zaman tüneli

zeytinyağımızı alıyorum. yeni mahsul sıkım başladı.
maşallah altın gibi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

george carlin ve ricky gervais izlemesin, dinlemesin bununla derdi olan.

diye uyarmakta fayda gördüğüm durum. ben kutsalı çok fazla olanı hayatıma yaklaştırmamayı seçiyorum. öneririm.
devamını gör...

sanal müteahhit.
devamını gör...

guatemala. mis, hafif, çarpıntı yapmıyor...
devamını gör...

altı üstü artı oy. ben veririm sıkıntı olmaz. artı vermem için de ne birinin onayı gerekir , ne de o savunduğu düşünceyi onaylamam gerekir. artı verdiğim insan da onun fikrini onayladığım zehabına kapılmaz zaten. kimse bu kadar çocuk değil böyle şeyleri takıntı yapsın.

ben genelde kendi açtığım başlıklara yazanlara artı veririm. sonuçta o kişiyi evime gelmiş bir misafir gibi kabul ediyorum. başım gözüm üstüne derim veririm artısını. artı, adam düşünmüş , kurcalamış , emek vermiş ve yazmış bir çay kahve ikram etmek de bizim hediyemiz olsun. bunda ne var bu kadar abartılacak anlamam?


diğer yandan bunca yıldır sözlükte yazan biri , sözlükleri kendi çöplüğü falan mı zannediyor? burası sözlük kardeş. sözlüğün bizatihi kendisi bu tür ayrı fikirlerin olması için var. böyle çatışan , uyuşmayan farklı düşünen insanların olduğu bir yer. oylamanın amacı da etkileşimdir sadece. onaylama , okeyleme, yalakalık yapma falan da değildir. sen öyle yorumluyorsun diye o anlama da gelmez.
devamını gör...

bilimin ahlak diye bir derdi olması gerekliliği ile nazi almanyasındaki etik ve ahlak dışı insanlı deneyler sonucu keşfedilen pek çok yeniliğin günümüzde kullanılıyor oluşunu bir arada değerlendirmek lazım. bu en çarpıcı örnektir. 300 metrelik tankeri üretebilmeyi mümkün kılan bilim de ona bakarsanız bugün sayısı kaç olmuştur belli değil tersane kazalarında kaybedilen insanlarla bir arada değerlendirilmelidir.

karışık işler. bilim felsefesi hocalarımız varsa aydınlatabilirler.
devamını gör...

75, diyarbakır.
şiir sokağı, mardin.
yeşilyol, afyon.
milli kuvvetler, balıkesir.
büyük hendek caddesi, istanbul.
tam sokak ya da cadde ismi bilmem ama adaların olduğu bölgedeki o cadde, eskişehir.
küçükpark, izmir.
kleopatra kapısının oradan stada doğru olan cadde, tarsus.
selimiye camiinin olduğu sokak, edirne.
barlar sokağı, çanakkale.
devamını gör...

çok güzelsin cümlesi bir erkekten geliyorsa iki seçenek vardır. ilki söyleyen kişinin sevgiliniz olması, ikincisi hiç tanımadığınız bir adam olması. ilkiyse gülümser, mutlu olur, şımarırsınız. ikincisiyse allah ne verdiyse üzerine fırlatmanız gerekir. çünkü o kişi %99.9 sapıktır.

şimdiye kadar bu iki seçenek dışında hiçbir erkeğin bir kadına "çok güzelsin" dediğini duymadım. benzer şekilde bir kadının da bir erkeğe "çok yakışıklısın" dediğini duymadım.
devamını gör...

inanma seni silkecek.
devamını gör...

onaylamaktan ziyade sevmek ile ilgilidir.
kimse sevmediği yazarı seri oylamaz ve hiçbir zaman okumaz.
profiline girse bile o da ancak takipten çıkarmak veya başlıklarını engellemek içindir.

yazdığı tanımın içeriğini tasvip etmeyiz belki ama onu yazma şeklini, belki emek verişini görmezden gelmemek için bir oyu esirgemem doğrusu. *
devamını gör...

bu kadarı az delikanlı! asıl iş edada. 
mesela bak, hoyratça, “burnum böyle olsaydı mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!" 
dostça, "yana yatmaz mı? senden önce davranıp kadehe batmaz mı?" 
tarifle, "burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!" 
mütecessis, "acaba ne işe yarar bu alet? makas kutusu mudur, divit midir, izah et?" 
zarifhane, "kuşları sevdiğiniz besbelli! yorulmasın diye yavrucaklar, temelli tünek kurmuşsunuz!" 
pürneşe, "birader şu koskocaman burunla tütün içince, komşu yangın var demiyor mu?" 
müdebbir; "aman yavrum! bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!" 
müşfik, "yaptırın ona küçük bir şemsiye, yazın fazla güneşten rengi solmasın diye!" 
âlimane, "görmüşüm aristophanes'de belki hippocampelephantocamelos adındaki hayvanın burnu gayet büyükmüş! sen ne dersin?" 
nobran, "zaten bilirim, sen misafir seversin; bu şapka asmak için mükemmel icat!" 
şairane, "ey burun, bütün cihana inat, seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir tek rüzgâr bulunamaz, karayel müstesnadır!" 
hazin, "bir de kanarsa, kızıldeniz! ne bela!" 
hayran, "lavantacıya ne mükemmel tabela!" 
lirik, "bu tanrıların bindiği bir gemidir!" 
safiyane, "abide ne günleri gezilir?" 
hürmetkârane, "mösyö, kibarsınız muhakkak, yoksa var mı cumba sahibi olmak!" 
köylü, "vış anam! bu ne? bilmem guş muh, balık mıh? yoğusa tohuma kaçmış bir salatalıh mı?" 
sivri akıllı, "bunu tombalaya koymalı! kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?" 
ve hıçkıra hıçkıra nihayet, pyrame gibi, "bu ne felaket! bu ne musibettir yarabbi! böyle berbat edip de yüzünü sahibini, şimdi de utancından kızarıyor, bak hain!" 
-olsaydı biraz nükte, biraz malumatınız, işte karşıma geçer bunları sayardınız. fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar, neyleyeyim cenabıhak ihsan buyurmamışlar! 
zaten bir parça icat kudreti olsa bile, böyle seçkin, muhterem huzzar önünde hele, bana bu şakaları yapmazdınız elbet. 
ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet bunlardan bir tekinin en ufak başlangıcı, karşınıza bergerac'ın kılıcı! 
ben bunları söylerim, oldukça belagatla! başkasından dinlemem fakat tekini bile. 

edmund romanda, cyrano de bergerac
perde 1, sahne 4

burun deyince aklıma gelen tirad.
devamını gör...

müslüman zaten devrimcidir. lailaheillallah emrinin başında yer alan "la" söylemi dahi devrimin en büyük kanıtı niteliğindedir.

peygamberimiz (saa) risaletinin ilk dönemi olan mekke döneminde hiçbir savaş yapmamıştır. bu çok önemli bir ayrıntıdır. çünkü devrim yapabilmek için devrim şuuruna sahip, şuurlu öğrenciler yetiştirmek gerekir. bu yüzden mekke dönemi; devrim öğrencilerinin yetiştiği dönem, medine dönemi ise; devrimin gerçekleştiği dönemdir.

peygamberimiz (saa), islami toplumu vefat etmeden önce yanlış yollara sapmasınlar diye ehlibeyt'ine emanet etti. islami toplum peygamberimizin, bu emrine uymadığı için islamın ilk dönemlerinde "ali'ye taraf olanlar ve diğerleri" diyebileceğimiz iki ekol oluştu. bu iki ekol arasındaki en büyük fark, birinin teslimiyetçi, diğerinin ise devrimci olması idi. teslimiyetçi olanlar günümüz ehlisünnet vel cemaat olanları, devrimci olanlar ise ali şiaları olarak günümüze kadar geldiler. hz. ali(as) hilafeti döneminde islami toplumun içten çürümesinin önüne geçebilmek için çok savaştı. hilafeti döneminde yaptığı üç savaş da müslümanlar ile yapılmış savaşlar idi. kendinden önceki halifelerin yaptığı gibi toprak genişletmek için uğraşmadı. çünkü; fikirsel açıdan ölü bir toplum, toprak ve coğrafi açıdan geniş imkanlara sahip olsa da sonuçta ölü bir toplumdur. günümüz sünni ülkelerinin genelindeki yöneticilerin kukla yöneticiler olması ve kolay kandırılıyor olması şuursuz bir toplumun eseridir. şuursuz toplum hangi açıdan zengin olursa olsun zillet altında kalmaya mahkumdur.

tarih kaynaklarında bilinen ilk devrimci müslüman ebu zer el-gıfaridir. ki kendisi de ali şialarının arasında zikredilir.

geçmişten günümüze gelen anlatılar, sünni müslümanların devrimci duruşlarının kaybolmasındaki en büyük sebebin; ululemr'e koşulsuz itaat ve ululemr'in liyakati ile ilgili sorgulama eksikliğinden kaynaklandığını kanıtladı. sahabelere atfedilen kutsiyet, ululemr ayetinde kastedilen ululemr'in kim olduğu konusundaki fikir bulanıklığı, islami perspektifin genelini oluşturan sünni müslümanlığın fikri yozlaşmasına neden oldu.

bu fikri yozlaşma, öyle bir yozlaşmaydı ki; emevilerin islam ümmetine 80 yıl hüküm sürme cüretini göstermesine neden oldu. peygamberimiz'in minberinde, peygamber ehlibeyt'ine lanet edenler, 80 yıl boyunca ölü müslüman toplumun gözünün içine baka baka bu çirkin eylemi icra ettiler.

velhasıl bu konu uzar gider.


özetle; devrimci müslümanlar her dönem var olmuştur. sayıları az, sesleri ise cılızdır. esas maharet cılız olan sesleri işitebilmek değil midir?
devamını gör...

tabii beşiktaş'a sevdalı olmanın da etkisiyle dolmabahçe ağaçlı yol diyebilirim.

şöyle bir inönü stadyumunu görüp oradan da maçka parkına gidip pinekleyip* asitçi yogacı aktivist tipleri seyredip güzel vakit geçirebilirsiniz.
devamını gör...

ayaklarımızda pranga yok diye bizim de köle olmadığımızı sandığımız, kişinin özgürlüğünün para için satın alınma durumu.

ayaklarında pranga yok ama para kazanmak için çalışmak, çalışmak ve çalışmak zorunda dünyadaki herkes.
kölelik sadece beyazın siyaha hükmetmesine indirgenemez, indirgenmemeli.
paranın var olduğu yerde galiba herkes biraz köledir.


bakınız konu hakkında güzel bir tanım/
#11390
devamını gör...

bu benim yaptığım bir iş. fikirlerime ters bir tanıma asla artı vermem. adam içkiyi, kumarı övecek mesela ben ona kalkıp artı vereceksem o içkiyi içmiş, o kumarı oynamış gibi suçlu hissederim kendimi. inancıma ters olur çünkü.

kim ki bir iyiliğe kapı açtı o iyiliği yapmış gibidir.
kim ki bir kötülüğe kapı açtı o kötülüğü yapmış gibidir.

benim için kötü olan bir tanıma artı vermek kötülüğe kapı açmaktır.
devamını gör...

bilimin nasıl çatallı bir akla sahip olduğunun göstergesidir. millete habire saf akıl, pozitivist bakış, fizikalist yönelim, tam irade cart curt diye itelerken kendi gitmiş ahlak diye akılla uzaktan yakından alakası olmayan bir şeye iman ediyor.

hem bilimin bir şeye inanması açısından sorunlu bir mevzu hem de ahlak gibi akılaşkın bir şeyi ciddiye alması açısından paradoksal bir mevzu.

akıllı ol lan bilim. hem insanı insan kılan tek keyfiyetin akıl olduğunu iddia edeceksin ve bunu da komple bütüncül bir sistemle çok sıkı biçimde örerek inşa edeceksin sonra da kalkıp ahlak , dostluk , vicdan cart curt gibi şeylere iman edin diye ahkam keseceksin . ahlaksız bilim.
devamını gör...

deniz kızı demektir.
devamını gör...

conchaları* bulunan, vomer kemiğine sırtını dayayan, nazolakrimal kanalı münasebetiyle ağlarken içi sümük ve göz yaşı karışık bir şey(!) ile dolan, iç mukozası kıllı olup bol goblet hücreleriyle dolu olmasından kaynaklı mukus üreten birincil nefes alma organımızdır. burun pertse iş ağza kalır o da horlatır, boğaz kurutur, mikrobik bariyerden mahrum bırakır insanı. burun kılları mühimdir, koparmayınız. en fazla gözükmeyecek kadar kısaltın.

4 yılda anatomiyi geçebildim ama 8 yıl önce. bu kadarını hatırlayabildim. yanlışım varsa düzeltiniz.
devamını gör...

-çok güzelsiniz.
+oha! s....ydin bir de. defol pis sapık.

-çok güzelsin.
+abartma ya, ne kadınlar var bakınca benim bile içim gidiyor.

-çok güzel karısınız hanfendi.
+tişikkirler.

-götündeki don olayım yavrum, osura osura yırt beni.
+hahahahahaha. ilahi sen.

iltifatı ne kadar kibar edersen o kadar geri tepiyor ama hard core girişince olumlu geri dönüş alıyorum. hep mi böyleydi, son zamanlarda mı böyle oldu emin değilim ama bazı karılara kibarlık incelik yaramıyor.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim