zaman tüneli

kankam yazınca ben
devamını gör...

sözlerinin kendisine ait olduğu baş yapıtlarından biridir.. sonunda derin bir "ah" çektirir..


yenildim vazgeçtim beni sevmenden
kalp kırık yoruldum gitmelerinden
sevmedin belki beni çok yürekten
bil yeter ben üzüldüm sen giderken

ah ölür müydün beni biraz daha sevsen
mevsimsiz solmadım mı sararmadım mı ben
tutmadın ellerimden ben düşerken
kaçmadın mı, gitmedin mi sen

ah olmadım mı yanında sen çok yalnızken
sarmadım mı seni kimseler sarmazken
istedin vermedim mi her şeyimi
en derinden sevmedim mi ben

gitsen de silsen de beni kalbinden
yer etsen kendine yeni aşklardan
tek gerçek dönmem ki verdiğim sözden
tek aşksın hep duracak baş ucumda



devamını gör...

(bkz: favlaşmak)
devamını gör...

nöbet usulü çalışmak. böylece haftanın dört bilemedin beş pazartesisine ait sendromun ayın sekiz, on gününe yayılır. nöbet öncesi sendromu olur. ayrıca bayram tatili ve yılbaşı tatili nöbetlerinden önce de sendrom sendrom üstüne biner, hoş olur.
devamını gör...

gösterdiğim değeri görmediğim yerde durmamak.
benden herkese tavsiyedir bu.
ama insan sadece kendi zincirlerini kıramazmış.
devamını gör...

fav hakkı bittiği zaman benden soğudu mu diye düşünülmesi çok muhtemel olan eylem.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ismini asla doğru telaffuz edemediğim marka.
devamını gör...

evvelki sene şirket yılbaşı çekilişinde bi çanta ürününü kazandığım marka. kremdi, losyondu, ıvır zıvır bi şeyler. tester gibi ama diil gibi de boyutlarda. muhtemelen, hazır paket gibi bi şeydir.

böyle enteresan şeylerim var. çekilişteki maddi olarak en değerli ama hiçbir işime yaramayan bir şeyi kazanmıştım. dışarıdan bakarsan çok şanslıyım, bana sorarsan bir gün ekstra izin kazansam daha iyiydi. yatardım mis gibi. hediyeleri de kardeşime verdim zaten.
devamını gör...

bazen diyorum, ne kadar mükemmelim. bu hiç hoş değil. bunu her zaman demeliyim. bunu bastıra bastıra her zaman ve her yerde vurgulamalıyım.

şaka şaka.

işte böyle zırvalıyorum sık sık. bugünkü öz eleştirim de bu olsun. haha.

o halde sıradaki şarkı tüm kendini mükemmel görenlere gelsin:

(bkz: iyisin)

devamını gör...

(bkz: barkın'a o konuda ben de çok kırgınım)
devamını gör...

alice harikalar diyarına hoşgeldiniz. davşan deliğinin ucunu görmenize sebep olabilecek eylem.
devamını gör...

anlamsız olan, sadece insanları sınıflandırmaya çalışan bir tespit.
ve asıl nefret üzerinde fazla durulmaması gereken bir konuya hep kötü açılardan yaklaşmaktır.
statlarda el ele futbol izleyen çiftler, evlerinde baba-oğul hatıra biriktiren insanlar, behzat’ın ve esra’nın kültleşmiş sahnesi…
biraz iyi yönlerinden bakmalı hayata. zaten yok olan bu hayat hepimizi yutacak yoksa.
devamını gör...

bana kalsa türkiye'nin dört bir yanında billboardlara falan asılması gerekirdi, tüm sanat galerilerinde sergilenip 128 milyar dolara satılması gerekirdi. lakin siz göreceksiniz. olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

esenler otogarının kapılarından birine verilmiş olan isim.
devamını gör...

kendimi kurtarmak için hep geç kaldım, başkalarına yetişmek için.
yorulduğumu hiç söylemedim onlar tükendiğimi görene kadar.
içimdeki çocuğu muhafaza edemedim.
ve en kötüsü hala düzelebileceğime olan inancım…
devamını gör...

(bkz: ekinezya)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yetişkin bir insan nasıl olur da böyle çocuksu, anlamsız, faydasız bir şeyi izler diye uzun süredir düşünüyordum. cevabı basitmiş: insanlar kimseye edemediği küfrü, kimseye kusamadığı nefreti, moral bozmayı bir topluluk halinde yasal olarak sıkıntıya girmeyeceği şekilde başka bir insan topluluğuna yapmak için izliyorlar. kısacası asıl amaç hafta içi işyerlerinde bozulan psikolojiyi galibiyetle ve karşı tarafı küçümsemekle hafta sonu düzeltmekmiş. içlerinde bastırdıkları kötüyü de açığa çıkarmakmış. kısacası hiçbir şey boşuna değilmiş. bu yorumuma bile nefret kusacaklarından eminim. yapıları böyle.
devamını gör...

hanımcı olduğumu söylüyorum. bunu konfor alanı dediğimiz ya da öyle bir şey işte, öyle bir yerden söylemenin rahatlığı içinde yapıyorum. hanımcı olup olmadığıma yaşayarak karar vermiş biri hiç değilim. sadece biliyorum ki kadın canlısına karşı doğal bir zaafım vardır.
bu sebepten gözüme çok harika çok büyüleyici geliyorlar.
ve bu da beni bir şeyleri içimde abartmaya yatkın hale getiriyor..
gerçekte bir kadınla ne kadar uyumlu olabileceğime dair elbette şüphelerim var.
aslında hiç bu duygusal işlerin insanı olmadığımı da biliyor gibiyim öte taraftan.
kadınlar çok güzeller. çok sevimliler. ben bu uzaktan beslemiş olduğum hayranlığı hanımcı olma potansiyeli ile bağdaştırıyorum.
olaya çok saf bir yerden, kendi hülyalarımın penceresinden bakıyorum. dediğim gibi, muhtemelen ilişkideki zorlukları görmüş olsam aslında hanımcı filan olmadığımı düşünmem de sürpriz olmayabilir.

ben kapılıp gittiğim rüyalarımın aşkına aldanmış bir manyakken hanımcılık hakkında ahkam kesiyor olmaktan utanıyorum..

bazen göğsümün içinde kalbim bayılacak gibi oluyor. kadına duyduğum aşktan.
ama bu aşk gerçeklerle sınanmamış, kendi içinde büyümüş ve belki de beni gerçek olandan koparmış, uzaklaştırmış bir aşk aynı zamanda..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim