zaman tüneli
batı'nın doğu'ya üstünlüğünün sebebi
afrika talanı başlığına yazdıklarıma biraz göz atarsanız, batı'nın sömürgecilik tarihinden önce bilim konusunda zaten daha üstün olduğunu görürsünüz. çok büyük yanılgıları da varmış ve bunlardan biri zaten insanlığa büyük zarar vermiştir ama sonuçta yine de bilimde doğu kültürlerinden halihazırda daha üstünlerdi sömürüye başlamadan evvel.
japonya da mesela doğu, hatta uzak doğu ülkesi. ama onların refah seviyesi avrupa'nın bile üstünde diye biliyorum.
yani ingilizlerin kurnazlığı gibi konuları işin içine katarsak bu konu çok giriftleşir.
türkiye olarak... öncelikle yeni bir cumhuriyet sayılırız. batı ise çok daha köklü geleneklerinin üzerine koyarak medeniyetini devam ettiriyor. biz osmanlı'nın devamı sayılabilir miyiz? belki belli yönlerden. ama daha 100 yılı anca geçmiş bir cumhuriyetiz sonuçta. bir de batı, birçok değerini, haklarını kanla ve büyük acılarla kazandı. biz de çok savaştık, kanlı mücadeleler verdik ama cumhuriyet, bize atatürk'ün bir hediyesiydi. batı'da ise böyle hakların kazanılmasında başrol oynayan halklarıdır.
şöyle bir şey de okumuştum ama doğruluğundan emin değilim. nerede okuduğumu hatırlamıyorum ve çok sene geçti okuyalı. doğu, bilim ve felsefede batı'dan daha üstünken, yani çok eskiden batı, doğu'dan bir şeyler öğrenmek istemiş bu bağlamda ve galiba bir arap toplumuydu, "biz üstün olduğumuzdan sizden ileriyiz" diye bunlara posta koymuş. batı da sonra hırs yapıp onları geçmiş. yani bu kadar basit değildir olay tabii de işin özü böyle bir şeymiş diye okumuştum bir yerlerde.
bir de nordik insanların çok değişik bir bilgeliği var. nordic wisdom diyorum ben buna ki bir isveç oyunu olan zelenhgorm'da da böyle bir konsept vardı ve işte bu oyunda, peygamberlerin çıktığı yerlerdeki bilgelikten daha üstün bir bilgeliğin olduğu söylenirdi kuzeyde ve buna nordic wisdom denirdi. bu tabii ki bir isveç oyunu olduğundan kendilerine yontmuşlar denebilir ama bunda bir doğruluk payı da görüyorum ben. mesela doğu kültüründen çıkan bilgeler beni pek şaşırtmaz. bilge değillerdir demiyorum da, bunu ben de düşünebilirdim derim genelde, bir doğulu bilgenin yazdıklarını okuyunca. ama bir düşünür/filozof olmasa bile, kafası çalışan bir danimarkalı, isveçli falan birinin bana çok değişik gelen bir bilgeliği oluyor sıklıkla.
japonya da mesela doğu, hatta uzak doğu ülkesi. ama onların refah seviyesi avrupa'nın bile üstünde diye biliyorum.
yani ingilizlerin kurnazlığı gibi konuları işin içine katarsak bu konu çok giriftleşir.
türkiye olarak... öncelikle yeni bir cumhuriyet sayılırız. batı ise çok daha köklü geleneklerinin üzerine koyarak medeniyetini devam ettiriyor. biz osmanlı'nın devamı sayılabilir miyiz? belki belli yönlerden. ama daha 100 yılı anca geçmiş bir cumhuriyetiz sonuçta. bir de batı, birçok değerini, haklarını kanla ve büyük acılarla kazandı. biz de çok savaştık, kanlı mücadeleler verdik ama cumhuriyet, bize atatürk'ün bir hediyesiydi. batı'da ise böyle hakların kazanılmasında başrol oynayan halklarıdır.
şöyle bir şey de okumuştum ama doğruluğundan emin değilim. nerede okuduğumu hatırlamıyorum ve çok sene geçti okuyalı. doğu, bilim ve felsefede batı'dan daha üstünken, yani çok eskiden batı, doğu'dan bir şeyler öğrenmek istemiş bu bağlamda ve galiba bir arap toplumuydu, "biz üstün olduğumuzdan sizden ileriyiz" diye bunlara posta koymuş. batı da sonra hırs yapıp onları geçmiş. yani bu kadar basit değildir olay tabii de işin özü böyle bir şeymiş diye okumuştum bir yerlerde.
bir de nordik insanların çok değişik bir bilgeliği var. nordic wisdom diyorum ben buna ki bir isveç oyunu olan zelenhgorm'da da böyle bir konsept vardı ve işte bu oyunda, peygamberlerin çıktığı yerlerdeki bilgelikten daha üstün bir bilgeliğin olduğu söylenirdi kuzeyde ve buna nordic wisdom denirdi. bu tabii ki bir isveç oyunu olduğundan kendilerine yontmuşlar denebilir ama bunda bir doğruluk payı da görüyorum ben. mesela doğu kültüründen çıkan bilgeler beni pek şaşırtmaz. bilge değillerdir demiyorum da, bunu ben de düşünebilirdim derim genelde, bir doğulu bilgenin yazdıklarını okuyunca. ama bir düşünür/filozof olmasa bile, kafası çalışan bir danimarkalı, isveçli falan birinin bana çok değişik gelen bir bilgeliği oluyor sıklıkla.
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını
sağlık olsun, bir aksilik olmazsa haftaya görüşürüz..
devamını gör...
yazarların üye olduğu sözlük siteleri
ekşi ve burası.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
bira alacağım, sen de içer misin?
devamını gör...
yazarların üye olduğu sözlük siteleri
''normal sözlük'' sadece
devamını gör...
güle sormuşlar neden dikenlerin var diye
''var iş de sorgulama'' demiş.
devamını gör...
yılbaşı kutlamak bizim kültürümüzde yoktur düşüncesi
kutladınız diye hristiyan olmazsınız, kutlayabilirsiniz.
devamını gör...
yazarların üye olduğu sözlük siteleri
ekşi sözlük
uludağ sözlük
normal sözlük
bir de kadın sözlük diye yeni bir sözlük sitesi açılmış, oraya da göz gezdirmeye başladım.
uludağ sözlük
normal sözlük
bir de kadın sözlük diye yeni bir sözlük sitesi açılmış, oraya da göz gezdirmeye başladım.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
güler duman - candan usandım.
devamını gör...
kadın erkek eşitliğini savunan erkek
eşit değillerdir.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
kalın giyin, üşüme.
devamını gör...
batı'nın doğu'ya üstünlüğünün sebebi
evet şeytanlık, ortalık karıştırmada üstünler tabii bu bir üstünlükse.
insanlık konusunda her zaman sınıfta kalmışlardır.
insanlık konusunda her zaman sınıfta kalmışlardır.
devamını gör...
batı'nın doğu'ya üstünlüğünün sebebi
yalan üstünlüktür. aya da gidilmedi sanayi devrimi de yalandır. gizli illüminaticiler osmalıyı yıktılar bilimi yasakladılar.
devamını gör...
eşe arkadan yaklaşmak
kesinlikle haramdır. yok prezervatif pahalı yok adet bunlar bahane değil.
devamını gör...
kısa ve acısız
orijinal ismiyle kurz und schmerzlos
fatih akın'ın yönettiği 1998 yapımı suç/dram filmi.
hamburg'da geçen bu film üç çocukluk arkadaşının suç ve dram hikayelerine, birbirlerine duydukları derin hislere ve zamanla geçirdikleri değişime dayanır daha çok.
her zaman birbirlerini kollamayı birbirlerine görev bilmişlerdir resmen, ki kendilerinden başka da kimsenin onları önemsemediğinin de farkındadırlar.
gabriel; hapisten yeni çıkmış olan ve kendisini illegal işlerden tamamen uzak tutma çabasında olan bir karakter. sakinleşme yolundaki çabaları onu ve çevresindekileri daha çok delirtse de aklı başında gibi gözüküyor.
bobby; şöhret hevesindeki bir zırdeli, kafası farklı şekilde çalışan birisi. dokunsak patlayacak derecedeki agresifliğiyle aklının farklı yerlerde olduğu filmin her saniyesinde seyircinin gözüne sokuluyor.
costa; en sevdiğim, en çok anladığımı düşündüğüm ve her saniye sarılmak istediğim kişi.
fazlasıyla kırılgan olmasına rağmen bu kırılganlığını çeşitli yollarla kapatmaya çalışıyor.
bu üç karakterde de kendime dair çok fazla şey buldum.
açığa çıkartmaya totomun yemediği özellikleri bu şekilde açıkça yaşıyor olmaları da kendime dair çok fazla şey düşündürttü.
bir de o kadar güzel sahnelerde o kadar cup diye oturan müzikler koymuşlar ki o kısmına da ayrı hayran kaldım.
ufak bir melodi kısmı var, o melodiyi günlerce, haftalarca dinleyebilirim. kalbimin derinine işliyor sanki.
gerçekten ruhu olan filmlerden biri olduğunu düşünüyorum.
fatih akın'ın yönettiği 1998 yapımı suç/dram filmi.
hamburg'da geçen bu film üç çocukluk arkadaşının suç ve dram hikayelerine, birbirlerine duydukları derin hislere ve zamanla geçirdikleri değişime dayanır daha çok.
her zaman birbirlerini kollamayı birbirlerine görev bilmişlerdir resmen, ki kendilerinden başka da kimsenin onları önemsemediğinin de farkındadırlar.
gabriel; hapisten yeni çıkmış olan ve kendisini illegal işlerden tamamen uzak tutma çabasında olan bir karakter. sakinleşme yolundaki çabaları onu ve çevresindekileri daha çok delirtse de aklı başında gibi gözüküyor.
bobby; şöhret hevesindeki bir zırdeli, kafası farklı şekilde çalışan birisi. dokunsak patlayacak derecedeki agresifliğiyle aklının farklı yerlerde olduğu filmin her saniyesinde seyircinin gözüne sokuluyor.
costa; en sevdiğim, en çok anladığımı düşündüğüm ve her saniye sarılmak istediğim kişi.
fazlasıyla kırılgan olmasına rağmen bu kırılganlığını çeşitli yollarla kapatmaya çalışıyor.
bu üç karakterde de kendime dair çok fazla şey buldum.
açığa çıkartmaya totomun yemediği özellikleri bu şekilde açıkça yaşıyor olmaları da kendime dair çok fazla şey düşündürttü.
bir de o kadar güzel sahnelerde o kadar cup diye oturan müzikler koymuşlar ki o kısmına da ayrı hayran kaldım.
ufak bir melodi kısmı var, o melodiyi günlerce, haftalarca dinleyebilirim. kalbimin derinine işliyor sanki.
gerçekten ruhu olan filmlerden biri olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
"tamam da niye oradasın?"*
devamını gör...
bir tanesi az iki tanesi fazla gelen şey
küçük boy kavun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından ingilizce mizah paylaşımları
vision
creativity
passion
*
creativity
passion
*
devamını gör...

