zaman tüneli
suça sürüklenen çocuk
hakkında kovuşturma yapılan (yargılanan) 18 yaşından küçük bireyler için kullanılan tabir.( 18 yaşından büyükse "sanık" tabiri kullanılır. )
yukarıda başka bir yazar da bahsetmiş. suça sürüklenen biri varsa mantık olarak suça sürükleyen de biri olmalı. bu durumda bu "çocukları " suça sürükleyenler de ceza almalı. ancak uygulamada bu çocukları suça sürükleyenler için somut bir kişi ortaya konmuyor. "suça sürüklenen çocuk " suça sürüklenmiş ve -yasaların gözünde- istemeye istemeye suç işlemiş olduğu için indirim alırken bu çocukları suça " sürükleyenler " ya belirlenmediği ya da hukuk doktrininde soyut bir varlık olduğu için cezalandırılamamakta , adeta ssç'nin aldığı indirim yanına kar kalmaktadırlar.
aslında bu durum türk milletinin kötü bir alışkanlığı olan "soyut bir şey bulup suçu onun üzerine atma" alışkanlığının bir parçası gibi görünüyor. evet, türk milletinde böyle bir alışkanlık var. kötü ekonomi yönetimini suçlamak yerine "lobiler" demek, depremde sorumluları bulup hesap sormak yerine "kader" demek, trafik kazalarında sürücüleri suçlamak yerine "trafik canavarı "demek gibi.
ben işim gereği hukuk eğitimi almış insanlarla bir arada bulunuyorum. bu soruyu ("kim bu çocukları süça sürüllüyor? )ssorduğumda verdikleri tek bir cevap veriyorlar: toplum. toplum kavramı her ne kadar somut bir kavram olsa da cezalandırma mantığı açısından bir anlam ifade etmez. toplum bireylerin toplamı olup nihayetinde "toplum"a bir suç yüklendiğinde bireylerin tamamının cezalandırılırması gibi ceza hukuku mantığına ters bir durum oluşur. normal bir günde evinde oturup portakal.soyan bir insan, 15 yaşındaki bir kişi birisini gasp ettiği için neden ceza alsın? bu durum suçun şahsiliği ilkesine aykırıdır.
bununla birlikte yargılamada çocukları korumakla ilgili somut olaylar için farklı uygulamalar yapılabilir.
çocuklar gerçekten de kolay yönlendirilebir bireylerdir. bu durumda yetişkin ile çocuğa aynı cezayı vermek çocuğa karşı bir haksızlık olabilir. yapılması gereken ise her somut olayda kolluk ve soruşturma makamının ssç hakkında çocuğu suça sürükleyen kişileri tespit etmek, onları da soruşturmaya dahil edip cezalandırmak, gerekirse suçun verdiği zarardan sorumlu tutmak,; ssç'yi suça sürükleyen somut unsur bulunamaması halinde ise suçtan çocuğu tam sorumlu tutup yetişkin ile aynı cezayı vermektir. ayrıca her ne olursa olsun bazı suçlar yönünden (planlı cinayet, cinayet, gasp, vs.) ssç kavramı tamamen ortadan kaldırılmalıdır. böyle bir düzenleme toplumda adalet duygusuna daha fazla hizmet eder.
yukarıda başka bir yazar da bahsetmiş. suça sürüklenen biri varsa mantık olarak suça sürükleyen de biri olmalı. bu durumda bu "çocukları " suça sürükleyenler de ceza almalı. ancak uygulamada bu çocukları suça sürükleyenler için somut bir kişi ortaya konmuyor. "suça sürüklenen çocuk " suça sürüklenmiş ve -yasaların gözünde- istemeye istemeye suç işlemiş olduğu için indirim alırken bu çocukları suça " sürükleyenler " ya belirlenmediği ya da hukuk doktrininde soyut bir varlık olduğu için cezalandırılamamakta , adeta ssç'nin aldığı indirim yanına kar kalmaktadırlar.
aslında bu durum türk milletinin kötü bir alışkanlığı olan "soyut bir şey bulup suçu onun üzerine atma" alışkanlığının bir parçası gibi görünüyor. evet, türk milletinde böyle bir alışkanlık var. kötü ekonomi yönetimini suçlamak yerine "lobiler" demek, depremde sorumluları bulup hesap sormak yerine "kader" demek, trafik kazalarında sürücüleri suçlamak yerine "trafik canavarı "demek gibi.
ben işim gereği hukuk eğitimi almış insanlarla bir arada bulunuyorum. bu soruyu ("kim bu çocukları süça sürüllüyor? )ssorduğumda verdikleri tek bir cevap veriyorlar: toplum. toplum kavramı her ne kadar somut bir kavram olsa da cezalandırma mantığı açısından bir anlam ifade etmez. toplum bireylerin toplamı olup nihayetinde "toplum"a bir suç yüklendiğinde bireylerin tamamının cezalandırılırması gibi ceza hukuku mantığına ters bir durum oluşur. normal bir günde evinde oturup portakal.soyan bir insan, 15 yaşındaki bir kişi birisini gasp ettiği için neden ceza alsın? bu durum suçun şahsiliği ilkesine aykırıdır.
bununla birlikte yargılamada çocukları korumakla ilgili somut olaylar için farklı uygulamalar yapılabilir.
çocuklar gerçekten de kolay yönlendirilebir bireylerdir. bu durumda yetişkin ile çocuğa aynı cezayı vermek çocuğa karşı bir haksızlık olabilir. yapılması gereken ise her somut olayda kolluk ve soruşturma makamının ssç hakkında çocuğu suça sürükleyen kişileri tespit etmek, onları da soruşturmaya dahil edip cezalandırmak, gerekirse suçun verdiği zarardan sorumlu tutmak,; ssç'yi suça sürükleyen somut unsur bulunamaması halinde ise suçtan çocuğu tam sorumlu tutup yetişkin ile aynı cezayı vermektir. ayrıca her ne olursa olsun bazı suçlar yönünden (planlı cinayet, cinayet, gasp, vs.) ssç kavramı tamamen ortadan kaldırılmalıdır. böyle bir düzenleme toplumda adalet duygusuna daha fazla hizmet eder.
devamını gör...
bana nasıl vazgeç dersin gönül senden vazgeçer mi
rast makamında muhteşem bir eser.
makam: rast
usul : düyek
beste: dr. alaeddin yavaşça
güfte: fikri akurgal
bana nasıl vazgeç dersin, gönül senden vazgeçer mi?
güneşsiz bir gök altında kış geçer mi, yaz geçer mi?
okuduğum dua sensin, kalb ağrıma deva sensin
kokladığım hava sensin, gönül senden vazgeçer mi?
buradan
makam: rast
usul : düyek
beste: dr. alaeddin yavaşça
güfte: fikri akurgal
bana nasıl vazgeç dersin, gönül senden vazgeçer mi?
güneşsiz bir gök altında kış geçer mi, yaz geçer mi?
okuduğum dua sensin, kalb ağrıma deva sensin
kokladığım hava sensin, gönül senden vazgeçer mi?
buradan
devamını gör...
avm otoparkında park gaspı
bu şikayet edilecek bir husus değil. adamlar gittikten sonra gelip arabayı hurda etmesi gerekirdi.
mesela:
adını bilmiyorum, batıkent metro durağındaki avm'nin otoparkında bir maganda deniz mavisi sıfır kilometre vosvos passatını üç kişilik yere park etmiş. bir araç zar zor girebiliyor ama araçtan çıkamıyor. oraya soktum aracımı ve sunrooftan çıktım. (daha önce anons ettirdim tabi) kendisi giremedi aracına. saatlerce beni bekledi. (benim parkım nizami olduğu için kimse bir şey de diyemedi)
mesela:
adını bilmiyorum, batıkent metro durağındaki avm'nin otoparkında bir maganda deniz mavisi sıfır kilometre vosvos passatını üç kişilik yere park etmiş. bir araç zar zor girebiliyor ama araçtan çıkamıyor. oraya soktum aracımı ve sunrooftan çıktım. (daha önce anons ettirdim tabi) kendisi giremedi aracına. saatlerce beni bekledi. (benim parkım nizami olduğu için kimse bir şey de diyemedi)
devamını gör...
avm otoparkında park gaspı
iki adım fazla yürümeyeyim diye neden böyle saçma işlere girişir insanlar? iki adım yürüsen ölür müsün yani?
olay tam bir seinfeld bölümü gibi bu arada. aklıma george costanza’nın park görevlisi olarak çalıştığı bölüm geldi direkt.
olay tam bir seinfeld bölümü gibi bu arada. aklıma george costanza’nın park görevlisi olarak çalıştığı bölüm geldi direkt.
devamını gör...
küçük kızıyla dudaktan öpüşen anneler
çok enteresan bir konu. kızım yok ama oğlum var. oğlumuzu hiçbir zaman özellikle dudağından öpen ebeveynler olmadık fakat benim oğlan öpmek için hiç organ ayırt etmedi. kaş, göz, burun, yanak, dudak her yeri öpüyordu. sonrasında kafayı tutup önce iki yanağı, ardından dudağı öpmeye başladı. engel olmak yerine önce gözlemledik. bunu bizden başka birine yapıyor mu diye, baktık yapmıyor. sadece annesine ve bana yapıyor. zaten mahremiyet eğitimini çok iyi verdiğimizi düşünüyorum. öpüşmenin mahremiyet dışı bir olgu olduğuna inanmıyorum. mahremiyet ile tabu olgularını belli biz çizgi üzerinde tutmak çok zor. her ailenin yetiştiriş biçimi farklıdır, genellemek bana biraz farklı geliyor. bilemiyorum.
devamını gör...
telegram’da sadece merhaba yazan hesaplar
bir kere bana da yazdılar. profil ismiyle, yazdığı ismi farklıydı. iki ismi var herhalde, beni sevdiği için aile içinde kullandığı ismini bana söyledi diye düşündüm. iban atsın diye bekliyorum. belki, paraya ihtiyacı vardır da, söyleyememiştir.
devamını gör...
down sendromlu çocuğu oyun alanına almayan işletme
kabahat öğretmende. mis gibi, gül gibi çocukları fettoş'un müritlerinin mekanına neden götürürsün.
optimum'un karşısındaki büyük avm'den söz ediliyor olmalı. gimsa'nın sahiplerinin fettoşla "iltisakı", irtibatı olduğu anlaşılınca uzun süre açamadılar orayı. bina çürüyecek diye bekledik. sonra aralarından birini kesip kurban vermişler ve epey bir miktarı münasipi de bağış olarak hediiye etmişler diye duyduk.
ne beklersiniz ki fettoşçulardan?
optimum'un karşısındaki büyük avm'den söz ediliyor olmalı. gimsa'nın sahiplerinin fettoşla "iltisakı", irtibatı olduğu anlaşılınca uzun süre açamadılar orayı. bina çürüyecek diye bekledik. sonra aralarından birini kesip kurban vermişler ve epey bir miktarı münasipi de bağış olarak hediiye etmişler diye duyduk.
ne beklersiniz ki fettoşçulardan?
devamını gör...
sözlük yazarlarının kahveleri
devamını gör...
avm otoparkında park gaspı
biyolojik olarak güçsüz olmasam böyle insanların kafasını domates püresi gibi yapardım. dua edin ki boyum 1.50 ve kollarım kürdan gibi.
sakinim.
sakinim.
devamını gör...
beklemediğin anda gelen hakaret mesajı
yaklaşık 3 dk önce yaşadığımdır.
beyaz gömlekli bir fotoğrafıma istinaden; beyaz gömlek güzel ama sana yakışmamış, dendi.
bu sözlükte dendi hem de bana bu!
günüm berbat oldu. ağlıyorum mutlu musunuz?*
kırıcı.
beyaz gömlekli bir fotoğrafıma istinaden; beyaz gömlek güzel ama sana yakışmamış, dendi.
bu sözlükte dendi hem de bana bu!
günüm berbat oldu. ağlıyorum mutlu musunuz?*
kırıcı.
devamını gör...
beklemediğin anda gelen hakaret mesajı
enteresandır. böyle yazılınca, ben hakaret mesajı beklediğiniz anları daha çok merak ettim. "tam hakaretlik yazdım, akar birazdan mesajlar" falan mı diyorsunuz mesela?
devamını gör...
beklemediğin anda gelen hakaret mesajı
bana böyle mesajlar niye gelmiyor lan? madem seviyorsunuz, adam başı onar lira ateşleyin de şu kartı kapatayım bari.
devamını gör...
en güzel turşu
açılın gurme geldi
(bkz: közlenmiş jalapeno biber turşusu)
(bkz: közlenmiş jalapeno biber turşusu)
devamını gör...
küçük kızıyla dudaktan öpüşen anneler
çok yanlış bir davranış. hem anne hem de baba çocuklarını dudaktan öpmemelidir. aslında sadece dudaktan öpülmek değil çocuğun yanağını ondan izin almadan öpmek de sakıncalıdır. çocuğun dudaktan öpülmesi, çocuğun cinsel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkiler.
çocuğun mahremiyet anlayışını zedeler.
bu davranış anne-babadan geldiği için çocuk dudaktan öpülmeyi iyi bir davranış olarak kodlar ve bu durum çocuğu tacize açık hâle getirebilir.
çocuk cinsel olarak erkenden uyarılabilir ve olumsuz cinsel davranışlar sergileyebilir.
çocuğun mahremiyet anlayışını zedeler.
bu davranış anne-babadan geldiği için çocuk dudaktan öpülmeyi iyi bir davranış olarak kodlar ve bu durum çocuğu tacize açık hâle getirebilir.
çocuk cinsel olarak erkenden uyarılabilir ve olumsuz cinsel davranışlar sergileyebilir.
devamını gör...
down sendromlu çocuğu oyun alanına almayan işletme
küfür etmeyeceğim yazmıştım, edit geliyor, mühürlenmiş. amirim...
www.instagram.com/p/DIUaaQr...
www.instagram.com/p/DIUaaQr...
devamını gör...
kar yağışı
5 dakika kar yağıyor. ardından bir güneş, gözümü zor açıyorum. yarım saat sonra yine bir kar yağışı. mikail hava durumu düğmelerini bozdu. gökyüzünün kafası çok karışık bugün. bari dolu falan yağmasa. şu an her şey olabilir gibi geliyor.
devamını gör...
kader rüzgarı
ajda pekkan’ın claude ciari’nin homage à fairuz adlı parçasından aranjman olarak söylediği güzel bir şarkısı.
ajda pekkan dışında ercan turgut’ta çok güzel söyler bu şarkıyı.
gönlüm gezindi eski günlerde
aradım buldum kendimi o sevgilerde
kimi dost yüzler hâlâ güvendiğim
kimiyle mutlu kimiyle mutsuz olmuşum bir yerde, of
bir de sen varsın geçen zamanda
sanki tek canlı gibi duransın karşımda
kalbin mi yorgun, rengin de solgun
canın mı yandı, nasıl kırıldın kader rüzgârında, ah
anılar konuşsa şu anda
neler neler söylerdi sana
sevgilim, unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gönlüm gezindi eski günlerde
aradım buldum kendimi o sevgilerde
kimi dost yüzler hâlâ güvendiğim
kimiyle mutlu kimiyle mutsuz olmuşum bir yerde, of
bir de sen varsın geçen zamanda
sanki tek canlı gibi duransın karşımda
kalbin mi yorgun, rengin de solgun
canın mı yandı, nasıl kırıldın kader rüzgârında, ah
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
ajda pekkan dışında ercan turgut’ta çok güzel söyler bu şarkıyı.
gönlüm gezindi eski günlerde
aradım buldum kendimi o sevgilerde
kimi dost yüzler hâlâ güvendiğim
kimiyle mutlu kimiyle mutsuz olmuşum bir yerde, of
bir de sen varsın geçen zamanda
sanki tek canlı gibi duransın karşımda
kalbin mi yorgun, rengin de solgun
canın mı yandı, nasıl kırıldın kader rüzgârında, ah
anılar konuşsa şu anda
neler neler söylerdi sana
sevgilim, unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gönlüm gezindi eski günlerde
aradım buldum kendimi o sevgilerde
kimi dost yüzler hâlâ güvendiğim
kimiyle mutlu kimiyle mutsuz olmuşum bir yerde, of
bir de sen varsın geçen zamanda
sanki tek canlı gibi duransın karşımda
kalbin mi yorgun, rengin de solgun
canın mı yandı, nasıl kırıldın kader rüzgârında, ah
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
sevgilim inan bana
unutmak yok kitabımda
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
gözlerim kapansa bile
dudaklarım seni anar yine
devamını gör...
gereksiz alınganlık gösteren insan
"ben herkese her şeyi söyleyim ama kimse bana bir şey demesin ben alınıyorum" insanıysa, s** edilesi insandır.
ancak hassas kalpli ve kendisi de söylediklerine dikkat eden biriyse normaldir. kişi alıngan olabilir.
bir de karşıdaki insan mı çok alıngan yoksa ben mi çok patavatsız ve pervasız bir insanım diye kişi kendine ara sıra sormalı.
ancak hassas kalpli ve kendisi de söylediklerine dikkat eden biriyse normaldir. kişi alıngan olabilir.
bir de karşıdaki insan mı çok alıngan yoksa ben mi çok patavatsız ve pervasız bir insanım diye kişi kendine ara sıra sormalı.
devamını gör...


