zaman tüneli
vücut geliştirmecilere duyulan garez
belçika tutucu bir yerdir. zordur belçika.
devamını gör...
başarıyı engelleyen faktörler
etrafınızda potansiyelinizi fark etmenize engel olan ve sizi sürekli aşağı çekmeye çalışan dangalaklar. ha bi de istikrarsızlık.
devamını gör...
emekli yazarlar dertleşiyor
ben voleyi vurdum arkadaşlar. gruptan ayrılıyorum. seyrek görüşelim.
devamını gör...
başarıyı engelleyen faktörler
pes etmek hırslı olmamak. o gözümüzde büyüttüğümüz her şey mümkün. beyinde ne kadar veriyorsan karşına o çıkar. her yolu deneyin allah bir kapı açar.
devamını gör...
zaten yapacağın şeyin söylenmesi
yapmam direk.
devamını gör...
charlottesometimes (yazar)
mutlu yıllarrrr
devamını gör...
centro muzlu gofret
o kadar yıl oldu bir kere bile almadığımdır.
devamını gör...
zaten yapacağın şeyin söylenmesi
çocuklar inat ediyor sonra, yapacağı varsa da yapmıyor.
devamını gör...
deterjan üzerinden felsefik yaklaşımlar
insanları para harcamaya zorlamak için bilinçli yaratılan alternatifler serisine hoş geldiniz. kapitalist dünya harcama yaptırmak üzerine kuruludur. bu yüzden bir ürünü size defalarca satabilmek için varyasyonlar yaratır ve kategorize eder. sizce tüm renkleri sıkıntısız yıkayacak tek bir çamaşır deterjanı yok mu? bence var ama üretilmiyor çünkü her çamaşır türü için ayrı harcama yapmamız sistemin işine geliyor. bu kategorileştirme olayı git gide derinleşiyor.
önceden beyazlar ve renkliler diye 2 ayrı grup vardı. şimdi beyazlar- renkliler ve siyahlar olarak 3 gruplandırmamız var. pervol bu noktada baya iyi çalışan bir marka. yakında her renge özel deterjan üreteceğini düşünüyorum. hepimiz aynı anda 10373 deterjan almak zorunda kalacağız. alın size yediğimiz kazıkların sadece bir tanesi.
yüzyıllar boyunca, insanlar her renk/ her dokudan eşyalarını/ çamaşırlarını nasıl yıkıyordu? boylar- beylikler deri eşyalarını ne ile temizliyordu? otlağın ortasında her ürüne özel deterjan mı vardı? çarşaflar nasıl yıkanıyordu? demek ki doğada aynı anda her şeyi temizleyebilen bir kimyasal var. ama.. neden kullanılsın? insanları 500 farklı koldan sömürmek varken?
halimiz feci.
önceden beyazlar ve renkliler diye 2 ayrı grup vardı. şimdi beyazlar- renkliler ve siyahlar olarak 3 gruplandırmamız var. pervol bu noktada baya iyi çalışan bir marka. yakında her renge özel deterjan üreteceğini düşünüyorum. hepimiz aynı anda 10373 deterjan almak zorunda kalacağız. alın size yediğimiz kazıkların sadece bir tanesi.
yüzyıllar boyunca, insanlar her renk/ her dokudan eşyalarını/ çamaşırlarını nasıl yıkıyordu? boylar- beylikler deri eşyalarını ne ile temizliyordu? otlağın ortasında her ürüne özel deterjan mı vardı? çarşaflar nasıl yıkanıyordu? demek ki doğada aynı anda her şeyi temizleyebilen bir kimyasal var. ama.. neden kullanılsın? insanları 500 farklı koldan sömürmek varken?
halimiz feci.
devamını gör...
kendine bir not bırak
valla ne yaptığını bilmpyorum ama bir an önce ne yaptığını bilmen gerektiğini biliyor gibiyim
devamını gör...
akşamın türk sanat musikisi eseri
ömrümce hep adım adım… bu benzersiz lezzete asla hayır diyemiyorum ve musiki deyince hemen bu eseri yapıştırıyorum.
devamını gör...
kendine bir not bırak
işyerinden temiz kağıdı ile ilmuhaber gibi bir şey istediler. cuma son gün. unutma diko.
devamını gör...
yazarların yazar takip etme kriterleri
yazar takip etme meselesi bende hep huzursuzluk yaratıyor. takip etmek de edilmek de bana izleniyorum hissi veriyor. zaten zihnim buna yatkın, bu yüzden ilaç kullanıyorum. o yüzden masum bir buton gibi gelmiyor bana.
birini takip edince, artık beni daha yakından izleyecek diye düşünüyorum. biri beni takip edince de okur değil, göz gibi geliyor. mantıksız olduğunu biliyorum ama his böyle başlıyor.
sözlükteki takip olayı da benim için aynı. sayı, liste, bildirim… hepsi fazla yakın.
ben yazmak istiyorum ama görünmez kalmak da istiyorum.
çelişki olduğunu biliyorum. bu benim algım, hakikat iddiası değil.
o nedenle kimseyi takip etmiyorum. takipçi meselesinde de bilinçli olarak geri duruyorum.
kısacası: takipten kaçıyorum çünkü zihnim bunu ilgi değil, tehdit gibi algılıyor.
birini takip edince, artık beni daha yakından izleyecek diye düşünüyorum. biri beni takip edince de okur değil, göz gibi geliyor. mantıksız olduğunu biliyorum ama his böyle başlıyor.
sözlükteki takip olayı da benim için aynı. sayı, liste, bildirim… hepsi fazla yakın.
ben yazmak istiyorum ama görünmez kalmak da istiyorum.
çelişki olduğunu biliyorum. bu benim algım, hakikat iddiası değil.
o nedenle kimseyi takip etmiyorum. takipçi meselesinde de bilinçli olarak geri duruyorum.
kısacası: takipten kaçıyorum çünkü zihnim bunu ilgi değil, tehdit gibi algılıyor.
devamını gör...
akıl ile zeka arasındaki fark
akıl, akıllı uslu olmamızı sağlar.
zeka ise bir ders kitabındaki konuyu kaç defa okuduktan sonra anlamamızı tayin eder.
örneğin bir konuyu bir defada okuyup anlıyorsanız, muhtemelen üstün zekaya sahipsinizdir.
benim gibi üç defada anlıyorsanız biraz şey oluyor...
kih kih kih.
zeka ise bir ders kitabındaki konuyu kaç defa okuduktan sonra anlamamızı tayin eder.
örneğin bir konuyu bir defada okuyup anlıyorsanız, muhtemelen üstün zekaya sahipsinizdir.
benim gibi üç defada anlıyorsanız biraz şey oluyor...
kih kih kih.
devamını gör...
seninle şöyle olacağız
alanyaris ve diko abi gibi..
devamını gör...
akşamın türk sanat musikisi eseri
devamını gör...
sevgilinizi dans kursuna gönderir misiniz sorusu
dans kursu deyince aklıma hep seneler önce gittiğim ingilizce kursunda benden genç bir kadın hocamızın anlattığı, ortamın steril olmamasından ötürü enfeksiyon kapıp, şişen yüzü ve günlerce ateşli yatmasına dair hikaye geliyor. bir de erkek eğitmenin cıvık cıvık arkadaşına ve kendisine '' evet beybisi şimdi seni istiyorum '' diyerek dansa çekip, figür göstermeye çalışması.
arkadaşlar biz türküz ve müslümanız. halk oyunlarına eyvallah ama o tango, samba, rumba, sirtaki bilmem ne püsur çeşit dans varsa alayının mucidi olan halklar için alayınız b.ksunuz, pis müslümanlarsınız. anneannesi üniversite mezunu birisi olarak şunu söyleyeyim aranızda beyaz türk tanımına en yakın kişi ben olmama rağmen ben de oradan çok uzağım. rahmi koç bile beyaz türk değildir. rahmetli ecevit ( saray bağlantısı), murat bardakçı filan kısmen sayılabilirler. yani beyaz türklük öyle bir şey değil. alayınızın kütüğü sivas, trabzon, yozgat, kayseri, malatya. bunla da gurur duyun. götünü sallayıp açma gerdirme hareketi yapan özentilerin çocukluğunda yediği o ağır karbonhidratlı gıdaların izleri daha suratlarındayken samba, rumba, sirtaki yapmaları avrupalıları sadece güldürüyor ve tiksindiriyor.
baştaki soruya gelince. ne sevgilisi lan ?
arkadaşlar biz türküz ve müslümanız. halk oyunlarına eyvallah ama o tango, samba, rumba, sirtaki bilmem ne püsur çeşit dans varsa alayının mucidi olan halklar için alayınız b.ksunuz, pis müslümanlarsınız. anneannesi üniversite mezunu birisi olarak şunu söyleyeyim aranızda beyaz türk tanımına en yakın kişi ben olmama rağmen ben de oradan çok uzağım. rahmi koç bile beyaz türk değildir. rahmetli ecevit ( saray bağlantısı), murat bardakçı filan kısmen sayılabilirler. yani beyaz türklük öyle bir şey değil. alayınızın kütüğü sivas, trabzon, yozgat, kayseri, malatya. bunla da gurur duyun. götünü sallayıp açma gerdirme hareketi yapan özentilerin çocukluğunda yediği o ağır karbonhidratlı gıdaların izleri daha suratlarındayken samba, rumba, sirtaki yapmaları avrupalıları sadece güldürüyor ve tiksindiriyor.
baştaki soruya gelince. ne sevgilisi lan ?
devamını gör...
yazarların yazar takip etme kriterleri
menfaat, çıkar.
bilen bilir.ben otlatmayacağım eşeğe semer vurmam.
bilen bilir.ben otlatmayacağım eşeğe semer vurmam.
devamını gör...

