zaman tüneli

ilk olarak bunun gerektiğini düşünebilecek kadar insanlıktan çıkmış olan doyumsuz azınlıkları, israfı, adaletsizliği, vb. yok edersek, dünya'daki her şey herkese yetecektir zaten.
devamını gör...

paket yapın bana kültüründen faydalanmak isterim.
devamını gör...

erkek oje sürmez. kadında en sevdiği ne derseniz kadın sevmiyorum.
devamını gör...

çevremdeki bazı insanların beni tanımasını o kadar isterdim ki. öyle 1 günlük vakitle, sağdan soldan duydukları ile değil ama. o vakit geçirdiğimiz günlerin öncesinde, sırasında ve sonrasında neler yaşandığını da bilmiyorlar çünkü. yalnızca beni yanlarında gördükleri veya beni çevreden duydukları kadarım aslında onlar için. uzun uzadıya yaşadıklarımı, çevremi, etkilendiklerimi, rahatsız olduklarımı, neler yaşadığımı bilmelerini isterdim. benim neler yaşadığımı ve uzun zamandır nasıl insanlarla ve nelerle mücadele ettiğimi siz biliyor musunuz? bana “gerçekte” nasıl davranıldığını, dengelerimle nasıl oynandığını bilmediğiniz için de şu an bunları yazmak mecburiyetindeyim. çünkü yakın çevremde benden bunları dinlemeye tahammül edecek, bu gerçekleri duymak isteyecek kimse yoktur eminim. bunlar şu an oturup tanımadığım insanlara anlatabileceğim şeyler de değiller. ama çevremdkiler öğrenmek isteseydi de kendimi kapatmazdım. çevremde yakın gördüğüm ne kadar insan varsa öyle şeylerine şahit oluyorum ki hepsinin. ve bu hâlâ maalesef devam ediyor. hâlâ en yakınımdaki insanlara hayretle bakıyor ama bazı konularda tepki veremeyecek durumda oluyorum. neden biliyor musunuz? yaş farklarımızdan dolayı. çevrem ne yazık ki hep yaşımın çok daha üstündeki insanlardan oluştuğu için her türlü doğru ve yanlışlarını benimle paylaşabiliyorlar ama benim tek “görevim” onların bu doğrularını alkışlayıp “örnek almak” ve yanlışlarını yargılamayacak şekilde sadece dinlemek ve “teselli vermek”. daha fazlasını yapmaya bile iznim yok. onların yanlışlarında gördüğüm hataları onlara söylemeye hakkım yok. ama buna rağmen her türlü hatalarında yargılamadan yalnızca ellerinden tutmamı bekliyorlar. sessizce ellerinden tutmamı bekledikleri noktada yaş farkımızın onlar için önemi olmuyor. ben de insanım, benim de duygularım ve kendime göre değer yargılarım var. doğrularım ve yanlışlarım var. çevremde “yakın” diyebildiğim her insana da bu fikirlerimi sunmaya ihtiyacım var. sunduğum noktada ben bu yakınlarımla kavga etmek veya direkt kaybetmek istemiyorum. gerçekten ciddi bir samimiyete ulaştığım herkese kendim ile alakalı onun gözünde büyük büyük bir sır olarak görülebilecek bilgiler veririm. bunlar da genelde yanlış bilgiler olur. tepkilerine, bununla ne kadar ilgilendiklerine veya daha önemlisi bunu ilerleyen zamanda nerede ve nasıl kullandıklarına bakarım. bu bilgilerin kullanılma durumu tek bir kişide beni hayrete düşürdü beni ve yıllar boyunca bunu hiçbir koşulda hiçbir şekilde kullanmadığını gördüm. fakat maalesef hayatımdaki insan ilişkileri karmaşasında bu kişiyi de önemsiz bir mevzudan dolayı belki de kendi hatalarım (kırgınlık ile erken davranıp mesafe koymam) sebebiyle kaybettim. araya koca 1 yıl girdi ve her ne kadar yüz yüze ayrı, mesaj dilinde ayrı ifade etsem de kendimi, toparlayamıyorum bir türlü ve şimdi zamanında kendi örmüş olduğum bir duvarı karşı tarafta görüyor ve yıkamıyorum. çevremde her türlü yakınımdan gördüğüm samimiyet ihanetini koşarak güvendiğim o tek insana anlatmak isterken gün geçtikçe bu yaptığım pişmanlık duvarı daha da büyüyor fakat ben hâlâ o kişinin gönlüne erişemiyorum. mesafe koyan bendim, kırıldığım için. bu devam etmiyor mu, ediyor. fakat burada bir gönül ilişkisi olmadığından dolayı gurur yapacak veya ondan kaçmamı sağlayacak bir konumda değilim. o benim kalben arkadaşım, ailem gibiydi. ve ne yazık ki o uzun mesafeden sonra kimse hayatımda onun gibi özel bir yer edinemedi.
devamını gör...

kışın
vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı
yazın
içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı
devamını gör...

adının ne olduğunu bilmiyorum..
trabzon hurması diyorum, veriyorlar.
cennet hurması diyorum, o zaman da veriyorlar.

fakat bu meyve başka bir şey..
içindeki jel benzeri sıvısı ilk ısırıktan sonra, kale kapısına hücum eden yeniçeri gibi yerlere dökülmeye çalışır ve biraz da bu nedenle meyveyi çabucak içine çekmeye çalışırsın.

bence bu bir tür mutluluk tarifi..
devamını gör...

çatal, bıçak teklif ettiğinizde "ne münasebet efenim" diyecektir.
teklif etmeyiniz lahmacun elle yenir nokta.
devamını gör...

kokulu silgi ve eski usul döndürmeli çevirmeli kollu kocaman masa kalemtraşı.
devamını gör...

utanıyorum şahsen. hoşuma gitmiyor. övmeyin beni biliyorum ne kadar harika olduğumu.
devamını gör...

hem erkek hem adam olması ilginç. ayrıca niye?
devamını gör...

ayaklarıyla yiyemeyeceği için eliyle yiyordur. lahmacun çatal bıçakla yenmez. saçmalamasın kimse lahmacun hassas noktam.
devamını gör...

sık kullanılan giyim aleti
devamını gör...

yazdığım anda anlamı sabitleyen bir metin, onu her okuyuşta yeniden doğuyorsa, bu metnin “asıl” anlamı yazanın mı, okuyanların mı, yoksa hiçbirinin mi?
devamını gör...

geçenlerde bir belgesel izledim..

başlığı veya içeriği "romeika" kelimesini içeriyordu sanırım..

2-3 yıllık bir belgeseldi ve katılım gösteren insanlar şakır şakır grekçe konuşuyordu.

zannediyorum, belli bir kesimin -türk diline adapte olmaları- diyeyim, köy okullarının yaygınlaşması sayesinde, ancak 80'lerden sonra mümkün oldu.

herkesin hikayesi şöyleydi:
1. biz atadan, dededen türk’üz.
2. bizim buraya rumlar yerleşmiş..
3. alternatif: biz rumlar'ın köyüne yerleşmişiz.
4. bu bir kültürdür, rumca yok olmasın.
5. çocuklarıma da öğretmeyi düşünüyorum.

-yabancı dil- konusunda görülmemiş bir hevese sahiptiler.
devamını gör...

aşortman asılır, kesler içine konur, bazen üstünde apolye durur.
ayrıca "f" telaffuz edilirken çok dikkat edilir.
devamını gör...

bunları buraya koyun takılsınlar demişler sanki
devamını gör...

ali rıza beyin yıllarca çatalı bıçağı ve başınızı dik tutun öğütleriyle büyüyen fikret’e bile dürüm yapıp yedirmiş tahsindir.

tekin ailesinin sarsılmaz kurallarını limon sıkarak yıkmıştır.
devamını gör...

fethedildikten sonra çepniler tarafından türkleştirilmişlerdir
hala türkçeleri bozuk ama
düzelşr zamanla
devamını gör...

hiçbir şey olamazsan da bi yerin başına atanır
başkan maşkan olursun
devamını gör...

yine birinin bi şeyine çöküp kendi adını verme olayı
bunu dünyada trabzonlulardan başka trabzon hurması diyen bi millet varsa gelin beni silkin
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim