zaman tüneli

keşke yapmasalar ya. muhtemelen, belli bir karakter sayısının üzerinde olan ama dikkat çekmeyen giriler seçilmiş. bana hep öyle oluyor en azından.

teknik kısmını ve yapılabilirliğini bilmiyorum ama bu girileri otomatik oylamaya kafa yorulacağına, bunları diğer yazarlara görünür kılabilmeye kafa yormak daha iyi bence. o yazarlardan oy geldiğinde, okunmuş gibi hissetmiyorum çünkü. "yine ondan oy gelmiş" diyip geçiyorum.
devamını gör...

her erkeğin gizli gizli yaptığı eğlence türü. lan karı olsam giderim varmış filan derler.
devamını gör...

yine evlilik programına dönmüş sözlük
devamını gör...

erkekler dünyanın her yerinde kadınlardan kat be kat fazla psikolojik tacize uğruyor ve sadece bu psikolojik taciz de değil sistematik bir şekilde psikolojik şiddete ve baskıya da maruz kalıyor kadınlardan kat be kat fazla olarak. nedenini merak ediyor musunuz? söyleyeyim: vahşi kan emici kapitalist düzen erkeklerin baş kaldırmasını, kadının ve erkeğin birlikte omuz omuza bir sınıf mücadelesi vermesini engellemek istiyor, istiyor ki insanlar en temel ihtiyacını karşılamak için kendilerine, (yani burjuvalara, büyük sermaye sahiplerine) köle olarak bağlı kalabilsin.

"erkek çalışana mobing [mobbing] ve şiddet giderek artıyor"* haberi zaten var olan bir durumun insanlara aktarılması açısından bir nebze de olsa umut verici insanların özgürlükleri için mücadele etmesi açısından. yine yakın zamanda yayımlanan bir programda** suç bilimci prof. dr. sevil atasoy erkek cinayetlerinin, kadın cinayetlerinden 10 kat fazla olduğunu söylemişti. erkeklerin öldürüldüğü haberleri ana akım medyada olsun sosyal mecralarda olsun çok az hatta hiç yer almayacak şekilde planlanıyor. nedeni demin de bahsettiğim gibi patronların, burjuvaların dahası gücü elinde bulunduranların halkı köle olarak kullanmaya devam etmek istemesi dahası daha da köleleştirmek istemesidir.

haber*

prof. dr. sevil atasoy youtube röportajı**
devamını gör...

aykolik ile düet yapmalıdır.
devamını gör...

ioçk bestesi olan alternatif arabesk r&b pop.
voca.ro/1dXOKMjKfKJN
devamını gör...

"korkma, ben seni korurum.ben seni kötü şarkılardan, canını acıtacak alışkanlıklardan, kötü filmlerden, ülkedeki amerikan yatırımlarından, saç döken şampuanlardan, diş mineni yeterince koruyamayan diş macunlarından, kalitelisinden daha pahalıya satılan ucuz markalardan,samimiyetsiz şaraplardan korurum. ben seni birbirimizi kaybetmemize neden olacak kalabalık, popüler caddelerden, iğrenç gişe filmlerinden, aklından geçmesi muhtemel her kötü olasılıktan, ampul rejiminden, polis gazından, yoldan geçen arabaların üzerine su sıçratmasından korurum.
seni ben iğrenç televizyon dizilerinden, taraflı medya yayınlarından, iç karartan ana haber bültenlerinden de korurum.
yahu ben seni, uyurken yüzünü gıdıklayan batteniyenden, plajda ayak parmaklarının arasına kaçan kumlan, açısı değiştiği için doğrudan yüzüne vuran güneşin ultraviyole ışınlardan, küresel ısınmadan, ekonomik çalkantılardan,sürdüğün ojenin tırnağının dışına taşmasından,taktığın saatin kolunda iz bırakmasından, bol peynirli olmayan bütün kahvaltılardan korurum..
canım ben seni..
sonra konuşuruz, olur mu?
devamını gör...

abi tabloda ne anlatmaya çalıştın valla ben hiçbir şey anlamadım da. o işaretler, hayır ifadesi, yazarlar arası geçişler ne anlatıyor.
özet geçecek insan yok mu? anlayamadım kaç saattir.
devamını gör...

ioçk kardeşimiz. beste de yapıyor.
devamını gör...

dermanının olmadığını bildiğim kız türü.
devamını gör...

dsö ne göre orta yaş 45-59 yaş arasıdır. yani 40 yaşında biri orta yaşlı bile sayılmıyorken ne demek azanı teneşir paklar.
devamını gör...


bir kitap okumuştum. adını hatırlamıyorum. içinde bir domino teorisi vardı. domino taşlarını bilirsin. önce özenle dizilirler sonra tek bir fiskeyle hepsi teker teker yıkılır. ancak romandaki hikayede domino taşlarından oluşmuş zincirin iki tarafına da aynı anda dokunuluyor. ve zincir aynı anda iki taraftan yıkılmaya başlıyor. zincirdeki domino taşı sayısı tek. iki uçtan birbirini yıkarak ilerleyen taşlar tam ortadaki taşın iki yanına da aynı anda çarpıyor. ortadaki taş aynı anda, aynı güçte iki darbeyi, iki tarafından aldığı için ayakta kalıyor. bütün yıkılmış taşların arasında tek başına duruyor.

domino taşlarından oluşmuş zincirin bir ucu geçmiş, diğer ucu gelecek. yıkılıyorlar teker teker ve şimdi ki zaman kalıyor ayakta. geçmiş ve gelecek sıkıştırdığı için, ayakta kalan sadece şu an. şimdiki zamana mahkum olmuş insanlar. hareket edemeyen o domino taşı gibi felç geçirmiş insanlar. geçmiş, anılarla zihnimde, gelecekse tahminlerimle zihnimde. hepsi acı dolu. hepsinde kırılan hayaller var. her saniye içimde hissettiğim geçmiş, şimdiki zaman ve gelecekle dolu aklımla donup kaldığımı görüyorum. bütün heykeller gibi ben de sadece zaman içinde hareket ediyorum. yani yaşlanıyorum. elimden başka bir şey gelmiyor. tabiî her anın içinde üç zamanında yaşayarak yaşlanıyorum ve bu beni delirtiyor. insanın üç zamanlı bir canlı olmasından nefret ediyorum. aynı anda geri, park ve ileriye takılmış otomatik vitesli bir arabanın motoru ne gürültü çıkarabilirse, bin katını ben her saniye aklımda duyuyorum.

gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.


piç - hakan günday
devamını gör...

şair olanla spiker olanın başlıklarını ayırsak mı artık?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en güzel günleri, özellikle de havaların yeni yeni ısınmaya başladığı ve güneşin artık tatlı tatlı kendini hissettirdiği baharın ilk günlerini doyasıya, tam anlamıyla hakkını vererek yaşayamamanın verdiği üzüntüyü hissetmektir aynı zamanda.

kuşlar, kediler filan bizden çok daha fazla tadını çıkarıyorlar. biz ise kendi elimizle yarattığımız yapay bir dünyanın içinde kaybolup gidiyoruz.
biz daha az yaşıyoruz, daha az yararlanıyoruz, daha az eşlik ediyoruz dolayısıyla daha az hissediyor ve daha az farkında oluyoruz olup bitenin..
ve her şey süratle gelip geçmiş gibi geliyor belki de sırf bu yüzden.

yaşamadın ki..
devamını gör...

eskide kalmış bir söz. evlilik programlarına hep 40 üstü çıkıyor.
sözlüklerde diz çökülüyor.
devamını gör...

ve fırtına dindiğinde nasıl hayatta kaldığını, bunu nasıl atlattığını hatırlamayacaksın. aslında, fırtınanın gerçekten dinip dinmediğinden emin olmayacaksın. ama şurası kesin; fırtınadan çıktığında fırtınaya giren kişi olmayacaksın artık.


ingilizce adı kafka on the shore olan ve türkçeye sahilde kafka olarak çevrilen, okunası haruki murakami romanından bir alıntıdır.
devamını gör...

ilahi bir güç tarafından şahsıma gönderilen nah emojisi mesajı.
devamını gör...

proton gradyanı, bir biyolojik zarın iki tarafı arasında oluşan proton (h⁺) konsantrasyon farkıdır. bu fark, hem kimyasal (proton yoğunluğu) hem de elektriksel (yük farkı) bir potansiyel yaratır ve buna elektrokimyasal gradyan denir. hücresel solunum sırasında, özellikle oksidatif fosforilasyon sürecinde, mitokondrinin iç zarında bu gradyan oluşur ve atp üretimi için enerji kaynağı olarak kullanılır.

proton gradyanının oluşumu nasıl gerçekleşir?

1. elektron taşıma zinciri (etz) ve enerji açığa çıkışı:

hücresel solunum sırasında, nadh ve fadh₂ molekülleri, yüksek enerjili elektronlarını mitokondrinin iç zarındaki elektron taşıma zincirine (etz) aktarır.

elektronlar, etz boyunca kompleks ı, ıı, ııı ve ıv üzerinden taşınır. bu geçişler sırasında elektronların enerjisi, proton pompalanması için kullanılır.

2. protonların pompalanması:

kompleks ı, ııı ve ıv, enerjiyi kullanarak protonları (h⁺), mitokondri matriksinden alıp iç zar ile dış zar arasındaki boşluğa (intermembran boşluk) pompalar.

bu pompalanma, matris ile zarlar arası boşluk arasında bir proton yoğunluğu farkı oluşturur.

3. elektrokimyasal gradyanın oluşması:

kimyasal potansiyel: zarlar arası boşlukta proton yoğunluğu artarken, mitokondri matriksinde proton sayısı azalır. bu yoğunluk farkı, kimyasal bir potansiyel oluşturur.

elektriksel potansiyel: protonlar pozitif yüklü olduğu için, protonların zarlar arası boşlukta birikmesiyle birlikte, zarın bu kısmı pozitif yüklü hale gelirken, matriks negatif yüklü kalır. bu da elektriksel bir potansiyel farkı oluşturur.

bu iki potansiyelin birleşimine proton motive kuvveti (proton motive force, pmf) denir. pmf, protonların yoğun olduğu bölgeden az yoğun olduğu bölgeye doğru hareket etme eğilimini belirler.

proton gradyanının fonksiyonu nedir?

1. atp sentezi (kemiosmoz):

protonlar, yüksek yoğunluklu bölge olan zarlar arası boşluktan, düşük yoğunluklu bölge olan matrikse geri dönmek ister. ancak, bu geçiş doğrudan gerçekleşmez.

protonlar, yalnızca atp sentaz enzimi aracılığıyla matrikse dönebilir.

protonlar atp sentazdan geçerken, bu akış mekanik enerji oluşturur. atp sentaz, bu enerjiyi kullanarak adp + pi ((gbkz: inorganik fosfat)) birleşimini gerçekleştirir ve atp sentezler.

2. ısı üretimi:

bazı durumlarda, protonlar atp üretimi olmaksızın mitokondri matrisine geri döner (bu süreçte "termogenin" adı verilen özel proteinler rol oynar). bu süreç, özellikle kahverengi yağ dokusunda gerçekleşir ve vücut ısısının korunmasına yardımcı olur.

proton gradyanı olmazsa ne olur?

eğer proton gradyanı oluşmazsa, atp sentaz enzimi çalışamaz ve atp üretimi durur.

mitokondri zarının hasar görmesi veya zarın geçirgenliğinin artması proton gradyanını bozar.

bazı toksinler (örneğin, (gbkz: siyanür), karbon monoksit) etz'yi bloke ederek proton pompalanmasını engeller. bu durumda gradyan oluşmaz ve hücre enerji üretemez.

proton gradyanı ile ilgili temel kavramlar:

proton motive kuvveti (pmf): proton gradyanının yarattığı itici güçtür. hem kimyasal potansiyel farkı hem de elektriksel yük farkı bu kuvveti oluşturur.

kemiosmotik hipotez: peter mitchell tarafından öne sürülmüş bu hipoteze göre, atp sentezi proton gradyanına bağlıdır. mitchell, bu çalışmasıyla 1978'de nobel ödülü kazanmıştır.

uncoupling (ayırıcı) maddeler: bazı maddeler, protonların atp üretmeden zar boyunca geçmesine izin vererek gradyanı bozar. bu durum enerji kaybına ve ısı üretimine neden olur.

proton gradyanı, hücresel enerji metabolizmasının temel yapı taşlarından biridir. atp üretimi, hücresel canlılık için zorunludur ve bu üretim, proton gradyanı sayesinde gerçekleşir. bu nedenle, proton gradyanının korunması, sağlıklı hücresel işleyiş için hayati öneme sahiptir.
devamını gör...

#3445127

şoktayım inanır mısın?
hâlâ elim ayağım titriyor, çamaşır makinesinin yanına tarlası yanmış mardinli gibi çömdüm ağlıyorum o andan itibaren.
"nasıl olur, neden, neden ben, bunu hak edecek ne kötülük yapmış olabilirim?" soruları beynimde sürekli dönüyor.
bize gelsene bile kirlendi artık, bir daha kimi nasıl çağırabilirim bilmiyorum..

tükendim, bittim, yittim...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim