zaman tüneli
bağ (kısa film)
samet dağ ve berkay bilgiç tarafından yönetilen kısa film; senaryosu da aynı isimler tarafından yazılmış ve 2020 yılında yayınlanmıştır.

karısıyla arası pek de iyi sayılmayan genç bir adamın karısının kalbini kırdıktan sonraki pişmanlığı ve kişiler arasında kopan bağların verdiği acı anlatılıyor.
hiçbir kısa filmin sonunda bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum, ayrıca sonunda çalan şarkıyı shazam bile bulamamış olsa da bana bu şarkıyı fark ettiren bir kısa film olduğu için minnettârım.
bu kadar gevezelik kâfi diyor ve filmi anlatmaya geçiyorum, gerçi pek anlatıma dayalı değil de hissettirmeye dayanan bir çalışma olduğunu düşünüyor olsam da bağ olgusu nedeniyle yazılabilir olduğuna kanaat getirdim.
karısına iyi davranmayan adam sona doğru kırık cam parçalarını onun avuçlarına koyar, ve kadın buna çok üzülür, gidip bir ağacın altına oturur, adam ise karısına bütün çoraplarını yıkadığı için kızgındır.
aslında şudur kadının zoruna giden, ellerinin camlarla kesileceğini bile bile zerre düşünmeden onun canını yakacak bir hamlede bulunmuştur sevdiği adam, acıtmak sadece cam parçalarına indirgenemez, kırılacağınızı bile bile kıran kişinin kırması da bu durumdan farklı değildir.
başlarda sıkıcı bulsam da sonlara doğru etkileyici olduğunu düşündüğüm bir kısa film oldu, adamın ağacın altına yalın ayak gitmesi bile ne kadar pişman olduğunu gösteriyordu.
sevdiklerimizde aramızdaki bağlar kopabilir, belki aşık olduğun insanla, belki eski sınıf arkadaşınla, belki sende iz bırakmış biriyle artık aranda hiçbir bağ kalmamış olabilir, evet çok acıdır bu, keşke ölsem de bu acıyı yaşamasam dersin, ama yaşamak biraz da kopan bağların verdiği acıya rağmen yaşayabilmektir.
bugün kendimize şunu sormakta fayda var;
birine bağlanmak neden bazen çok acı verir?

karısıyla arası pek de iyi sayılmayan genç bir adamın karısının kalbini kırdıktan sonraki pişmanlığı ve kişiler arasında kopan bağların verdiği acı anlatılıyor.
hiçbir kısa filmin sonunda bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum, ayrıca sonunda çalan şarkıyı shazam bile bulamamış olsa da bana bu şarkıyı fark ettiren bir kısa film olduğu için minnettârım.
bu kadar gevezelik kâfi diyor ve filmi anlatmaya geçiyorum, gerçi pek anlatıma dayalı değil de hissettirmeye dayanan bir çalışma olduğunu düşünüyor olsam da bağ olgusu nedeniyle yazılabilir olduğuna kanaat getirdim.
karısına iyi davranmayan adam sona doğru kırık cam parçalarını onun avuçlarına koyar, ve kadın buna çok üzülür, gidip bir ağacın altına oturur, adam ise karısına bütün çoraplarını yıkadığı için kızgındır.
aslında şudur kadının zoruna giden, ellerinin camlarla kesileceğini bile bile zerre düşünmeden onun canını yakacak bir hamlede bulunmuştur sevdiği adam, acıtmak sadece cam parçalarına indirgenemez, kırılacağınızı bile bile kıran kişinin kırması da bu durumdan farklı değildir.
başlarda sıkıcı bulsam da sonlara doğru etkileyici olduğunu düşündüğüm bir kısa film oldu, adamın ağacın altına yalın ayak gitmesi bile ne kadar pişman olduğunu gösteriyordu.
sevdiklerimizde aramızdaki bağlar kopabilir, belki aşık olduğun insanla, belki eski sınıf arkadaşınla, belki sende iz bırakmış biriyle artık aranda hiçbir bağ kalmamış olabilir, evet çok acıdır bu, keşke ölsem de bu acıyı yaşamasam dersin, ama yaşamak biraz da kopan bağların verdiği acıya rağmen yaşayabilmektir.
bugün kendimize şunu sormakta fayda var;
birine bağlanmak neden bazen çok acı verir?
devamını gör...
maç izleyen eşine hizmet eden kadın
eş memnuniyeti kapsamında hareket eden kadın.
tv önünden geçiş yapmaz, cipslerin ve çayın tazelenmesine dikkat eder.
tv önünden geçiş yapmaz, cipslerin ve çayın tazelenmesine dikkat eder.
devamını gör...
bir kadının ayaklarından süzülen şarabı içmek
ayak paça şarabı mı oluyor şimdi böyle içince
devamını gör...
soner engin
soner engin, nuri engin ve vedat engin ile birlikte karagümrük çetesi'nin kurucusu olup engin kardeşler'in en küçüğüdür. soner engin, yakın zamanlarda devlet bahçeli ile fotoğraf çekinmiştir. mafyanın diğer bir sac ayağı işte..
ilgili link: sozcu.com.tr/soner-ergin-de...
ilgili link: sozcu.com.tr/soner-ergin-de...
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
müritlerinin hakkında naat yazmadıkları devlet başganımız.
ay'bediyorlar ama.
ay'bediyorlar ama.
devamını gör...
yazarların sabah kahvaltıları
benim hep aldığım 50tl tutarında börek sade filitre kahve.
devamını gör...
zam değil zamcık
(bkz: zamcık)
devamını gör...
mobile legends bang bang
büyüyünce ben de miya olucam
devamını gör...
vedat engin
vedat engin, nuri engin'in kardeşi olup karagümrük çetesi'nin başındaki diğer bir kişidir. zaten bu mafyayı aslında soner engin ile birlikte üç kişi yönetiyor.
devamını gör...
yazarların sabah kahvaltıları
tost yaptım şimdi, yanında da çay.
adam yiyor ama çalışıyor.
adam yiyor ama çalışıyor.
devamını gör...
sevgilisine ayak masajı yapan erkek
evlenilecek erkek olmanın bir şartını daha yerine getiren erkek.
devamını gör...
1000 usd karşılığında domuz eti yer misiniz sorusu
yedim hem de bedavaya. tadı da iyiydi diyebilirim.
devamını gör...
yatakta kahvaltıda ne yesem diye düşünmek
her sabah aynı sorunu yaşamaktır. hayır yani, bu kadar da eziyet olmaz ki. her gün sıralı tam liste olsa da başım ağrımasa. evet.
devamını gör...
sabaha bir türkü bırak
tiksinti uyandıran ankara pavyon zırıltılarının olmadığı bir düğünü görmeyeli ne çok oldu.
devamını gör...
bengi idil uras
bir zamanlar ciddi ciddi "acaba bi gün tanışsak bir yerlerde, benimle evlenir mi o anda mesela?" diye düşünüyordum.
sonra tesadüf mü tevafuk mu bilmiyorum, tam bu hayali kurarken evlendiğini okudum internette.
vay be dedim, bir insan evladı resmen benim hayalimi yaşıyor. ve ne onun ne de bunun, benden haberi bile yok.
kavanoz dipli dünya işte.
sonra tesadüf mü tevafuk mu bilmiyorum, tam bu hayali kurarken evlendiğini okudum internette.
vay be dedim, bir insan evladı resmen benim hayalimi yaşıyor. ve ne onun ne de bunun, benden haberi bile yok.
kavanoz dipli dünya işte.
devamını gör...
mavi kan
detroit become human oyununda androidlerin kan rengi. içim yaktı hafta sonu neden üzülüyorsam androidlere. en azından küçük kızı kanadaya kaçırdık. kara senin için üzgünüö umarım android cennetinde yerini almışındır.
devamını gör...
rambo: ilk kan 2
ilk filmle alakası olmayan bu devam filminde, rambo'yu vietnam'a gönderip sülük dolu bir bataklığa atmışlardı. hatırladığım o. ramboyu yukarı çektiklerinde sülükler yapışmıştı her yerine. tabi aşırı zor şartlara alışık olduğu için bir şey olmamıştı ona. sülük eğitimi almıştı çünkü.
devamını gör...
ilvanlım
belkıs akkale'nin yorumuyla günümü güzelleştiren türküdür. hayır ofisteki kızlar neden oynamaya başlıyorlar anlamadım .
devamını gör...

