zaman tüneli

sorun yok. bir silikona bakar.

bence o erkeğe yazık olur daha çok.
devamını gör...




okulda bir şey vardır: bir araya gelmemesi gereken tipler illa ki bir gün birleşir. işte bizim ilkokulda bu kutsal birleşme yaşanmıştı:
ben baş hain şerruh , hidayet, recai, orçun, ethem ve serkan.

toplam 6 kişilik bir ekip. ortak özellikleri

göbekler var. hani çocuk göbeği değil bu, ciddi anlamda amca göbeği.

çirkinlik? ah o konu… anneleri bile iç güzelliği önemli diyerek teselli vermeye başlamış.

ve hepsi bir şekilde kendilerini aşırı karizmatik sanıyor.

öğretmen nihal hanım herkes yeteneğini göstersin, dediğinde bunlar bir köşeye çekilip plan yapmaya başladılar. hidayet, “abi ben geçen bi' düğünde adam gibi oynadım, millet video çekti,” dedi. ethem, benim halamın oğlu rockçı, kafa sallamayı öğretti, diye atladı. şerruh da gaza gelip grup laçin - bekar gezelim yapalım sahneyi dağıtalım dedi.

hep birlikte karar verdiler. kostümler hazırlandı:
tişört içine göbek kaçmış gibi duruyor ama yok, gerçek göbek.
kafaların %50’si saçsız, %30’u yağlı, %20’si karışık.

gösteri günü geldi.

sahneye çıktıklarında salondaki herkes bir an durdu. çünkü bu 6 kişilik ekip, sanki mahallenin çay ocağından konsere gelen dayılar gibi görünüyordu. şarkı çaldı:
yaylı geliyor yaylı…

ve… facia başladı.

hep birlikte kafalar sallanıyor. ama nasıl?

ethem’in kafası ritmi kaçırdı, kendi gezegenine gitti geldi.

recai'nin gözlükleri fırladı, 2. sırada oturan veliye çarptı.

hidayet’in göbeği o kadar sert sarsıldı ki tişört yukarı kaçtı, göz göze gelmemeye çalıştık.

orçun, kafa sallarım derken takla attı bunu bilinçli yaptığını iddia etti.

serkan o kadar hızlı salladı ki bir ara başı klik diye ses çıkardı , herkes kırıldı mı? diye baktı.

şerruh ise tam ortada, kel başı sanki ışık topu gibi parlıyor, bir yandan sağa sola işaret yapıyor, gözlerinden lazer çıkacak gibi...

velilerde panik havası:
bir baba, bu çocuklar çok çırpınıyor, epilepsi geçiriyorlar! diye öğretmene koştu.
bir teyze elindeki poşetten limon çıkardı, sahneye doğru fırlattı: kafaları serinlesin!
müdür ise bu salaklar bizim öğrenciler mi emin misiniz? diye rehber öğretmeni sorguya çekti.

ama 6’lı ekip dansı bitirdi. finalde göbeklerini elleriyle hoplatıp sağa dönüp yumruk kaldırdılar:
biz özgürlüğün dansçısıyız!

sessizlik…
sonra arkalardan bir çocuk cılız bir sesle bunlar galiba gerçekten bekar… dedi.

o gün gösterinin adı değişti:
bekar gezelim değil,
gereksiz cesaretin belgesi olarak anıldı.

yıl sonunda seneliklerde grup fotoğrafının altında tek bir cümle yazıyordu:

onlar dans etmedi… dünya sallandı.
devamını gör...

mal olmuş.
devamını gör...

saçma bi beddua
30 yaşından sonra büzüşüyolar zaten
devamını gör...

en nihayetinde kalp duruyor yani sonuçta kalpten gitmeyen yok ki dünyada. beyin ölümü gerçekleşse bile acıcık yaşarsın ama sonunda yine de kalpten gidersin.

yine de önce kalpten gitmek üzücü elbet. kalbinize iyi bakın o başka.
devamını gör...

çözümsüz değildir.

kötü söz döner dolaşır sahibini bulur ayrıca..
devamını gör...

bir dönemin ekmek teknesi. başlığı nasıl olmaz, hayret yani.
devamını gör...

tuhaf bir eylemdir. hayir yani erkeğe şeyin büzüşsün diyeni duyduk da, memeyi ilk defa duydum.

sonuçta memesiz hatunu kim netsinnnnnn a dostlar?!
devamını gör...

(bkz: moderasyonu göreve davet ediyorum)
devamını gör...

kalp rahatsızlığı kaynaklı ölümlerin halk arasında dillendirilme biçimi. az önce tam kalpten gidiyordum ama döndüm bi şekil… o değil kızılcık şerbeti pinko gibi yığılıp kalacaktım az daha lan. neyse siz siz olun kalbinize iyi bakın, hiçbir şey için yormayın kendinizi…
devamını gör...

döneminin en güzel sinema oyunculadından biri. macit koper işe boşandıktan sonra soyismini değiştirmedi. oğlu gün koper de sinema oyuncusu oldu. akıllarda en çok iz bırakan rolü şekerpare filmindeki afet karakteri oldu. en azından benim için. muazzam bir dili vardır o rolde. argonun dibini sıyırır. musluğu sıkı tut, orostopol, çarliston marka, düz nefes, saloz, averta, mandepsiye basma, mariz, mektepli şıkırdım, pilaki, yandan fırlama, torik, vesika vermek gibi laflar kullanır. galatalı'nın has manitasıdır.
devamını gör...

kabloları kemirir. elektrik tesisatının anasını ağlatır. her yere mıçar durur.
evde denemeyiniz.
devamını gör...

neo-blues ve indie rock tarzlarını harmanlayan grup. en önemli parçaları trigger. amazon prime dizisi olan the terminal list’in jeneriğinde çalmasıyla ünlü oldu, ben kendilerini o yolla keşfetmesem de. şarkı oldukça atmosferik, karanlık. alakasız olabilir belki ama bende dark jazz hissiyatı uyandırdı. bunlar yalnızca trigger için geçerli.
here&gone ve diğerleri daha country, indie rock tarzlarında. yani trigger haricinde dinlenmeye değer mi? bilemedim. ama sanatçı hakkında araştırmışken yazmış bulunayım.
devamını gör...

paranoyak deli tarafından zorbalanmayı göze alarak korka korka yazıyorum ama yok böyle bir şarkı. *

çünkümm şarkının adı ruhuma asla.

dövme ne olur. ahhahs
devamını gör...





bir zamanlar, anadolu’nun kenar mahallelerinden birinde yaşayan, göbeğiyle küçük bir masa örtüsünü zor kapatan, kel kafasıyla güneşi bile yansıtan, ama kalbinde dünya kadar özgüven taşıyan bir adam vardı: şerruh. adını bile duyunca insanlar iki kez düşünür, çünkü bu adam bir garipti.

şerruh’un en büyük hayali, tayfun gibi sahnede şarkı söylemek ve o meşhur "hadi yine iyisin" kafa sallamasını yaparak halkı coşturmaktı. gerçi sesi biraz boğuk, biraz da kaz sesi gibiydi ama o kendini bir yıldız sanıyordu.

bir gün, mahalledeki düğün salonunda yapılan "açık mikrofon gecesi"ne katılmaya karar verdi. giydi en parlak gömleğini (dördüncü düğmeden sonrası çaresizliğe teslim olmuştu), taktığı kemer göbeğe razı, ama umutları yıldızlara çıkmıştı.

sıra ona geldiğinde, dj anons etti:

“sırada… mahallemizin tayfun’u… şeeerrruuuhh!”

herkes sessizdi. şerruh mikrofona yaklaştı, nefes aldı, ve…

“hadi yine iyisin, bugün de yırttın aslanım…”

dediği anda, birden kafa sallamaya başladı. ama öyle böyle değil! öyle şiddetli sallıyordu ki, ışıklar titreşti, göbeği ritimle sağa sola sekmeye başladı. salondaki çocuklardan biri korkup ağlamaya başladı, yaşlı bir teyze "büyü var bunda" diyerek dua etmeye başladı.

ama şerruh durmuyordu. kafa salladıkça, ter damlaları sahnede gölet oldu. arka sıralarda oturan biri "gölcük mü açıldı burada?" diye sordu.

şarkının ortasında, şerruh öyle bir kafa hareketi yaptı ki, gözlüğü fırladı, ses sistemi bir an kesildi, dj "baba napıyon, kafa değil beton kırdın!" diye bağırdı.

finalde, büyük bir kafa savurmayla yere diz çöktü ve mikrofonu tuttu:

“beni anlamadınız ama ben hala iyiyim!”

salonda sessizlik oldu... ardından bir alkış patladı. ama bu alkış müziğe değil, şerruh’un pes etmemesineydi. insanlar güldü, ama biraz da sevdi onu. çünkü her göbek bir sahneye, her kel kafa bir ışığa layıktı.

ve o gün bugündür, mahallede biri moral bozukluğu yaşasa, hemen derler:
"boşver be… şerruh gibi kafa salla, geçer!"
devamını gör...

yeltenmeyin sakın, benimkini yavruyken aldım, kafesini kırdı, heryeri kemiriyordu nomıssız. kafesten kaçıyordu ve her yere boncuk boncuk sıçıyordu.
devamını gör...

sagalassos.. görülmeye değer etkileyicilikte..
devamını gör...

ne istersem beslerim artık evimde. en duygulu köpeği besleyecem at gibi köpek dostum olacak keşke dinozorlar katledilmeseydi tabii ama tavıkla çözeriz onu. her şeyin bir çözümü var he bir de panter beslemek çok isterdim onun da yerine kedi bakacaz artık.
devamını gör...

bir ara bunlara akil dediler; galiba sanatçı ya da ilgili konuda erbap diyemediklerine böyle diyorlar; bilemedim.
devamını gör...

timsah olup olmadığını kontrol etmek isteyen piç antilop hareketi. efendi antiloplar, evrim kuralları gereğince burada da kaybeder. kırt kırt yenilir hepsi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim