zaman tüneli

emektar yönetim kadrosuna yılbaşı hediyesi göndermiş canım sözlük. @yoldaş benjamin franklin tekrardan teşekkür ediyor, hediyelerinin devamını bekliyoruz^^
mutlu yıllarrr.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ekstra bir şeye ihtiyacım yok, hatta bazı özelliklerimi de seve seve beleşe verebilirdim isteyen bazı hayvanlara, mümkün olsaydı. özellikle de kendi özellikleri ile yetinemeyen aç gözlü, doymak bilmeyen hayvanlara. ama mümkün değil işte.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

an böyle görünüyor, eğlenemiyorum.
devamını gör...

olmuyor. üzerine emek verilmiş, düşünülmüş, duygu işlenmiş şarkıların tek cümleleri anlamlı olmuyor.
paragraf ancak o duyguyu veriyor.

beneath the valleys of darkness
between mountains of deliverance
we found a home buried below
the shadows in between the rabble we let go
we're not misplaced, naught, cursed and rot
we are the ones burning inside
this is how it feels to be alive
devamını gör...

2025'te çıkmış olan
yalnızca bu var:
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sağlığınıza arkadaşlar...
devamını gör...

bendir

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başka türlü galaksilere astral seyahat ile gidemezdi zaten.
devamını gör...

mutfakta yalnız başıma içiyorum. başka nerede olup, ne yapmam gerekiyor ki? geçmişten bir sürü anı beynimde fırtınlar koparıyor. hepsi de çoktan göçüp gitmiş insanlarla dolu ortalık. ben yılbaşı falan hiç sevmezdim ama babam bayılırdı. en sevdiği aktivite de tombala oynamaktı mesela. sırf gönlü olsun diye oynardım işte. kız kardeşim de severdi. öbür tarafta oynuyorlardır belki beraber. oldu olacak babamla anam da barışmışlardır belki. hep beraber oynuyorlardır. onlarla beraber tombala oynama fikri bile bendeki ölüme dair ne kadar heves varsa havada asılı kalan parfüm kokusu gibi uçuruyor. biraz daha buralarda takılabilirim. neden olmasın?

kız kardeşimin kıvırcık sarı saçları vardı mesela. sürekli düzleştiriyordu. bazen de saçlarını siyaha boyardı, herkes sarıya boyarken. tatlı çocuktu. çocukken hep sözümü dinlerdi. ergenliğe girdikten sonra bir tuhaflaşmaya başladı kız. sonra o özgeci kız gitti yerine acayip bencil bir şey geldi. neden öyle oldu ki? bilmiyorum.

hayat daha o ölmeden önce ayırmıştı zaten bizi. annem ve babamla da öyle. alıştıra alıştıra. birden şoka uğramamam için herhalde. belki de öldüğümde bunun için benden teşekkür bekliyordur tengri. teşekkürler.

mandalina ve kuruyemiş yemeyi de severdi babam, yılbaşında. şizofrendi kendisi. ne alakaysa? ne bileyim. komünistti de. şizofrenisinin bir kısmını da 12 eylül döneminde o hapis senin, bu zindan benim diye gezerken kapmış. babam bundan bahsetmezdi. amcam anlattı. tam üç kere ülkücüler kurşunlamış zamanında da rahmetli sıyırmış. neyse. sonunda bakımevinde öldü. yaşadığı hayatın geldiği finale bak.

ben komünist değilim. onun o ideolojik zırvaları hep canımı sıkmıştır. ben komünist olmayınca da onun canı sıkılıyordu. bir şekilde iyi anlaşıyorduk karşılıklı. kimseyle birlikte iş yapmak istemediğim ya da kimseyi umursamadığım için bana hep faşist derdi. bu onun için en büyük günahlardan biriydi. en büyük hakaret. en büyük küfür. faşist. hitler'den bile betersin derdi. yine de beni sevmenin ötesine geçerek adeta tapardı. ben en azından hitler'e asla tapmazdım.

işte öylece burada bir başıma, kafamdan böyle şeyler geçiyor. daha fazlası. yılbaşında eğlenmek istemediğim için biraz zorbalıyordu babam beni. herkes eğleniyor bak, sen de eğlen diyordu. dediğim gibi ben komünist değildim ve herkes umurumda değildi. anlamıyordu herif. zaten birçok şeyi anlamıyordu. en çok insanlar tarafından anlaşılamadığından dert yakınırdı. anlaşılmak neyse. bunu da ben anlamıyordum. yahu insanlar seni anlasalar ne olacak diyordum ona. dünya daha güzel olurdu, emek, kardeşlik falan edebiyatı yapıyordu bana. kusmam için kasıtlı yapıyordu sanki. hem belki dünyanın bu halinden memnundur insanlar, sana ne ki? bana ne?

neyse. sonuçta bunların hepsi de bir şekilde göğe karıştılar, hep beraber. beni burada yalnız bıraktılar nihayet. biraz olsun nefes alabilirim.

babam umut dolu bir insandı ve onun umudu bende kusma hissi uyandırıyordu. bana da aşılamaya çalışıyordu. niye böyle karamsarsın diyordu. halbuki ben şizofren olmak istemiyordum sadece. o yüzden sıkı sıkı gerçekliğe tutunmaya çalışıyordum. onun gibi olmak istemiyordum. başarılı da oldum bir nebze. hayatta başarmak istediğim tek şey buydu. onun gibi olmamak ya da diğerleri gibi işte.

kafamın içinde böyle salak salak şeyler dolaşıyor işte. hepsi de gereksiz. onu oraya koy, onu oraya, tam bir parça hizaya girdi derken, hop, baştan, darma dağın hepsi. dakka başa uğraş dur.
devamını gör...

televizyona baktım daha güzel bir şey bulamadım..
devamını gör...

iyi bir çocuk olursan yılbaşında şirinleri görebilirsin
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

...
hiçbir şey kesinlikle değişmedi
elimi tut, fotoğrafımı değil
...
devamını gör...

kendisinden kur'an-ı mübin olarak bahseden kitap.

bazı dinsizler buradaki "mübin" (açık, açıklayan) ifadesini hadisleri, tefsirleri kur'an'a aykırı göstermek ve bu yolla kur'ana saldırmak için kullanıyorlar.

şimdi yine size kur'an'dan bir örnek vereyim. hadid süresi 3. ayette allahu teala kendisinden "el zahir" olarak bahsetmektedir. bu isim özet olarak "aşikar olan" anlamına gelir. oysa insanların bir çoğu için cenab-ı hak aşikar değildir. bu kur'an indiği dönemde de böyleydi. o halde -haşa- bu isimlendirme yanlış mı? -haşa. elbette yanlış değil. çünkü cenab-ı hak gerçekten el zahir'dir. bütün yaratılmışlarda isimleri okunabilir. sanatı, kudreti, hikmeti, ilmi vs. görünebilir. bazı insanların görememesi ve akdes olan zatının hakikatinin bilinememesi bu ismi yanlış kılmaz.

aynen öyle de kur'an mübin'dir. yani apaçık'tır. ayetler kâinatı, hakikati ve birbirlerini açıklarlar. ama aynı zamanda kur'an insanı bilmedikleri konusunda peygambere ve ilim sahiplerine de yönlendirmiştir. mesela apaçık bir şekilde defalarca insanları evren üzerine düşünmeye, tefekkür etmeye davet etmiştir. yani şimdi kur'an ayetlerinde işaret edilen yaratılış mucizelerini daha derin ve geniş incelemek için bilime başvurmak kur'anın apaçıklığını zedelemez. çünkü kendisi emretmiştir. aynı şekilde kur'anın hikmet, ibadet gibi kısımlarını daha iyi anlamak için hadislere ve tefsirlerde bakmak da kur'anın mübiniyetine(açıklığına) halel getirmez. çünkü emreden kendisidir. (nahl süresi 43. ayet)

yani kısaca kur'anın hadis, tefsir ve bilim yoluyla daha iyi anlaşılması kur'an-ı mübin ifadesine ters değildir.
devamını gör...

bira içiyom.
baya içtim.
galiba yediyi geçtim.
bu arada yeni yılınızı s.. eved.
sevgi ve dua ile.
devamını gör...

şimdi evde kahvaltı yapıp hazırlanıyorum. çünküüüü;

zilyon defa birbirimizi boğazlayacak şekilde kavga edip küfürler ettiğimiz halde, bu gece yalnız uyumak istemiyorum, sevişmeden uyumak istemiyorum, mutsuzum, hastayım vs deyince birbirimize koştuğumuz sevgili eski sevgilim ile beraber dışarıda içicez.

dün sabah yine birbirimizi öldürmenin kıyısına gelip hadi sarılıp uyuyalım demiştir.
sonra dedik ki hadi yıl başına beraber girelim.


o değilde ne giyicem lan ben.
devamını gör...

belki de bir sahil meyhanesinde, içtiğim sigaranın dumanısın sın sın sın.
devamını gör...

arch enemy
lorna shore
amon amarth şarkılarıdır.

sert gelirse kusura bakmayın kız müziği sevmiyorum pek.





devamını gör...

''yaşayıp yaşatmak dururken
hem ölmüş hem katil olmuşuz''
devamını gör...

binlerce dansöz var
parayı nasıl takıyoruz?
devamını gör...

antebe öyle yakışırdı ki kar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim