zaman tüneli
bir üstteki yazar hakkında düşünülenlerin tam tersi
hep bu başlığı açmak istemişimdir. şaka şaka, şu anda bir anda aklıma geldi.
burada bol bol birbirimizi aşağılayabiliriz, övüyorsak da üstteki yazarı sevmiyoruz demektir. *
burada bol bol birbirimizi aşağılayabiliriz, övüyorsak da üstteki yazarı sevmiyoruz demektir. *
devamını gör...
kaşı çizik tas kafa erkek modeli
ben bu çizik kaş olayını yara izi sanıyordum. çok görünce dedim ulan hepsi mi aynı yeri vuruyor duvara kafa atma trendi mi var ne. toslamış gibi duruyor allah akıl versin. abuk subuk bir şey.
devamını gör...
aşırı kitap okumanın kişiyi dünyadan koparması
akşamüstüydü. odanın ışığı loştu, sanki bilerek kısılmış gibi. kitaplar masanın üstünde değil, etrafımdaydı. ve ben ilk kez, yalnız olmadığımı bu kadar net hissettim.
raskolnikov pencerenin yanında duruyordu. dar bir odada yaşamaya alışık bedenini buraya da taşımış gibiydi. ellerini cebine soktu, yere baktı.
“insan” dedi, “kendini bir fikir uğruna ezdiğinde suçlu olmaz sanıyor. asıl ceza sonra başlıyor.”
ona baktım.
“peki ya dayanamayacak kadar ağırsa?” dedim.
gülümsedi. acı bir gülümsemeydi.
“dayanmak zorunda değilsin. ama kaçamazsın.”
bazarov koltuğa oturmuştu, bacak bacak üstüne atmış. her şeye olduğu gibi bize de mesafeliydi.
“bu kadar duygusallık fazla” dedi. “insan kendini kandırmayı bırakmalı.”
“ya her şeyi inkar edince ne kalıyor?” diye sordum.
omuz silkti.
“hiçlik kalıyor. ama en azından dürüst.”
meursault sessizdi. masanın kenarında duruyor, dışarıdaki ışığa bakıyordu.
“bir şey söylemeyecek misin?” dedim.
başını çevirmeden konuştu:
“her şey aynı. konuşmak değiştirmiyor.”
ses tonu ne sertti ne yumuşak. sadece dümdüzdü. onun bu kayıtsızlığı, odadaki herkesten daha yüksek sesle konuşuyordu.
kayra yerde oturuyordu. sanki buraya ait değildi ama yine de tam merkezdeydi.
“zaman çok hızlı” dedi. “ama içimizdeki boşluk daha hızlı büyüyor.”
“peki ne yapacağız?” diye sordum.
gözlerini kaldırdı.
“anlam aramayı bırakmayacağız. çünkü bırakırsak, her şey daha da ağırlaşır.”
oblomov kanepeye yayılmıştı. kalkmaya niyeti yoktu.
“hayat” dedi esneyerek, “fazla çaba istiyor. insan bazen hiçbir şey olmamayı seçmek ister.”
“kaçmak bu,” dedim.
“hayır,” dedi sakince. “yorulmak istememek.”
son olarak grenouille konuştu. onun varlığı bile huzursuz ediciydi.
“insanları anlamak gereksiz,” dedi. “onları hissetmek yeterli. korkularını, arzularını… kokularından.”
“sevgi?” dedim.
gülümsedi.
“sevgi bir zayıflık. ama işe yarar.”
o an anladım. ben bu insanları hayal etmiyordum. onlar zaten hep buradaydı. hayatın içinde, benim görmediğim yerlerde. kitaplar sadece kapıyı açmıştı.
konuşmalar bittiğinde oda yine sessizleşti. ama sessizlik eskisi gibi değildi. gerçek hayata döndüğümde, sokaktaki insanlara baktım. hepsinde biraz raskolnikov’un yükü, biraz bazarov’un inkarı, meursault’nun kayıtsızlığı, kayra’nın boşluğu, oblomov’un yorgunluğu ve grenouille’in karanlığı vardı.
belki de roman kahramanları hayata gelmiyordu. belki biz, onların dünyasında yaşamaya çoktan başlamıştık.
raskolnikov pencerenin yanında duruyordu. dar bir odada yaşamaya alışık bedenini buraya da taşımış gibiydi. ellerini cebine soktu, yere baktı.
“insan” dedi, “kendini bir fikir uğruna ezdiğinde suçlu olmaz sanıyor. asıl ceza sonra başlıyor.”
ona baktım.
“peki ya dayanamayacak kadar ağırsa?” dedim.
gülümsedi. acı bir gülümsemeydi.
“dayanmak zorunda değilsin. ama kaçamazsın.”
bazarov koltuğa oturmuştu, bacak bacak üstüne atmış. her şeye olduğu gibi bize de mesafeliydi.
“bu kadar duygusallık fazla” dedi. “insan kendini kandırmayı bırakmalı.”
“ya her şeyi inkar edince ne kalıyor?” diye sordum.
omuz silkti.
“hiçlik kalıyor. ama en azından dürüst.”
meursault sessizdi. masanın kenarında duruyor, dışarıdaki ışığa bakıyordu.
“bir şey söylemeyecek misin?” dedim.
başını çevirmeden konuştu:
“her şey aynı. konuşmak değiştirmiyor.”
ses tonu ne sertti ne yumuşak. sadece dümdüzdü. onun bu kayıtsızlığı, odadaki herkesten daha yüksek sesle konuşuyordu.
kayra yerde oturuyordu. sanki buraya ait değildi ama yine de tam merkezdeydi.
“zaman çok hızlı” dedi. “ama içimizdeki boşluk daha hızlı büyüyor.”
“peki ne yapacağız?” diye sordum.
gözlerini kaldırdı.
“anlam aramayı bırakmayacağız. çünkü bırakırsak, her şey daha da ağırlaşır.”
oblomov kanepeye yayılmıştı. kalkmaya niyeti yoktu.
“hayat” dedi esneyerek, “fazla çaba istiyor. insan bazen hiçbir şey olmamayı seçmek ister.”
“kaçmak bu,” dedim.
“hayır,” dedi sakince. “yorulmak istememek.”
son olarak grenouille konuştu. onun varlığı bile huzursuz ediciydi.
“insanları anlamak gereksiz,” dedi. “onları hissetmek yeterli. korkularını, arzularını… kokularından.”
“sevgi?” dedim.
gülümsedi.
“sevgi bir zayıflık. ama işe yarar.”
o an anladım. ben bu insanları hayal etmiyordum. onlar zaten hep buradaydı. hayatın içinde, benim görmediğim yerlerde. kitaplar sadece kapıyı açmıştı.
konuşmalar bittiğinde oda yine sessizleşti. ama sessizlik eskisi gibi değildi. gerçek hayata döndüğümde, sokaktaki insanlara baktım. hepsinde biraz raskolnikov’un yükü, biraz bazarov’un inkarı, meursault’nun kayıtsızlığı, kayra’nın boşluğu, oblomov’un yorgunluğu ve grenouille’in karanlığı vardı.
belki de roman kahramanları hayata gelmiyordu. belki biz, onların dünyasında yaşamaya çoktan başlamıştık.
devamını gör...
evli olup sözlüklerde fingirdeşmek
çok ayıp… *
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sözlükte tanışıp sohbet etmek goy goy yapmak istediğim birisi. şarap da içeriz ama fazla romantik olur *
@alaniaris abim içindi.
@alaniaris abim içindi.
devamını gör...
gözlüklü erkeklerin çok çirkin olması
çirkinlik gözlükte değil, kalın camlı merceklerde, kadın veya erkek olsun, miyop ve astigmat kusuru olan merceklerin ardındaki gözler çipil vaziyettedir. bu durum da karşı cinsi albeniden uzak gösterir.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
döndüğüne sevindiğim helenistik abim.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
parçalı çalışan belediye otobüs şöförleri gibi gelip gidişim çok olduğu için maalesef pek tanımıyorum yazar arkadaşı.
nickaltına baktım, ayı yoldaşım ok demiş, o tamam dediyse benim için de kafidir.
mecburen edit : araya yaban girmiş ben yazana kadar, ben hodrey için yazmıştım asıl ama yaban da iyi insandır, okurum yazılarını.
nickaltına baktım, ayı yoldaşım ok demiş, o tamam dediyse benim için de kafidir.
mecburen edit : araya yaban girmiş ben yazana kadar, ben hodrey için yazmıştım asıl ama yaban da iyi insandır, okurum yazılarını.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
sen devletsin,ben kalbinde bi' gerilla kampı
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
yeni yeni gördüğüm bi yazar.
devamını gör...
evli olup sözlüklerde fingirdeşmek
fingirdeşmek ne yav hangi çağda kaldınız.
devamını gör...
evli olup sözlüklerde fingirdeşmek
sözlükleri bu tarz ilişki kurma amaçlı kullanmak her kim olursa olsun yanlış sonuçlar doğurur.
yaz ve çık... anonim olmak iyidir.
yaz ve çık... anonim olmak iyidir.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
çok oldu be bunu bırakmayalı.
devamını gör...
oytun erbaş
zeki biri olduğu aşikar fakat ortaya attığı çoğu teori, standart tıbbın gösterdiği ibreden farklı bir yönü işaret ediyor. dolayısıyla, anlattığı şeyleri sözlü ifade etmesinin yanında, kanıtlarıyla ( programı çektiği esnada) sunmasını bekliyorsunuz.
kendisine soru işaretleri ile yaklaşıyorum çünkü eğitim hayatı ile alakalı çelişkiler vardır. araştırdığınız zaman göreceksiniz ki radyoloji mezunu olduğuna ve ege üniversitesi tıp fakültesini bitirdiğine dair 2 ayrı bilgi bulunmaktadır. daha buradan kendisine olan inancım %50 düşmektedir. birinin eğitimi / alanı her sitede ayrı gösterilemez.
videoları hep birbirini tekrar eden söylemlerle yürür.
"x araştırmamda ... "diye bir cümle kuruyorsan, o araştırmanın verilerini ekrana yansıtmalısın.
"y araştırmasının verilerine göre.." diyorsan, o verileri ekrana yansıtmalısın.
her videosunda sadece iddialarını ortaya koymakta ve kendisine katıksız inanılmasını istemektedir. söz konusu tıpsa, delil talep etmekle yükümlüyüz. şu günlerde, her önüne gelen sosyal medyada kendisini uzman diye pazarlıyor. şayet bu kadar bağımsız ve çığır açan araştırma yapıyorsa, söylediklerinin gerçekliğini videolarında ibraz etmesi gerekiyor ve kaynaklarını eklemesi gerekiyor ki bağımsız zamanlarda da girip teyit edebilelim. sadece söylemlerle dolu videolarına inanıp, hayatıma yön vermem.
annem sabahtan aksama kadar dinlemesine rağmen( o kadar zeki bir strateji benimsemiş ki izlenilebilmek için kendisini aykırı bir tarzda sunuyor. acaba gerçektede böyle biri mi?) hiç söylediklerini uygulamamışımdır.
bu kadar başarılı biriyse, neden iyi bir mevkide/ ciddi bir pozisyonda çalışmıyor orasıda soru işaretidir. bu kadar deneyi - gözlemi varsa, nasıl uluslararası ölçekte bir sağlık kuruluşunda görev almıyor bu daha ayrı bir soru işaretidir.
kendisine soru işaretleri ile yaklaşıyorum çünkü eğitim hayatı ile alakalı çelişkiler vardır. araştırdığınız zaman göreceksiniz ki radyoloji mezunu olduğuna ve ege üniversitesi tıp fakültesini bitirdiğine dair 2 ayrı bilgi bulunmaktadır. daha buradan kendisine olan inancım %50 düşmektedir. birinin eğitimi / alanı her sitede ayrı gösterilemez.
videoları hep birbirini tekrar eden söylemlerle yürür.
"x araştırmamda ... "diye bir cümle kuruyorsan, o araştırmanın verilerini ekrana yansıtmalısın.
"y araştırmasının verilerine göre.." diyorsan, o verileri ekrana yansıtmalısın.
her videosunda sadece iddialarını ortaya koymakta ve kendisine katıksız inanılmasını istemektedir. söz konusu tıpsa, delil talep etmekle yükümlüyüz. şu günlerde, her önüne gelen sosyal medyada kendisini uzman diye pazarlıyor. şayet bu kadar bağımsız ve çığır açan araştırma yapıyorsa, söylediklerinin gerçekliğini videolarında ibraz etmesi gerekiyor ve kaynaklarını eklemesi gerekiyor ki bağımsız zamanlarda da girip teyit edebilelim. sadece söylemlerle dolu videolarına inanıp, hayatıma yön vermem.
annem sabahtan aksama kadar dinlemesine rağmen( o kadar zeki bir strateji benimsemiş ki izlenilebilmek için kendisini aykırı bir tarzda sunuyor. acaba gerçektede böyle biri mi?) hiç söylediklerini uygulamamışımdır.
bu kadar başarılı biriyse, neden iyi bir mevkide/ ciddi bir pozisyonda çalışmıyor orasıda soru işaretidir. bu kadar deneyi - gözlemi varsa, nasıl uluslararası ölçekte bir sağlık kuruluşunda görev almıyor bu daha ayrı bir soru işaretidir.
devamını gör...
evli olup sözlüklerde fingirdeşmek
inş. eşleri telefonlarını ele geçirir ve mahkemeye delil olarak sunar böylelerini.
allah hepinizi kahretsin. pislikler.
allah hepinizi kahretsin. pislikler.
devamını gör...
çocukken yapılan absürt şeyler
asma çardağında yapraklar arasına su dolu poşetlerini gizlerdik. sonra yaptığımız düzenekle arkadaşlarımız poşetin altına geldiklerinde poşeti salarak ıslanmalarını sağlardık.
devamını gör...
evli olup sözlüklerde fingirdeşmek
bunu yapan insan değildir.
devamını gör...
kaşı çizik tas kafa erkek modeli
kezban kızlara çekici gelir.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
sanki yazılım güncellemesi gibi nicki olan yazar.
devamını gör...
