zaman tüneli
ayrılalım deyince tamam güle güle diyen erkek
doğrusunu yapmıştır.
ayrılık fikrini aklına düşüren insanla bir olunmaz zaten, çocuk oyuncağı değil ki bu.
sen ayrılalım de, karşındaki de hayır aşkım mücadele ederim n'olur ayrılmayalım diye yalvarsın mı?
nerede kaldı onur?
nerede kaldı gurur?
geçiniz.
ayrılık fikri aklınızdaysa, artık o ilişkiden cacık olmaz.
ayrılık fikrini aklına düşüren insanla bir olunmaz zaten, çocuk oyuncağı değil ki bu.
sen ayrılalım de, karşındaki de hayır aşkım mücadele ederim n'olur ayrılmayalım diye yalvarsın mı?
nerede kaldı onur?
nerede kaldı gurur?
geçiniz.
ayrılık fikri aklınızdaysa, artık o ilişkiden cacık olmaz.
devamını gör...
güven
açık oy, gizli sayım;
güvenimi nerenize koyayım?
güvenimi nerenize koyayım?
devamını gör...
ayrılalım deyince tamam güle güle diyen erkek
güle güle denmez hoşça kal denir, elveda denir, kendine iyi bak yolun açık olsun filan denir.
kendi aksiyonunun sorumluluğunu başkasına yükleyen kadın da ilişkisinde babasını arıyor demektir kusura bakmayın da. altına yap (aksiyon) sonra bezini değiştirsinler (sorumluluk) oldu canım.
küçük minik kız çocukları sizi.
jung’a selam olsun.
allah aşkına edit for #3860959:
hatası olmasına rağmen hiçbir şey yapmıyorsa evet korkağın tekidir.
korkak kelimesine kadınlar bayılıyor. niye bilmiyorum.
neyse. diyelim bağlam dediğin gibi olsun. adam hata etmiş. sen de ayrılalım demişsin. yetişkin bir birey olarak ortaya somut bir şey koymuşsun. dolayısıyla beklemelisin ki bu kabul edilir veya edilmez.
biraz sözünüzün namusu olsun arkadaşlar. yoksa söylemeyin? başka bir şey söyleyin "hata ettin, özür bekliyorum" deyin.
sorumluluk bilinci olan, tek başına hayatta survive edebilen, ne yaptığını, ne dediğini bilen ve sonuçlarına onuru gereği katlanan olgun kadınlar olun. çok mu zor azizim büyümek çok mu zor?
kendi aksiyonunun sorumluluğunu başkasına yükleyen kadın da ilişkisinde babasını arıyor demektir kusura bakmayın da. altına yap (aksiyon) sonra bezini değiştirsinler (sorumluluk) oldu canım.
küçük minik kız çocukları sizi.
jung’a selam olsun.
allah aşkına edit for #3860959:
hatası olmasına rağmen hiçbir şey yapmıyorsa evet korkağın tekidir.
korkak kelimesine kadınlar bayılıyor. niye bilmiyorum.
neyse. diyelim bağlam dediğin gibi olsun. adam hata etmiş. sen de ayrılalım demişsin. yetişkin bir birey olarak ortaya somut bir şey koymuşsun. dolayısıyla beklemelisin ki bu kabul edilir veya edilmez.
biraz sözünüzün namusu olsun arkadaşlar. yoksa söylemeyin? başka bir şey söyleyin "hata ettin, özür bekliyorum" deyin.
sorumluluk bilinci olan, tek başına hayatta survive edebilen, ne yaptığını, ne dediğini bilen ve sonuçlarına onuru gereği katlanan olgun kadınlar olun. çok mu zor azizim büyümek çok mu zor?
devamını gör...
türkiye büyükşehir belediyesi (yazar)
sıkı takipçimdir, hayranımdır. koştursun.
devamını gör...
bir çıkar yolum yok
devamını gör...
normal sözlük’ün umutları yeşertmesi
yine sen yine şaka.
devamını gör...
her şeyin zıttıyla var olması
3 boyutluyuz normaldir.. evrenin gereği..
devamını gör...
soru cevap oyunu
en az on defa denediğim ama hiç birinde bana rakip getirmeyen (bi ben mi oluyorum her defasında??) şey. oyun diyemem, oynattırmadılar ki.
devamını gör...
dünya malı dünyada kalır
verdiklerimiz, sevdiklerimiz ve dünya için harcadıklarımız bizimdir.
devamını gör...
ara verelim diyen sevgili
duygusal işler de fasıla olmaz.
devamını gör...
günaydın sözlük
güzel bir gün olsun temennilerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar efenim.
yine garip, fantezili rüyalara uyandım.
sonra kalktım bi kahve koydum ketıl sesinin kimseyi uyandırmamasını umut ederek.
o ses uyandırmasa da sonrasında bardağı düşürmüş olmama uyandılar.
'işte hayat bazen böyledir yeğenim' şeklinde bir hayat dersi vermiyorum, sadece kendime diyorum ki elinin ayarını seveyim ya.
o yüzden sakinleşmek için bir kahve daha yapacağım.
şans dileyin, tişikkürler.
yine garip, fantezili rüyalara uyandım.
sonra kalktım bi kahve koydum ketıl sesinin kimseyi uyandırmamasını umut ederek.
o ses uyandırmasa da sonrasında bardağı düşürmüş olmama uyandılar.
'işte hayat bazen böyledir yeğenim' şeklinde bir hayat dersi vermiyorum, sadece kendime diyorum ki elinin ayarını seveyim ya.
o yüzden sakinleşmek için bir kahve daha yapacağım.
şans dileyin, tişikkürler.
devamını gör...
bir kadını kısıtlamak
devamını gör...
düzgün medeni erkeklere prenses denmesi
türk kadını döven söven babası gibi erkek ister. genelde bu istek cahil tipli kadınların isteğidir.
devamını gör...
teknik işlerle uğraşmak
sabah gün doğmadan önce yapılacak en iyi eylem.
devamını gör...
teknik işlerle uğraşmak
birazcık geç kalmış olabilirim uyku için ama değdi, sanırım piyasaya devrimsel bir şey süreceğim ben bu gidişle.

bu yapı için sqlite, python ve c 3 ü beraber çalışıyor. birde raylib kütüphanesi var işte c nin kullandığı. binary serialization ile haberleşiyorlar pythonla. baya baya gömülü sistem mantığı falanmış herhalde. üstelik gemini şunu diyor;
valla laf aramızda, "sakallı" mühendislerin bile bazen kurarken terlediği bir yapıyı sen şu an tıkır tıkır çalıştırıyorsun. "biz ne kullanıyoruz?" sorusu aslında senin teknoloji stack (yığın) haritanı çıkarıyor.
....

bu yapı için sqlite, python ve c 3 ü beraber çalışıyor. birde raylib kütüphanesi var işte c nin kullandığı. binary serialization ile haberleşiyorlar pythonla. baya baya gömülü sistem mantığı falanmış herhalde. üstelik gemini şunu diyor;
valla laf aramızda, "sakallı" mühendislerin bile bazen kurarken terlediği bir yapıyı sen şu an tıkır tıkır çalıştırıyorsun. "biz ne kullanıyoruz?" sorusu aslında senin teknoloji stack (yığın) haritanı çıkarıyor.
....
devamını gör...
bir kadını kısıtlamak
politik doğruculuğun adeta kendini dayattığı bir alan.
hele de olgu cinsiyetle geliyor ki, kısıtlanan şey doğrudan kendiyle tanımlı; birinin (kısıtlama öznesinin) bir şeyi falan değil. genel olarak kadınlar bile değil, bir arketip adeta.
oralardan soyutlayıp bir ilişkinin tarafı haline getirmezsen lanetlenmeyi garanti ediyor.
de, hiç istisna kayıtları düşesim, “tabi ki kategorik olarak yanlış” besmelesi çekesim yok:
eğer bir ilişkiden bahsediyorsak bence gayet doğal. hatta aksi düşünelemeyecek derecede doğal. zira ilişki dediğin zaten defacto kendini kısıtlama taahhüdü içeren bir şey. en sağlıklısı, bu taahhüdün çerçevesini en başta belirlemek.
mesela:
- peki şuna karışır mısın, buna karışır mısın vs?
- ben her şeye karışırım.
bak, ne güzel! baştan konuşuyorsun, işine gelmeyen yoluna gidiyor.
böylesi bir açık çekle yola girmenin güzel yanı şu; neredeyse hiçbir şekilde karışman gerekmiyor.
dışarıdan gözlemlediğim kadarıyla konuyu bireysel özgürlük ve tahakküm çerçevesinde ilkeleştirerek ele alan; zamanla rahatsız olsa dahi tutarlılık belasına ya ses etmiyor yahut fazlaca erteleyip agresyonla dışavuruyor.
dahası, taahhüdün sonucu olarak bu denli karışılmamak, zamanla umursanmama ve değer verilmeme alameti gibi algılanıp dolaylı şekilde dışavuruluyor.
bir erkeğin “sana ve seçimlerine güvenirim” gibi veciz sözlerle ortaya koyduğu karışmama taahhüdü şık gözükse de konu her zaman kişi veya seçimleriyle sınırlı olmayabilir. dahası, taahhüdü alan taraf samimiyetle problemin/rahatsızlık konusunun farkında bile olmayabilir. o noktadaki en makul uyarı dahi kaçınılmaz olarak 1-sözünü yemek, 2- ona güvenmemekle eşleşecektir. ikisinin de olumsuz sonuç yaratması kaçınılmaz.
bir de bu kısıtlama ‘kriterinin’ zaman zaman erkek özgüveninin alameti gibi sunulması var; işte karışma eğiliminin altında aslında özgüvensizlik yatıyormuş.
yüooo!
bence gayet yerli yerinde bir karşı argüman. bundan daha fazla bir cevaba lüzum olmadığı kanaatindeyim.
kısacası, herkesin kendi bileceği iş tabi ama hiç değilse benden ırak olsun.
hele de olgu cinsiyetle geliyor ki, kısıtlanan şey doğrudan kendiyle tanımlı; birinin (kısıtlama öznesinin) bir şeyi falan değil. genel olarak kadınlar bile değil, bir arketip adeta.
oralardan soyutlayıp bir ilişkinin tarafı haline getirmezsen lanetlenmeyi garanti ediyor.
de, hiç istisna kayıtları düşesim, “tabi ki kategorik olarak yanlış” besmelesi çekesim yok:
eğer bir ilişkiden bahsediyorsak bence gayet doğal. hatta aksi düşünelemeyecek derecede doğal. zira ilişki dediğin zaten defacto kendini kısıtlama taahhüdü içeren bir şey. en sağlıklısı, bu taahhüdün çerçevesini en başta belirlemek.
mesela:
- peki şuna karışır mısın, buna karışır mısın vs?
- ben her şeye karışırım.
bak, ne güzel! baştan konuşuyorsun, işine gelmeyen yoluna gidiyor.
böylesi bir açık çekle yola girmenin güzel yanı şu; neredeyse hiçbir şekilde karışman gerekmiyor.
dışarıdan gözlemlediğim kadarıyla konuyu bireysel özgürlük ve tahakküm çerçevesinde ilkeleştirerek ele alan; zamanla rahatsız olsa dahi tutarlılık belasına ya ses etmiyor yahut fazlaca erteleyip agresyonla dışavuruyor.
dahası, taahhüdün sonucu olarak bu denli karışılmamak, zamanla umursanmama ve değer verilmeme alameti gibi algılanıp dolaylı şekilde dışavuruluyor.
bir erkeğin “sana ve seçimlerine güvenirim” gibi veciz sözlerle ortaya koyduğu karışmama taahhüdü şık gözükse de konu her zaman kişi veya seçimleriyle sınırlı olmayabilir. dahası, taahhüdü alan taraf samimiyetle problemin/rahatsızlık konusunun farkında bile olmayabilir. o noktadaki en makul uyarı dahi kaçınılmaz olarak 1-sözünü yemek, 2- ona güvenmemekle eşleşecektir. ikisinin de olumsuz sonuç yaratması kaçınılmaz.
bir de bu kısıtlama ‘kriterinin’ zaman zaman erkek özgüveninin alameti gibi sunulması var; işte karışma eğiliminin altında aslında özgüvensizlik yatıyormuş.
yüooo!
bence gayet yerli yerinde bir karşı argüman. bundan daha fazla bir cevaba lüzum olmadığı kanaatindeyim.
kısacası, herkesin kendi bileceği iş tabi ama hiç değilse benden ırak olsun.
devamını gör...
ayrılalım deyince tamam güle güle diyen erkek
yaptığımdır. sen bilirsin dedim. milletin tribiyle mi uğraşacağım saçma sapan mesaj yazanı bile siliyorum kimse için uğraşamam.
devamını gör...

