zaman tüneli
hümanist maskesi takıp ölmüş türk büyüklerine hakaret etmek
çok kurnaz ve sinsice bir uygulamadır, bu tip sinsi bireyler doğrudan zihniyetlerini söyleyip saldırı yapmazlar, önce bir süre tarafsız bir insanmış gibi hümanist kozmopolit dünya insanı ağzıyla yumuşak ılımlı girizgahlar yaparlar, kendileri kendi milliyetlerinin ağır ve gizli ırkçısı olmasına rağmen bunun tam tersi bir posta bürünürler, kendi milletlerinin ya da bir şekilde sırtına dayadıklarını düşündükleri ülkelerin devlet büyüklerini ağızlarını almazlar ama türkiye için uğraşmış iyi şeyler yapmış türk büyüklerini hedef alan çirkin sözler söylerler, bunların karınları türk düşmanlığı ile doludur ancak bütün türkiye'yi karşılarına almak yerine lokal sözel hakaretler yaparak güy a düşmanlıklarını genelleştirmediklerini ima ederler
devamını gör...
seni sen yapan özelliklerin
ben biraz deliyim ama toplum icine cikamayacak kadar degil.
devamını gör...
erkekleri öldüren virüs
(bkz: erkekler kapatılsın)
saka maka kapatiliyorlar galiba.
saka maka kapatiliyorlar galiba.
devamını gör...
evlilik müessesesi
ipimle kuşağım, penisimle testisim.. feslefesine sahip kimselerin içinde bulunmayacakları müessesedir.
özgürlük dediğimiz biriyle düşüp kalkma özgürlüğü değildir. kendi başına hareket etme kabiliyetine sahip olmak, kendinle ilgili tek söz sahibi kişi olma özgürlüğüdür.
özgürlük dediğimiz biriyle düşüp kalkma özgürlüğü değildir. kendi başına hareket etme kabiliyetine sahip olmak, kendinle ilgili tek söz sahibi kişi olma özgürlüğüdür.
devamını gör...
regl olan sevgili ile sevişmek
kanlı bir eylemdir. tavsiye edilmez.
devamını gör...
erkekleri öldüren virüs
ben 23 yaşında zaten öldüm.
devamını gör...
yakın arkadaşın eski sevgilisini unutamama sorunu
karşı cinsse teselli ederim
aynı cinstensek s…et be olum kendi kaybetti
gel iki bira içelim.
aynı cinstensek s…et be olum kendi kaybetti
gel iki bira içelim.
devamını gör...
yakın arkadaşın eski sevgilisini unutamama sorunu
buna bir kez denk gelmiştim. olay ve durumlara göre de elimden geleni yapmıştım. kendisi o kişiyle hayatında denk gelen biriydi o yüzden daha zordu. bakınca affetmiyor (ki bence de affedilmezdi) ama acı çekiyordu. arkadaş görevi nedir o kişinin bazen gözünü bazen de önünü açmak. gerçekleri göz önünde bulundurarak affederse ne olur, affetmezse ne olur diye tahliller yapmış sonu ona bırakmıştım. yanlışı seçse daha çok acıyla ayrılığı deneyimleyecekti. doğruyu seçse içi öbürünü seçmeme ihtimaliyle kalacaktı ama bazen cidden görünen köy kılavuz istemiyor.
yaşıtlarım ya da yaşıma yakınlar da (o zamanlar) neredeyse hep ergendi. çok basit olaylarda kararsızlık içine düşüyorlar ya da mantıklı olanı hemen seçemiyorlardı. çocuk gibilerdi. bu bazen beni kızdırsa da her zaman gerektiği gibi davrandığım için içim de hep rahat. bazen sohbet kesilir ve bir süre konuşulmaz ya kendisi onlarda bile bu tarz bir derdi olduğunda direkt rahatça yazabiliyordu. bu rahatlığı yakınlarıma tanırım genelde. çünkü gereksiz samimiyeti ya da onun laflarını hiç sevmem.
en son ne yaptı bilmiyorum. bilmeme sebebim de aramız biraz kendinden dolayı açılmıştı ve depreme rağmen uzun bir süre yazmayınca silmiştim onu. o kadar kişi yazarken bile isteye yazmadı, bile isteye sildim. aynı durumda olsaydık ben onun açtığı mesafeyi yok sayar hiçbir şey olmamış gibi yazar sorardım. özel durumlarda sıkıntıyı yok sayma olayım var...
kendime not; hayatından çıkardığın insanları ciddi olaylardan sonra ne kadar ısrar etseler de hayatına alma. insan çocukluğu aştıktan sonra bazı şeylerde ne kadar değiştiğini ısrarla söylese de bunu hep yapmamış oluyor. kendilerini kolayca kandırabiliyorlar, bunu o yüzden karşıyı ikna etmek daha kolaydır ama inandırmak zor. pişmanlıklarını, sözlerini veya bazen yeminlerini dile getirecekler ama baktığında normal sözünün önemi ya da ağırlığı yok ki söz vermeyi geçtim yemin edebiliyorlar ve buna rağmen aynılar.
hatalarından ya da yanlışlarından gerçekten ders alanlar olabilir olamaz değil ama ben de daha bu izlenimi tam veren kimse olmadı. ölüm korkusu ya da kaybetme korkusu hatalara çok müsait. ve bunlardan sonra aynı boka ya da boklara basmak daha berbat.
bir de ben hayatımdan çıkarmama ve onları unutmama rağmen bana yazdıklarında bile bilenmiştim. "iyi misin?" le başlamışlardı. ve ben "sana ne ya benden, iyiyim veya değilim. ikisi de seni ilgilendirmiyor. iyiyse yazıp bu sefer biz içine edelim mi dediniz ne yaptınız bilmiyorum ama uzak durun benden." deyip çoğunu engelledim. o dönemde bile normal cevap vermemi engelleyecek şeyler yapmışlar demek ki. hatalara veya yanlışlara göre bazılarına"maalesef iyiyim ama bir daha yazma." bu insanlar manyak mıydı neydi, kaç yıl önce hayatımdan çıkarmışım. bu olayla bile hiç aklıma gelmemişlerdi ben nasıl gelmişim? asıl manyak ben miydim anlamadım ama sinirden birkaçının yüzüne de söyledim yani hiç yazmaması gerekenler "bu durumu yaşayan siz olsaydınız aklıma gelmezdiniz. ve gelseniz dahi ulaşacağım hiçbir şey yok. olsa da istemezdim. çünkü bu olaylarda insan hayatından çıkardıklarına değil hayatında olanlara yoğunlaşır. ve hiçbirinizi geri almayacağım. çünkü ölüm hep vardı. mesela ben bunu hep bildim ona göre davrandım. siz de bilseydiniz, bilseydiniz şu an kapıma gelmezdiniz. ve hiçbirinizi de affedemiyorum çünkü akıllandığını sezdiğim kimse yok. sizin ki anlık korku ya da gereksiz ilgiden ibaret. bittiyse engelliyorum."
çok ciddi olmayan durumda olanlara tolerans gösterirken daha değişmediklerini görmüştüm. bu da 3 kişiydi. ve ben 2'sini yine engelledim. kalan 1'in ihaneti ya da çok ağır bir yanlışı yoktu. ve o zaman küçüktü, ben de küçüktüm. samimi ve içten gelen tek kişi de kendisiydi. o yüzden tek affettiğim de kendisi oldu.
yaşıtlarım ya da yaşıma yakınlar da (o zamanlar) neredeyse hep ergendi. çok basit olaylarda kararsızlık içine düşüyorlar ya da mantıklı olanı hemen seçemiyorlardı. çocuk gibilerdi. bu bazen beni kızdırsa da her zaman gerektiği gibi davrandığım için içim de hep rahat. bazen sohbet kesilir ve bir süre konuşulmaz ya kendisi onlarda bile bu tarz bir derdi olduğunda direkt rahatça yazabiliyordu. bu rahatlığı yakınlarıma tanırım genelde. çünkü gereksiz samimiyeti ya da onun laflarını hiç sevmem.
en son ne yaptı bilmiyorum. bilmeme sebebim de aramız biraz kendinden dolayı açılmıştı ve depreme rağmen uzun bir süre yazmayınca silmiştim onu. o kadar kişi yazarken bile isteye yazmadı, bile isteye sildim. aynı durumda olsaydık ben onun açtığı mesafeyi yok sayar hiçbir şey olmamış gibi yazar sorardım. özel durumlarda sıkıntıyı yok sayma olayım var...
kendime not; hayatından çıkardığın insanları ciddi olaylardan sonra ne kadar ısrar etseler de hayatına alma. insan çocukluğu aştıktan sonra bazı şeylerde ne kadar değiştiğini ısrarla söylese de bunu hep yapmamış oluyor. kendilerini kolayca kandırabiliyorlar, bunu o yüzden karşıyı ikna etmek daha kolaydır ama inandırmak zor. pişmanlıklarını, sözlerini veya bazen yeminlerini dile getirecekler ama baktığında normal sözünün önemi ya da ağırlığı yok ki söz vermeyi geçtim yemin edebiliyorlar ve buna rağmen aynılar.
hatalarından ya da yanlışlarından gerçekten ders alanlar olabilir olamaz değil ama ben de daha bu izlenimi tam veren kimse olmadı. ölüm korkusu ya da kaybetme korkusu hatalara çok müsait. ve bunlardan sonra aynı boka ya da boklara basmak daha berbat.
bir de ben hayatımdan çıkarmama ve onları unutmama rağmen bana yazdıklarında bile bilenmiştim. "iyi misin?" le başlamışlardı. ve ben "sana ne ya benden, iyiyim veya değilim. ikisi de seni ilgilendirmiyor. iyiyse yazıp bu sefer biz içine edelim mi dediniz ne yaptınız bilmiyorum ama uzak durun benden." deyip çoğunu engelledim. o dönemde bile normal cevap vermemi engelleyecek şeyler yapmışlar demek ki. hatalara veya yanlışlara göre bazılarına"maalesef iyiyim ama bir daha yazma." bu insanlar manyak mıydı neydi, kaç yıl önce hayatımdan çıkarmışım. bu olayla bile hiç aklıma gelmemişlerdi ben nasıl gelmişim? asıl manyak ben miydim anlamadım ama sinirden birkaçının yüzüne de söyledim yani hiç yazmaması gerekenler "bu durumu yaşayan siz olsaydınız aklıma gelmezdiniz. ve gelseniz dahi ulaşacağım hiçbir şey yok. olsa da istemezdim. çünkü bu olaylarda insan hayatından çıkardıklarına değil hayatında olanlara yoğunlaşır. ve hiçbirinizi geri almayacağım. çünkü ölüm hep vardı. mesela ben bunu hep bildim ona göre davrandım. siz de bilseydiniz, bilseydiniz şu an kapıma gelmezdiniz. ve hiçbirinizi de affedemiyorum çünkü akıllandığını sezdiğim kimse yok. sizin ki anlık korku ya da gereksiz ilgiden ibaret. bittiyse engelliyorum."
çok ciddi olmayan durumda olanlara tolerans gösterirken daha değişmediklerini görmüştüm. bu da 3 kişiydi. ve ben 2'sini yine engelledim. kalan 1'in ihaneti ya da çok ağır bir yanlışı yoktu. ve o zaman küçüktü, ben de küçüktüm. samimi ve içten gelen tek kişi de kendisiydi. o yüzden tek affettiğim de kendisi oldu.
devamını gör...
erkekleri öldüren virüs
iktidarsızlık gibi can sıkıcı şeyler yapmadan öldürüyorsa delikanlı virüstür.
devamını gör...
2024
çiftli yıllar tekliye göre daha berbat geçiyor ben de resmen beterin beteri. 4 rakamını da sevmiyorum. bir de ilerleyen zamanla daha da geriye gittiğimiz için ileri ki yıllara kutlamalık ya da hoş geldin gözüyle bakamıyorum. "kahretsin yine mi, hemen mi, ne ara ya?" der gibiyim.
bir de son iki basamakla aynı yaşı alıyorum. iki kez çift vurgunu yemek apayrı. 23'ü 2 aydır benimsedim sayılır ama 24'ten pek hoşlanmayacağım.
2024'ü atlayamıyor muyuz şimdi? beni atlamak daha kolay bari bu olsun. 23'te resmen felaket yılıydı ama daha 24 var ıy.
bir de son iki basamakla aynı yaşı alıyorum. iki kez çift vurgunu yemek apayrı. 23'ü 2 aydır benimsedim sayılır ama 24'ten pek hoşlanmayacağım.
2024'ü atlayamıyor muyuz şimdi? beni atlamak daha kolay bari bu olsun. 23'te resmen felaket yılıydı ama daha 24 var ıy.
devamını gör...
erkekleri öldüren virüs
erkeğin iṣi ölmek. bize koymaz.
savaṣı falan geçtim, ölüm riski olan iṣlerde erkekler çalıṣıyor ve bu nedenle erkeklerin iṣ baṣında ölüm oranı kadınlardan %1000in üzerinde fazla.
oyna devam.
savaṣı falan geçtim, ölüm riski olan iṣlerde erkekler çalıṣıyor ve bu nedenle erkeklerin iṣ baṣında ölüm oranı kadınlardan %1000in üzerinde fazla.
oyna devam.
devamını gör...
çilek reçeli
bütün gün kaynayan tencere. şimdiki hatunlar yapmaz. gerçi ben de olsam yapmam.
devamını gör...
kadınlar ne ister sorusu
yahu çok net. maddi güç. akraba ziyaretleri, alışveriş gücü. bunları sağladığınızda allahsınız. he bu arada bir yemek yapalım da yiyelim demeyin büyük hata.
devamını gör...
çilek reçeli
çok severim. annem biz çocukken yapardı, büyüdükten sonra ara ara. ve sonralarda yapmayı kesmişti o yüzden bazen hazır alırdım. o lezzeti olmazdı ama kullanışlıydı. yaş pasta yaparken blender'den geçirip meyveli yapmak daha kolay, kokteyl yaparken içine çilek aromasını katmak. (meyvesi çoğu gdo'lu oluyor.
ve canım dağ çileklerinin vakti sınırlı.) bir de direkt yemek var.
ben bunları kendimce keşfettiğimden beri (birkaç ay önce) birkaç küçük kavanozu bitirdik. normalde kahvaltı öğünü olarak kalınca hemen bitmiyor. çünkü kahvaltıda ne tatlıyla açılış yaparım ne de yemek isterim. daha sonra canım tatlı çekerse minik (1-2 yemek kaşıklık) dondurma kasesine biraz koyar onu yerim. evde de çilek reçelini o kadar seven bir tek ben varım. bu eşsiz lezzeti nasıl sevmezler anlamıyorum. (başka reçelleri seviyorlar; kayısı, incir vs. çilek ve ahududu yanında bunlar ne?)
ve canım dağ çileklerinin vakti sınırlı.) bir de direkt yemek var.
ben bunları kendimce keşfettiğimden beri (birkaç ay önce) birkaç küçük kavanozu bitirdik. normalde kahvaltı öğünü olarak kalınca hemen bitmiyor. çünkü kahvaltıda ne tatlıyla açılış yaparım ne de yemek isterim. daha sonra canım tatlı çekerse minik (1-2 yemek kaşıklık) dondurma kasesine biraz koyar onu yerim. evde de çilek reçelini o kadar seven bir tek ben varım. bu eşsiz lezzeti nasıl sevmezler anlamıyorum. (başka reçelleri seviyorlar; kayısı, incir vs. çilek ve ahududu yanında bunlar ne?)
devamını gör...
erkekleri öldüren virüs
arkadaş biyolojik böcek bilimleri adına yapılan araştırmalarda bile biz öldük.
devamını gör...
sevan nişanyan
devamını gör...
hayata dair hoş detaylar
yaşıyorsan umut var demektir, yarın yeni bir başlangıç olabilir her zaman.
devamını gör...
erkekleri öldüren virüs
(bkz: viroloji)
devamını gör...

