zaman tüneli
var sistemi
en çok urfa düğünlerinde işe yarıyor. bütün aşiret düğün kasedini alıyor , kim kime ne takmış en ince detayına kadar öğreniyor ve kendi düğününde aynı ve ya benzerini takmayanı bir daha ömür boyu takmıyor ve kırmızı ile cezalandırıyor.
devamını gör...
denizbank
3 bin tl civarı borcu kalan bir kredim vardı, daha 7 ayı vardı, öğlen gidip kredi kartı ile birlikte kapattım, kartı da kapattırdım, son onay için beni arayacaklarmış telden...bir saat yalvar yakar dinleyeceğim kesin...cevap: öncelikle çok koyu beşiktaşlıyım, karta ve krediye ödediğim faizin, arda, emre, fatih terim gibi insan müsveddelerine gitmesini istemiyorum.
dip: bankanın haberi yokmuş ama.....imkansız bu.
tanım: banka.
dip: bankanın haberi yokmuş ama.....imkansız bu.
tanım: banka.
devamını gör...
basketbol maçı izlemek vs futbol maçı izlemek
ikisini de çok severim.
lakin,
basket maçları, sadece iki takım da denk güçteyse zevkli oluyor.
futbolda ise zayıf takımların sürpriz yapabilmesi son derece olası.
baskette, o gün iyi olan kazanır ve bu genelde daha güçlü/formda olan takımdır.
futbolda ise o gün iyi olan takım maçı alamayabilir zira bazen ne yaparsanız yapın gol atamayabiliyorsunuz.
lakin,
basket maçları, sadece iki takım da denk güçteyse zevkli oluyor.
futbolda ise zayıf takımların sürpriz yapabilmesi son derece olası.
baskette, o gün iyi olan kazanır ve bu genelde daha güçlü/formda olan takımdır.
futbolda ise o gün iyi olan takım maçı alamayabilir zira bazen ne yaparsanız yapın gol atamayabiliyorsunuz.
devamını gör...
sevilmek için çaba sarf etmeyen insan
sonucu değiştiremeyecek insan.
ister kemal sunal filmi gibi romantik komedi aptalı ol, ister james bond gibi tavuğun içine dinleme cihazı yerleştiren gizemli bir tıktıkçı ol , isterse biri için kahrol, çıra gibi yan, öl , değişmez. sevilmiyorsan oturma organıyla kuş da tutsan yine sevilmezsin. çabalar boşa , mabel matiz'in şarkısı gibi kavşaklar yavşaklara dönüşür falan.
ister kemal sunal filmi gibi romantik komedi aptalı ol, ister james bond gibi tavuğun içine dinleme cihazı yerleştiren gizemli bir tıktıkçı ol , isterse biri için kahrol, çıra gibi yan, öl , değişmez. sevilmiyorsan oturma organıyla kuş da tutsan yine sevilmezsin. çabalar boşa , mabel matiz'in şarkısı gibi kavşaklar yavşaklara dönüşür falan.
devamını gör...
duygusal olmak
ben zeki insanların daha duygusal olduğuna inanıyorum. düşük zekalılar bencil oldukları için ne empati kurabiliyorlar ne de vicdan sahibi olabiliyorlar.
olaylara duygusal açıdan bakan insnalar daha az çıkarcı oluyor. insanlarla duygusal bağlantı kurmaya daha meyilli oldukları için onları anlama eğilimli oluyorlar.
duygusal olmak mutsuz olmayı da beraberinde getiriyor. kayıtsız olan insnalar daha mutlu oluyor.
kendi ile doğrudan ilgili olmayan hiçbir şeye ilgi duymayan, üzülmeyen insanın bencil olduğunu ve insanlıktan nasibini almadığını düşünüyorum.
bence duygusal olmak insanlarlarla bağlantı içinde olma isteği ve buna bağlı daha iyi bir insan iletişimi getiriyor zira konuşan kişiyi gerçekten duyuyor ve dinliyoruz.
o konuşurken bitirsin de ben konuşayım benim söylemek istediklerim önemli onun söylediklerini dinlemesem de olur diye düşünmüyor duygusal insanlar.
duygusal insanlar jest ve minik olarak duygusal ifadeleri fark etmeye ve yorumlamaya daha müsait olduğundan hangi durumda nasıl konuşmak gerektiğini veya susmak gerekiyorsa susması gerektiğini fark edebiliyor.
bizim toplumsal algımızda duygusal olmak duygularını göstermek olarak anlaşılıyor. bir insanın sürekli mızmızlanma içinde olup her şeyden şikayet etmesi duygusallık gibi anlaşılıyor ama bu duygusal olmak değil yetişkin olamamak.
çocukken ne zaman ağlasa annesini yanında bulan çocuğun refleksi aslında bu mızmızlanma ve ilgi ihtiyacı.
duygusal insan dışarıdan belli olmadan, şovunu yapmadan, tiyatral davranmadan da içinde duyguyu barındırıp onu yaşayan insan.
kameralara ağlayanlar gerçekte sadece kendi pr'ının peşinde.
olaylara duygusal açıdan bakan insnalar daha az çıkarcı oluyor. insanlarla duygusal bağlantı kurmaya daha meyilli oldukları için onları anlama eğilimli oluyorlar.
duygusal olmak mutsuz olmayı da beraberinde getiriyor. kayıtsız olan insnalar daha mutlu oluyor.
kendi ile doğrudan ilgili olmayan hiçbir şeye ilgi duymayan, üzülmeyen insanın bencil olduğunu ve insanlıktan nasibini almadığını düşünüyorum.
bence duygusal olmak insanlarlarla bağlantı içinde olma isteği ve buna bağlı daha iyi bir insan iletişimi getiriyor zira konuşan kişiyi gerçekten duyuyor ve dinliyoruz.
o konuşurken bitirsin de ben konuşayım benim söylemek istediklerim önemli onun söylediklerini dinlemesem de olur diye düşünmüyor duygusal insanlar.
duygusal insanlar jest ve minik olarak duygusal ifadeleri fark etmeye ve yorumlamaya daha müsait olduğundan hangi durumda nasıl konuşmak gerektiğini veya susmak gerekiyorsa susması gerektiğini fark edebiliyor.
bizim toplumsal algımızda duygusal olmak duygularını göstermek olarak anlaşılıyor. bir insanın sürekli mızmızlanma içinde olup her şeyden şikayet etmesi duygusallık gibi anlaşılıyor ama bu duygusal olmak değil yetişkin olamamak.
çocukken ne zaman ağlasa annesini yanında bulan çocuğun refleksi aslında bu mızmızlanma ve ilgi ihtiyacı.
duygusal insan dışarıdan belli olmadan, şovunu yapmadan, tiyatral davranmadan da içinde duyguyu barındırıp onu yaşayan insan.
kameralara ağlayanlar gerçekte sadece kendi pr'ının peşinde.
devamını gör...
futbol
kapitalizmin halk kitlelerini uyutmak ve sömürü sürekliliğini sağlamak, bütün akli melekeleri istop ettirmek için topluma saldığı afyon , seküler dinsel ayin gibi yakıştırmaları artık kimse iplemiyor. herhalde en son 60'lı yıllarda falan yapılıyordu bu tür benzetmeler.
bu da bir keyif , haz . bedensel olduğu kadar ruhsal , tinsel de olabiliyor bazen. hele ki türkler gibi duygu durumu çok yüksek bir millete , bir aşkınlık hali yaşatıp kendinden bile geçirebiliyor bazen.
bu da bir keyif , haz . bedensel olduğu kadar ruhsal , tinsel de olabiliyor bazen. hele ki türkler gibi duygu durumu çok yüksek bir millete , bir aşkınlık hali yaşatıp kendinden bile geçirebiliyor bazen.
devamını gör...
teknik üniversite mezunu
ciddi anlamda kültürel yönleri eksiktir. hümanitas yönleri, teoloji yönleri, felsefi yönleri , tarih yönleri , retorik yönleri, astrolojik yönleri çok güdük ve kuraktır .üstüne üstlük bu konularda cehaletleri de çok fazla.
zaten sanayi devrimi ile beraber kant'ın alt fakülte diye adlandırdığı tarih ,hukuk , filoloji, felsefe gibi bölümler yerini hesap kitap bilen adamlara bıraktı.
tvlerde de görüyoruz bu adamlar bilim adamı olmaktan ziyade bilimcidirler. yani bilime bir ideoloji gözüyle bakarlar. bilimsel düşünmenin kökeni de felsefi düşünmedir ve teknik adamlarda felsefi ve mantiki düşünme yok. heidegger'in dediği gibi "bilim düşünmeye başlarsa felsefe olur, düşünmeyi bırakırsa teknoloji olur". şu an da olan sadece bu. teknik personel yetişiyor . safkan , arı , duru salt akleden bilim adamı da yetişmiyor o yüzden.
zaten sanayi devrimi ile beraber kant'ın alt fakülte diye adlandırdığı tarih ,hukuk , filoloji, felsefe gibi bölümler yerini hesap kitap bilen adamlara bıraktı.
tvlerde de görüyoruz bu adamlar bilim adamı olmaktan ziyade bilimcidirler. yani bilime bir ideoloji gözüyle bakarlar. bilimsel düşünmenin kökeni de felsefi düşünmedir ve teknik adamlarda felsefi ve mantiki düşünme yok. heidegger'in dediği gibi "bilim düşünmeye başlarsa felsefe olur, düşünmeyi bırakırsa teknoloji olur". şu an da olan sadece bu. teknik personel yetişiyor . safkan , arı , duru salt akleden bilim adamı da yetişmiyor o yüzden.
devamını gör...
evrime inanmak
elhamdülillah evrimciyim falan. bilime girişin amentüsü... evrime inanmayanı dövüyorlar. skolastik düşünce.
devamını gör...
ağlamamak için kendini zor tutmak
ağlayıp rahatlamak yerine boğazında oluşan yumrukla boğuluyormuş hissine razı olmak.
devamını gör...
kişi etrafındaki 5 kişinin ortalamasıdır
göreceli bir şey. tutarlı bir tarafı da yok. biri böyle ruhun militan yönlerini hafiften okşayan bir laf edince hemen düşüyor millet. çünkü sorgulama pek bize has bir şey değil. sözün , duygu durumu yaratması yeterli.
bir üniversite geyiği vardır hani " hiçbir üniversite öğrencisi 1. sınıftaki arkadaşlarıyla 4. sınıfa geldiğinde arkadaşlık yapmaz. ki test edilmiş genel bir metafordur .
insanın etrafındaki kişi ya da kişiler her zaman değişir. insan değişir çünkü. değişmem diyen varsa ottan farkı yoktur. insan hayatı lineer değildir, bazen ileri gidersin , bazen geri gidersin , bazen yerinde sayarsın. ortaya salata bir hayatta her şeyi hesap kitap meselesi haline getirmek modernizmin bir nicelik kuralı. her şeyi sayılabilir ve ölçülebilir hale getirmenin zorunlu sonucu. bu da nitelik yerine niceliği tercih etmeye sebep oluyor.
yok 5 kişinin ortalamasını al, üçe böl 8 le çarp , çıkan sonuc helaya sçtığın bkun karekökü ile dünyanın güneşe olan uzaklığını verecektir.
tanım: kişisel gelişim sçmıklarından biri. insan ; farkında olan fakat farkında olduğunun da farkında olan tek varlıktır. herhangi bir sayısal veri ile hakkında öngörü ya da yargıda bulunulamaz.
bir üniversite geyiği vardır hani " hiçbir üniversite öğrencisi 1. sınıftaki arkadaşlarıyla 4. sınıfa geldiğinde arkadaşlık yapmaz. ki test edilmiş genel bir metafordur .
insanın etrafındaki kişi ya da kişiler her zaman değişir. insan değişir çünkü. değişmem diyen varsa ottan farkı yoktur. insan hayatı lineer değildir, bazen ileri gidersin , bazen geri gidersin , bazen yerinde sayarsın. ortaya salata bir hayatta her şeyi hesap kitap meselesi haline getirmek modernizmin bir nicelik kuralı. her şeyi sayılabilir ve ölçülebilir hale getirmenin zorunlu sonucu. bu da nitelik yerine niceliği tercih etmeye sebep oluyor.
yok 5 kişinin ortalamasını al, üçe böl 8 le çarp , çıkan sonuc helaya sçtığın bkun karekökü ile dünyanın güneşe olan uzaklığını verecektir.
tanım: kişisel gelişim sçmıklarından biri. insan ; farkında olan fakat farkında olduğunun da farkında olan tek varlıktır. herhangi bir sayısal veri ile hakkında öngörü ya da yargıda bulunulamaz.
devamını gör...
ağlamamak için kendini zor tutmak
gözlerin dolar, boğazında düğüm düğüm kelimeler. hayır hayır şimdi değil.
şu an ağlamamalısın .
şimdi zamanı değil dediğim durum
durumdan duruma değişiklik gösteriyor.
bazen ağlaman gereken yerde ağlamaman lazım.
şu an ağlamamalısın .
şimdi zamanı değil dediğim durum
durumdan duruma değişiklik gösteriyor.
bazen ağlaman gereken yerde ağlamaman lazım.
devamını gör...
fatih terim fonu
seçil hanım hesabıma ftf yapabilir misiniz? eft ücret alıyor.
devamını gör...
eski tanımları silip yeniden girmek
niyeti puandan ötede. puan bahane başlıkları göze sokmak şahane mantığı. özellikle çirkin başlık olunca çok göze batıyor çünkü aynı tanımı daha önce gördüğüme eminim ama bugün yine gözümün önünde.
devamını gör...
zeytin
herkeş , yediği 5 zeytinin ortalamasıdır.
devamını gör...
duygusal olmamak
bu cümle dahil duygulardan tamamen arındırılmış tek bir cümle dahi yoktur.
felsefe salt akıldır, saf akıldır denir ama dış dünyadan gelen duyu verileri ve ardından duyguların karıştığı bir tasavvur gücü ile karışmış saf akıldır. artık ne kadar saf ve ya salt olabilirse işte. hele ki "duygusal biri değilim " cümlesi de tamamen duygu yüklü bir cümledir. duygusal biri olmadığını ispat için duygu durumlarının tüm imkanlarından yararlanmışsın maşaallah.
felsefe salt akıldır, saf akıldır denir ama dış dünyadan gelen duyu verileri ve ardından duyguların karıştığı bir tasavvur gücü ile karışmış saf akıldır. artık ne kadar saf ve ya salt olabilirse işte. hele ki "duygusal biri değilim " cümlesi de tamamen duygu yüklü bir cümledir. duygusal biri olmadığını ispat için duygu durumlarının tüm imkanlarından yararlanmışsın maşaallah.
devamını gör...
basketbol maçı izlemek vs futbol maçı izlemek
ikisini de tv den izlemenin farkı yok çünkü tadı yok. tribün ambiyansı ve atmosferini yaşamak en güzeli. son 5-6 senedir bu zevklerden mahrum kaldım ama deplasman trübünü olayı muhteşem bir şey.
hele ki deplasmana da taraftar otobüsü ile gitmek paha biçilmez bir şey. öte yandan sürekli tribün ambiyansını yaşamak da sakıncalı. bu sefer sürekli aynı duyguyu köktenci hislerle savruk bir biçimde beslemekten çok fazla fanatiklik oluşuyor. mesela biri takımına küfür etse anana küfür edilmiş gibi algılıyorsun falan. takım algısının ayarları bozuluyor. ara sıra yaşamak en güzeli.
hele ki deplasmana da taraftar otobüsü ile gitmek paha biçilmez bir şey. öte yandan sürekli tribün ambiyansını yaşamak da sakıncalı. bu sefer sürekli aynı duyguyu köktenci hislerle savruk bir biçimde beslemekten çok fazla fanatiklik oluşuyor. mesela biri takımına küfür etse anana küfür edilmiş gibi algılıyorsun falan. takım algısının ayarları bozuluyor. ara sıra yaşamak en güzeli.
devamını gör...
normal sözlük yazarları ile son harften kelime türetme oynuyoruz
fren
devamını gör...
eski tanımları silip yeniden girmek
(bkz: ermolettin)
devamını gör...
fatih terim fonu
seçil erzan adlı kadının ifadesine göre "fatih terim fonu" adında bir fon olduğunu ve yüksek getiri sağladığını söyleyerek insanları dolandırdığını söylediği fon. buradan
fatih terim ne kadar karışmıştır ya da karışmamıştır bilemem ama olayda mantıksızlıklar olduğu ve tek suçlunun seçil erzan olmadığı ortada. fatih terim, seçil erzan ile bir yakınlığının olmadığını söylüyor fakat bir yandan da seçil erzan'ın aslında kızı gibi olduğu konuşuluyor. seçil, bir yandan ilk verdiği ifadelerde terim'den 300 bin dolar aldığını ve daha sonra terim'in kendisinden verdiğinden daha fazla para istediğini söylüyor. buradan sonraki ifadelerde ise terim'den para almadım diyor. bir yandan buse terim de para kaptırmış fona. fatih terim'in olayla hiçbir ilgisi yoksa bile adının kullanılmasına neden itiraz etmediğini bunu duyurmadığını anlamadım. adının kullanıldığını bilmeme imkanı yok. seçil erzan'dan şikayetçi de olmamıştı en son. seçil, bir ifadesinde bankanın dışında gelişti olaylar derken bir yandan da bankayı suçlar açıklamalar yapıyor diğer ifadelerinde. suç duyurusunda bulunan bir iş insanı ise seçil'in kendisine bankada düzenlenmiş belge verdiğini iddia ediyor. bir yandan semih kaya gibi isimler olaya uyanıp seçil erzan'ı tehdit etmeye başlıyorlar. çok daha geniş bir şekilde araştırılması gereken bir olay. ne pislikler çıkacak olay kimlere kadar uzanacak göreceğiz. eğer düzgün bir soruşturma yapılırsa tabi.
neyse, bu olay beni kafa olarak çok rahatlattı. bir hata mı yaptım hemen diyorum ki kendime " üzülme, ya milyon dolarlarını elden para alan birine emanet edecek kadar kafasız olsaydın?"
fatih terim ne kadar karışmıştır ya da karışmamıştır bilemem ama olayda mantıksızlıklar olduğu ve tek suçlunun seçil erzan olmadığı ortada. fatih terim, seçil erzan ile bir yakınlığının olmadığını söylüyor fakat bir yandan da seçil erzan'ın aslında kızı gibi olduğu konuşuluyor. seçil, bir yandan ilk verdiği ifadelerde terim'den 300 bin dolar aldığını ve daha sonra terim'in kendisinden verdiğinden daha fazla para istediğini söylüyor. buradan sonraki ifadelerde ise terim'den para almadım diyor. bir yandan buse terim de para kaptırmış fona. fatih terim'in olayla hiçbir ilgisi yoksa bile adının kullanılmasına neden itiraz etmediğini bunu duyurmadığını anlamadım. adının kullanıldığını bilmeme imkanı yok. seçil erzan'dan şikayetçi de olmamıştı en son. seçil, bir ifadesinde bankanın dışında gelişti olaylar derken bir yandan da bankayı suçlar açıklamalar yapıyor diğer ifadelerinde. suç duyurusunda bulunan bir iş insanı ise seçil'in kendisine bankada düzenlenmiş belge verdiğini iddia ediyor. bir yandan semih kaya gibi isimler olaya uyanıp seçil erzan'ı tehdit etmeye başlıyorlar. çok daha geniş bir şekilde araştırılması gereken bir olay. ne pislikler çıkacak olay kimlere kadar uzanacak göreceğiz. eğer düzgün bir soruşturma yapılırsa tabi.
neyse, bu olay beni kafa olarak çok rahatlattı. bir hata mı yaptım hemen diyorum ki kendime " üzülme, ya milyon dolarlarını elden para alan birine emanet edecek kadar kafasız olsaydın?"
devamını gör...
flört
2000 yılında kurulmuş türk rock müzik grubu.
güzel parçaları var, tavsiye edilir.
güzel parçaları var, tavsiye edilir.
devamını gör...