zaman tüneli

girince alısırsın dediler yazarımız unuttuğum ukdemi doldurarak şarkıyı ve grubu uzun zaman sonra bana hatırlatmış oldu. teşekkür ediyorum.

bulamam seni şarkısını tekrara alıp beşevler metrosundan aştiye kadar ağlayarak yürüdüğüm zamanlar olmuştu. sanırım bu şarkı en çok var olduğu yere, ankara'ya yakışıyor.
devamını gör...

belirli bir amaca ulaşmak için ve/veya belirli bir işi kotarmak için sistemli bir biçimde birleşerek hareket eden kişilerden ve/veya gruplardan oluşan toplumsal aygıt.

yasadışı anlamı taşımaz.
devamını gör...

varoluşsal kaygılarımızın üstesinden nasıl geleceğiz tüketmeden ?

tanrı ölmedi mi sonuçta..
devamını gör...

prens kitabını okuduğum yazar
devamını gör...

kullanmayı bilmek de zeka alametlerinden biridir doğrusu..
devamını gör...

biraz alkolle sağlanabilir.
devamını gör...

su,ilaç,kitap,makyaj malzemeleri hahha
devamını gör...

sürekli koşuşturmaca içinde olan insanların hayata bakış açılarıdır.
devamını gör...

insanları ekonomik buhrana sürüklemekten çok, burjuvazide dahi bu durumu görmek beni şaşırtıyor doğrusu. ekonomi düzeyimizde normalin de altı değerde olduğumuz bilincinde dahi iken, marka takıntılılığımızdan kurtulamamak üzüyor doğrusu.
devamını gör...

kitapları okumayalım da neden her şeye bu kadar zam yapıldığıyla ilgili bilgileri öğrenmeyelim diye yapılmış zam.
devamını gör...

kütüphaneye üye olma vaktinin geldiğine işarettir. demokraside çareler tükenmez.
devamını gör...

=can sıkıntımın artması.
en çok bitkiler ve kitaplarla vakit geçiriyorum. evde kitaplarım bittiğinde bu sefer aileme can sıkıntısı oluyorum.
insanların canı sigara içmek isterken geç vakitte bittiğini fark edip taa yarına kadar beklemek zorunda kalmaları gibi bir şey bu yaşadığım. sigara yerine aynı bağlılıkla sarıldığım kitaplarım var. ve bitince ben sinirli oluyorum, bizimkilere daha çok sarıyorumm yani. "kitabım bitti ve e-kitapta indirebileceklerimden hiç beğendiğim yok ya da okumuşum, moralim çok bozukkk." diyorum. benle daha az muhatap olmaya başlıyorlar. bu sefer ben sessiz, sakin oturup başka şeylerle ilgilenirken onlar sıkılıyor niye mi çünkü moralim bozuk dedim ya hiç modumda değilim, şakayla uğraşan ve neşeli hâlim yok yani. normalde ortamı kızıştıran ya da cici hâle getiren benim. küskün ve modsuz bir şekilde "bu sıkıcılık, bu sessizlik ve sakinlik nedir allah aşkına? canım sıkkın diyorum bari sizde hareket ve ses olsun. niye böylesiniz siz ya?" diye sonda atarlanıp "hadi aile yönetmece oynayalım bari."
bu oyunu ben buldum. ve çok zevkli çünkü aklın kadarsın.
stratejik yol çizmen,
krizi fırsata çevirmen,
çok fırsatçı olman(açık arayacaksın ve buldun mu faydalanacaksın biraz hainlik ama oyun),
köşeye sıkıştırıp sıkışmaman,
isteklerini yaptırırken aynı şekilde para kazanman da lazım. tabi elindekini en azından arttırmasan da koruman.
bu oyun (düello) biraz kendime getiriyordu beni çünkü kitap alma şansı sunuyor. ve çok eğlenceliydi ama 3-4'ten sonra bıraktılar. oyunda (aile hazine sahibi) olan babama set kitap aldırdım, birkaç (!) kilo süt (canım peynir çekmişti ne yapalım), eve bakan'ı olan annemin, babamın tarafını tutup bana haksızlık yapmasıyla kör terazi bakanı olarak bu yaptığına kötü baktım tabi ki ondan ödül alamayacağım için ceza olarak 3 gün boyunca toz alma/düzeltme olayından yırttım...

vasıflar karta göre, ev içi sorunları, istekleri vs. o yönetimin içinde döndürmek zorundasın. halk (kuruş) kartı gelen bir şeyler isteyebiliyor ve onun isteklerinden kendinize istek çıkarabiliyorsunuz sadece. çoğu şey "halk"a kalmış ve onu siz kendinize halka hâline getiriyorsunuz. (:
pasif olursa sıkıcı oluyor, oyun zor dönüyor ve kızışma olmuyor. onu kolayca manipüle edip kendi isteklerinizi kendisininkiymiş gibi istetiyorsunuz. o yüzden sıkıcı çünkü çok bir çaba ve uğraş gerekmiyor. gerilimi yok. o istekleri doğrultusunda sizden de bir şey alamıyor. resmen "halk"ı bir kere beş parasız bıraktık yani. (aile üyesine 2 kişi eklemiştik o zaman.) elindekini koruyamadı ve aklını kullanamadı. oyundayken sıkıntı yokta...

kuruş kartı,
dolar kartı,
ortadan bağlanmış (kör) terazi kartı,
anne, baba ve çocuk kartı,
teknoloji/tamirci kartı,
mandal kartı (dış) veya çerçeve(iç) kartı oluyor...
devamını gör...

jack london
ımmanuel kant
karl marx
hüseyin rahmi gürpınar
devamını gör...

sürekli onu görmek istemek , görmek için bahaneler yaratmak.
gözlerinden ruhunu okuyabilmek .
konuşurken yüzünü ezberlemeye çalışmak..

ve açılamamak...
devamını gör...

çoğunlukla survival mode da yaşadığımızdandır. oysa düşünebilmek hayat üzerine kafa yorabilmek için hayatın biraz dışına çıkabilmek gerekir. bir şey hakkında düşünebilmek değerlendirmeler yapabilmek için onun içinde olmamanız gerekir biraz. o yüzden depresyona girince her şey anlamsız geldiğinde gerçekten de hayatın anlamının ne olduğu üzerine düşünürsünüz çünkü hayatın akışı dışına çıkarsınız biraz. ki güzeldir bazen ya zorlama amaçların umutların olmadığı sadece varoluşun derin gerçekliğinin acısının hissedildiği , insanın kendi benliğinin , benliklerinin biraz daha farkına vardığı zamanlar...
devamını gör...

beşamel soslu tavuk
devamını gör...

kölelik başka bir şey değil.

insanca yaşamak böyle bir şey olmamalıydı oysa..
devamını gör...

aklıma geldi, eskilerden bişe.
devamını gör...

hala kendisine faşist diyebilecek alıklarla aynı topraklar üzerinde nefes aldığımızı göstermektedir.

arkadaşım her boka faşis diyerek asıl faşizmi siz yapıyorsunuz. bu adam atatürk çizgisinde türk milliyetçisidir. bunun faşizmle bir alakası yoktur. yarın bir gün bu adamın dikkat çektiği, karşısında durduğu suriler/pakiler/afganlar/pkklılar yönetsin sizi de görün ebenizinkini.

eve giren hırsıza, katile, tecavüzcüye karşı önceden önlem alalım, alarm taktıralım, kapıyı güçlendirelim diyen baba suçlu/faşist değil. onun dediklerini anlamicak; “üff baba nolcak, ay baba insan hakları yeaaa xd” dicek kadar mal olan ve başına geldiğinde baba sen demiştin diye ağlayacak olan salak çocuklar asıl suçlu. çünkü onların bu “ay kahrolsun faşizm ayol, yeaa insan hakları ama yaaa” şeklindeki zitto saçmalıklarının sonucunu bu ülkenin insanları çekecek.

madem bu adam faşist, sen çok sevgi pıtırcığı/insan hakları savunucususun sektör ol git al evine 2 tane afgan/suri.

ülkelerin, milletlerin, devletlerin ümmet kardeşi, yoldaşı, dostu olmaz. o ülkeyi/milleti oluşturanların ortak çıkarlarıdır söz konusu olan. şu an ülkeyi/devleti/milleti kötü huylu bir beyin tümörü esir almış durumda. bu beyin tümörü bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu duruma katkı sağlayacak patojenleri vücüda dolduruyor. bu vücüdun bir parçası olan bazı kanını silktiğimin tek hücreli salakları da bu tümörle savaşan-savaşmaya çalışan-dikkat çeken al/akyuvarlara aman durun o kanser hücresinin de yaşam hakkı var diyor.

faşist dedikleri adam onların da yaşam hakı ve diğer özgürlükleri için uğraşıyor ama bu cinsini silktiğim süzme salakları hala faşist, ay ırkçı vs diye zırlıyor. aynen kanka öyle yapsın diye yolladılar. aklını oluşturan nöronların sinapsları lilililili yaşasın sinapsların kardeşliği diye halaya tutuşsun da bir daha bişi düşüneme emi. düşündüğün de bir halta benzemiyor çünkü.
devamını gör...

felsefe için yapılan binlerce tanımlardan biri.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim