zaman tüneli
unutulmayan askerlik replikleri
şafak doğan güneş
devamını gör...
8 ocak 2026 dubai basket fenerbahçe beko maçı
fenerbahçe'nin seriyi bozup 92-81 kaybettiği maç.
devamını gör...
yazarların sevmediği yazarlar
kimseyi sevmeyecek kadar kin gütmedim burada, kendi halimde takılıyorum kimin ne yaptığı çok da umrumda değil. en fazla 1-2 tane tarzından pek hoşlanmadıklarım vardır onlar da uzak olsun.
devamını gör...
yazarların sözlükteki amaçları
anladığım başlıklara tanım girmek
devamını gör...
birden gelen kafayı duvara vurma isteği
bunun gibi mi?
devamını gör...
rte'nin 2021'i şahlanış senesine döndüreceğiz açıklaması
gerçekleştiremediği bilmem kaçıncı vaadidir. din kardeşi olmasak daha da çok atacak.
devamını gör...
yazarların sözlükteki amaçları
- ybf ve beraberindekilere karşı cephe açmak.
- formata uygun olmayan başlık açıp entry girmek.
- öylesine yazmak.
- moderasyonun yarattığı sansür algısını kırmak.
- formata uygun olmayan başlık açıp entry girmek.
- öylesine yazmak.
- moderasyonun yarattığı sansür algısını kırmak.
devamını gör...
the black box of reverse
dan prog metal grubu beyond twilight'ın 2006 tarihli, son albümü for the love of art and the making'de yer alan eksantrik parçadır. 43 parçadan oluşan albümün 41. parçasıdır.
bu albümden başka parça başlığı açmayacağımı söylemiştim ama işte bunu da açmam lazım dedim sonra. gerçekten sıra dışı bir parça bu zira.
albümden açtığım diğer parça başlıklarında yer alan şu genel yorumumu koyayım öncelikle:
bu, benim hayatımın albümüdür aslında ama eserden parça paylaşmak... şarkıların geneli bağlamında çok bir anlam ifade etmiyor zira 38 dakika bile sürmeyen ve 43 parçadan oluşan bir albüm hayal edin. işte bu, o. çok kısa yani şarkılar, albümdeki. en uzunu 3 dakika ve birçoğu 1 dakika bile sürmüyor. şaka yapmıyorum gerçekten, hayatımın albümü derken. sözlükte daha önce de yazmıştım. hayatımın 1 numaralı albümüdür bu. binlerce kez dinledim ve hala dinlemeye devam ediyorum.
şimdi de hayatımın albümündeki the black box of reverse'e geçelim ve finn zierler bunun için neler demiş bakalım:

albümdeki sleeping beauty parçası tersten kompoze edilmiş burada yani ama sadece bununla da sınırlı kalınmamış. melodik ilerleyişi tersten kompoze edildiği gibi bir de tersten çalınmış. mesela basları sanki tersten kaydedilmiş gibi hem tersten kompoze edilip hem de tersten çalınmış. örneğin kendisi burada klavyede sağ eliyle ters kompoze edilmiş melodik yapıda çalarken sol eliyle de bas gitarın sanki geriye doğru bir kayıtmış gibi olan ters kompozisyonuna uygun çalıyormuş. geriye doğru kompoze edilmiş ve geriye doğru kaydedilmiş müzikleri çalmanın kayda değer derecede farklı şeyler olduğunun altını çiziyor finn ve burada ikisinin bir karışımı varmış. bu hem teknik hem de matematiksel bir meydan okumaymış zierler için ve iyi analiz edilirse, kompozisyon üretmenin temel doğası ve müziğin ruhunun ta kendisi bağlamında ne kadar kompleks bir çalışma olduğunun anlaşılacağından dem vuruyor kendisi; bir de bu şekilde ters/reverse bir yaklaşımdan anlam ifade eden melodi ve müzikal parça yapmanın 4 boyutlu bir müzikal kompozisyon evreni yaratmak gibi olduğunu ifade etmiş dan müzik dahisi finn.
geriye doğru kayıt dediği şey herhalde bir kaydın tersten çalınması (enstrümanla çalınması değil de mesela bir yazılımla terse çevrilip bir müzik medyasıyla oynatılması gibi) olsa gerek, ki enstrüman çalınımı bakımından elbette kompozisyon ters olsa da bunun düz bir icrasını dinliyoruz. tersten kayıt dediği düşündüğüm gibi olmalı sanırım, yoksa zaman makinesiyle ileri gitmek gerekirdi bir enstrümanı çalarken onun partisyonunu sondan başa doğru kaydedebilmek için. ehehe. tamam, finn bir dahi ama dr. emmett brown kadar da değil. haha. hatta doc olmak bile yetmez. tenet (film)'deki gibi zamanın tersine akabilmesi lazım.
bir güncelleme de yapayım. albümü hala sürekli dinliyorum. yakında 20 sene olacak albüm çıkalı. sonsuza kadar dinleyeceğim ben bu albümü sürekli ya, orası kesin. yani çoğu zaman her gün bir veya birkaç kere, bazense birkaç günde bir veya birkaç kere de olsa işte durmadan dinliyorum cidden. adamlar "su" gibi albüm yapmışlar. hem akıyor hem de sürekli albüme susuyorum gibi. ve hiç baymıyor. su dışında yenen ve içilen her şeyden bıkılabilir bence, sürekli tüketilirse. işte bu albümün beni baymaması hasebiyle ben de bu albümü suya benzetiyorum. ayrıca derin sular gibi mistik de...
hayatımın albümü demek de yetmez ya. (bkz: yazarların favori sanat eseri)
ve işte, the black box of reverse
bu albümden başka parça başlığı açmayacağımı söylemiştim ama işte bunu da açmam lazım dedim sonra. gerçekten sıra dışı bir parça bu zira.
albümden açtığım diğer parça başlıklarında yer alan şu genel yorumumu koyayım öncelikle:
bu, benim hayatımın albümüdür aslında ama eserden parça paylaşmak... şarkıların geneli bağlamında çok bir anlam ifade etmiyor zira 38 dakika bile sürmeyen ve 43 parçadan oluşan bir albüm hayal edin. işte bu, o. çok kısa yani şarkılar, albümdeki. en uzunu 3 dakika ve birçoğu 1 dakika bile sürmüyor. şaka yapmıyorum gerçekten, hayatımın albümü derken. sözlükte daha önce de yazmıştım. hayatımın 1 numaralı albümüdür bu. binlerce kez dinledim ve hala dinlemeye devam ediyorum.
şimdi de hayatımın albümündeki the black box of reverse'e geçelim ve finn zierler bunun için neler demiş bakalım:

albümdeki sleeping beauty parçası tersten kompoze edilmiş burada yani ama sadece bununla da sınırlı kalınmamış. melodik ilerleyişi tersten kompoze edildiği gibi bir de tersten çalınmış. mesela basları sanki tersten kaydedilmiş gibi hem tersten kompoze edilip hem de tersten çalınmış. örneğin kendisi burada klavyede sağ eliyle ters kompoze edilmiş melodik yapıda çalarken sol eliyle de bas gitarın sanki geriye doğru bir kayıtmış gibi olan ters kompozisyonuna uygun çalıyormuş. geriye doğru kompoze edilmiş ve geriye doğru kaydedilmiş müzikleri çalmanın kayda değer derecede farklı şeyler olduğunun altını çiziyor finn ve burada ikisinin bir karışımı varmış. bu hem teknik hem de matematiksel bir meydan okumaymış zierler için ve iyi analiz edilirse, kompozisyon üretmenin temel doğası ve müziğin ruhunun ta kendisi bağlamında ne kadar kompleks bir çalışma olduğunun anlaşılacağından dem vuruyor kendisi; bir de bu şekilde ters/reverse bir yaklaşımdan anlam ifade eden melodi ve müzikal parça yapmanın 4 boyutlu bir müzikal kompozisyon evreni yaratmak gibi olduğunu ifade etmiş dan müzik dahisi finn.
geriye doğru kayıt dediği şey herhalde bir kaydın tersten çalınması (enstrümanla çalınması değil de mesela bir yazılımla terse çevrilip bir müzik medyasıyla oynatılması gibi) olsa gerek, ki enstrüman çalınımı bakımından elbette kompozisyon ters olsa da bunun düz bir icrasını dinliyoruz. tersten kayıt dediği düşündüğüm gibi olmalı sanırım, yoksa zaman makinesiyle ileri gitmek gerekirdi bir enstrümanı çalarken onun partisyonunu sondan başa doğru kaydedebilmek için. ehehe. tamam, finn bir dahi ama dr. emmett brown kadar da değil. haha. hatta doc olmak bile yetmez. tenet (film)'deki gibi zamanın tersine akabilmesi lazım.
bir güncelleme de yapayım. albümü hala sürekli dinliyorum. yakında 20 sene olacak albüm çıkalı. sonsuza kadar dinleyeceğim ben bu albümü sürekli ya, orası kesin. yani çoğu zaman her gün bir veya birkaç kere, bazense birkaç günde bir veya birkaç kere de olsa işte durmadan dinliyorum cidden. adamlar "su" gibi albüm yapmışlar. hem akıyor hem de sürekli albüme susuyorum gibi. ve hiç baymıyor. su dışında yenen ve içilen her şeyden bıkılabilir bence, sürekli tüketilirse. işte bu albümün beni baymaması hasebiyle ben de bu albümü suya benzetiyorum. ayrıca derin sular gibi mistik de...
hayatımın albümü demek de yetmez ya. (bkz: yazarların favori sanat eseri)
ve işte, the black box of reverse
devamını gör...
yazarların sözlükteki amaçları
#3763871
yoksa siz hala cilveleşemediklerimizden misiniz?
üzülmeyin!
normal sözlük hizmetleri sonuna kadar devam ediyor!
cilveleşemeyenler derneği başkanı naruto dayı.
yoksa siz hala cilveleşemediklerimizden misiniz?
üzülmeyin!
normal sözlük hizmetleri sonuna kadar devam ediyor!
cilveleşemeyenler derneği başkanı naruto dayı.
devamını gör...
percewell
прекрати это чертовски скандалы, ты можешь меня объяснить что случилось и зачем столько говной чуш
devamını gör...
ihlara vadisinde kelebek kovalayan gocuk (yazar)
#3845487 o biraz da sana bağlı.
devamını gör...
yazarların sözlükteki amaçları
böbrek.
belki yok ama buyuk meme.
belki yok ama buyuk meme.
devamını gör...
yazarların sözlükteki amaçları
geliyorum boş yapıyorum ve gidiyorum
devamını gör...
erkekleri çekici kılan detaylar
parfüm nokta
devamını gör...
ice polisi
polis değil bu adamlar bildiğin ırkçı vahşi acımasız pislikler ... adamlarda zerre kadar insaf acıma duygusu ve vicdan yok.
devamını gör...
margarita
ismini italya kraliçesi margherita’dan alan pizza.
hikâye 1889 yılına dayanır. italya’nın napoli şehrinde, ünlü pizzacı raffaele esposito, kraliçe margherita’yı onurlandırmak için özel bir pizza yapar. pizza üç renkten oluşuyordu: domates (kırmızı), mozzarella peyniri (beyaz) ve taze fesleğen (yeşil).
bu renkler, italya bayrağının renklerini temsil ediyordu. kraliçe margherita bu pizzayı çok beğenince, pizzaya onun adını verirler: pizza margherita.
hikâye 1889 yılına dayanır. italya’nın napoli şehrinde, ünlü pizzacı raffaele esposito, kraliçe margherita’yı onurlandırmak için özel bir pizza yapar. pizza üç renkten oluşuyordu: domates (kırmızı), mozzarella peyniri (beyaz) ve taze fesleğen (yeşil).
bu renkler, italya bayrağının renklerini temsil ediyordu. kraliçe margherita bu pizzayı çok beğenince, pizzaya onun adını verirler: pizza margherita.
devamını gör...
nick vermeden bir yazara seslen
nickimi veremeden seslenecek kadar tırsak olan malları kaale almıyorum. yiyorsa nick vererek seslensin.
devamını gör...

