zaman tüneli
fanatik fenerbahçeli sevgili
fenerbahçe taraftarı hassas olmayacak da kim hassas olacak abi :) diğer takımlar gerçek anlamda fenerbahçe'nin yaşadığı kaç şeyi yaşadı ki? mesela galatasaray veya beşiktaş bir kere son haftada liderken şampiyonluk versin, şike operasyonuna maruz kalsın, otobüsü kurşunlanıp futbolcu ve teknik heyet ölümden dönsün (bu olmasın bu arada düşmanımın başına vermesin yüce rabbim), yıllarca şampiyonluk hasreti çeksin sonra konuşalım. fenerbahçe kadar dostundan düşmanından darbe yemiş takım dünyada yoktur. hâlâ da yiyor. onun için empati kurunca fenerbahçe taraftarının hassas, fanatik, hiddetli ve aynı zamanda alıngan olması dünyanın en normal şeyidir herhalde.
devamını gör...
20 kasım 2023 steam'in türk lirasından dolara geçişi
nirdeen nireaa, tayyip baba?
devamını gör...
20 kasım 2023 steam'in türk lirasından dolara geçişi
gitgide ucube bir hal alıyoruz , nefes aldırmıyor bu ülke.
devamını gör...
20 kasım 2023 steam'in türk lirasından dolara geçişi
türkiye'yi ortadoğu'da gösterdiği için yine mantıklı bir fiyatlandırma olabilir. hatta şimdikinden daha ucuza bile inebilir. tabiki son karar oyun yapımcılarının olacak.
devamını gör...
2 aylık evliyim eşim 5 aydır hamile
çocuk icardi'den olabilir hocam.
devamını gör...
20 kasım 2023 steam'in türk lirasından dolara geçişi
hemen heyecanlanmamak gerekiyor. öncekine göre daha kötü olacağı kesin ancak adam mesela yerel amaçlı fiyatı düşük tutabilir. gider 100 dolarlık oyunu türkiye'de 50 dolara satayım diyebilir. fakat;
demeyebilir de. *
demeyebilir de. *
devamını gör...
ateist sevgili
yok kalsın anam. ben türbanlı seviyorum.
devamını gör...
eşinle ilişkiye girince tanrının cennette köşk vermesi
ınstagram'da denk geldiğim videoda halil konakçı adlı hoca vaazında geçen durum.
evli çiftler seks yaptıklarında allah bak kulum zina yapabilirdi ama beni sevdiği için gidip nikah yaptı, eşiyle seks yapıyor diyerek cennette köşk inşa ediyormuş; üstelik her seferinde. buradan
libidosu ve cinsel performansı yüksek olan çiftler cennette küçük bir dubai inşa ettirdiler demek ki.
evli çiftler seks yaptıklarında allah bak kulum zina yapabilirdi ama beni sevdiği için gidip nikah yaptı, eşiyle seks yapıyor diyerek cennette köşk inşa ediyormuş; üstelik her seferinde. buradan
libidosu ve cinsel performansı yüksek olan çiftler cennette küçük bir dubai inşa ettirdiler demek ki.
devamını gör...
savaş psikolojisi

kesinlikle üzerinde durulması gereken, bu trajediden etkilenen her bireyin bu psikolojiden çıkması için yardım edilmesi gerekilen psikolojik harp vaziyeti.
kişinin maddi ve manevi yaşadığı her kayıp bu kavrama dahil edilmektedir.
savaşı yaşamış, ortasında kalmış ve hayatta kalmaya çalışan, sevdiklerini/ ailesini savaşta yitiren herkesin içinde olduğu psikoloji olarak ifade edilebilir.
savaş sadece dibinde bombaların patlaması demek değildir, hayata duyduğun güvenin kırılışı, belki de kişinin hayatta kendi ölümünden sonra yaşayacağı en sert ikinci şeydir. (bence)
savaş psikolojisi kendi tarihinle de savaşma halini doğurur, neden öyle yapıldı da bedelini şimdi biz ödüyoruz kızgınlığı da meydana gelir.
buradan
devamını gör...
25 ekim 2023 sırtımın kaşınması
az önce başıma gelen sıradan bir olay. fakat olayın sıradanlığı benim buna şaşırmamı değiştirmiyor. üzerine derin düşüncelere dalıp yorum yapmamı da. gün içinde ne çok sıradan olay şöyle bir aralıyor hafızamızın kapısını ve kapıdaki bekçinin tekmesine tokadına maruz kalıp olay mahallini terk ediyor. sırtımız kaşınıyor, nefes alıp veriyoruz, elimizi kolumuzu kaldırıyoruz, konuşuyoruz, yürüyoruz, aklımızın almadığı kadar insan, yol, bina görüyoruz. bunlar sanki hikâyeyi doldurmak amaçlı kurgulanan ve sahnelenen olaylara benziyor. böyle olayların yaşandığını unutuyoruz hep. zaten olması gereken olaylarmış gibi geliyor ve fark edip üzerine konuşma, değerlendirme isteği bile görmüyoruz. belki çoğunuz farkında değilsiniz ama bu olaylar yaşanıyor hanımlar beyler. yaşandı.
sırtınız da kaşındı, kirpikleriniz de sayısız kez birbiriyle buluştu, sindirim sisteminiz de çalıştı, milyonlarca düşünce de gelip geçti aklınızdan. gerçi bunların hepsini hatırlayıp kafa patlatmak da çıldırtırdı insanı, siz de haklısınız. sözlerimi bir dörtlükle bitirmek istiyorum:
''olaylar gelip geçti hafsalamızdan
yokmuş gibi devam ettik, kapıldık o akışa
biz gülüp eğlenmeye devam ederken
meğer sırtımız kızarmış kaşına kaşına''
sırtınız da kaşındı, kirpikleriniz de sayısız kez birbiriyle buluştu, sindirim sisteminiz de çalıştı, milyonlarca düşünce de gelip geçti aklınızdan. gerçi bunların hepsini hatırlayıp kafa patlatmak da çıldırtırdı insanı, siz de haklısınız. sözlerimi bir dörtlükle bitirmek istiyorum:
''olaylar gelip geçti hafsalamızdan
yokmuş gibi devam ettik, kapıldık o akışa
biz gülüp eğlenmeye devam ederken
meğer sırtımız kızarmış kaşına kaşına''
devamını gör...
doyduğunu anlamayıp yemeye devam etme sorunsalı
hamilelikteki hormonal değişikliklerin sonucunda ortaya çıkabilir ki ben, 2 hamileliğimde de aşırı yemek yiyen birine dönüşmüştüm ve sonucunda her birinde 25 kg aldım, sonra o kiloları verdim ama bu, çok acayip bir şey. yiyorsun, yiyorsun ve asla doyduğunu hissetmiyorsun. onun dışında, depresyon ve benzeri duygusal nedenlerle bu konuda kitap yazacak kadar tecrübem oldu. hepsini yazacak değilim ama bu durumun, kesinlikle duygularla çok alakalı olduğunu düşünüyorum.
kendi bulduğum* çözüm ise; bilinçli farkındalıkla yemek* oldu. çünkü, bu konuda tek şişman beyniniz kitabında yer alan bir kısım beni çok etkilemişti. söz konusu kitabın yazarı sevgili yasemin soysal'a bir danışanı yemek yemeyi çok sevdiğini söylüyor. o da "yemek yemeyi çok sevdiğine emin misin? seviyor olsaydın, yiyecekleri alelacele ağzına tıkmazdın. yemek yemeyi seven insan, yiyeceğin tadına, kokusuna, dokusuna odaklanır. bedenini mabet olarak görür, bedenine her türlü yiyeceği sokmaz yani, yiyeceği gıdalar konusunda seçici olur ve verdiği nimetlerden dolayı yaradan'a şükür duygusu ile yiyeceğini afiyetle yer. böyle güzel duygularla yediğin yiyeceklerden sonra, doygunluk hissetmemen imkansız." diyor ki zaten ben de bunu bizzat tecrübe ediyorum. böyle güzel duygular hissederken, öyle fazla bir şey yiyemiyorsun ve çabucak doygunluk hissi oluşuyor.
kendi bulduğum* çözüm ise; bilinçli farkındalıkla yemek* oldu. çünkü, bu konuda tek şişman beyniniz kitabında yer alan bir kısım beni çok etkilemişti. söz konusu kitabın yazarı sevgili yasemin soysal'a bir danışanı yemek yemeyi çok sevdiğini söylüyor. o da "yemek yemeyi çok sevdiğine emin misin? seviyor olsaydın, yiyecekleri alelacele ağzına tıkmazdın. yemek yemeyi seven insan, yiyeceğin tadına, kokusuna, dokusuna odaklanır. bedenini mabet olarak görür, bedenine her türlü yiyeceği sokmaz yani, yiyeceği gıdalar konusunda seçici olur ve verdiği nimetlerden dolayı yaradan'a şükür duygusu ile yiyeceğini afiyetle yer. böyle güzel duygularla yediğin yiyeceklerden sonra, doygunluk hissetmemen imkansız." diyor ki zaten ben de bunu bizzat tecrübe ediyorum. böyle güzel duygular hissederken, öyle fazla bir şey yiyemiyorsun ve çabucak doygunluk hissi oluşuyor.
devamını gör...
hayat nasıl yaşanmalı sorunsalı
fethiye taraftarındayım..
az önce italyan bir kızla tanıştım, italya’dan köpeğiyle birlikte ve bisikletle buraya gelmiş. hedefi hindistan, nepal’e gitmekmiş. bazı yerlerde durup çalışıyor ve para kazanıyormuş. bir sonraki durağının antalya kaş olduğunu söyledi.
ne zamandır yolda olduğunu sorduğumda temmuz ayında başladığını söyledi. yolun iki yıl sürmesini hedefliyormuş.
italya’dan bisikletle nepal’e gidiyor.
köpeğinin de bugün doğum günüymüş, biraz et verdim ona. 13 yaşına girmiş, ispanyol tazısı olduğunu düşünüyorum.
gerçekten beni derin düşüncelere sürükleyen bir tanışma oldu.
az önce italyan bir kızla tanıştım, italya’dan köpeğiyle birlikte ve bisikletle buraya gelmiş. hedefi hindistan, nepal’e gitmekmiş. bazı yerlerde durup çalışıyor ve para kazanıyormuş. bir sonraki durağının antalya kaş olduğunu söyledi.
ne zamandır yolda olduğunu sorduğumda temmuz ayında başladığını söyledi. yolun iki yıl sürmesini hedefliyormuş.
italya’dan bisikletle nepal’e gidiyor.
köpeğinin de bugün doğum günüymüş, biraz et verdim ona. 13 yaşına girmiş, ispanyol tazısı olduğunu düşünüyorum.
gerçekten beni derin düşüncelere sürükleyen bir tanışma oldu.
devamını gör...
doyduğunu anlamayıp yemeye devam etme sorunsalı
şamandıra bozuk olabilir
devamını gör...
instagram bulma istihbaratı
ben de dün kadının instasini ariyodum ınstagram aklimimi okudu noldu yorumlarda kralın biri paylaşmıştı , dua ettim.
devamını gör...
hayatın kaynağı
1905/1982 yılları arasında yaşamış objektivizm akımının kurucusu ve yazar ayn rand imzalı eserdir.
binlerce yıl önce, birisi ateş yakmasını keşfetti.
herhalde insan kardeşlerine ateş yakmayı öğretti diye, o ateşte yakmışlardır onu.
binlerce yıl önce, birisi ateş yakmasını keşfetti.
herhalde insan kardeşlerine ateş yakmayı öğretti diye, o ateşte yakmışlardır onu.
devamını gör...
2 aylık evliyim eşim 5 aydır hamile
kanka çok hızlı şey yaptıysanız öyle oluyo çocuk senden merak etme.
devamını gör...
hayatın kaynağı
yazar ayn rand'ın önemli kitaplarından biri.
albert camus'un 'yabancı' isimli kitabında olduğu gibi bu romanda da garip bir karakter karşımıza çıkıyor;
davranışları ve vurdumduymazlığı ile biraz tuhaf birisi. yalnız bu kitaptaki karakter çekici bir profil çiziyor. tabii bana göre değil romandaki kadın karaktere göre.
eserde okuyucuları rahatsız edici bazı yerler olduğunu anımsıyorum, ana karakter tartışmalı bazı şeyler yapması olumsuz bir intiba bırakıyordu. bu yönüyle önerme konusunda biraz tereddüt ettiğimi de belirtmeliyim. eserde katılmadığım bazı fikirler de vardı sanırım. onun dışında beğenerek okuduğum kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. hatta çok fazla dersler de çıkarmıştım; ancak bu önemli noktaları hatırlayamıyorum. keşke notlar almış olsaydım.
albert camus'un 'yabancı' isimli kitabında olduğu gibi bu romanda da garip bir karakter karşımıza çıkıyor;
davranışları ve vurdumduymazlığı ile biraz tuhaf birisi. yalnız bu kitaptaki karakter çekici bir profil çiziyor. tabii bana göre değil romandaki kadın karaktere göre.
eserde okuyucuları rahatsız edici bazı yerler olduğunu anımsıyorum, ana karakter tartışmalı bazı şeyler yapması olumsuz bir intiba bırakıyordu. bu yönüyle önerme konusunda biraz tereddüt ettiğimi de belirtmeliyim. eserde katılmadığım bazı fikirler de vardı sanırım. onun dışında beğenerek okuduğum kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. hatta çok fazla dersler de çıkarmıştım; ancak bu önemli noktaları hatırlayamıyorum. keşke notlar almış olsaydım.
devamını gör...





