zaman tüneli
liseli yazarlara öneriler
lise de kalmayın lise güzeldir ama her şey gibi o da bitiyor.
devamını gör...
yeni yazar olmuş çaylak
yeni yazarlar gözüme değmeye başladı kendilerine hoş geldiniz diyorum. uzun uzun yazın ama güzel yazın.
devamını gör...
eternalizm
et voila ukdesi.
ebediizm olarak da adlandırılır.
geçmişin ve şimdinin hem var olduğunu, hem de geleceğin henüz olmadığını iddia eden blok evren teorisi aksine zaman içindeki tüm varoluşun eşit derecede gerçek olduğunu söyler.
(bkz: blok evren teorisi)
ebediizm olarak da adlandırılır.
geçmişin ve şimdinin hem var olduğunu, hem de geleceğin henüz olmadığını iddia eden blok evren teorisi aksine zaman içindeki tüm varoluşun eşit derecede gerçek olduğunu söyler.
(bkz: blok evren teorisi)
devamını gör...
90'ların türk pop klipleri
başarılı kliplerdir.
şarkılar kadar kliplerin de ön plana çıktığı yıllardır 90'lar.
bu yıllarda çekilen klipler şöyle;
sibel alaş'ın adam şarkısıyla yayımlanan klip oldukça ses getirmiştir.
yine aynı yıl emel müftüoğlu'nun hovarda şarkısı için çektiği klip yurt dışında ödül bile kazandırmıştır.
candan erçetin'in umurumda değil isimli şarkısının klibiyse döneme damga vurmuştur.
mirkelam -her gece
serdar ortaç-karabiberim
tarkan; dön bebeğim yine kış güneşi gibi o yıllarda çektiği klipler de şarkıları kadar ilgi çekmiştir.
demet sağıroğlu; arnavut kaldırımı
bendeniz, pınar aylin, yonca evcimik gibi pek çok sanatçının o yıllarda çıkardığı şarkılarla birlikte klipleri de oldukça dikkat çekicidir.
şarkılar kadar kliplerin de ön plana çıktığı yıllardır 90'lar.
bu yıllarda çekilen klipler şöyle;
sibel alaş'ın adam şarkısıyla yayımlanan klip oldukça ses getirmiştir.
yine aynı yıl emel müftüoğlu'nun hovarda şarkısı için çektiği klip yurt dışında ödül bile kazandırmıştır.
candan erçetin'in umurumda değil isimli şarkısının klibiyse döneme damga vurmuştur.
mirkelam -her gece
serdar ortaç-karabiberim
tarkan; dön bebeğim yine kış güneşi gibi o yıllarda çektiği klipler de şarkıları kadar ilgi çekmiştir.
demet sağıroğlu; arnavut kaldırımı
bendeniz, pınar aylin, yonca evcimik gibi pek çok sanatçının o yıllarda çıkardığı şarkılarla birlikte klipleri de oldukça dikkat çekicidir.
devamını gör...
90'ların türk pop klipleri
metin arolat'ın 'dert değil' klibi 90ların en muazzam klibidir.
1995 ya da 96 olmalı çıkışı.
reklamcılıktan gelen metin arolat, çıkış şarkısının klibinde resmen döktürmüştür.
buradan izleyebilirsiniz
1995 ya da 96 olmalı çıkışı.
reklamcılıktan gelen metin arolat, çıkış şarkısının klibinde resmen döktürmüştür.
buradan izleyebilirsiniz
devamını gör...
dijital bölünme
arnella ukdesi.
dijital bölünme dijital çağdan ve dijital nimetlerden yararlanan sapına kadar yararlanan ve yararlanamayanlar arasındaki uçurum/ bölünme olarak ifade edilir.
okur yazar olmamak, kitle iletişim araçlarından yoksun olmak veya anlamamak gibi etkenler bu bölünmenin sebeplerindendir ve bu uçurum farkı kapatılmaya çalışılmaktadır.
dijital bölünme dijital çağdan ve dijital nimetlerden yararlanan sapına kadar yararlanan ve yararlanamayanlar arasındaki uçurum/ bölünme olarak ifade edilir.
okur yazar olmamak, kitle iletişim araçlarından yoksun olmak veya anlamamak gibi etkenler bu bölünmenin sebeplerindendir ve bu uçurum farkı kapatılmaya çalışılmaktadır.
devamını gör...
atatürk'ün gençliğe hitabesi'ndeki dahili bedhah
devamını gör...
majere
devamını gör...
greenpeace
greenpeace, "yeşil barış" anlamına gelen, kanada merkezli bir sivil toplum örgütü olup 1971'de kurulmuştur. petrol lobisinin en büyük düşmanıdırlar. greenpeace gönüllüleri; siyasetten bağımsız çalıştıkları için hiçbir şirketten, siyasi partiden, devletten bağış kabul etmezler ve çevre suçlarına karşı çok sert bir şekilde mücadele ederler.
resmi internet sitesi: greenpeace.org/international/
greenpeace türkiye şubesi: greenpeace.org/turkey/
greenpeace'in resmi logosu
resmi internet sitesi: greenpeace.org/international/
greenpeace türkiye şubesi: greenpeace.org/turkey/
greenpeace'in resmi logosu
devamını gör...
hücre çeperi
bir hücrenin içini dış ortamından ayıran biyolojik zar olarak bilinen hücre zarının dışında yer alan katman.
sadece bitki hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan ve hücreyi dış etkenlerden koruyan cansız yapı.

buradan
sadece bitki hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan ve hücreyi dış etkenlerden koruyan cansız yapı.

buradan
devamını gör...
ülkü tamer
devamını gör...
mama lobisi
mama lobisine bağlı köpektapar terör örgütü; amaçları sokak köpeklerinin hakkını korumak değil, paranın köpekliğini yapan ne idüğü belirsiz karanlık güruhtur. mama lobisine hizmet eden köpektaparlar, biraz daha fazla para kazanmak için oynadıkları reklamlarda türlü türlü şarlatanlıklar yapar. her kim olursa olsun, bunlardan uzak durun!.. (bkz: başıboş sokak köpeği sorunu)
ilgili linkler:
1) tamgaturk.com/haber/sevilay...
2) tamgaturk.com/haber/mama-lo...
3) habererk.com/cuneyt-ozdemir...
4) haberet.com/gundem/mama-lob...
5) turkcemalumatlar.com/2022/0...
mama lobisi pawguardsın gizlenen gerçek pislik yüzleri ve köpektaparların sokak köpeği samimiyetsizlikleri
ilgili linkler:
1) tamgaturk.com/haber/sevilay...
2) tamgaturk.com/haber/mama-lo...
3) habererk.com/cuneyt-ozdemir...
4) haberet.com/gundem/mama-lob...
5) turkcemalumatlar.com/2022/0...
mama lobisi pawguardsın gizlenen gerçek pislik yüzleri ve köpektaparların sokak köpeği samimiyetsizlikleri
devamını gör...
atatürk'ün gençliğe hitabesi'ndeki dahili bedhah
siyasal islam, kürtçü terörü ve jakoben statükocular.
devamını gör...
90'ların türk pop klipleri
1950 ve 60'ların hollywood filmlerindeki westside story filmindekine benzer biçimde giyinip kuşanan spor giyimli kızlar ve yakışıklı, buliciğim tayt, deri mont ve kot ağırlıklı giyinmiş genç erkeklerden oluşan ve ana fikri olan şarkıcıya vokal ve tempo veren dans eden genç grubundan oluşan kliplerdir, yanı sıra pop şarkıcının tek başına olduğu ve arada sırada sevgilisinin gözüktüğü romantik kliplerde vardır
devamını gör...
gassan kanafani
gassân fayiz kenefâni, britanya’nın mandası olduğu dönemde filistin’de dünyaya gelir. sünni müslüman ve avukat olan bir babanın oğlu olan gassân, 1948 savaşı esnasında ailesiyle birlikte sürgüne gönderilene dek, fransız misyoner okuluna devam eder. lübnan’da kısa bir süre kalan ailesi şam’a yerleşir. gassân ortaokulu burada bitirir ve 1952’de birleşmiş milletler filistinli mültecilere yardım ajansı’ndan [unrwa] eğitim sertifikası alır. aynı yıl şam üniversitesi arap edebiyatı bölümü’ne kaydolur ancak panarabist arap milliyetçileri hareketi’ne katıldığı için 1955’te sürgün edilir. onu arap milliyetçileri hareketi’ne [man] kazandıran isim dr. george habbaş’tir. ikili 1953 yılında tanışmıştır. hazırladığı tezin başlığı “siyonist edebiyatta ırk ve din”dir. bu tez sonrasında kaleme aldığı siyonist edebiyat üzerine isimli 1967 tarihli çalışmanın temelini oluşturur.
1955’te kenefâni suriye’yi terk edip eğitmenlik yapmak amacıyla kuveyt’e gider. ertesi yıl arap milliyetçileri hareketi’nin ra'i [görüş] isimli gazetesinin editörü olur. ardından habbaş 1960 yılında kendisini beyrut’a taşınıp man’ın resmî yayın organı olan hürriye’nin [özgürlük] yayın kuruluna katılması konusunda ikna eder. kuveyt’te iken kenefâni birçok kısa hikâye kaleme almış ve marksizmle ciddi bir biçimde ilgilenmeye başlamıştır.
1962 resmî evraktan mahrum olması sebebiyle yeraltına çekilmek zorunda kalan kenefâni, ertesi yıl nasırcı ilerici gazete muharrir’in [kurtarıcı] yazı işleri müdürü, bu gazetenin uzantısı olan haftalık dergi filastin’in [filistin] de editörü olur. 1963’te ilk ve en çok bilinen romanı güneş’teki adam yayınlanır. roman birçok dile çevrilir ve defalarca senaryolaştırılır.
üretken edebî faaliyeti, yenilikçi tekniklerinden ötürü epey takdir toplayan üslubu, sahip olduğu toplumsal bilinç ve filistinlilerin içinde yaşadıkları koşullara dair herkesçe rahat anlaşılan görüşleri kendisine 1966 yılında lübnan edebiyat ödülü’nü kazandırır. ödül, esas olarak kaleme aldığı sana kalan her şey isimli kısa romanına verilir. ölümünden sonra ise 1975’te afrika-asya yazarlar konferansı lotus ödülü’ne layık bulunur. modern arap romancılığında önemli bir sima olan kenefâni, aynı zamanda 1966 ve 1968 yıllarında kaleme aldığı, israil işgali altında üretilen filistin edebiyatı’na ilişkin iki çalışmasında “direniş edebiyatı” kavramını gündeme getirir.
1967’de kenefâni nasırcı gazete enver’in [aydınlanma] yayın kuruluna girer. gazeteye ek olarak çıkartılan haftalık derginin yazı işleri müdürlüğünü yapar ve dergiye geniş bir okur kitlesine ulaşan, görüşlerini içeren yazılar yazar. aynı yıl, feshedilen man’ın radikal marksist filistin kolu olarak ortaya çıkmış bulunan filistin halk kurtuluş cephesi’nin [fhkc] kuruluş sürecine dâhil olur.
polit büroya seçilen ve örgütün resmî sözcüsü olarak atanan kenefâni, temmuz 1969’da fhkc’nin hedef isimli haftalık yayın organında çalışmak amacıyla enver’den istifa eder. aynı yılın sonunda iki kısa roman daha kaleme alır: hayfa’ya dönüş ve saad’ın annesi. bu süreçte üçüncü romana başlar ve bir kısa hikâyesini tamamlar.
yakın ilişki içerisinde olduğu habbaş ile birlikte nasırcı panarabizmi terk ederek devrimci filistin milliyetçiliğine doğru bir dönüşüm içerisine girer. fhkc’nin sözcüsü ve örgütün 1969 tarihli ağustos programı’nın yazarı olarak kenefâni, filistin mücadelesine dönük derin bağlılığını her fırsatta, sürekli olarak gösterir. 9 temmuz 1972’de, fhkc’nin yirmi altı kişinin öldüğü, lod havalimanı’nda üç japon kızıl ordu mensubu gerillanın saldırısının sorumluluğunu üstlenmesinden birkaç hafta sonra, otuz altı yaşındaki kenefâni ve küçük yeğeni mossad’ın arabasına yerleştirdiği bombanın patlaması sonucu ölür. ölümünden kısa bir süre sonra, tek tarih çalışması olan 1936-1939 arası dönemde filistin’de devrim isimli, doğduğu ayda başlayan halk ayaklanmasını inceleyen çalışma yayınlanır. aralarında 1966 tarihinde yazmaya başladığı çalışma dâhil, birçok roman bitme imkânı bulamadan masasının üzerinde kalır.
ölümü sonrası kenefâni halk tarafından ölümsüzleştirilir. doğum günü olan 9 nisan filistin’de ulusal bir etkinliğe ilham verir. filistinliler, o gün kenefâni’yi ve eserlerini anarlar. aynı gün işgal altındaki topraklar’da grevlerle ve gösterilerle karşılanır. suikasttan beri hedef dergisinin her kapağını o güzel yüzü süsler. danimarkalı eşi anni hoover iki çocuğu ile birlikte beyrut’ta kalır. gassân kenefâni kültür vakfı’nın çalışmalarını yürütmektedir.
her şeyin ötesinde gassân kenefâni, kendi döneminin bir ürünüdür. onun gazeteciliği ve romancılığı, halkının ve kendi neslinin dertlerini ve arzularını başarıyla anlatmaktadır.
devamını gör...
atatürk'ün gençliğe hitabesi'ndeki dahili bedhah
atatürk'ün gençliğe hitabesindeki dahili bedhah(iç düşman)lar; badem bıyıklı araptapar islamofaşistler, bölücü kürtçüler, "yetmez ama evet"çi vatansız liberaller, mama lobisine hizmet eden itperestlerdir. köyün itleri kendi aralarında küs olsalar da kurdu gördü mü birleşirler...
devamını gör...
kliplerde adam ve kadın arasındaki abartılı tartışmalar
özellikle türkçe pop müziğine dair şarkıların kliplerinde sürekli görürüm bu çiftler arasındaki hararetli ve aşırıya kaçan tartışmaları. şarkıyı söyleyen hanımefendi/beyefendi partneriyle muhtemelen her zamankinden farksız türk tipi tartışmalara girmektedir ve ilişkide artık gelecek görmemektedir. aralarındaki problemleri çözemeyip tartışmaya başlarlar ve tartışma gittikçe alevlenir. sözcükler sivrilir, bakışlar keskinleşir ve bedenler kontrol edilemez hâle gelir.
el kol hareketleri artar, bağırış çağırışlar sıklaşır ve ortalık savaş alanına döner. etrafta tekme atılacak kanepe, masa, sandalye gibi eşyalar varsa o tekme mutlak surette atılır. veya şarkıcının elinde bir milyoncudan alınmış külüstür bir telefon varsa o telefon sinirlenip fırlatılır bir yerlere. sert cisimlerin aynaya doğru atılıp aynanın kırıldığı ve şarkıyı dinlerken ayna kırılma sesinin tüm desibeliyle çıktığı da görülmüştür.
oyunculukların bu denli abartılı ve yorucu olmasını kliptekilerin oyunculukta kendini ispatlama isteğine bağlıyorum. ruhsuz görünmemek ve duyguyu tam manasıyla aktarabilmek adına böylesine yüksek yüksek tepkiler veriyorlar. ama sessizlikteki derin isyanın ve öfkenin gücünü görmüyorlar. görseler bu kadar göz yoran sahneler izlemezdik diye düşünüyorum. sakin, düşük tempolu ve fakat özünde anlamlı klipler görebilmektir dilediğim.
çünkü bizim ülkede çok bağırtı var hocam. komedi dizisinde ayrı bağırırlar, dram dizisinde ayrı. ana haber bültenlerindeki haberlerde ayrı yükselir sesler, yemek programlarında ayrı. program bittikten sonra birkaç dakika gelemezsin kendine. anlarsın yoruculuğunu abartının. ve yönelirsin ses etmeden sadeliğe. işte ben de diyorum ki böyle abartılı tepkiler ortamında bari kafa dağıtmak için izlediğimiz 3-4 dakikalık kliplerde olmasın böyle abartılı sahneler. gülünç kaçıyor ve şarkıya odaklanmayı zorlaştırıyor. zihni bulandırıp yorması da cabası.
işin özü; eeeeyy klip yönetmenleri, yazdığımı adamakıllı okuyun da daha sakin klipler çekin. beni de böyle yazarak uğraştırmayın. itlik yapmayın, adam olun lan :)
el kol hareketleri artar, bağırış çağırışlar sıklaşır ve ortalık savaş alanına döner. etrafta tekme atılacak kanepe, masa, sandalye gibi eşyalar varsa o tekme mutlak surette atılır. veya şarkıcının elinde bir milyoncudan alınmış külüstür bir telefon varsa o telefon sinirlenip fırlatılır bir yerlere. sert cisimlerin aynaya doğru atılıp aynanın kırıldığı ve şarkıyı dinlerken ayna kırılma sesinin tüm desibeliyle çıktığı da görülmüştür.
oyunculukların bu denli abartılı ve yorucu olmasını kliptekilerin oyunculukta kendini ispatlama isteğine bağlıyorum. ruhsuz görünmemek ve duyguyu tam manasıyla aktarabilmek adına böylesine yüksek yüksek tepkiler veriyorlar. ama sessizlikteki derin isyanın ve öfkenin gücünü görmüyorlar. görseler bu kadar göz yoran sahneler izlemezdik diye düşünüyorum. sakin, düşük tempolu ve fakat özünde anlamlı klipler görebilmektir dilediğim.
çünkü bizim ülkede çok bağırtı var hocam. komedi dizisinde ayrı bağırırlar, dram dizisinde ayrı. ana haber bültenlerindeki haberlerde ayrı yükselir sesler, yemek programlarında ayrı. program bittikten sonra birkaç dakika gelemezsin kendine. anlarsın yoruculuğunu abartının. ve yönelirsin ses etmeden sadeliğe. işte ben de diyorum ki böyle abartılı tepkiler ortamında bari kafa dağıtmak için izlediğimiz 3-4 dakikalık kliplerde olmasın böyle abartılı sahneler. gülünç kaçıyor ve şarkıya odaklanmayı zorlaştırıyor. zihni bulandırıp yorması da cabası.
işin özü; eeeeyy klip yönetmenleri, yazdığımı adamakıllı okuyun da daha sakin klipler çekin. beni de böyle yazarak uğraştırmayın. itlik yapmayın, adam olun lan :)
devamını gör...
novoya zemlya
2008 rus yapımı kaçış ve hayatta kalma hikayesi sevenlerinin mutlaka izlemesi gereken bir yapım.
filim aslında insanın insan üzerindeki üstünlük kurmasının yöntemlerini otoritenin nedenli olması gerektiğini topluluğu yönetmeden tut ihtiyaçlarının karşılanmasını özellikle kontrol altındaki insanların aynı seviyedeki insanların bile üst yönetime yalakalanma çabasını anlatıyor en sonunda eşit şartların iyiliği ana kuvvetin bile akılın önünde engel olamadığını anlatıyor.
beni etkileyen çokca sahne oldu ama 3 sahneden durdurup düşündüm
buralar filim hakkında bilgi olacağından izledikten sonra okumanızı tavsiye ederim
1 sahne kamptan kaçan akıl hastasının resime bakıp mastürbasyon yapması ve ana karakterimizin onu bile öldürmemesi.
2 sahne sona kalan adamın yenilmeden önce daha doğrusu infaz edilmeden önce su istemesi ve o kadar kişi içerisinden deli adamın ona su vermesi
3 sahne ve son sahne deli adamın artık cehenneme gidemicem çünkü o adama su verdim diyip gidip intihar etmesi ki ilk başlarda neden intihar etmediğini ve yaşamak istediğini güzelce anlatmıştı.
3 sahne beni düşünceye sardı ve akıllıma değişik sorular getirdi
filim güzel izlenilebilir tavsiye ederim iyi seyirler dünyalılar.
filim aslında insanın insan üzerindeki üstünlük kurmasının yöntemlerini otoritenin nedenli olması gerektiğini topluluğu yönetmeden tut ihtiyaçlarının karşılanmasını özellikle kontrol altındaki insanların aynı seviyedeki insanların bile üst yönetime yalakalanma çabasını anlatıyor en sonunda eşit şartların iyiliği ana kuvvetin bile akılın önünde engel olamadığını anlatıyor.
beni etkileyen çokca sahne oldu ama 3 sahneden durdurup düşündüm
buralar filim hakkında bilgi olacağından izledikten sonra okumanızı tavsiye ederim
1 sahne kamptan kaçan akıl hastasının resime bakıp mastürbasyon yapması ve ana karakterimizin onu bile öldürmemesi.
2 sahne sona kalan adamın yenilmeden önce daha doğrusu infaz edilmeden önce su istemesi ve o kadar kişi içerisinden deli adamın ona su vermesi
3 sahne ve son sahne deli adamın artık cehenneme gidemicem çünkü o adama su verdim diyip gidip intihar etmesi ki ilk başlarda neden intihar etmediğini ve yaşamak istediğini güzelce anlatmıştı.
3 sahne beni düşünceye sardı ve akıllıma değişik sorular getirdi
filim güzel izlenilebilir tavsiye ederim iyi seyirler dünyalılar.
devamını gör...
atatürk'ün dehasının anlaşıldığı olaylar
sagopa kajmer dinlemesi
devamını gör...
