çıkan umutsuz bir vakanın, önce umutlu olmasına, sonra çözülmüş bir vaka olarak mutlu sona ulaşmasına ihtiyacım var.
aşktan bahsediyorum. bilim değil sonuçta. duygu ve düşüncelerin barındığı, beyin fırtınaları ve felsefi sorgulamalarla en imkansız olasılığı bile mümkün kılabilecek bir çıkar yol arıyorum. olabilir ya, ne bileyim.
aklını kullanan herkesin bildiği ama kalbinin saflığına yenilenlerde ortaya çıkan umutsuz bir vakanın, önce umutlu olmasına, sonra çözülmüş bir vaka olarak mutlu sona ulaşmasına ihtiyacım var.
aşktan bahsediyorum. bilim değil sonuçta. duygu ve düşüncelerin barındığı, beyin fırtınaları ve felsefi sorgulamalarla en imkansız olasılığı bile mümkün kılabilecek bir çıkar yol arıyorum. olabilir ya, ne bileyim.
devamını gör...
yazarların şu an istedikleri şey
tutan başlıklarımdan biri,garip.
ve az önce istemekle ilgili başlıkların bende gani olduğunu gördüm. neyse.
mayıs ayında istanbul'da ic3peak konseri olacak.
gidemezsem beni öldürün.
evet istediğim bu.
ve az önce istemekle ilgili başlıkların bende gani olduğunu gördüm. neyse.
mayıs ayında istanbul'da ic3peak konseri olacak.
gidemezsem beni öldürün.
evet istediğim bu.
devamını gör...
eminönü'nde balık ekmek yemek
kütüğü istanbul olan biri olarak söylüyorum belki de istanbul'da en kötü balık ekmeği eminönü'nde yersiniz.
kalabalık bir şehir, turistik bir semt ve oturmuş bir kültür olduğundan eminönü'ndeki balıkçıların müşteri bağlama kaygısı yoktur. nasılsa daimi müşteri edinme zorunluluğu yok. mahalle arasında bir işletme müşteri edinmeye çalışır ama eminönü'nde ya günübirlik gezmeye giden turist ya da yoldan geçip o an acıkan kişidir müşteri. senin beğenip beğenmemen önemli değil, sanki her gün geleceksin. sen gelmesen de mutlaka her gün birileri gidecek nasılsa oraya. buna güveniyorlar. o yüzden hazırda tuttukları ekmeği getiriyorlar sana. soğan istemiyorum desen de soğanlı ve soğuk geliyor. yemek gelmeden hesap istiyorlar. yedikten sonra normalde bir mekanda olduğu gibi sohbet, sigara vs yapmana izin vermiyorlar kalkmanı istiyorlar çünkü ayakta sıra bekleyenler var. biri kalkıp biri anında oturduğu için düzgün bir temizlik yapılmıyor. senin kullandığın kolonyalı mendille masayı süpürüyor tamam.
müşteri garantisi olan adam kaliteye bakmıyor, sürümden kazanıyor. tomarla para kazanan adamlar rezil bir hizmet veriyor. zaten bu yüzden oraya ihale ile çökülüyor. doğru düzgün bir el atılmadıkça da otogarın eski hali gibi devam eder. keşke oralar da sosyal tesisler gibi bir şeye çevrilse.
gidin menekşe'deki balıkçılarda yiyin eminönü'nde yemeyin. zaten onlarda türklerin değil turistlerin gelmesini istiyor. adamlar bir iki euro/dinar bile bahşiş bıraksa senin yediğin balık ekmeğin parasına tekabül ediyor. birşey vermeden o parayı almak varken adam sana niye o paraya karşılık balık vermiş olsun ki. birinde salt kâr var ötekinde gider varken.
kalabalık bir şehir, turistik bir semt ve oturmuş bir kültür olduğundan eminönü'ndeki balıkçıların müşteri bağlama kaygısı yoktur. nasılsa daimi müşteri edinme zorunluluğu yok. mahalle arasında bir işletme müşteri edinmeye çalışır ama eminönü'nde ya günübirlik gezmeye giden turist ya da yoldan geçip o an acıkan kişidir müşteri. senin beğenip beğenmemen önemli değil, sanki her gün geleceksin. sen gelmesen de mutlaka her gün birileri gidecek nasılsa oraya. buna güveniyorlar. o yüzden hazırda tuttukları ekmeği getiriyorlar sana. soğan istemiyorum desen de soğanlı ve soğuk geliyor. yemek gelmeden hesap istiyorlar. yedikten sonra normalde bir mekanda olduğu gibi sohbet, sigara vs yapmana izin vermiyorlar kalkmanı istiyorlar çünkü ayakta sıra bekleyenler var. biri kalkıp biri anında oturduğu için düzgün bir temizlik yapılmıyor. senin kullandığın kolonyalı mendille masayı süpürüyor tamam.
müşteri garantisi olan adam kaliteye bakmıyor, sürümden kazanıyor. tomarla para kazanan adamlar rezil bir hizmet veriyor. zaten bu yüzden oraya ihale ile çökülüyor. doğru düzgün bir el atılmadıkça da otogarın eski hali gibi devam eder. keşke oralar da sosyal tesisler gibi bir şeye çevrilse.
gidin menekşe'deki balıkçılarda yiyin eminönü'nde yemeyin. zaten onlarda türklerin değil turistlerin gelmesini istiyor. adamlar bir iki euro/dinar bile bahşiş bıraksa senin yediğin balık ekmeğin parasına tekabül ediyor. birşey vermeden o parayı almak varken adam sana niye o paraya karşılık balık vermiş olsun ki. birinde salt kâr var ötekinde gider varken.
devamını gör...
